{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/1132 <br>KARAR NO\t: 2025/990<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 01/07/2025<br>NUMARASI\t: ..../... Esas - .../... Karar<br><br>DAVACILAR\t: \t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 30/12/2024<br><br>KARAR TARİHİ\t: 22/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/10/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ:<br>Davacı vekili 30/12/2024 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; ............Şti.'nin ...... tarihli ve ....... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içinde bildirimde bulunmadığı için 30/06/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini,   ................Şti ile müvekkiller arasında .... Noterliğinde ....... tarihinde ...... yevmiye numarası ile yapılan Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Yolu ile Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, ...... Noterliğinde ....... tarihinde ....... yevmiye numarası ile yapılan Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi (...), .......Noterliğinde ......... tarihinde ...... yevmiye numarası ile yapılan Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi (...), ....... Noterliğinde ..........tarihinde ....... yevmiye numarası ile yapılan Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi (........-...), ....... Noterliğinde ...... tarihinde ...... yevmiye numarası ile yapılan Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi (.........), ...... Noterliğinde ......... tarihinde .......... yevmiye numarası ile yapılan Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi (...), ....... Noterliğinde ....... tarihinde ...... yevmiye numarası ile yapılan Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi (...), ......... Noterliğinde ......... tarihinde ........ yevmiye numarası ile yapılan (...) Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri imzalandığını, ....... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...../..... Esas sayılı dosyası ile taraflar arasındaki sözleşmenin geriye dönük satış vaadi sözleşmesi sebebiyle ilgili taşınmazda kat irtifakı kurulmasına ve sözleşmeler kapsamında arsa payı oranlarında mal sahipleri adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkiller adına düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi kapsamında tescili davası açıldığını, ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..../...... Esas sayılı dosyasının ...... tarihli ara kararı ve ...... tarihli yedinci celsesi ... nolu kararında yüklenici şirketin ihyasının sağlanması için taraflarına kesin süre ve yetki verildiğini belirterek, .................. Ltd. Şti'nin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>B) DAVALININ SAVUNMASI:<br>... vekili cevabında; ........... Şti'nin ...... Ticaret Sicili Müdürlüğü sicil numarasında tescilli iken Şirketin Münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi uyarınca müvekkil sicil müdürlüğü tarafından kendilerine yapılan ihtar ve ........ tarihli ve ....... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı için ....... tarihinde sicilden  silindiği ve terkinin  ...... tarihli ve ...... sayılı ticaret sicil gazetesi ile  ilan olunduğunu, müvekkili davalı ... Sicil Müdürlüğünün TTK'nin geçici 7. maddesinin gereğini hukuka ve yasal mevzuata uygun olarak yerine getirdiğini, müvekkil davalı sicil müdürlüğüne, ihyası talep olunan şirketin  \"davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunduğu\",münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin olduğu bilgisi ne davacı yanca ne ihyası talep olunan şirket ve yetkililerince ne de yargılamayı yürüten merciilerce verilmemişken, müvekkil davalı sicil müdürlüğünün huzurdaki davanın açılmasında kusuru olmadığının açık olduğunu, ihyası talep olunan şirketin davasının bulunduğu bilgisi müvekkil davalı sicil müdürlüğüne bildirilmeksizin, müvekkilin kusurlu olduğunun kabulü ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının açıkça adalete ve hukuka aykırı olacağını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte Ticaret Sicil Müdürlüklerinin şirket ihyası davalarında kanun gereği zorunlu yasal hasım olması nedeniyle davanın kabulü halinde müvekkil kurum yargılama giderlerinden sorumlu tutulmadığını ve  davalı kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 29/01/2007 tarih ve E.2005/14259, K.2007/927; E.2014/16398, K.2015/1464  sayılı kararları ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 23/05/2018 tarih ve E.2017/1011, K.2018/483 sayılı istinaf karalar gibi içtihatlarla yasal hasım konumunda olan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceği açıklandığını belirterek, haksız davanın reddine yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ <br>........ Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/07/2025 tarih ve E...../...., K......./....... sayılı kararı ile;<br>\" Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin  derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.<br>Davalıya dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiği  anlaşılmıştır.<br>Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarından talep edilen şirket  kayıtlarının incelenmesinde; .......  Şirketi'nin Müdürlüğün ...... sicil numarasında kayıtlı, .... sicil numarasında tescil edilerek, .......... tarihinde tescil edildiği, ilanın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin .........tarih ..... sayılı nüshasında yayınlandığı, kurucularının ..., ......., olduğu, şirket sermayesinin 5.000.000.000 TL olup beheri 25.000,000 TL kıymetinde 200 adet hisseye ayrıldığı,  bunun 120 hisseye karşılık olan 3.000.000,000 TL'sı  ...'ün , 80 hisseye karşılık olan 2.000.000,000 TL'sı  .......... tarafından taahhüt edildiği Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin ..... tarih ....... sayılı nüshasında yayınlandığı, şirket münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen müdürlükçe yapılan ihtara rağmen  Türk Ticaret Kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca  ticaret sicil kaydı resen terkin edildiği, ilanın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ....... tarih ...... sayılı nüshasında yayınlandığı, sicil dosyasının içerisinde yer aldığı üzere şirkete veya şirketin temsilcisine ihtarın gönderildiğine dair tebliğ mazbatasının veya belgesinin bulunmadığı, ancak ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ilan metnin bulunduğu  anlaşılmıştır. Ticaret sicil dosyasında her ne kadar  mazbata numarası yer alıyor ise de yapılan tebliğ mazbatalarının barkod sorgulamalarında herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca, ...... tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.559 sayılı KHK gereğince  sermayelerini  öngörülen  tutara çıkarmamış bulunmaları,TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya ...... tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler\t\tTTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.  559 sayılı TTK'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde, asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebilir. <br>\t\t TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca  yapılan terkin işlemine karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup, ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.<br>\t\tSomut olayda davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından dava dışı şirketin münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen Türk Ticaret Kanunun geçici 7.maddesi uyarınc ihtarname gönderildiği ve ...... tarihli, ....... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içinde bildirimde bulunmadığı için ...... tarihinde  sicilden silindiği, ......... tarihli ve ...... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği  görülmüştür. <br>\t\t Davalı ... sicil Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan; yasanın amir hükmu uyarınca terkin edilen şirketin kayıtlı son adresine ve şirketi  temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere yapılan  ihtarın tebliğine ilişkin tebligatların iade edildiğine ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata / belge sunulmadığı gibi sicil dosyasında da rastlanılmamıştır. Buna göre yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususu,  davalı tarafça ispat edilememiştir.<br> TTK gecici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup  somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi bulunmayan  haller TTK nın gecici 7 maddesinde  öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da  AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK gecici 7/15. Maddesinde \"sillinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde\" ibaresi  iptal edilmiştir.<br>\tDavacının devam eden dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir.<br>\tDavada ....... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yapılan terkin işleminin hatalı olup, davalı tarafından davaya karşı konularak müdürlük işleminin yerinde olduğundan bahisle davanın reddinin istendiği de nazara alındığında; somut olayda HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmayıp, HMK'nın 326. maddesi uyarınca davalı sicil müdürlüğü yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacaktır.(Y.11 H.D 31/05/2021tarih ve E: 2021/3311-K: 2021/4580)\tBu durumda davaya konu şirket yönünden .......Asliye Hukuk Mahkemesi ...../...... Esas sayılı dosyasının takibi, sonuçlandırması, infazı işlemleri ile sınırlı olarak şirketin yeniden ticaret siciline kayıt tescili ile şirketin ticaret sicil kaydının ihyasına, tasfiye memuru olarak şirket ortağı  ...'ün atanmasına ve davacı lehine yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Y11.H.D'nin04/09/2023 tarih ve E: 2023/4307-K: 2023/4609 İlamı ,HGK ).\" gerekçesi ile, <br>\"Davanın KABULÜ ile, <br>1-....... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ..... numarasında kayıtlı iken Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ....... tarih ....... sayılı ilanı ile terkin edilen ......... Şirketi'nin  İHYASINA, <br>Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin ve eksik bırakılan işlemlerin yapılması için şirket ortağı olan.......'ün tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, <br>Kararın kesinleşmesine müteakiben ...... Ticaret Siciline tescili için bir suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile İLANINA, bu konuda davacıya yetki verilmesine\" karar verilmiştir. <br>D) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Karara karşı davalı ...... Sicil Müdürlüğü vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; yerel mahkemenin davanın kabülüne, şirketin ihyası ile yargılama giderleri,harç ile vekalet ücretinin müvekkil sicil müdürlüğü üzerinde bırakılmasına ilişkin kararının hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin  ....... Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında yapılan terkin işleminin aynı maddede düzenlenen usule uygun olmadığı tespit olunduğundan, usulsüz işlem nedeniyle dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına dair kararın hatalı olduğunu, Adalet Bakanlığının yayınladığı hukuk sözlüğünde İhtar  kelimesine karşılık; Hatırlatma; dikkati çekme; uyarma; uyarım ifadeleri bulunmaktadır.Geçici 7.maddenin maddenin yer aldığı 6102 sayılı kanunun 18/3.maddesinde ise \" Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.\"hükmü düzenlemiştir. Kanun koyucu TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında  18.maddedeki gibi bir düzenlemeye gitmeyerek sadece ihtar ifadesi ile yetindiğini, hatta bu konu üzerinde tartışmaların yapılmasına engel olmak istediğini gösterir biçimde \"Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.\"diyerek esas itibariyle İhtarın şeklini ve İhtarın tebliğ edilmesi zaruretini belirlemediğini, kanun koyucu gerekçesinde de ihtarla ilgili hiçbir konuya değinmediğini, Hâl  böyleyken kanun koyucu ihtarın salt gönderilmesini aradığını başka bir hususa girmediğini, dosya kapsamında bu ihtarın ilgililerin sicil adreslerine yollandığının sabit olduğunu, ancak tevsik edici bulunmayarak müvekkil sicil müdürlüğünün dava açılmasına sebebiyet verdiği yorumuyla aleyhte yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir edildiğini, somut olayda ihtarların kanunun aradığı içerikte yapıldığını, Müvekkil sicil müdürlüğünün kanunun yüklediği görevi yerine getirdiğini, davacı yanın ihtarın yollanmadığı yönünde bir iddiasının bulunmadığını, mahkemece bu hususta bir iddia yokken değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, Müvekkil sicil müdürlüğünce ihtarların şirkete ve şirket temsilcisine yollandığını, yerel mahkemenin \" terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtaratın öncelikle şirkete ya da şirket yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilan sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu \"yönündeki gerekçesinin dosya kapsamına ve gerçeğe uygun olmadığını, Müvekkil sicil müdürlüğünün terkin işleminde bir usulsüzlük bulunmadığında yargılama giderleri, harç, vekalet ücretinin müvekkil davalı üzerinde bırakılmasının hukuka uygun olmadığını, Somut olaya benzer bir olayda Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin  14/10/2020 tarih ve E.2020/2299, K.2020/4113 sayılı kararında; \"..... davacının TTK.’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasına dayalı olarak eldeki davayı açtığı, geçici 7. maddede gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğine göre, mahkemece davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir...\" dendiğini, Yine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2024/749 E.-2024/1924 K.sayılı kararı ile \"....Davalı .... sicil Müdürlüğü dosya sunulan; yasanın amir hükmü uyarınca terkin edilen şirketin kayıtlı son adresine ve şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı gibi sicil dosyasında da dosyasında da rastlanılmamıştır. Buna göre yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususu, davalı tarafça ispat edilememiştir. Davacının devam eden icra takibi nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Buna göre mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesi verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde derdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2022 tarih 2022/2187 E. 2022/3135 K.) ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.\"dendiğini, Somut olayda yerel Mahkeme hüküm kısmı 2.paragrafında \"..Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin ve eksik bırakılan işlemlerin yapılması için şirket ortağı olan......'ün tasfiye memuru olarak atanmasına\" karar vermiş olup,hukuka uygun ve yerinde olmayan bu kararın kaldırılması için sayın mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden kaldırılmasına ve  yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>E)DELİLLER:<br>....... Asliye Ticaret Mahkemesinin E...../......, K....../..... sayılı dosyası kapsamı.<br>F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava; Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edilen şirketin, davacılar tarafından ......... Şti. aleyhine açılan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülebilmesi amacıyla ihyası istemine ilişkindir. <br>Mahkemece, \"Davanın kabulü ile, 1-.......Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...... numarasında kayıtlı iken Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ............ tarih ....... sayılı ilanı ile terkin edilen ................. Şirketi'nin  ihyasına; Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin ve eksik bırakılan işlemlerin yapılması için şirket ortağı olan......'ün tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına; Kararın kesinleşmesine müteakiben ....... Ticaret Siciline tescili için bir suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile ilanına, bu konuda davacıya yetki verilmesine\" karar verilmiş; Karara karşı davalı ....... Sicil Müdürlüğü vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur<br> İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki; gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebileceğini değerlendiren Dairemiz anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir.<br>Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalı tarafından re'sen terkin işleminin usulüne uygun yapıldığı, bu nedenle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu yönündedir.<br>İhyası talep edilen  ................'nin sicil kayıtları kapsamından,  TTK'nin geçici 7. maddesi uyarınca ............. tarihinde  sicilden re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır.<br>...... Asliye Hukuk Mahkeemsinin .../.... Esas  sayılı dosyası kapsamından, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine - ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasına  birleşen ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..../...Esas sayılı dosyası nezdinde-......... tarihinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davası açıldığı,  ....... ASHM'nin ........ tarihli ara karar ile davacı vekiline, sicilden re'sen terkin edilen şirketin ihyasını sağlamak üzere yetki ve süre verildiği görülmüştür. <br>Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde \" Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.<br> Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.\" denilmek sureti ile kanun metninde sayılan hâlleri tespit edilen şirket ve kooperatiflerin tasfiyesinin TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usûle göre yapılacağı belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla bu madde ile belirtilen sınırlı hallere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Mezkur maddenin 15. fıkrası ile \"Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak  mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.\" düzenlemesi getirilerek hukuki menfaatleri bulunanlar ile alacaklılara şirket ve kooperatifin ihyası için dava açma hakkı tanınmıştır.<br>Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirket veya kooperatifin sicil kaydı re'sen terkin edilmekle birlikte, bu işlemden önce TTK'nin geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine, sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar gönderilmesi ve ilan edilmek üzere aynı gün Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne gönderilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta şirketin, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ........ tarihinde sicilden terkin edildiği, Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yapıldığı, ancak şirket yetkilisine tebligat yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, bu hususta ticaret sicil müdürlüğüne yazılan yazı cevabı eklerinde de tebliğe ilişkin belge bulunmadığı anlaşılmıştır. TTK'nin geçici 7 maddesinin 15 inci maddesine, 23/05/2024 tarihli ve 7511 Sayılı Kanunun 16 ıncı maddesi ile eklenen ek cümle ile, geçici 7 inci maddede öngörülen usûle uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmolunamayacağı düzenlemesi getirilmiştir. Anılan düzenlemede dahi ilgili sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin ön koşulu terkin işleminin TTK'nin geçici 7/4-a maddesinde öngörülen usûle uygun şekilde  gerçekleştirilmesidir. Madde gerekçesinde de bu husus tekrar edilmiştir. Aksi hâlde ilgili sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmelidir. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin E.2024/4996, K.2024/7128 sayılı ve E.2024/4995, K.2024/7310 karar sayılı ilamları da benzer mahiyette olduğunu, davalı sicil müdürlüğü tarafından Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yapılmasına rağmen, şirket yetkilisine tebligat yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmamış olması,  celbedilen sicil dosyası içerisinde de tebliğe ilişkin evraka rastlanmaması karşısında, mahkemece davanın kabulü ile terkin işlemini usûlüne uygun gerçekleştirmeyip davanın açılmasına sebep olan davalı sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde  usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Bununla birlikte, Dairemizce benimsenen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin kararları ile (bkz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2024/2958 esas,  2024/4690 karar sayılı ilamı),  Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/11-340 esas, 2023/1236 karar sayılı, 2017/11-3184 esas ve 2021/1107 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, TTK'nin geçici 7. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin aynı maddenin 15. fıkrasına istinaden ihyasına ilişkin açılan davalarının, TTK'nin 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olduğu ve mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda, TTK'nin 547. maddesinin 2. fıkrası gereğince ihyası istenen şirketin dava dilekçesinde belirtilen işlemle sınırlı olmak üzere ihyasına ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekmektedir. Ancak, Mahkemece karar gerekçesinde \"..Bu durumda davaya konu şirket yönünden ......Asliye Hukuk Mahkemesi ......./..... Esas sayılı dosyasının takibi, sonuçlandırması, infazı işlemleri ile sınırlı olarak şirketin yeniden ticaret siciline kayıt tescili ile şirketin ticaret sicil kaydının ihyasına, tasfiye memuru olarak şirket ortağı ....'ün atanmasına ve davacı lehine yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" denilmesine rağmen hüküm fıkrasında ihyası istenen şirketin dava dilekçesinde belirtilen işlemle sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesi gerektiği hususunu göz ardı edilerek hüküm tesis edilmiş olması, hükmün infazında tereddüt yaratacağından, Diaremizce kamu düzeni yönünden yapılan incelemede usûl ve yasaya aykırı bulunmuştur. <br>Bu itibarla, davalı vekilinin istinaf başvurusun kamu düzenine ilişkin açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, anılan yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca -istinafa konu edilmeyen, istinafa konu edilip de istinaf itirazları yerinde görülmeyen, kamu düzenine de aykırılık teşkil etmeyen kısımlar yönünden ilk derece mahkemesi hükmü korunmak suretiyle- yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>Öte yandan, Yargıtay'ın güncel kararlarında, gerek 6102 sayılı TTK m. 547 ve gerekse Geçici 7. madde hükümleri kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin ihyası istemine ilişkin  davalarda, bu konuda bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı HMK'nin 362/1-ç hükmü uyarınca temyiz yolunun kapalı ve istinaf kararının kesin olduğu kabul edildiğinden, Dairemiz kararı kesin olarak verilmiştir. (Bkz. Yargıtay HGK'nun 14/07/2025 tarih ve E.2024/11-251, K.2025/468 sayılı; 14/07/2025 tarih ve E.2024/11-416, K.2025/475 K. sayılı kararları).<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle KABULÜ ile,  ...... Asliye Ticaret  Mahkemesinin ......... tarih ve E...../......, K...../..... sayılı kararının HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dava  hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, bu suretle;<br>1-) Davanın KABULÜ ile, <br>...... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... numarasında kayıtlı iken Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ........ tarih ............ sayılı ilanı ile terkin edilen .......... Şirketi'nin   ticaret sicil kaydının, ......... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...../........ Esas sayılı dosyasının sonuçlandırılması (taraf teşkilinin sağlanması ve kararın infazının temini) işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, şirketin bu konu ile sınırlı olarak  ..... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tesciline,<br>Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin ve eksik bırakılan işlemlerin yapılması için şirket ortağı olan ...'ün tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, <br>Kararın kesinleşmesine müteakiben ..... Ticaret Siciline tescili için bir suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile İLANINA, bu konuda davacıya yetki verilmesine<br>2-) Harçlar Kanunu uyarınca karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40-TL harç olup davacı tarafından yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile eksik yatan 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-) Davacı tarafından posta masrafı ve tebligat gideri olarak yapılan 646,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>5-) Yargılama gideri için tahsil edilen gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının HMK’nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden itibaren mahkeme yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine iadesine, <br>D)  İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN:<br>1-) İstinaf eden davacı tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar ilam harcının istek hâlinde İADESİNE, <br>2-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin taktiren üzerinde bırakılmasına, <br>3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>4-) Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nin 333.maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, <br>5-)  Miktar itibarıyla temyizi kabil olmayan işbu kararın, taraflara tebliği işlemlerinin ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br><br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-ç maddesi uyarınca KESİN olmak  üzere 22/10/2025 tarihinde oybirliği ile  karar verildi. <br><br><br><br>Başkan<br>e-imza<br><br>Üye<br>e-imza<br><br>Üye<br>e-imza<br><br>Katip<br>e-imza<br><br><br><br>\t<br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"960d095671378db4","SID":"2d0fb6317cbe4615"}}