{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>7. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/2318 <br>KARAR NO\t: 2025/2304<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/05/2025<br>NUMARASI\t: 2024/622 Esas- 2025/335 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Satış Vaadi Sözleşmesine Dayalı Tapu İptal Ve Tescil, Olmadığı Takdirde Bedelin Tahsili<br>KARAR TARİHİ :  25/09/2025<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde; Müvekkilleri ile davalı şirket arasında ''İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... mahallesinde, ... pafta, ... ada, 6 parselde bulunan'' ... yapı A.Ş. Adına kayıtlı, ... tipi dükkan, zemin kat, 42,00 metre² genel brüt, 27,64 metre² brüt, 25,92 metre² net alana sahip, ticari 16 numaralı bağımsız bölüm hakkında satış sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında müvekkillerin KDV hariç 400.000 TL’yi ödemesi karşılığında söz konusu taşınmazın kendilerine satılması ve taşınmazın en geç 30.04.2020 tarihinde müvekkilleri adına tapu sicilinde tescili kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden müvekkillerinin edimlerini ifa ettiklerini ancak davalının tapu devrine yanaşmadığını, davalı yana gönderilen ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk sürecinin de olumlu neticelenmediğini belirterek öncelikle sözleşme konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini, kabul edilmemesi halinde taşınmazın rayiç bedeline göre müvekkillerinin ödedikleri tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, bu talebin de reddi halinde sayış vaadi sözleşmesi uyarınca müvekkilleri tarafından ödenen bedelin ve yapılan masrafların ödeme günlerinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ve ayrınca akdedilen sözleşme gereği mahrum kalınan kira bedellerinin tespiti ile muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte şimdilik 120.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili; Davacıların mesnetsiz ve hukuka aykırı taleplerle açmış olduğu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :   Yerel mahkemece 15/05/2025 tarihli karar ile \"..İstinaf kaldırma ilamı üzerine dava dosyası mahkememizin 2024 yılının 622 esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tüm Dosya Kapsamında; Dava konusu Kadıköy ilçesi, ... mahallesinde, ... pafta, ... ada, 6 parselde bulunan ... yapı A.Ş. Adına kayıtlı, ... tipi dükkan, zemin kat, 42,00 metre² genel brüt, 27,64 metre² brüt, 25,92 metre² net alana sahip, ticari 16 numaralı bağımsız bölümün  tapuda  konut niteliğinde kayıtlı  olduğu, mahkememizce yapılan yargılamanın 3.celsesinde davacı vekilince \" Müvekkilimiz tapudan konut olarak gelen taşınmazı yatırım amaçlı kiraya vermek yada satmak için satın almıştır, kendi kullanmayacaktır.\" şeklinde beyanda bulunduğu, davacı vekilin beyanlarından davacının dava konusu şahsi olarak kiraya verme amacıyla alındığı, dava konusu yerin iş yeri şeklinde kullandığına dair bir beyan başkaca delil olmadığı anlaşılmakla, Bu itibarla davanın nispi ve mutlak ticari davalardan olmaması nedeniyle, mahkememizin görevli bulunmadığı, davalının davalı şirketçe satışa konu taşınmazın konut niteliğinde olduğu, davacının tacir vasfı taşımadığı, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve davacının da 6502 sayılı yasa kapsamında, ''TÜKETİCİ'' tanımına uyduğu açık olup, olayda 6502 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması gerekmekle; 6100 sayılı ...nun 1. maddesi gereği görevin kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkememizce yargılamanın her safhasında re’sen nazara alınması gerektiği kanaatiyle; 1-Davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin İSTANBUL ANADOLU TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ANADOLU TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut uyuşmazlık konusu nispi ticari davalardan olup görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğunu, TTK 4 uyarınca her iki tarafın tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan davalar nispi ticari dava sayılır ve görevli mahkeme, Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, somut olay incelendiğinde, müvekkil tacir olup ticari işletmesinden kaynak bir uyuşmazlık bulunduğu konusunda herhangi bir tartışma bulunmadığını,  İlk derece mahkemesi tarafından eksik ve hatalı irdelenen husus davacı tarafın tacir olup olmadığı noktasında toplandığını;  Ancak davacı taraf dava dilekçesinde, ... pafta, ... ada, 6 parselde bulunan ticari 16 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını iddia ettiğini,  Anlaşılacağı üzere davacı taraf, satın aldığını iddia ettiği ticari nitelikte bağımsız bölümde ticari faaliyetlerini sürdüreceğini, ancak ilk derece mahkemesince, müzekkere cevaplarında davacının tacir olmadığı belirtildiğinden ve ayrıca davacının taşınmazı kiraya vereceğini beyan ettiğinden bahisle görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini, ancak davacının ticari menfaat elde etme amacı güttüğü gözden kaçırıldığını, somut olayın özellikleri incelenmediğini, bu haliyle ilk derece mahkemesinin eksik inceleme neticesinde hatalı bir karar verdiği açık olduğunu, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesinde devam edilmesi gerektiğini, işbu istinaf gerekçeleri kabul edilmese dahi görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri değil, Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, İlk derece mahkemesi tarafından davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine ve görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğuna karar verildiğini, davacının ticari menfaat elde etme amacıyla dava konusu taşınmazı satın aldığını beyan etmesine rağmen görevsizlik kararı veren ilk derece mahkemesi kararı hukuka aykırı olduğundan kararın kaldırılmasını, aksi takdirde dahi görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu yönündeki kararın açıkça hatalı olması nedeniyle kararın ortadan kaldırılmasını  talep ettiklerini,  davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine <br>karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.<br>DOSYADA YER ALAN DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:<br>Dava; Satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde bedel iadesi istemine ilişkindir. Dairemizin 04/07/2024 tarihli  2024/2168 Esas 2024/1403 Karar sayılı ilamı ile \"...Dava konusu taşınmazın taraflar arasında imzalanan sözleşmede dükkan olarak belirtildiği, sözleşmenin devamı maddelerinde de dükkan olarak nitelendirildiği,  dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün satış sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın dava edildiği anlaşılmaktadır.  Dava konusu taşınmazın tapu kaydında  16 nolu bağımsız bölüm A-B-C bloklarda konut olarak kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede ticari dükkan olarak belirtildiği, taşınmazın  niteliği konusunda tapu kaydı ile sözleşme arasında açık çelişki ve farklılık bulunduğu anlaşılmıştır.  Şayet taşınmaz sözleşmede yazılı olduğu gibi  dükkan niteliğinde ise 6502 Sayılı Kanunun 3/h maddesinde belirtilen mallardan olmadığından 6502 Sayılı Kanunun 73.maddesi uyarınca uyuşmazlık Tüketici Mahkemesinin görev alanına girmeyeceğinden Tüketici Mahkemesinde çözülemeyecektir. Bu halde  çekişmenin genel mahkeme olarak Asliye Hukuk  Mahkemesinde görülmesi kanundan kaynaklanan bir zorunluluk olacaktır. Ancak taşınmaz tapuda kayıtlı olduğu üzere konut niteliğinde ise ve davacı tarafından kişisel ihtiyaçları için alındığı tespit edilmesi durumunda davacı tüketici konumunda olup dava tüketici mahkemesinde görülecektir. Bu nedenle öncelikle görevli mahkemenin tespiti açısından dosyada tapu kaydı mevcut taşınmaz ile sözleşmeye konu taşınmazın aynı taşınmaz olup olmadığı, taşınmazın niteliği ile taşınmazın davacı tarafça alınma amacının tespiti ve sözleşme ile tapu kaydı arasındaki taşınmazın niteliği konusundaki açık çelişki ve farklılığın sebebi ve nereden kaynaklandığı araştırılmalı ve açıklığa kavuşturulmak suretiyle giderilmelidir. İDM'ce görevli mahkemenin tespiti açısından dava konusu taşınmazın niteliği ve davacı tarafça satın alma amacı tespit edildikten sonra görev hususu konusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmeyerek\" gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a/3. maddesi gereğince  kaldırılmasına,  dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Konut alım-satımına dair uyuşmazlıkların 6502 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilmesi için tüketicinin malı satın alma amacı çok büyük önem taşımaktadır. Yasa, nihai tüketici tarafından kullanım amacı ile alınan konut ve tatil amaçlı taşınmazlar yönünden geçerlidir. Bir mal veya hizmetin, kişisel ihtiyaçları dışında, belirli bir meslek icrası, belirli bir üretimde kullanma, yatırım amaçlı alım, yeniden satış, kiraya verme, ticari olarak kullanma vs. gibi mesleki veya ticari amaçlarla satın alanların tüketici kabul edilmeyecekleri kuşkusuzdur. Dava konusu taşınmazın tapu kaydında  16 nolu bağımsız bölüm A-B-C bloklarda konut olarak kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede ticari dükkan olarak belirtildiği, İDM 'ce  yapılan yargılamanın 3.celsesinde davacı vekilinin \" Müvekkilimiz tapudan konut olarak gelen taşınmazı yatırım amaçlı kiraya vermek yada satmak için satın almıştır, kendi kullanmayacaktır.\" şeklinde beyanda bulunduğu, davacı vekilin beyanlarından davacının taşınmazı kiraya verme amacıyla satın aldığının açıkça ikrar edildiği anlaşılmakla  6502 Sayılı Kanunun 73.maddesi uyarınca uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinin görev alanına girmeyeceği,çekişmenin genel mahkeme olarak Asliye Hukuk  Mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İDM kararının  HMK'nın 353/1-a-3  maddesi gereğince kaldırılmasına mahkemesine gönderilmesine kesin olarak  karar vermek gerektiği  kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a/3. maddesi gereğince  KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu  6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2025 tarih, 2024/622 Esas- 2025/335 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde işlem yapılmak ve yeniden karar verilmek üzere   mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf  karar harcının istem halinde davalıya iadesine,5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek kararda değerlendirilmesine ve hükme bağlanmasına,6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı  yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/09/2025 <br><br>                                                                                                               <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3caba2a50822375","SID":"a3b9bfa3ef916b3c"}}