{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t:....<br>DAVALI\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili  şirket tarafından  tanzim  edilen 20/06/2013 Başlangıç-20/06/2014 Bitiş tarihli ... poliçe no'lu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın 04/07/2013 tarihinde alkollü sürücü ...'nun sevk ve idaresinde iken sürücüsü ... olan ... plakalı  araç ile  ölümlü (ölen kişiler: ... ve ...) trafik kazası meydana geldiğini, olay yerinde  düzenlenen trafik kaza tutanağına göre ... plakalı aracı kullanan alkollü sürücü ...'nun %100 oranında asli ve tam kusurlu bulunduğunu, kaza nedeniyle vefat eden ...'nun anne ve babasının  müvekkili şirket aleyhine Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvurduğunu, hakem heyetinin ... tarihli ... Esas-... Karar sayılı kararı ile başvurunun kabulüne karar verildiğini, ayrıca vefat eden ...'nun desteğinden yoksun kalan baba ...'nun ... (müvekkili şirket ile olan sigorta poliçesi farkedilmeyerek) aleyhine ... Mahkemesinde dava açtığını, mahkemenin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, .... vekillerinin dava sonrası poliçenin varlığını farkederek müvekkili şirket aleyhine ... Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile rücu davası açtıklarını ve iş bu davanın kabulüne karar verildiğini, belirtilen dosyalar nedeni ile müvekkili şirketin ... hesabına 12/05/2022 tarihinde 76.010,00 TL ( tevkifat ve stopaj düşümü sonrası 70.868,89 TL ödendiği) ve ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına 5.852,15 TL (tevkifat ve stopaj düşümü sonrası 4.868,77 TL ödendiği) olmak üzere toplam 81.862,15 TL  tazminat  ödediğini, davaya konu olayın Trafik Sigortası Genel Şartları  B4-c maddesine  ilişkin olduğunu, rizikonun sigortalı araç alkollü sürücü sevk ve idaresinde meydana geldiğini, bu nedenle  müvekkili şirketin kazada vefat eden ... ve ...'da  meydana gelen  tüm zararı  ödediğinden  rücuen tazminat ettiğini belirterek, öncelikle ... plakalı  araç üzerine  teminatsız  olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam  81.862,15 TL rücuen tazminatın  ödeme  tarihinden  itibaren  dava ticari  nitelikli  poliçeye dayandığından  ve merkez  bankasının  kısa vadeli  kredilere uyguladığı  reeskont faizi ile birlikte  davalıdan  tahsiline  karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda asli kusurlunun ... olduğunu, kazayı yapan sürücü ...'nun direksiyon başına geçerken alkollü olmadığını, sürücünün yolculuk esnasında alkol aldığını ve kaza yaptığını, söz konusu kazada kaskosu ve sigortası eksiksiz olan aracının hurdaya çıkmış olmasına rağmen sürücünün alkollü olması sebebiyle tarafına hiçbir ödeme yapılmadığını ama buna karşın kazayı yapan sürücüye 2013 yılında 81.862,15 TL tazminat ödendiğini, ... ve sigorta şirketinin trafik tutanağına göre %100 kusurlu olarak kazayı yapan alkollü şoföre ödeme yapması ve bu ödeme için kendisine rücu etmesinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillerden;  davalının maliki olduğu ...plakalı aracın karıştığı 04/07/2013 tarihli kazada; ... ve ...'un vefat ettiği, ...'nun desteğinden yoksun kalan babası ...'nun ...'na karşı (...plakalı aracın ZMMS sigortası olduğu bilinmeyerek) açtığı ... Mahkememesi'nin ...esas, ...karar sayılı dosyası ile açılan tazminat davasının kabulüne karar verildiği, ... tarafından ...'ya ödeme yapıldığı, ... tarafından ...plakalı aracın ZMMS'sı olduğu fark edilerek ödediği tazminatı ZMMS tarafından rücuen tahsili talepli  ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe itiraz üzerine ... Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında kabul edilen talep gereği davacı sigorta şirketinin güvence hesabına ödeme yapıldığı, yine davalının maliki olduğu ... plakalı aracın karıştığı 04/07/2013 tarihli kazada; ...ve ...'un vefat ettiği,...'nun desteğinden yoksun kalan anne ve babasına da destekten yoksun kalma tazminatının ödendiğinin görüldüğünü, taraflar arasında 20/02/2013 başlangıç, 20/06/2014 bitiş tarihli zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi tanzim edildiği, rücuya konu  kazanın ise 04/07/2013 tarihinde gerçekleştiğini, 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri sürülmeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebileceğini, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacının bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebildiğini, 04/07/2013 tarihinde meydana gelen kazada,  dava dışı araç sürücüsünün 0,81  promil alkollü  olduğunun tartışmasız olduğunu, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında kazanın münhasıran alkol etkisi ile meydana gelmiş olmasının rücu için şart kılındığını, araç sürücüsünün KTK'nun 48. Maddesi gereğince ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. Maddesini ihlal ettiği, nitekim ... plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığı, tüm bu açıklamalardan hareketle  kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin kabulü gerekeceği, işbu nedenlerle sigortacının sigortalısına rücu şartlarının oluştuğu, ayrıca davacı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan tarih (ilk ödemenin yapıldığı tarih 25/10/2021) ile işbu davanın açıldığı tarih (06/10/2022) arasında KTK'nunn 109. Maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı kanaatiyle mahkemece dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, hükme esas alınan 23/10/2024 tarihli bilirkişi raporuyla (tüm deliller toplandıktan sonra alınan bilirkişi raporu olduğu için işbu rapor hükme esas alınmıştır) davacının dava dışı hak sahiplerine yapmış olduğu ödemelerin fazla olmadığı, davacının davalıdan rücuen talep edebileceği tazminat tutarının 81.862,15 TL olduğunun hesaplandığı gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile; toplam 81.862,15 TL tazminatın 4.868,77 TL'lik kısmına 25/10/2021 tarihinden itibaren 70.868,89 TL'lik kısmına ise 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek  avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; huzurdaki dava dosyasında müvekkili şirketçe dava dışı 3. kişiye ödenen 81.862,15 TL tazminatın rücuen tahsilinin talep edildiğini, mahkemece 81.862,15 TL taleplerinin tamamının kabulüne karar verildiğini, ancak faiz başlangıç tarihi yönünden ayrı ayrı açıklama yapıldığını ve \"81.862,15 TL tazminatın 4.868,77 TL lik kısmına 25/10/2021 tarihinden itibaren 70.868,89 TL lik kısmına ise 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine\" karar verildiğini ancak faiz tarihleri ayrı ayrı hesaplanan rakamlar toplamı, toplam tazminat tutarı olan 81.862,15 TL olmadığını, yani 4.868,77 TL + 70.868,89 TL toplamı kabul miktarı olan 81.862,15 TL'ye ulaşmadığını, bu nedenle kararın bilirkişi raporu doğrultusunda \"81.862,15 TL tazminatın 5.852,15 TL lik kısmına 25/10/2021 tarihinden itibaren 76.010,00  TL lik kısmına ise 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine\" şeklinde düzeltilmesi mahkemeden talep edilmişse de, istinaf süresi içerisinde mahkemece herhangi bir karar verilmediğinden kararı istinaf zorunluluklarının doğduğunu, mahkemece verilen kararda toplam miktardan sonra verilen rakamların müvekkil şirketçe 3. Kişiye net olarak ödenen rakamlar olduğunu, ancak müvekkili şirketin bu rakamların dışında ayrıca Stopaj ve KDV tevkifat miktarlarını da hazineye ödemekle mükellef olduğunu, dolayısı ile kaza nedeni ile müvekkili şirketin zararınını bir bütün olarak hesaplanması gerektiğini, nitekim bilirkişi raporunda da bu hususun belirtilerek, hesaplamaların bu yönde yapıldığını, 07/12/2019 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” kapsamında, bundan sonraki süreçte dava süreci sonrasında karşı tarafa ait avukatlık ücretinin şirketler tarafından ödenmesi gerektiğinde stopaj tutarının kesilerek vergi dairesine yatırılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak,  gerekçeli karardaki çelişkinin giderilmesine, bilirkişi raporu doğrultusunda kararın ortadan kaldırılmasına, kararın \"81.862,15 TL tazminatın 5.852,15  TL lik kısmına 25/10/2021 tarihinden itibaren 76.010,00  TL lik kısmına ise 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine\" şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, ZMSS poliçesi gereği dava dışı 3. kişiye ödeme yapan sigortacının, ödediği bedelin kendi sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne ilişkin karar, sadece davacı vekili tarafından faiz başlangıç tarihlerine yönelik istinaf edilmekle, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, yalnızca faiz başlangıç tarihine yöneliktir.<br>Hükme esas alınan 23/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporundan da anlaşılacağı üzere, davacı tarafından dava dışı hak sahiplerine yapılan ödemelerin yasal sınırlar içinde olduğu, fazla ödemenin bulunmadığı, yapılan ödemenin; 70.868,89 TL (dekont) + 5.141,10 TL (kesinti)+ 4.868,77 TL (dekont) + 983,38 TL (kesinti) = 81.862,15 TL olarak hesaplandığı ve davalıdan rücu alacağının 81.862,15 TL olduğu, esasen ilk derece mahkemesinin gerekçeli karar ve hükmünde aynı toplam bedele hükmedildiği, ancak yapılan kesintilere ilişkin faiz başlangıç tarihinin sehven yazılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden  karar vermek üzere kaldırılması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, <br>1-Davacının davasının KABULÜ ile; 81.862,15 TL tazminatın 5.852,15TL lik kısmına 25/10/2021 tarihinden itibaren 76.010,00  TL lik kısmına ise 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>2-Alınması gerekli 5.592,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.398,01 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.193,99 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan peşin harç dahil  1.490,21 TL ilk masraf, 133,00 TL tedbir talebi harcı, 4.710,25 TL bilirkişi müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam  6.333,46‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. gereğince hesaplanan 30.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 800,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>B)İstinaf yargılaması bakımından:<br>1-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>2-Davacı tarafından yapılan 425,00 tebligat ücreti  480,00 TL posta ücreti ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.588,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>C) Gider avansından kalan kısmın re'sen  yatırana iadesine,<br>Ç)İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi...<br>... <br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe0aa26dbd1aef3f","SID":"c0d400c0948175cb"}}