{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   17. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t              : 2024/1393 <br>KARAR NO\t              : 2025/1530<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/810 Esas ve 2023/159 Karar<br><br>DAVACI\t: ... SAĞ.ÜRÜN.GIDA İTH. İHR. ÜRET. PAZ.SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ.<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t:  İstirdat (Kaçak Su Kullanımından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t               : 23/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 23/10/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  23/05/2023 Tarih, 2020/810 Esas ve 2023/159 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:<br>Müvekkili şirketin su, elektrik vb. faturalarını düzenli ödeyen, kaçak kullanıma ihtiyaç duymayan saygın bir şirket olduğunu, kaçak kullanımın varlığının söz konusu olacağı hiçbir eylemde bulunmadığını, şirkete ait su sayacının hilesiz olduğunu, ödemelerin düzenli olarak banka talimatlandırması ile otomatik yapıldığını, davalının 30.01.2020 tarihinde müvekkili şirketin otomatik ödeme talimatı doğrultusunda ... hesabından 14.174,51 TL bedelli bir tahsilat yaptığını, haricen yaptıkları araştırmada  ...’a ait aboneliğe ilişkin kaçak su tüketim bedeli borcundan ötürü davalı kurumun müvekkili şirketin banka hesabından tahsilat yaptığını,  davalının söz konusu işlemi hukuka aykırı şekilde yaptığını, davalı kurumca müvekkili hakkında düzenlenmiş olan kaçak su tutanağı olmamasına rağmen söz konusu işlemi yapmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinden haksız olarak alınan 14.174,51 TL kaçak su tüketim bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:<br>... Mah. ... Sok. No:15/A adresinde ... nolu aboneliğin mevcut olup sayaç harici tesisattan su kullanmaktan ... adına 05/12/2019 tarihli ve ... seri nolu tespit tutanağının düzenlendiğini, düzenlenen kaçak su tespit tutanağına Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliğinin 41. Maddesine istinaden 12.462,40-TL su bedeli, 5.037,00-TL atık su bedeli ve 1.399,95-TL KDV bedeli tahakkuk ettirildiğini, 30/01/2020 tarihinde ceza borcunun tamamına ödeme yapıldığını, davacı vekilince kurum tarafından yapılan tahakkukun yasal bir dayanağı olmadığı iddiasının doğru olmadığını, dilekçe ekinde sunulan kaçak su tespit tutanağından anlaşılacağı üzere söz konusu kaçak su bedelinin usulüne göre tutulmuş kaçak su tespit tutanağına dayandığını,  kaçak su tespit tutanağında tespitin yapıldığı adresin ... Mah. ... Sk. No:15/A ... olarak belirtildiğini, tespitin yapıldığı aboneliklere ilişkin olarak kaçak  tutanağındaki abone no kısmına ise ...-... nolu aboneliklerin yazıldığını, kurum kayıtları incelendiğinde ... nolu aboneliğin ... Sağlık Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu ve adresinin ... Mah. ... Sk. No:15/A ... olarak kaydedildiğinin anlaşıldığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde ödenen bedelin ... adına tahakkuk ettiğini ve kendilerinin bununla bir ilgisi olmadığını iddia etmiş olsa da ... adlı kişiye ait abonelik adresi ile ... Sağlık Ltd Şti. şirketinin adresinin aynı olduğunu, ... Sağlık Ltd Şti’ nin adresinde kaçak tespit tutanağı tutularak kaçak su bedeli tahakkukunun yapıldığını, söz konusu yer ile ilgili olarak kendilerinin bir ilgisi olmadığı iddiasının haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddini gerektiği beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece \"Davacı taraf ... nolu aboneliğin (...) 30/01/2020 son ödeme tarihli 14.174,51 TL tutarlı fatura borcunun ödenmesi nedeniyle istirdat isteminde bulunmuştur. Dosyaya sunulan dekonta göre bu borç ödemesi davacı şirketin ... Bankası   ... Şubesi nezdindeki ... Iban nolu hesabından 30.01.2020 tarihinde yapılmıştır. Dava konusu ödeme ... adına düzenlenen 18.899,38 TL tutarlı faturaya ilişkindir. (Erken ödeme nedeniyle %25 indirimli tahsilat yapılmıştır.) Fatura, 08/12/2019 tarihli ... nolu kaçak su kullanım tespit tutanağına dayalıdır. Mahkememiz alınan bilirkişi raporuna göre abonelikteki kaçak su kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilebilecek kaçak kullanım bedeli 18.899,35 TL'dir. Abone tarafından kaçak su faturasına ilişkin açılmış herhangi bir menfi tespit davası bulunmamaktadır. Davacı şirket ...'a ait aboneliğe ait borcu kendi rızasıyla ve ihtirazı kayıt olmaksızın ödemiştir. TBK 83. Maddesine göre borcun üçüncü kişi tarafından ifa edilmesi mümkündür. Üçüncü kişi TBK 127. Maddesine göre ifa ölçüsünde alacaklının haklarına halef olur. Davacı şirket tacirdir ve TTK 18. Maddesi uyarınca tüm işlerinde basiretli davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Sonuç itibariyle kaçak su kullanım faturası nedenliyle Davalı ...'nin davacıdan herhangi bir istemi olmamasına karşılık davacı şirket tarafından borçlu olmadığını bilmesine rağmen TBK 83. Maddesine göre kendi banka hesabından otomatik ödeme talimatı yöntemiyle ödeme yapmıştır. Borçlu ... tarafından kaçak su kullanım faturasına karşı açtığı bir dava veya ilam bulunmadığından yapılan ödemenin iadesi şartları oluşmamıştır. Bu nedenlerle davanın reddine...\"  karar verilmiştir.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davalı ... tarafından 30.01.2020 tarihinde müvekkil şirketin otomatik ödeme talimatı vermiş olduğu ... hesabından 14.174,51 TL bedelli bir tahsilat yapıldığını, müvekkili şirketin kendi aboneliği için vermiş olduğu otomatik ödeme talimatının davalı tarafça kötüniyetli olarak kullanılarak haricen yapılan araştırmada tespit edildiği üzere davalı kurumun ...'a ait aboneliğe ilişkin kaçak su tüketim bedeli borcundan ötürü tahsilat yaptığını öğrendiklerini, davalı kurumun cevap dilekçesinde belirtilen kurum içi yazışmada ''... Mah. ... Sk. No:15/A adresinde ... No'lu abonelik olup, sayaç harici su tesisattan su kullanmaktan ... adına 15/12/2019 tarihli ... seri nolu tespit tutanağı düzenlenmiştir.'' şeklinde ifadeden aslında çok açık bir şekilde yargılama konusu olan kaçak su bedelinden ...'ın sorumlu olduğunun anlaşıldığını, devamında davalı tarafın ... No'lu abonenin adresi ile müvekkili şirket adresinin aynı olduğu beyan edilmiş ise de bu hususun alacaklı olan davalı kuruma borcu 3. Kişiden tahsil etme imkanı sağlamadığını, kaçak su kullananın ... olduğunun bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, Video kayıtlarında yer alan kaçak kullanımın gerçekleştiği sayaç ile keşif mahallindeki sayaçların da birbirleriyle örtüştüğü tespit edildiğinden söz konusu kaçak kullanımın da dava dışı ...’a ait abonelikten kaynaklandığının tespit edildiğini, gerek davacı şirkete ait ve kaçak kullanım söz konusu olmayan abonelik ile dava dışı ...’a ait kaçak kullanımın gerçekleştiği aboneliğin aynı adreste bulunması, gerekse dava dışı ...’ın dosya içerisinde yer alan ... Ticaret Sicili Müdürlüğü’nden alınan yazıda da belirtildiği üzere davacı şirket ortağı olması nedeniyle davacı ile aralarında irtibat bulunduğunun kabul edilebileceğini ancak davacı ile dava dışı 3. kişi ... arasında irtibatın bulunmasının ...’a ait kaçak su kullanım bedellerinin davacıdan tahsil edilebileceği sonucuna ulaşılmasını sağlamayacağını, dolayısıyla dava konusu olaydaki kaçak kullanım nedeniyle ...’ın sorumlu tutulması gerektiğini, bunun yanında fiilen kullanan davacı şirket olsa bile ...’ın ancak davacıya rücu hakkının olabileceğini, davalı şirketin yapmış olduğu tahsil işleminin hukuka aykırı olduğunu,  kaldı ki kaçak su tespit işlemini gerçekleştiren davalı tanıklarının sayaç üzerinde kaçak kullanıma ilişkin düzenek bulunduğunun beyan ettiğini, söz konusu kaçak kullanımın davacı şirket tarafından gerçekleştirildiği yönünde herhangi bir beyanda bulunmadıklarını, yerel mahkeme tarafından işbu bilirkişi raporu ve davalı kurumun dahi kaçak su kullanımının ... tarafından gerçekleştirildiğini belirtmiş olması göz ardı edilerek açmış oldukları davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, ... no'lu aboneliğin müvekkili şirkete ait olmadığını, müvekkil şirketin kendi aboneliği için vermiş olduğu otomatik ödeme talimatından, davalı kurum tarafından aboneliğin hukuka aykırı bir şekilde ... için kullanılması sebebiyle ilk derece mahkemesi kararını hukuka ve  yasaya aykırı olması nedeni ile kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; Kaçak su kullanımı nedeni ile düzenlenen ve davacı şirket tarafından ödenen fatura bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek  yapılmıştır.<br>Davalı ... tarafından 05/12/2019 tarihinde dava dışı ... hakkında kaçak su tespit tutanağının düzenlendiği, bu tutanak uyarınca 18.899,35 TL borç tahakkuk ettirildiği, davacı şirketin şirket yetkilisi olan ... hakkında düzenlenen bu tutanak uyarınca tahakkuk eden bedelini % 25 indirim ile14.174,51 TL olarak davalı kuruma ödediği, bu kez haksız olarak ödenen bu bedelin istirdadı istemi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/810 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 23/05/2023 Tarih, 2020/810 Esas ve 2023/159 Karar sayılı karar ile \"davanın reddine\" karar verildiği, davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması için süresi içinde İstinaf kanun yoluna müracaat edildiği anlaşılmıştır.<br>HMK'nın 346. maddesine göre istinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar. <br>Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.\tHMK'nın 346. maddesi hükmüne göre kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilmemiş ise 01/06/1990 tarih, 1989/3 Esas -1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının kıyasen uygulanması sonucu aynı Kanun'un 352. maddesi kapsamında yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.<br>02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 41. maddesiyle değiştirilen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinde 3.000,00TL'yi geçmeyen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın 44. maddesiyle 6100 sayılı HMK'na getirilen ek madde gereğince bu miktara yeniden değerlendirme oranı uygulandığında kesinlik sınırının 2023 yılında 17.830,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.<br>04.06.2025 yürürlük tarihli 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile değişik HMK’nın Ek 1/2. maddesi ile hükmün verildiği tarih ibaresinin, davanın açıldığı tarih olarak değiştirildiği, HMK’nın 448. maddesine göre ise değişen kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, ilk derece  mahkemesi tarafından hüküm kurulmakla usul işleminin tamamlandığı, bu nedenle 04.06.2025 tarihinden önce verilen kararlarda kesinlik miktarın tespiti için karar tarihi; anılan tarihten sonra verilen kararlarda ise dava tarihinde talep edilen miktara göre kesinlik tespit edilecektir.<br>Buna göre; karar tarihi olan 23/05/2023  itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL olup davacının dava dilekçesinde dava değerini 14.174,51 TL olarak gösterdiği, istirdada konu olan ödeme dekontunun incelenmesinde de ödenen miktarın 14.174,51 TL olduğunun görüldüğü, karar tarihi olan 2023 yılı itibariyle mahkemece verilen davanın reddine yönelik kararın davacı yönünden istinaf sınırının altında kaldığı ve kararın davacı yönünden kesin nitelikte olduğu, gerekçeli kararda sehven istinaf kanun yolunun açık olduğunun gösterilmesinin kesin olan karar hakkında taraflara istinaf yoluna başvurma hakkı sağlamayacağı anlaşılmıştır.<br>Bu yasal düzenlemeler karşısında ilk derece mahkemesince verilen karar kesinlik sınırı içerisinde olmakla; istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince  usulden reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;      <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun (kararın kesin olması nedeniyle) HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden REDDİNE, <br>2-Peşin alınan  269,85 TL İstinaf maktu karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, <br> 4-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 359/4 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine;<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 23/10/2025<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır *<br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5409d4dfdaaf4602","SID":"6c3c5f4b98de7250"}}