{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  TC<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ...<br>TARİHİ\t\t:...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av....<br>\t  Av....<br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t:Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/10/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Konkordato geçici veya kesin süresi içinde bulunan borçlunun, mahkemece verilen tedbir kararı gereğince çek düzenleme yetkisi bulunmadığını, ancak her konkordato dosyasında çeklerden kaynaklanan borçların konkordato projesi içinde yer aldığını, Konkordato süresi içindeki borçlu, konkordato süresi verilmeden önce düzenlediği çekin karşılığını bankada bulunduramayacağını, çünkü konkordato süresi verilmesine ilişkin mahkeme kararı öncesinde doğmuş borçlar, konkordato süreci kapsamında olduğunu, borçlu çeki ödeyemeyeceğini, Konkordato komiserleri de ödenmesine onay veremeyeceğini, Konkordato süreci içindeki borçlu gerçek kişi ise, konkordato süresine ilişkin karar nedeni ile bankalarca çek hakkında karşılıksız işlemi yapılmayacağını, dolayısıyla çek düzenleyen borçlu hakkında karşılıksız çek nedeni ile ceza davası açılamayacağını, Somut olayda çekin bankaya ibraz edildiği ve hesapta para olmadığı için konkordatoya rağmen karşılıksızdır işlemi yapıldığını, konkordato süresi verilmesine ilişkin mahkeme kararı öncesinde doğmuş borçlar, konkordato süreci kapsamında olduğunu, borçlu çeki ödeyemeyeceğini, ayrıca yine çekin; yönetim işlerinin komiserde olduğu dönemde karşılıksız çıktığı halde de müvekkilinin cezai sorumluluğuna gidilemeyeceğini, konkordato komiserlerinin yetkisi altında yapılan işlemden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dolayısı ile yerel mahkeme tarafından işbu hususa ilişkin ara karar kurulmasına dair taleplerinin  reddedilmesinin  son derece hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece kendisine verilen mühlet içerisinde yer alan konkordato borçlusu müvekkilinin, konkordato projesine tabi olan borçlarına ilişkin ve işbu davaya konu olan karşılıksızdır şerhe vurulması tehdidi altında bulunan çeklere, karşılıksızdır şerhi vurulması konkordato borçlusunun finansal skorunu düşürmekte ve üye banka ve banka dışı finansal kuruluşları nezdinde kredibilitesini düşürmekte olup konkordatonun amaçlarından biri olan mali durumunun düzeltilmesi ve iktisadi sürekliliğin sağlanmasına engel teşkil edeceğini, her ne kadar 29.08.2025 tarihli geçici mühlet verilmesine ilişkin kurulan konkordato ara kararında, müvekkiline ait çeklerin bankaya ibraz edilmesi halinde çek arkasına konkordato tedbiri nedeniyle işlem yapılamayacağına dair şerh vurulması gerektiğine ilişkin açık hüküm bulunmasa dahi emsal yargıtay ilamlarında da görüleceği üzere işbu durum konkordato kararının verilmesinin doğal bir sonucu olup, açık hüküm bulunmasa dahi hakkında geçici mühlet kararı verilen borçluya ait çeklerin arkasına karşılıksızdır şerhi vurulamayacağını,  Konkordato kararı alınmış olan borçlunun çeklerinin ödenip ödenmemesi konusundaki karar merci, mahkeme tarafından atanan komiser heyeti olup, müvekkilinin herhangi bir karar alması mümkün olmadığından hukuki ve cezai hiçbir sorumluluğunun doğal olarak bulunmasının mümkün olmadığını, dolayısı ile mahkeme tarafından açıkça belirtilmese dahi konkordatonun mahiyetine bakıldığında taleplerinin kabulü, 3. Kişilerin maddi hukukuna ilişkin haklarına yönelik herhangi bir saldırı olarak nitelendirilemeyeceğini, dolayısıyla konkordatoya başvuran borçluların mutlaka projeye tabi borçları sebebiyle keşide edilen çeklerine ilişkin olarak “karşılıksızdır” şerhi vurulmaması talebini yetkili yer Asliye Ticaret Mahkemesinden talep etmesi ve yetkili yer Asliye Ticaret Mahkemesinin de konkordatonun amaçlarına uygun olarak tedbire hükmetmesi gerektiğini, bu nedenlerle haklı istinaf başvurusunun kabulü ile 05.09.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato yargılamasında verilen ihtiyati tedbir kararına yöneliktir.<br> TBK 504 madde uyarınca konkordato talep edebilmesi için vekilin özel olarak yetkilendirilmesi gerektiği,davacı vekilinin  vekaletnamesinde \" konkordato talebine ilişkin\"  yetki bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>HMK'nun, \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/(1). maddesi, \"İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmünü,<br>\tİİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik \"Geçici mühlet\" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, \" Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.<br>\t...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.\" hükmünü içermektedir.  <br>\tPozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.<br>\tBuna göre, 6100 sayılı HMK'nun 12/01/2011 tarihinde kabul edildiği ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28/02/2018 tarihinde kabul edilerek 15/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.<br>\tBu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerle ilgili kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.<br>\tGerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki tedbirlere yönelik kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.<br>Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-.... Ticaret Mahkemesi'nin 05/09/2025 tarihli  .... Esas sayılı ara kararlarına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının  talebi halinde kendisine iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi.02/10/2025\t\t\t\t<br>....<br>Başkan<br>....Üye<br>...Üye<br>...Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d67816ea8fe47b1d","SID":"5cb7fa8da2ce6eb8"}}