{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:<br>KARAR NO\t:<br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t:<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:<br>TARİHİ\t\t:<br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVALILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/09/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirket ile karşı tarafların oluşturmuş oldukları adi ortaklık olan ..... Atölyesi arasında yapılan eser sözleşmesi gereğince ''jeneratör ve pompa onarımı'' işinin ayıplı ifa edilmesi nedeniyle ..... Noterliği aracılığı ile düzenlenen 02/11/2023 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeden dönerek  ve müvekkilince  ödenen bedellerin iadesi ve onarımın sonradan başkaca firmalara yaptırılması nedeniyle oluşan zarar ile yoksun kalınan karın taraflarına ödenmesi hususundaki ihtara rağmen davalı tarafın gerçeğe aykırı beyanlarla ve haklı bir nedene dayanmaksızın yukarıda yevmiye numarası belirtilen ihtarnameye itiraz ettiğini, temerrüde düşen davalılarca taleplerinin yerine getirilmemesi nedeniyle  08/05/2024 tarihinde dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin ticari işlerinde kullandığı \"..... \" adlı teknesinin jeneratör ve pompa işlerinin onarımı için davalılar ile anlaştıklarını, bu anlaşma doğrultusunda müvekkilince  04/01/2023 tarihinde “..... ” için 14.160,00 TL, “..... ” için 7.670,00 TL, davalı tarafça bildirilen banka hesabına ayrı ayrı ödendiğini, onarımından sonra teslim alınan pompanın ve jeneratörün arızalı olduğu birkaç kullanımdan sonra fark edilebildiğini, servis hizmetinden beklenen fayda sağlanamadığını ve büyük sıkıntı yaşandığını, müvekkilince gecikilmeksizin davalı taraflarla müteaddit kere iletişime geçilerek ifanın ayıplı olduğu ve yapılan onarımın kabul edilmediği bildirilmesine rağmen davalılarca ifanın telafisi için herhangi bir adımda bulunulmadığını, bu durumun tekneyi ticari tekne olarak işletmekte olan müvekkilinin ticari seyahate çıkılması planlarını altüst ettiğini ve günlük 2.000,00 Euro’dan zarara uğratıldığını, yaz aylarının gelmesi ile daha fazla ticari kayıp yaşamak istemeyen müvekkilinin mecburen ..... (..... )’ne giderek tekne elemanları servise sokularak ve servis raporu ile pompa elemanlarının kaplama olduğunun görülmesi üzerine elemanların orijinal ve sıfırları ile değiştirildiği bildirilerek müvekkilinine teslim edildiğini, müvekkilinin bu hizmet karşılığında KDV dahil 25.524,00 TL ..... ’ya ödeme yaptığını, ..... tarafından yapılan arıza bakım keşfinde, tekne motorunun 1, 2 ve 3. silindirlerinde egzozdan ya da contadan girmiş olabileceğini, su tespit edilmiş olup yakıt pompasının bu yüzden taşıntı yaptığı ve motora avanslı mazot verdiği görüldüğünü, ayrıca arıza bakım keşfi bedeli olarak 2.400,00 TL de ..... e ödendiğini, davalılar, ihtarnameye cevabında yalnızca ''motor rektefiye işçiliği'' hizmeti verdiğinden bahsettiğini, ''pompa ve jeneratör onarımı'' hizmeti vermediğini ve ayıptan sorumlu olmadığını belirttiğini, lakin bu iki hizmetin birbiriyle bağlantılı olup aynı tekne ekipman ve elemanlarına ilişkin olduğunu, pompa ve jeneratör onarımının ayıplı yapılması nedeniyle müvekkilinin sonradan başka bir firma ile anlaştığını ve davalı tarafla yaptırdığı tarihte yaptırmış olsaydı ödeyeceği meblağdan çok daha yüksek bir meblağ ödemek zorunda kalarak zarara uğradığını, pompa elemanlarına yapılan onarımın tekneyi kullanılamaz hale getirmesi ve akabinde meydana gelen munzam zarar nedeniyle TBK’nın 475. maddesinin 2. fıkrası ile koruma altına alınan genel hükümlere göre tazminat isteme haklarının da saklı tutarak; davalı tarafça gerçekleştirilen pompa ve jeneratör onarımı müvekkilinin kullanamayacağı, hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ve sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olduğundan TBK’nın 475. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendi uyarınca sözleşmeden dönme hakkımızı kullanıldığını bildiren ve ..... Noterliği tarafından düzenlenen 02/11/2023 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarname davalı tarafa gönderildiğini, davalı taraf 07/11/2023 tarih ve ..... yevmiye numaralı ..... Noterliğince düzenlenen ihtarnamaye cevabında taleplerini kabul etmediğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını beyan ederek tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. <br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete de gönderdiği  ihtarnamemizde belirttikleri üzere davacı tarafın müvekkilinin işyerine getirilen teknenin \"motoru ve rektefesinin\" tamiri için müvekkili ile anlaştıklarını, müvekkillerinin yapmadığı ve muhattabı dahi olmadığı bir işlemden dolayı taraflarına böyle bir iddia gelinmesini kabul etmediklerini, müvekkillerinin davacı tarafa jeneratör ve pompa işi ile alakalı hiçbir şekilde bir hizmet vermediğini, müvekkillerinin alacaklı tarafa yaptığı iş,  kestiği faturada da açıkça rektefiye işçiliği olduğu, 03.01.2023 tarihli kesilen bu faturaya da bir itiraz gelmediğini, davacı tarafın bahsettiği jeneratör ve pompa işinin ayıplı ifa edilmesi taraflarınca gerçekleştirilmediğini, müvekkillerinin ilgi ve alakasının olmadığı, kendi iş bölümlerinin dışında isnat edilen ayıplı ifaları kendileri tarafından yapılmadığını, davalı müvekkillerinin \"..... \" adlı tekneye \"..... motor gömlek ve gotse marka piston takma işlemi uyguladığını, bu gömlek sulu gömlek oldugundan rektefiyeci hatası bulunmadığını, müvekkillerinin böyle bir sorunun oluşabilmesi için teknedeki makina yol yapmaması nedeniyle davacıların enjektör pompa ayarları açtırmış olabilecekerinden dolayı fazla mazot gelmesi sebebiyle piston sarabileceğini dile getirildiğini, mahkemenizce ayıplı ifadan dolayı açılan tazminat davasında söz konusu ayıplı olan jeneratör ve pompa işlemleriyle ilgili taraflarınca  hiçbir şekilde hizmet verilmediğini, başkalarınca yapılan bir hizmetin veyahut kullanım hatasının tarafımıza isnat edilmesinin kabulünün mümkün olmaması nedeniyle, davanın tümden reddine  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Tüm dosya kapsamı ve belirtilen hususlar çerçevesinde her ne kadar davalılarca yapılan işlemin ayıplı olduğundan bahisle  iş bu dava açılmış ise de davalılarca yapılan işin yalnızca motor rektefiye işlemlerini kapsadığı, jeneratör ve pompa işlemlerini kapsamadığı, bu işlemlerin bambaşka işlemler olduğu, ve davalıların bu işlemlerden dolayı sorumlu olmadıkları kanaatiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile karşı tarafların oluşturmuş oldukları adi ortaklık olan ..... Ortaklığı - ..... Atölyesi (VKN: ..... ) arasında yapılan eser sözleşmesi gereğince davacı şirkete ait teknenin ''jeneratör ve pompa onarımı'' işinin yapılmasının kararlaştırıldığını, yapılan bu anlaşma doğrultusunda davacı tarafından 04/01/2023 tarihinde “..... İşçiliği” için 14.160,00.-TL, “..... İşçiliği” için 7.670,00.-TL davalı tarafça bildirilen banka hesabına ayrı ayrı ödendiğini, birkaç kullanımdan sonra edimin davalılar tarafından ayıplı ifa edildiğinin anlaşılmasının ve servis hizmetinden beklenen faydanın sağlanamaması üzerine üzerine; yaz aylarının gelmesi ile daha fazla ticari kayıp yaşamak istemeyen davacının mecburen ..... (..... )’ne giderek tekne elemanlarının servise sokulduğunu ve servis raporu ile pompa elemanlarının kaplama olduğunun görülmesi üzerine elemanların orijinal ve sıfırları ile değiştirildiğini bildirilerek davacıya teslim edildiğini, davacının bu hizmet karşılığında KDV dahil 25.524,00 TL ..... ’ya ödeme yaptığını, ..... tarafından yapılan arıza bakım keşfinde, tekne motorunun 1, 2 ve 3. silindirlerinde egzozdan ya da contadan girmiş olabilecek su tespit edilmiş olup yakıt pompasının bu yüzden taşıntı yaptığı ve motora avanslı mazot verdiğinin görüldüğünü, <br>ayrıca arıza bakım keşfi bedeli olarak 2.400,00 TL de ..... ’e ödendiğini, davalılara ..... Noterliği aracılığı ile gönderilen 02/11/2023 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarname ile; sözleşmeden döndüğünün belirtilerek davacı tarafından davalı firmaya ödenen bedellerin, onarımın sonradan başkaca firmalara yaptırılması nedeniyle oluşan zararın ve yoksun kalınan karın tarafımıza ödenmesi istenmişse de, davalı taraf gerçeğe aykırı beyanlarla yukarıda yevmiye numarası belirtilen ihtarnameye itiraz ettiğini, davalıların, ihtarnameye cevabında yalnızca ''motor rektefiye işçiliği'' hizmeti verdiğinden bahsettiğini, 'pompa ve jeneratör onarımı'' hizmeti vermediğini ve ayıptan sorumlu olmadığını belirttiğini, lakin bu iki hizmet birbiriyle bağlantılı olup aynı tekne ekipman ve elemanlarına ilişkin olduğunu, görüldüğü üzere pompa ve jeneratör onarımının ayıplı yapılması nedeniyle davacının sonradan başka bir firma ile anlaşmış ve davalı tarafla yaptırdığı tarihte yaptırmış olsaydı ödeyeceği meblağdan çok daha yüksek bir meblağ ödemek zorunda kalarak zarara uğrayacağını, hüküm kurmaya elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda özetle; motor rektifiye işlemi ile yakıt pompası bakım işlerinin birbirinden bağımsız işler olduğunu, rektifiye işlerine yakıt pompasının girmediğini, davalıların yapmış olduğu işlemin sadece motor rektifiyesini kapsadığını, yakıt pompası işlerini kapsamadığı kanaatine varıldığını, ancak yakıt pompası onarımı motor rektefiye işleminin bir parçası olup; davalılar tarafından yapıldığını, bununla birlikte motor rektifiyesi işleminin bir amacı da yakıt pompasının zarar görmesini engellemek olup; eksik yahut hatalı yapılan iş nedeniyle yakıt pompasının zarar gördüğü daha sonra alınan servis raporlarıyla açıkça ortaya konmuşken bu iki işlemi birbirinden bağımsız kabul etmek, meydana gelen zarardan davalıları sorumlu tutmamanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, motor rektefiyesinin önemi motordaki titreşimi azaltmak ve yakıt tüketimini daha düzenli hale getirmediğini, rektefiye işleminden sorumlu olduğu dosya kapsamında bulunan fatura açıklamalarından görüleceği üzere açık olan davalıların yapmış oldukları işlerin motor titreşimini azaltarak yakıt pompasına gelebilecek zararı ortadan kaldırması gerekirken rektefiye işleminin başarısız olması nedeniyle pompa ve jeneratörlerde arıza meydana geldiği esasen hükme dayanak rapor ile ortaya koyulmuş ancak raporun sonuç bölümündeki kanaatın bu saptama ile çelişkili olduğunu, tüm bunların yanı sıra davacının işin yapılması için davalıların iş yerine gittiğinde teknesinde meydana gelen problemlerden bahsetmiş olup; davalılar teknenin onarımını yaptıkları vakit hiçbir sorun kalmayacağını belirttiklerini, davacının müşteri olarak kendisine vaat edilen iş ve işlemlerin teknik bilgisine hakim olmakla yükümlü olmadığını, ancak bu durum davalılarca lehe kullanılarak sorumluluktan kurtulunmaya çalışılmadığını beyan ederek  istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunun çelişkiye yer vermeyecek şekilde açıkça maddi gerçeği ortaya çıkardığını, davalı tarafın gönderdiği ihtarnameye cevaben ve defalarca da şifaen belirtildiği üzere davacı tarafın davalıların işyerine getirilen teknenin \"motoru ve rektefesinin\" tamiri için davacı taraflarla anlaşıldığını, davalıların yapmadığı ve muhattabı dahi olmadığı bir işlemden dolayı taraflarına böyle bir iddia gelinmesini kabul etmemekte olup, ilk derece mahkemesinde de bu durum açıkça ortaya çıktığını, davalının davacı tarafa  jeneratör ve pompa işi ile alakalı hiçbir şekilde bir hizmet vermediğini, davalının alacaklı tarafa yaptığı işin, kestiği faturada da açıkça üzere \"rektefiye işçiliği\" olduğunu, 03.01.2023 tarihli kesilen bu faturaya da bir itiraz gelmediğini, davalılar işyerlerinde  motor ve rektefe işi ifa ettiğini, Jeneratör, toplama ve pompa enjektör gibi tekneye ait diğer işlemleri tamirci ve pompacı olaran bilinen kişiler tarafından yapıldığını, bilirkişi neden ve sonuç ilişkisinden de detaylı bahsederek huzurdaki davanın açılış iddiasının yersiz olduğunu tespit ettiğini, mahkeme huzurunda açılan davada davacı tarafa defaatle talep ettikleri durum ile davalılarca yapılan işlemin bir ilgili ve alakası olmadığını söylediklerini, ancak iş bu teknik raporlar perçinlenmesi gerektiğini, davalılara karşı isnat edilen \"dava konusu durum ile ulaşıldığında kayıtsız kalındığına yönelik iddia\"da gerçeği yansıtmadığını, görüleceği üzere davacı tarafın sadece ihtarname göndermiş olup, bu ihtarnameye cevap verildiğini, davalıların gerçekleştirmediği bir işlem nedeniyle TBK 475/2.maddesinin uygulanma olanağının davada bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde dikkat edilirse \"..... \" adlı teknesinin jeneratör ve pompa işlerinin onarımı için davalılar ile anlaşmış olup; yapılan bu anlaşma doğrultusunda müvekkilimizce 04/01/2023 tarihinde “..... İşçiliği” için 14.160,00.-TL, “..... İşçiliği” için 7.670,00 TL, davalı tarafça bildirilen banka hesabına ayrı ayrı ödendiğinden...\" bahsettiğini, davalıların kesilen faturaya da açıkça \"..... \" yazdığını, davalı tarafın dava dilekçesinde dava değerini 37.924,00 TL olarak belirtmesine rağmen ilk derece mahkemesi istinaf yolunu açık tuttuğunu,  istinaf sınırının 2025 yılı için 40.000 TL olduğunu, miktar itibariyle dosyasının kesin olduğundan ön inceleme aşamasında esasa girmeden reddi gerektiğini, İlk derece mahkeme kararı şüpheye yer vermeyecek şekilde doğru olduğundan davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı taraf dava dilekçesinde; jenerator ve pompa işlerinin onarımı için davalı tarafla anlaşıldığını, bu anlaşma doğrultusunda \"motor rektefiye işçiliği\" karşılığı kesilen faturaların kendilerince ödendiği, ancak teslim alınan pompa ve jeneratörün arızalı olduğunun kendilerince daha sonra anlaşıldığını, davalıların ihtarname cevabında \"motor rektefiye işçiliği \" verdiğinden bahsetmişler ise de; bu iki hizmetin bağlantılı olduğunu pompa ve jeneratör onarımının ayıplı yapıldığını ileri sürerek alacak istemiyle eldeki davayı açmıştır.<br>Davalılar cevap dilekçelerinde \"motor rektefiye işinin \" yapımı amacıyla kendileriyle anlaşıldığını, \"jeneratör ve pompa\" onarımındaki ayıptan sorumlu olmadıklarını, bu iki işlemin birbiriyle bağlantısının ve alakasının bulunmadığını  ileri sürmüşlerdir.<br>Mahkemece gemi inşaat mühendisinden alınan bilirkişi raporunda \"motor rektefiye işlemi ile yakıt pompası bakım işleminin birbirinden bağımsız işlemler olduğu rektefiye işlerine yakıt pompasının girmediği, yakıt pompasının motorun işletmesi sırasında meydana gelebilecek arızaların tespiti sonrası bakım /onarımının yapıldığı, davalıların yapmış olduğu işlemlerin yalnızca motor rektifiyesini kapsadığı, yakıt pompası işlerini kapsamadığı \" rapor edilmiş, bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmuştur. <br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına,  kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine  karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-..... Mahkemesi'nin ..... Esas, ..... Karar sayılı dosyasında verilen 27/03/2025 tarihli karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2025\t\t\t\t<br>..... <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"585ba92017fa9779","SID":"63b3894df2f5006f"}}