{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/256 <br>KARAR NO\t: 2025/1553<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/10/2021<br>NUMARASI\t: 2020/199 Esas -  2021/696 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/10/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.09.2018 günü davalı ...'a ait diğer davalı nezdinde ZMM Sigortalı ... plakalı araç ile davacı nezdinde kasko sigortalı ... plakalı aracın trafik kazasına karıştığını, kazanın oluşumunda davalı Zinnet'e ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, sigortalı  araçta oluşan 136.000,00-TL hasarın davacı tarafından sigortalısına ödendiğini, müvekkili tarafından 55.000,00-TL sovtaj bedeli tahsil edildiğini, davalı ZMM Sigortacısını ödeme yapılması için başvurulduğunu, ancak ödeme talebinin reddedildiğini belirterek, 81.000.00-TL alacağın davalılardan tahsiline karar verilmesini,  talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; kazanın oluşumunda davacı şirkete kasko sigortalı aracın sürücüsü ...'in  %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davalı tarafa ait ... plakalı araç sürücüsü ...'un ise kusursuz olduğu, davacı şirketin davalılardan talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı gerekçesiyle; davacının davasının REDDİNE, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; hükme esas alınan bilirkişi heyet raporundaki kusur oranlarının hatalı belirlendiği, kaza sonrasında kolluk kuvvetlerince imza altına alınan kaza tespit tutanağındaki kusur durumları ile örtüşmediği, bilirkişi heyet raporu ile kaza tespit tutanağındaki çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti olması gerektiği, mahkemece nispi vekalet ücretine takdir edilmiş olmasının hatalı olduğu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava; kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin rücuen davalılardan tahsili talebine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle;  kazanın meydana gelişine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/157277 soruşturma nolu dosyasından yapılan CD çözümüne dair rapor değerlendirilerek, somut olaya konu kazanın meydana geliş biçimine göre  hazırlanan  12.04.2021 tarihli  heyet  raporundaki kusur tespitinin taraf ve yargı denetimine açık, yeterli ve hükme esas alınmaya elverişli bulunmasına; iş bu heyet raporunda kaza tespit tutanağındaki tespitlere neden katılmadıklarına ilişkin hususların  mantıklı bir şekilde açıklanmış bulunmasına, söz konusu rapor hükme esas alınarak sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinde bir hata olmamasına göre, davacı vekilinin bu açıklanan hususlara isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4.maddesinde \"Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.\" düzenlemesine yer verilmiştir.AAÜT'nin az yukarıda yazılı hükmü gereğince, görülmekte olan davanın tümden reddine karar verilmesi nedeniyle davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, harçlandırılan dava değeri üzerinden maktu vekalet ücretini aşar şekilde nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup davacı vekilinin istinaf talebi bu hususta yerindedir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden, HMK'nn 353/1-b/2 madde hükmü gereğince (Dairemiz karar tarihi itibariyle davalı lehine hükmedilmesi gereken maktu vekalet ücretinin, ilk derece mahkemesince takdir edilen nisbi vekalet ücretinden fazla olması ve istinaf talebi kısmen kabul edilen davacı aleyhine hüküm kurulamayacağı göz önünde bulundurularak ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre belirlenecek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle) yeniden karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  / Gerekçe uyarınca,<br>1/İstanbul  4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2021 tarih ve 2020/199 Esas ve 2021/696  Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 5/İstanbul  4. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 18/10/2021 tarih ve 2020/199 Esas ve 2021/696 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,a/Davanın REDDİNE,b/Tahsilde mükerrerlik olmaması koşuluyla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar harcının, davacı tarafça peşin yatırılan 1.383,28-TL peşin harçtan mahsubu ile arta kalan 767,88-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,c/Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, (yukarıda açıklanan gerekçeyle) ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,6/Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,7/Dosyada avans bulunması durumunda, kararın kesinleşmesi ile birlikte ilgilisine iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.20/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4c1010453283a02","SID":"49a632b4ebb96271"}}