{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>7. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/4470 <br>KARAR NO\t: 2025/2315<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/12/2023<br>NUMARASI\t: 2023/1195 Esas, 2023/1014 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ : 25/09/2025<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı tarafın davalı şirketten 25/11/2011 tarihinde ... Kent isimli projeden C Blok 107 ve C Blok 152 nolu bağımsız bölümü 65.000’er TL olmak üzere bedelini peşin ödeyerek satın aldığını, bağımsız bölümlerin en geç 30/12/2014 tarihinde tesliminin kararlaştırıldığını, teslim tarihinden uzun süre geçmiş olmasına rağmen teslimin gerçekleştirilmediğini ve tapu devrinin yapılmadığını, davalı şirketin iflas ettiğini belirterek tapu iptal ve tescil, aksi halde dava konusu bağımsız bölümlerin rayiç değerinin tahsili, olmadığı takdirde 86.666,66 doların iflas masasına dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Müflis ... Enerji İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Büyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/633 E, 2023/389 K sayılı kararı ile,“…dava tarihinden önce iflas edilmesi halinde ise; İİK`nin 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar; müflis artık, masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra, aynı Kanun`un 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, İİK`nin 219. maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde kayıt kabul ve sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası (m.235,II) olarak devam edilmelidir. (Kuru Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi, 2013, sayfa 1235)Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir.Eldeki davada, İİK 198. madde uyarınca konusu para olmayan alacağın para alacağına dönüşeceği, davalı hakkında dava açılmadan önce ilgili mahkemesince 24/03/2021 tarihinde  verilen iflas kararı sebebiyle, işbu davalı şirket hakkında alacakların kabul edilmesi amacıyla görülen davada, Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.” Şeklindeki gerekçe ile, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/1192 E, 2023/1279 K sayılı kararı ile“….Davacının asıl talebi dikkate alındığında davacı tarafın açmış olduğu iş bu davanın kayıt kabul davası olarak da görülmesi mümkün olmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, uyuşmazlığın  görev bakımından genel hükümlere tabi olduğu, uyuşmazlığın çözümünde 7101 sayılı Kanunun 46. Maddesi ile 2004 sayılı İcra İflas Kanuna eklenen Geçici 14. Madde,  26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası ile Hakimler Savcılar Kurulu 1. Dairesinin 03/04/2018 gün ve 538 sayılı kararı ile iflas ve konkordato davalarında görevli kılınan Mahkeme sıfatıyla Mahkememizin görevli olmadığı, İhtisas Mahkemeleri olarak belirlenen Bakırköy 1., 2. ve 3. Asliye Ticaret Mahkemeleri dışında kalan diğer Asliye Ticaret Mahkemelerinin de görevli olduğu, her ne kadar Mahkememizin ihtisas alanı dışında aynı zamanda diğer ticari davalara bakma görevi bulunsa da davaya bakma görevinin davanın ilk açıldığı Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmasının doğal hakim ilkesinin tabiatına daha uygun düştüğü anlaşılmakla yapılan açıklamalar uyarınca dosyanın davanın ilk açıldığı Bakıröy 4. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir” şeklindeki gerekçe ile dosyanın Bakırköy 4.Aslite Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/1195 E, 2023/1014 K sayılı kararı ile,“…Somut olayda davacının öncelikli istemi tapu iptal ve tescile yönelik olup, bedelin tahsili için sıra cetveline kayıt istemi terditli istimdir. Öncelikli istem alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda davacı adına tescili istemine ilişkindir. Davacının istemi taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü olanaklı değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil istemleri yönünden İİK'de özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Buna göre, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik gerekçesi sıra cetveline itiraz davasında görevli mahkemelerin asliye ticaret mahkemeleri olmasına dayandığından ve davanın Yasa'da belirtilen mutlak ticari davalardan olmadığı, yine her iki tarafın ticari işletmeleriyle ilgili bulunmadığı değerlendirilerek eldeki davada Mahkememizin görevli olmadığı sonucuna varılmaktadır. Görev dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden veya taraflardan birinin istemi üzerine Mahkemece araştırılır. Mahkeme, dava şartı noksanlığını belirlerse davanın usulden reddine karar verir.Açıklanan nedenle, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, daha önce Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” Şeklindeki gerekçe ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, görev uyuşmazlığının giderilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde taşınmazın rayiç değerinin tahsili istemine ilişkindir.Eldeki davada, davacı taraf, davalı ... Enerji İnşaat San.Tic.Ltd.Şti aralarında imzalanan 25/11/2011 tarihli iki ayrı sözleşme ile ... Kent isimli projeden C Blok 107 ve C Blok 152 nolu bağımsız bölümün 65.000’er TL bedelle satışının kararlaştırıldığını ancak satış sözleşmesine konu bağımsız bölümlerin gerek tesliminin gerekse tapu devrinin yapılmadığını belirterek 10/09/2021 tarihinde tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde rayiç bedel istemli dava ikame ettiği, ancak dava tarihinden önce Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/852 E, 2021/317 K sayılı ilamı ile davalı ... Enerji İnşaat San.Tic.Ltd.Şti’nin 24/03/2021 tarih, saat 10:14 itibari ile iflasına karar verildiği, kararın 29/12/2022 tarihinde kesinleştiği, Bakırköy 1.İcra Dairesi’nin ... İflas sayılı dosya kapsamında tasfiye işlemlerine başlandığı anlaşılmıştır.Görev konusu, kamu düzeniyle ilgili olup davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek Mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.İflasın açılması hususunun görev kurallarında meydana getireceği değişikliği dava açılmadan önce ve sonra davalının iflası hallerine mahsus olmak üzere  ayrı ayrı incelemek gerekir.Davanın açılmasının usul hukuku bakımından hâsıl ettiği sonuçlardan biri, davanın açılması anında görevli ve yetkili olan mahkemenin sabit hale geleceği, sonradan ortaya çıkan değişikliklerden görev ve yetkinin etkilenmeyeceğidir (perpetuatio fori). Dava açıldıktan sonra şirketin iflası halinde; davaya İcra İflas Kanunun 194. maddeye göre, iş mahkemesinde devam edilmesi gerekmektedir.Şirketin dava tarihinden önce iflas etmesi halinde; İİK`nin 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi    kısıntıya   uğrar;   müflis  artık, masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra, aynı Kanun`un 226. maddesi   gereğince,   kanuni mümessil   olan   iflas   idaresi   temsil edeceğinden,   açılacak  davalarda  husumetin  iflas  idaresine  yöneltilmesi  ve  varlığı iddia olunan alacakların, İİK`nin 219 maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2.maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası (m.235,II) olarak devam edilmelidir. (Kuru Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi, 2013, sayfa  1235) (Yargıtay 10 HD’nin 2013/20123 E, 2014/14470 K sayılı kararı)Öte yandan Taşınmazın temlikine ilişkin sözleşme sadece kişisel hak doğurur ve vaat alacaklısı sözleşmeden doğan bu kişisel hakkını ancak sözleşmenin tarafına (temlik edene) karşı ileri sürebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.05.2009 tarih ve 2009/14-124 E. 2009/158 K. sayılı kararında da değinildiği üzere, müflis ile iflastan önce yapılan ve müflisin temlik borçlusu olduğu sözleşmenin masadan aynen ifasının istenebilmesi için sözleşme ile kazanılan şahsi hakkın tapu siciline şerh verilmesi, başka bir deyişle kuvvetlendirilmiş kişisel hakkın bulunması gerekir. Adi yazılı temlik işlemi alacağın temliki bakımından hüküm ve sonuç meydana getirir ise de, bu nitelikteki sözleşmenin tapuya şerh olanağı bulunmadığında, başka bir anlatımla sözleşmeden doğan kişisel hak güçlendirilmediğinde, iflas masasından taşınmazın tescili istenemez. Ayın talebinin yerini temlik işlemine konu taşınmazın iflas anında saptanacak değeri olan para alacağı alır ve dava da sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirilir.Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki 25/11/2011 tarihli adi yazılı sözleşmelerden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve davaya dayanak adi yazılı temlik sözleşmeleri tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesidir. Buna göre iş bu davaya bakmakla görevli mahkeme Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesidir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/1195 E, 2023/1014 K sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a/3. maddesi gereğince  KABULÜNE,2-Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2023 tarih, 2023/1195 Esas, 2023/1014 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde işlem yapılmak ve yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf  karar harcının istem halinde davacıya iadesine,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek kararda değerlendirilmesine ve hükme bağlanmasına,6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  25/09/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01d44af36c82264f","SID":"d01c0306f66a3912"}}