{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1260 <br>KARAR NO: 2025/1679<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/03/2024<br>NUMARASI: 2023/170 Esas, 2024/255 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 02.05.2019<br>İSTİNAF KARARININ <br>VERİLDİĞİ TARİH: 16.10.2025<br>YAZILDIĞI TARİH: 16.10.2025<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/170 Esas, 2024/255 Karar sayılı kararı davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. nezdinde ... nolu poliçe kapsamında sigortalı olan, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ... yolu-... yolu istikametinden gelip ... Cadde istikametine seyir halinde iken, ... girişine yaklaşık 500 metre kala virajlı yolda aracın direksiyon hâkimiyetini kaybederek ve muhtemelen de yoldaki su birikintisinden kaynaklı olarak yolun sağında bulunan demir bariyerlere ve levhalara aracın sağ ön ve yan kısımları ile çarparak aracın devrildiğini, tavan ve alt kısımların muhtelif yerleri ile şarampolde bulunan taş ve kayalara çarparak ... nolu elektrik direğine 30 metre mesafede geldiği yöne dönerek durması şeklinde gerçekleşen maddi hasarlı ve yaralanmalı kaza neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını ve sürekli sakat kaldığını, Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/544 Esas sayılı dava dosyası ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan görülmekte olan kamu davasında yapılan yargılama sonunda kaza anında araç sürücüsünün davalı ... olduğunun tespit edilmesi üzerine müvekkili ...'ın isnat olunan suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle beraatine, ... hakkında alkollü araç kullanmak suretiyle kazaya sebebiyet vermekten suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiğini, kararın 15/03/2018 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile de tespit edildiğini, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/15224 soruşturma sayılı dosyasında, davalı ...'nın kaza anında alkol raporunun aldırılmadığı, alkollü olup olmadığının tespit edilemediği belirtilerek, alkollü bir şekilde araç kullanmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğinin tespit edilememesi nedeniyle alkollü şekilde araç kullanmak suretiyle kazaya sebebiyet verme suçundan 22/03/2018 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin 23/10/1988 doğumlu olup, ... kaza tarihi itibariyle 28 yaşında, kaza tarihinde lise mezunu olup ...'nde işçi olarak çalışmakta olduğunu ve aylık kazancının tazminatlar ve primler dahil asgari ücretin üzerinde olduğunu, müvekkilinin bu kaza nedeniyle boyundan aşağısının felç olduğunu ve sürekli olarak sakat kaldığını, yaşamını yatağa bağımlı olarak sürdürmek zorunda olduğunu, bir üçüncü şahsın yardım ve bakımına muhtaç hale geldiğini, iş gücünü sürekli olarak kaybettiğini, işgücü kaybı nedeniyle sürekli olarak kazanç kaybı yaşadığını, ekonomik geleceğinin sarsıldığını, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki araçla ... tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde, sürekli sakat kalarak maluliyetine neden olunan, araçta yolcu olarak bulunan davacı yönünden; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, iş gücü kaybı nedeniyle belirlenecek maddi tazminat tutarına karşılık 6100 sayılı HMK'nun 107. maddesi hükmü gereğince şimdilik 330.000,00-TL'nın (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi kapsamında ve limitle sorumlu olacak şekilde) araç sürücüsü yönünden olay tarihi olan ... itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 21/03/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte yargılama giderleri ve ücreti vekâletin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini; davacının kaza nedeniyle bakıma sürekli muhtaç hale gelmesi ve hayatını bir  üçüncü şahsın yardımı olmaksızın idame ettirme imkânsızlığı karşısında, belirlenecek bakıcı gideri tazminat tutarına karşılık 6100 sayılı HMK'nun 107. maddesi hükmü gereğince fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 330.000,00-TL'nın (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi kapsamında ve limitle sorumlu olacak şekilde) araç sürücüsü yönünden olay tarihi olan ... itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 21/03/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte yargılama giderleri ve ücreti vekâletin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini, davacının bizzat yaşadığı ve yaşamaya devam ettiği maddi ve manevi acı ve elemin karşılığı olarak 200.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin de davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine dair bir karar  verilmesini talep  ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracın sürücüsü olduğu iddiasına dayanak olarak Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/544 Esas 2018/76 Karar sayılı kararının gösterildiğini, bu dosya incelendiğinde davacı ...'ın sanık olarak yargılanırken müvekkilinin dosyaya tanık olarak katıldığını, meydana gelen kazada müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun olmadığını, davacı tarafın iyi niyetli olmadığını belirterek davaya konu olan trafik kazasında aracın sevk ve idaresindeki müvekkilinde olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... A.Ş. (Eski unvanı: ... A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe nolu zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin davacıya ait olan dava konusu ... plakalı aracın karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, müvekkili şirket sigortalısı olan davacının taleplerinin teminat dışı olduğunu, öncelikle sigortalı olan davacının işleten konumunda olduğu ve zarar gören üçüncü kişi konumunda olmadığından davanın reddi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; mahkemece taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası  nedeniyle, 6098 sayılı TBK'nun 54. maddesi gereğince kalıcı iş göremezlik zararı ve bakıcı giderleri zararından oluşan maddi tazminat ile 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı açılmıştır.<br>6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile dava, mahkememiz heyeti tarafından sonuçlandırılmıştır.<br>Dava konusu trafik kazasına karışan  ... plakalı aracı davacı ...'a ait ve onun adına trafikte kayıtlı olduğu taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. İncelenen dosya kapsamından da bu husus anlaşılmaktadır.<br>Tarafların uyuşmazlık noktalarının; ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sırasında ... plakalı aracın sürücüsünün kim olduğu, bu kazanın oluşumunda kimin ne oranda kusurlu olduğu, bu kazada yaralanması nedeniyle davacının maluliyet, bakıcı gideri ve manevi zararı olup olmadığı varsa davalıların bu zararlardan sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. <br>Mahkememizde evvelce yapılan yargılama sonunda 04/10/2021 tarihli, 2019/233 Esas  ve 2021/816 Karar sayılı gerekçeli karar ile  \"...Somut olayda kazaya karışan ... plakalı araç davacıya aittir. Davacı bu araç nedeniyle sigortalı ve aynı zamanda işleteni sıfatına sahiptir. Yukarıda açıklanan tüm hususlar karşısında işleten ve sigortalı sıfatına sahip davacının, zarar gören üçüncü kişi konumunda olmadığı, davacının davalı sigorta şirketi hakkındaki maddi tazminat davasının ZMMS poliçesi teminatının kapsamı dışında olduğu, davacının kendi sigortacısından maddi tazminat talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre davacının tüm davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının ve davacının, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının reddine\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkememizce verilen 04/10/2021 tarihli, 2019/233 Esas ve 2021/816 Karar sayılı gerekçeli karar davacı vekilinin talebi ile istinaf edilmiştir.<br>Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce icra edilen istinaf incelemesi sonunda 02/02/2023 tarihli, 2022/848 Esas ve 2023/244 Karar sayılı karar ilamı ile \".. ilk derece mahkemesince her ne kadar kazaya karışan aracın sürücüsünün davacı ... olduğu sonucuna varılarak bu nedenle davanın reddine karar verilmiş ise de; Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/544 Esas, 2018/76 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı dikkate alındığında, araç sürücüsünün ... olmadığı yönündeki tespit (maddi olgu) hukuk hakimini bağlayacağından araç sürücüsünün davalı ... olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan diğer davalı ... A.Ş. hakkında davanın reddine ilişkin kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Zira ilk derece mahkemesi kararında da belirtildiği üzere davacı ... kazaya karışan aracın maliki ve işleteni olmakla davacı işleten ve sigortalı sıfatına sahip olup, zarar gören üçüncü kişi konumunda olmadığından davacının davalı Sigorta şirketi hakkındaki maddi tazminat davasının ZMMS poliçesi teminatının kapsamı dışında olduğu, davacının kendi sigortacısından maddi tazminat talep edemeyeceği anlaşılmakla verilen karar doğru olup bu hususa ilişkin davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir. Bu durumda davacı vekilinin istinaf talebi kısmen kabul edilerek, ilk derece mahkemesi olan  Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/233 Esas 2021/816 Karar sayılı kararının kaldırılması ve davalı ... hakkındaki dava yönünden işin esasına girilerek davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. ...\" nedenleriyle mahkememizce verilen 04/10/2021 tarihli, 2019/233 Esas ve 2021/816 Karar sayılı gerekçeli karar  kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>İade edilen dava dosyası mahkememizin işbu 2023/170 Esas sırasına kaydedilmiştir. <br>HMK'nun 353/1. maddesi hükmüne nazaran Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 02/02/2023 tarihli, 2022/848 Esas ve 2023/244 Karar sayılı karar ilamı çerçevesinde HMK'nun 266. maddesi gereğince aktüer bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir aktüer bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, nüfus kaydı, trafik kaydı, SGK kayıtları, davacının gelirine ilişkin maaş bordro örneği ve diğer ilgili kayıt örnekleri, sosyal ve ekonomik durum araştırması, kusur raporu ve tüm dosya kapsamı incelenerek yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınarak %10 arttırım ve %10 iskonto metoduna göre davada talep edilen maddi zararlar yönünden aktüer hesabın yapılarak davacının varsa aktüer hesaplarının miktarlarının belirlenmesi hususunda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.<br>Görevlendirilen aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 21/11/2023 tarihli raporda özetle; davacının kalıcı iş göremezlik zararının 6.822.287,25-TL, bakıcı gideri zararının 6.604.621,96-TL olmak üzere toplam 13.246.909,21-TL\" olduğu belirtilmiştir. <br>Davacı vekili 19/02/2024 tarihli duruşmada \"Bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçemizi tekrar ederiz. 2024 yılı itibarı ile asgari ücret miktarlarının değişmiş olması nedeni ile bilirkişiden ek rapor aldırılması talebimiz yoktur. Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 21/11/2023 tarihli raporda yapılan hesaplamalar doğrultusunda davamızın kabulüne talep ediyoruz.\" şeklinde beyanda bulunmuş ve beyanının doğruluğunu imzası ile tasdik etmiştir.<br>Davacı vekili 11/03/2024 tarihli duruşmada \"Önceki tüm yazılı ve sözlü beyanlarımızı tekrar ediyoruz. Davanın kabulüne karar verilmesini talep ederiz. Belirsiz alacak davamızı belirli hale getirmek için süre talebimiz yoktur. Dava dilekçemizdeki talep ettiğimiz miktarlar üzerinden davamızın kabulüne karar verilmesini istiyoruz.\" şeklinde beyanda bulunmuş ve beyanının doğruluğunu imzası ile tasdik etmiştir.<br>Davacı vekilinin yukarıda açıklanan beyanları karşısında aktüer bilirkişiden güncel asgari ücret miktarına göre ek rapor alınmasına ve HMK'nun 114/2. maddesi uyarınca davacıya talebini tam ve kesin olarak belirlemesi için  kesin süre verilmesine gerek kalmamıştır.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarihli rapora göre davacı ...'ın ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen (servikal vertebra/omur kayması ve servikal vertebra kırıkları ile vertebra stabilizasyonu,myelomalazi, her iki üst ekstremitede mevcut kuvvet kayıpları, idrar/gaita inkontinansı ve parapleji) patolojileri ve fonksiyon kayıpları nedeniyle sürekli iş göremezlik halinde olduğu, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğu, tüm vücut  fonksiyon kaybı oranının ve/veya oranının %99 olduğu, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 02/02/2023 tarihli, 2022/848 Esas ve 2023/244 Karar sayılı karar ilamında; Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/544 Esas, 2018/76 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı dikkate alındığında, araç sürücüsünün ... olmadığı yönündeki tespit (maddi olgu) hukuk hakimini bağlayacağından araç sürücüsünün davalı ... olduğunun kabul edildiği, HMK'nun 353/1. maddesi hükmü  karşısında karar ilamının kesin olduğu ve mahkememizi bağlayıcı olduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarihli kusur raporuna göre; davalı sürücü ...'nın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 21/11/2023 tarihli raporda özetle; davacının kalıcı iş göremezlik zararının 6.822.287,25-TL ve bakıcı gideri zararının 6.604.621,96-TL olmak üzere toplam  zararının 13.246.909,21-TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince HMK'nun 114/2. maddesi uyarınca davacıya talebini tam ve kesin olarak belirlemesi için süre verilmesi istenmeyip bilakis dava dilekçesinde talep ettikleri miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini istediklerine dair beyanları karşısında taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının davalı ... hakkındaki davasının kabulü ile 330.000,00-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 330.000,00-TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 660.000,00-TL maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde \"Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir.\" hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza  ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan  kişinin manevi ıstırabını bir nebze  dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir. <br>Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre  kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarihli kusur raporuna göre; davalı sürücü ...'nın %100  kusurlu olduğu, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarihli rapora göre davacı ...'ın ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen (servikal vertebra/omur kayması ve servikal vertebra kırıkları ile vertebra stabilizasyonu,myelomalazi, her iki üst ekstremitede mevcut kuvvet kayıpları, idrar/gaita inkontinansı ve parapleji) patolojileri ve fonksiyon kayıpları nedeniyle sürekli iş göremezlik halinde olduğu, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğu, tüm vücut  fonksiyon kaybı oranının ve/veya oranının %99 olduğu, bu nedenle davacının 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı oldukları değerlendirilmiştir. Bu olay nedeniyle davacının duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, davacının alkollü sürücünün kullandığı araca binmesi, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat talebinde haklı olduğu görülmüş ve davacının davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 150.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi  ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının davalı ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, \"İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.\"; 85/1. maddesinde, \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\"; 85/son maddesinde ise, \"İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" hükümlerine yer verilmiş, trafik kazasının meydana gelmiş olduğu 07/09/2014 tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, \"Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.\" şeklinde ifade edilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.<br>Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd)<br>Kanun koyucu, 2918 sayılı KTK'nun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun'un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.<br>Karayolları Trafik Kanununda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında,  bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun \"Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar\" başlıklı 92. maddesinde: \"Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır:<br>a)İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,           <br>b)İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,<br>c)İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,<br>d)Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,<br>e)Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,<br>f)Manevi tazminata ilişkin talepler.\" hükmü ile, zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış; burada örnekseme yoluna gidilmeyip; tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır.<br>Somut olayda kazaya karışan ... plakalı araç davacıya aittir. Davacı bu araç nedeniyle sigortalı ve aynı zamanda işleteni sıfatına sahiptir. Yukarıda açıklanan tüm hususlar karşısında işleten ve sigortalı sıfatına sahip davacının, zarar gören üçüncü kişi konumunda olmadığı, davacının davalı sigorta şirketi hakkındaki maddi tazminat davasının ZMMS poliçesi teminatının kapsamı dışında olduğu, davacının kendi sigortacısından maddi tazminat talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davalı ... hakkındaki davasının kabulü ile talep ile bağlılık ilkesi yönünden 330.000,00-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 330.000,00-TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 660.000,00-TL maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı ... A.Ş. hakkındaki maddi tazminat davasının reddine, davacının davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 150.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi  ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, dair karar verildiği anlaşılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/170 esas sayılı kararı ile davacının kendi sigortacısından maddi tazminat talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığından bahisle davacının davalı ... A.Ş. Hakkındaki maddi tazminat davasının yeniden reddine ve davalı ... A.Ş. Lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça hatalı ve hukuk aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince davalı ... A.Ş hakkındaki 04/10/2021 tarihli, 2019/233 Esas ve 2021/816 Karar sayılı kararını kesinleştirmesi gerekirken, bu işlemleri ikmal etmediği gibi bozma ilamı doğrultusunda davalı ... yönünden davaya devamla bu davalı yönünden hüküm kurması gerekirken, açıkça bozma ilamına aykırı bir şekilde her iki davalı yönünden yargılamaya devamla davalı ... A.Ş yönünden yeniden hüküm kurulması ve yeniden lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nın tamamen kusurlu olması, müvekkiline atfedilecek bir kusurunun bulunmaması nedenleri gözetilerek müvekkilinin bu kazadan dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesinin imkansızlığı karşısında duygusal olarak tatmin edilmesi, çekmiş olduğu fiziksel ve manevi acıların bir nebze dindirilmesi, hafifletilmesi için müvekkilinin bizzat yaşadığı acı ve elemin karşılığı olmamakla birlikte manevi tazminat davasının tamamen kabulü ile 200.000,00 TL manevi örtüşmeyecek şekilde kısmen kabul kararı verilmiş olması ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının açıkça hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesince hatalı ve eksik olarak aleyhlerine olacak şeklide yargılama giderlerine hükmettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usule, hakka, hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu edilen kazada araç sürücüsü olmadığı işbu dosya kapsamında yürütülen yargılama esnasında dinlenen davacı ve davalı tanık beyanları ve kaza sonrasında tutanak tutan tutanak memurlarının ifadelerinin sabit olduğunu, burada büyük bir hukuk ihlali yapıldığını, müvekkilinin hayatının gasp edildiğini, asgari ücretle çalışan müvekkilinin belki de hayatının sonuna kadar ödemek zorunda kalacağı bir borca hiçbir hukuki gerekçe olmadan mahkum edildiğini, müvekkili hakkında aracın sürücüsü olduğuna dair hiçbir mahkeme kararının olmadığını, müvekkilinin dava konusu olayla alakalı hiçbir mahkemede yargılanmadığını, müvekkilinin haberi dahi olmadığı, kendisine tebligat yapılmadığı, savunma hakkı verilmediği, delil bildirme hakkı verilmediği bir dosyadan kaynaklı yüksek miktarda ömrünün sonuna kadar ödemesi gereken bir tazminata mahkum edildiğini, müvekkilinin yargılanmadığı, delillerini bildiremediği, hatta kanun yollarına başvuru hakkının dahi olmadığı bir kararın müvekkili hakkında kesin hüküm oluşturmasının adalet ile bağdaşmayacağını, müvekkilinin araç sürücüsü olmadığını, tüm tanıkların bu yönde beyanda bulunduğunu ve kaza tespit tutanaklarının da bu yönde tutulduğunu, müvekkilini yaşadığı bu mağduriyetin bu açık hukuk ihlalinin ivedilikle giderilmesi gerektiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE <br>Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;<br>Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası  nedeniyle, 6098 sayılı TBK'nun 54. maddesi gereğince kalıcı iş göremezlik zararı ve bakıcı giderleri zararından oluşan maddi tazminat ile 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada Dairemizin daha önceki 02.02.2023 tarih ve 2022/848 Esas 2023/244 Karar sayılı ilamında belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulduğu, maluliyete ilişkin alınan raporun Yargıtay kararlarına uygun şekilde ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalından kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, yine aktüerya bilirkişi raporunun Yargıtay Kararlarına uygun şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %10 iskonto yöntemine göre hazırlandığı ve hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüş, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve davacının maluliyet derecesi dikkate alındığında dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış, Dairemizin daha önceki kaldırma kararında davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik olmadığı hususuna değinilmiş, araç sürücüsünün davalı ... olduğu anlaşılmakla bu davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. <br>Ancak ilk derece mahkemesince en son kurulan hükümde davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.937,33 TL harcın davalı ...'dan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu hususta hata yapıldığı, davacı tarafın buna ilişkin istinaf sebebinde haklı olduğu anlaşılmış, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereği hükmün bu yönden düzeltilmesi yoluna gidilmiştir. <br>Bu durumda dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...'nın istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri kısmen yerinde görülerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ;<br>A-) Davalı ...'nın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>B-) Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/170 Esas, 2024/255 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE,<br>1-Davacının davalı ... hakkındaki davasının KABULÜ ile talep ile bağlılık ilkesi yönünden 330.000,00-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 330.000,00-TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 660.000,00-TL maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>2-Davacının davalı ... A.Ş. hakkındaki maddi tazminat davasının REDDİNE, <br>3-Davacının davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 150.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi  ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacının davalı ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE, <br>5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 45.084,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 2.937,33-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 42.147,27-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>6-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 10.246,50-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>7- Davacı tarafından peşin yatırılan 2.937,33 TL peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.981,73 TL harcın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>8-Davacı tarafından yapılan 379,20-TL tebligat gideri, 133,00-TL e-tebligat gideri, 700,05-TL posta müzekkere gideri ve 1.500,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 2.712,25-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı nazara alınarak takdir olunan 2.549,28-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>9-Davacının davalı ... A.Ş. hakkındaki maddi tazminat davası nedeniyle yaptığı yargılama giderinin kararın mahiyeti gereği davacı üzerinde bırakılmasına,<br>10-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>11-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>12-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat  talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve taktir olunan 98.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>13-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davasının reddi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/4. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>14-Davalı ... hakkındaki maddi tazminat davası yönünden kararın mahiyeti gereği lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>15-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat  talebi yönündenkarar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen kısım üzerinden hesap ve taktir olunan 24.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>16-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davasının reddi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, <br>17-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,<br>C-) Davacının istinaf başvurusu kısmen kabul edilmiş olmakla;<br>1-)  İstinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>2-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>3-) Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 50,00 TL e-tebligat gideri olmak üzere toplam 1.219,40 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>Ç-) Davalı ...'nın istinaf başvurusu reddedilmiş olmakla;<br>1-) Maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden alınması gereken toplam 55.331,10 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan toplam 13.832,78 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 41.498,32 TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>2-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>3-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>D-) 1-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,<br>2-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay yolu AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/10/2025<br>\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5e7f9809d62551f","SID":"810a20269b99ebca"}}