{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1696 - 2025/1821<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1696 <br>KARAR NO\t: 2025/1821                                                       T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/106 E.  -  2023/99 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/03/2023 tarih ve 2022/106 E. - 2023/99 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 2010,2013 ve 2018 tarihinden bu yana tescilli \"...\" markalarına özgün logo ekleyerek oluşturduğu 2020/53142 sayılı \"...\" ibareli başvuruya, davalı Şirket'in  2017/12731 sayılı “... ...” ibareli markasına dayalı olarak gerçekleştirdiği itirazın kısmen kabulüne karar verilerek başvuru kapsamından 35 ve 41.sınıftaki bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, oysa, tarafların markaları arasında, görsel, renk, logo, yazım şekli ve bütünsel görünüş itibariyle yeterli farklılık ve ayırt edicilik sağlandığını, davalı şirketin gemi mühendisliği ve gemi tasarımı gibi sınırlı bir alanda hizmet verdiğini, müvekkilinin davalının faaliyet gösterdiği sektörle ilgili bir faaliyetinin de bulunmadığını, bu nedenle de markaların karıştırılmayacağını, YİDK kararında müvekkilinin önceki markalarının ve önceye dayalı kullanımlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin 2010'den beri 35, 39 ve 43. sınıfları kapsayan 2010/335986 sayılı “... ...” ibareli, 36 ve 37. sınıfları kapsayan 2013/108337 sayılı \"... ...” ibareli ve 06, 07, 09, 11, 19 ve 20. sınıfları kapsayan 2018/65026 sayılı \"...” ibareli markaların sahibi olduğunu ileri sürerek, 2022-M-419 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının 35. sınıf yönünden verilen kabul kararının iptaline ve davacının 2020/53142  numaralı markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, davacıya ait marka ile davalı adına tescilli marka arasında SMK 6/1 anlamında bir benzerlik olduğunu, her iki markanın baskın unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğunu, davacının önceki markalarının müktesep hak teşkil etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, \" Şekil+... \" ibareli marka başvurusu ile davalının \" Şekil+  ... ... \" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasının kapsamındaki reddedilen mallar/hizmetler ile davalı markasının kapsamlarının benzer/ilişkili/bağlantılı mallar/hizmetlerden oluştuğu, SMK 6/1 maddesindeki  iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 2010/33596 sayılı markasını 2010 yılından bu yana kesintisiz olarak kullandığını, müvekkilinin markasını kullanmadığına dair bir iddia ya da davanın bulunmadığını, 35.sınıfta tescilli 2010/33596 sayılı marka yönünden müktesep haklarının bulunduğunu, bilirkişi raporuna itirazları karşılanmadığı gibi gerekçeli kararda bilirkişi raporuna itirazları hakkında değerlendirmede de bulunulmadığını, taraf markaları arasında bütünsel olarak karıştırılacak derecede benzerlik bulunmadığını, müvekkili markalarını inşaat, enerji ve havacılık alanında, davalının ise denizcilik ve gemi faaliyetlerinde kullandığını, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, dava konusu başvuruda da 2010 yılından bu yana kullanılan markalarına sadece logo eklendiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2020/53142 sayılı \"...+şekil\" ibareli marka başvurusu ile redde mesnet 2017/12731 sayılı \"... ...+şekil\" ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan dava konusu 35. sınıf hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen tali nitelikteki \"...\" kelimesi ve şekil unsurunun markaya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/01/2020 tarih, 2019/2269 E., 2020/16 K. sayılı kararında açıklandığı üzere önceki markanın müktesep hakka dayanak teşkil edebilmesi için fiilen kullanılmasının gerektiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, davacı tarafından 2010/33596 sayılı markasını müktesep hak sağlayacak şekilde kullandığını ispata elverişli delil sunulmadığı, 2013/108337 sayılı markanın aynı sınıfta tescilli olmadığı, 2018/65026 sayılı markanın da süre yönünden müktesep hak sağlamadığı, bu nedenle davacının müktesep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b23742e8e306952c","SID":"f7cad054c22306f4"}}