{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/316 - 2025/1679<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/316 <br>KARAR NO\t: 2025/1679<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/11/2024<br>NUMARASI\t: 2022/617 Esas - 2024/604 Karar<br>ASIL DAVA<br>DAVACI \t: AKARTEPE AKARYAKIT İNŞAAT İŞLETME SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: 1- TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI TÜRK ANONİM ORTAKLIĞI - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>İHBAR OLUNAN\t: KARTEPE TAPU MÜDÜRLÜĞÜ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>FERİ MÜDAHİLLER\t: 1- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t  2- ...<br>DAVA\t: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))<br>DAVA TARİHİ\t: 05/12/2022<br><br>BİRLEŞEN DAVA \t: 2024/287 Esas Sayılı <br>DAVACI \t: AKARTEPE AKARYAKIT İNŞAAT İŞLETME SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR\t: 1- TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI TÜRK ANONİM ORTAKLIĞI - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t: 2- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t  3- ...<br>\t  4- ...<br><br>DAVA\t: Vekaletnamenin Geçersizliği<br>DAVA TARİHİ\t: 11/06/2024<br><br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 10/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket Akartepe Akaryakıt İnşaat İşletme Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, 2016 yılından itibaren akaryakıt ve işletme sektörlerinde faaliyet göstermekte olup, Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne 26190 sicil numarası ile kayıtlıdır. Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, Uzuntarla Mahallesi, 165 Ada 11 Parselde bulunan otel, restoran ve müştemilatı olan benzin istasyonu niteliğinde, 31.006,56 m2 büyüklüğündeki taşınmazın tamamı müvekkil şirket üzerine kayıtlı olup müvekkil şirket anılan taşınmaz üzerinde ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, ... anılan vekâletname ile Kartepe Tapu Müdürlüğü’nde 21/09/2017 tarihli ve 9287 yevmiye numaralı “resmi senet” imzalayarak; Doğal Kaynaklar Akaryakıt Dağıtım Ve Gaz İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (“Doğal Kaynaklar Akaryakıt”), Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. ile yapmış olduğu ya da ileride yapacağı her türlü işlem ve sebepten doğmuş ve borçlarını; anapara olarak 6.000.000,00 TL ve buna ek olarak faiz ve resmi senette belirtilen diğer sair masrafları karşılamak üzere müvekkil şirkete ait ve müvekkil şirketin ticari faaliyetlerini yürüttüğü taşınmazı teminat olarak ipotek etmeyi kabul etmiştir. İlerleyen süreçte, Doğal Kaynaklar Akaryakıt tarafından Vakıfbank’a olan borçlarının ödenmediğinden hareketle; Vakıfbank tarafından müvekkil şirket Akartepe aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla; İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü 2018/32915 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, müvekkil şirkete ait taşınmazın satışı talep olunduğunu, sonrasında, müvekkil şirketin ticari faaliyetlerini yürüttüğü taşınmaz Kocaeli İcra Dairesi 2018/3001 T. Sayılı dosya ile satışa çıkarıldığını, müvekkil şirkete ait taşınmazın haksız ve hukuka aykırı ipotek nedeniyle satışa çıkarılması sonucunda müvekkil şirket aleyhine geri dönülmesi güç zararlar ortaya çıkacağından öncelikle sayın mahkemenizce dava konusu ipoteğin tesis edildiği Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parselde bulunan otel, restoran ve müştemilatı olan benzin istasyonu niteliğinde, 31.006,56 m2 büyüklüğündeki taşınmaz üzerine, davalı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü 2018/32915 e. sayılı dosyası (kocaeli icra müdürlüğü 2018/3001 t. sayılı dosyası) ile yapılmış  icra takibi nedeniyle, teminatsız olarak, davalının lehtarı olduğu ipoteğin 3. kişilere devir/temlikinin engellenmesi  ve cebri icra yoluyla satışının ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, ilgili satışın gerçekleşmesi halinde müvekkil şirketin ticari hayatı duracak, ödemeleri aksayacak ve itibarı yerle bir olacağını belirterek Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parselde bulunan otel, restoran ve müştemilatı olan benzin istasyonu niteliğinde, 31.006,56 m2 büyüklüğündeki taşınmaz üzerine teminatsız olarak, davalının lehtarı olduğu ipoteğin 3. kişilere devir/temlikinin engellenmesi ve cebri icra yoluyla satışının ihtiyati tedbiren durdurulmasına, davanın kabulüne, Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parselde bulunan otel, restoran ve müştemilatı olan benzin istasyonu niteliğinde, 31.006,56 m2 büyüklüğündeki taşınmaz üzerinde Davalı lehine tesis edilen haksız ve hukuka aykırı Kartepe Tapu Müdürlüğü’nde 21/09/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı resmi senetle kurulmuş ipoteğin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Banka ile Doğal Kaynaklar Akaryakıt Dağıtım ve Gaz İşletme Sanayi Ticaret Anonim Şirketi arasında imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca dava dışı Doğal Kaynaklar Akaryakıt Dağıtım ve Gaz İşletme Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’ne kredi tesis edildiği ve kullandırıldığını, davacı firma Akartepe Akaryakıt İnşaat İşletme Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi gayrimenkulünü müvekkili Banka lehine ipotek vermek suretiyle borcun sorumluluğunu üstlendiğini, müvekkili Banka Ümraniye Şubesi  cevaben T.C. Üsküdar 3. Noterliğinin 25.06.2018 tarih 09747 yevmiye Nolu ihtarnamesini keşide ederek müvekkili Bankanın ipotek hakkının bulunduğunu bildirdiğini, söz konusu alacak için tahsilatın yapılamadığını,  Üsküdar 25. Noterliği 16010 yevmiye nolu 20.09.2017 tarihli Düzenleme Şeklinde Vekâleti, ”Tatlı Su Mahallesi ... Caddesi ... ... Sokak No:... K:... Şerifali-Ümraniye/İSTANBUL” adresinde noterlik yapan  Üsküdar 25. Noteri .... tarafından düzlendiğini ve Noterlik Kanunu Madde 162 gereği sorumluluğu bulunmadığını, davanın  Üsküdar 25. Noterine ihbarı gerektiğini, davacının görme engelli olmasına rağmen tüm noterlik işlemlerini tanık olmaksızın yaptığını,  davacının iddiasının hukuki olmadığını, maddi bir hatadan ibaret olduğunu, davacı işlemi yapan noter ile kredi kullandırılan şirketin yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunmadığını belirterek dosya üzerinde verilen tedbir kararının yukarıda açıklanan sebeplerle kaldırılmasına, davanın Tatli Su Mahallesi Çetin Caddesi Nurettin Duman Sokak No: 1 K:2 Şerifali-Ümraniye/istanbul\" adresinde noterlik Yapan Üsküdar 25. Noteri ...‘e  ihbar edilmesine, davanın reddine, delil listesinin kabulüne, HMK madde 213/1-2 uyarınca davacı aleyhine haksız yere sahtelik iddiası nedeniyle tazminata hükmedilmesini karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen 2024/287 Esas sayılı dosyada:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2017 yılındaki yetkilisinin görme engelli olan davalı ... olduğunu,  şirket yetkilisi ...'in Üsküdar 25. Noterliği ... yevmyie nolu 20/09/2017 tarihli vekaletname ile davalı ...'i müvekkili şirkete tayin ettiğini, ...'in anılan vekaletname ile Kartepe Tapu Müdürlüğünde 21/09/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı resmi senet imzalayarak Doğal Kaynaklar Akaryakıt Dağıtım ve Gaz İşletmeleri Sanayi Ve Ticaret A.Ş.’nin Türkiye Vakıflar Bankası ile yapmış olduğu ya da ileride yapacağı her türlü işlem ve sebepten doğmuş borçlarını; anapara olarak 6.000.000,00 TL buna ek olarak faiz ve resmi senette belirtilen diğer sair masrafları karşılamak üzere müvekkili şirkete ait ve müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini yürüttüğü taşınmazı teminat olarak iptotek etmeyi kabul ettiği, ilerleyen süreçte Doğal Kaynaklar Akaryakıt tarafından Vakıfbank'a olan borçlarının ödenmediğinden hareketle Vakıfbank tarafından müvekkili şirket Akartepe aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü 2018/32915 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, daha sonra müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini yürüttüğü taşınmazın Kocaeli İcra Dairesi 2018/3001 Talimat sayılı dosyası ile satışa çıkarıldığını belirterek Üsküdar 25. Noterliği ... yevmiye nolu 20.09.2017 tarihli düzenleme şeklinde vekaletnamenin geçersizliğinin tespitine, geçersizliği talep edilen vekâletnamenin usulsüz bir şekilde tanzim edildiği vekâletname metninden anlaşıldığından öncelikle teminatsız olarak; Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parselde bulunan otel, restoran ve müştemilatı olan benzin istasyonu niteliğinde, 31.006,56 m2 büyüklüğündeki taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan davalı vakıfbank’ın lehtarı olduğu ipoteğin 3. kişilere devir/temlikinin ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesine, Usulsüz vekaletnameye dayanılarak tesis edilen ipoteğe ilişkin davalI Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı tarafından başlatılan İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü 2018/32915 E. Sayılı dosyası ve Kocaeli İcra Dairesi 2018/3001 T. Sayılı dosyasından yapılan cebri icra yoluyla satışın ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulmasına ve nihayet takibin ferileriyle birlikte iptaline, Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parselde bulunan otel, restoran ve müştemilatı olan benzin istasyonu niteliğinde, 31.006,56 m2 büyüklüğündeki taşınmaz üzerinde Davalı lehine tesis edilen haksız ve hukuka aykırı Kartepe Tapu Müdürlüğü’nde 21/09/2017 tarihli ve 9287 yevmiye numaralı resmi senetle kurulmuş ipoteğin terkinine (kaldırılmasına), Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/617 Esas sayılı dosyası ile huzurdaki davanın HMK m.166 gereğince birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; Mahkemenin 11/06/2024 tarihinde açılan 2024/287 Esas sayılı  davada taraf teşkili sağlanmaksızın 12/06/2024 tarihi itibariyle 2024/321 karar sayılı altında birleştirme kararı verilmiş olmasının yerleşik Yargıtay kararlarında da sözü edilen ilkelere açıkça aykırılık oluşturduğunu, kabul edilmesinin mümkün bulunmadığını, davaya bakma görev ve yetkisinin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olması nedeniyle müvekkili davalı noter ... hakkında açılan davanın iş bu dava dosyasından tefrik edilmesine ve davanın usul ve esastan reddine karar verilmesine, emredici nitelikteki normatif düzenlemeye rağmen mahkemenin aksi halin kabulü durumunda ise TTK 5/A maddesi uyarınca dava şartı arabuluculuk yoluna başvurmaksızın dava açılmasının mümkün bulunmadığının dikkate alınması ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, vekaletnamenin geçersizliğine karar verilmesi istemli dava bölümü yönünden ise davacı şirketin maddi hukuktan kaynaklanan tasarruf yetkisi bulunmadığı gibi aynı davanın kesin hükme bağlanmış olması da dikkate alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini, ipoteğin terkini talepli dava bölümü yönünden davada taraf sıfatı bulunmamasının yanı sıra vekaletnamenin geçersizliğine ilişkin dava bölümü yönünden kesin hüküm bulunmamasına rağmen madde metnindeki ifadesiyle hiçbir hakkı olmadığı halde iş bu davayı açmış olması karşısında davacı şirketin HMK'nın 329 maddesi hükmü uyarınca disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesini, mahkemece iş bu dava ile birleştirilmesine karar verilen 2024/287 Esas sayılı dava dosyasının 2022/617 Esas sayılı işbu dava dosyasından terkinine, müvekkili hakkında ipoteğin terkini ve vekaletnamenin geçersizliği istemiyle açılan davanın iş bu dava dosyasından tefriki sonrasında talep halinde yargılamaya yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmek üzere davanın usulden reddine, davanın niteliğine göre yargılamaya yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesin tarafından yazılı yargılama yönetimine göre yürütülecek davaya ilişkin savunma hakları saklı tutulmasına, arz ve izah olunan nedenler karşısında davanın usul ve esastan reddine, HMK 329 maddesi uyarınca davacı taraf hakkında disiplin para cezası uygulanmasına, müvekkilinin mesleki sorumluluk sigortası kapsamında olmak üzere iş bu davanın Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine ihbar edilmesine ve davanın ihbarı nedeniyle iş bu davaya cevap dilekçesi ile birlikte dava dilekçesi ve birleştirme kararı örneğinin tebliğine, ortada halen iki adet dava bulunduğu ve buna göre birleştirilen 2024/287 esas sayılı dava dosyası bakımından nispi peşin harcın eksik ödenmiş olduğu dikkate alınmak suretiyle ipotek bedeli olan 6.000.000,00 TL üzerinden hesaplanacak eksik harcın davacı şirkete tamamlattırılmasına, davanın usul ve esastan reddi kararıyla birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesi ile; davacı tarafından asıl dosyada 06/12/2022 tarihinde 50.000 TL harca esas değerle açılan davada Doğal Kaynaklar Akaryakıt Dağıtım ve Gaz İşletmeleri San. Tic. A.Ş lehine Türkiye Varlıklar Bankası T.A.O Ümraniye Şubesi tarafından kullandırılan krediye ilişkin olarak davacı adına tapu kayıtlı taşınmaz üzerine konan 21/09/2017 tarih 6.000.000 TL bedelli ipoteğin fekki talep edildiğini, ipoteğin terkini taleplerinde dava değeri ipotek tutarı kadar olduğu, nispi harca tabi olduğu, hal böyle iken davalı tarafından eksik harç yatırıldığını, birleşen dosyada yine aynı talep tekrar edildiği, bu kez 11/06/2024 tarihinde açılan davada 70.000 TL harca esas değer ifade edildiğini, mahkeme tarafından birleştirme kararı verilmiş ise de ipotek değeri 6.000.000 TL olduğundan bu tutar üzerinden hacın tamamlatılması için ara karar umuşturulduğu ve davacı tarafa muhtıra gönderildiği, gerek ana dosya gerekse birleşen dosyada eksik harcın tamamlanmamış olması nedeniyle her iki davanın açılmamış sayılmasını gerektiğini, birleşen davanın asliye ticaret mahkemesinde açılmış ise de davaya bakma görev ve yetkisinin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava konusu ipotek işlemine davanak davacı şirketin geçersiz olduğunun tespitini talep ettiği vekaletnameyi veren davacı şirketin o tarihteki yetkilisi ... İstanbul Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/726 Esas 2023/534 Karar sayılı kesinleşmen dosyasında davaya cevap  dahi vermeyerek davacının tüm iddialarını reddetmiş ve karar kesinleşmiş durumda olduğunu, davacı şirketin ipoteğin terkini talebinde şirket yetkilisi ...'in yanıltıldığı gerekçesi ile vekaletnamenin butlanla batıl olduğu iddiasına dayanmasının mümkün olmadığını, davacının işlem esnasında tanık talep edildiği, tanık bulunmadığı halde vekaletnamede tanıklar huzurunda yazılarak vekaletnamenin geçerli hale getirilmek istediği iddiası ile ...'in yanıltıldığı iddia etmesinin hiçbir somut delile dayanmadığı gibi davacının vekaletnamenin geçersizliğini ileri sürmesi HMK 53 anlamında zaten mümkün olmadığını, vekaletnameye ilişkin olarak davacı şirket işlem ilgisi olmadığından vekaletnamenin butlanla batıl olduğu iddiasını dolayısıyla menfi tespit anlanıma gelen borçtan ipotekten sorumlu olmadığı iddiasına dayanarak ipoteğin fekkini talep edemeyeceğini, davalı ...'in sonradan görme engelli olan okur yazar imza atabilen ve şirket yetkilisi olarak basiretli davranması gereken bir kişi olarak şirket adına vekaletname düzenlenirken tanık talep etmediğini, tanık talep etseydi bu tanıkların en azından ismi bilinir, bu kişilerin bilgisine başvurulacağını, davacının hiçbir somut delile dayanmayan şekilde ...'in vekaletname düzenlenirken tanık talep ettiğini, ancak noter huzurunda düzenlenen vekaletnamede yazılan tutanağın görme engelli ilgiliye tanıklar huzurunda açıkça okunup anlatıldı ifade edilmesine rağmen vekaletnamede hiçbir tanık ismine ve imzasına yer verilmediği iddiasının haksız ve dayanaksız olduğunu, noterlik kanunu m73 uyarınca düzenlenen vekaletnamenin usule uygun ve geçerli olduğunu belirterek eksik harcın tamamlanmamış olması halinde gerek ana dosya gerekse birleşen dosyanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, usule aykırı şekilde açılan davanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmek üzere tefrikini ve usulden reddini, huzurdaki birleşen dosyanın kesin hükme esas taleplerinin usulden reddini, davanın usule ve esasa ilişkin itirazları nedeniyle külliyen reddini, HMK 329 maddesi uyarınca davacı aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>Davalı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O vekili cevap dilekçesi ile; Davanın öncelikle zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın derdestlik sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu dava ile birleştirilmesine karar verilen dava her ne kadar ipoteğin fekki davası olarak açılmışsa da davalarda mevcut talepler incelendiğinde bu davada öne sürelen gerekçe ve taleplerin mahkemenin 2022/617 Esas sayılı dosyasında belirtildiğini, mahkemece bu hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi sureti ile davanın usulden zaman aşımı sebebi ile reddine karar verilmesini talep ettiğini, davanın derdestlik sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin 2022/617 Esas sayılı dosyasında belirtildiği birebir aynı olduğu ve bu taleplerin değerlendirilmesinin mahkemenin 2022/617 Esas sayılı dosyası üzerine hali hazırda yapıldığı dikkate alındığında derdestlik itirazının söz konusu olduğunu, davanın su sebeple reddine karar verilmesini talep ettiğini,  mahkemece HMK 390 maddesinin 3 fıkrasına aykırı olarak tedbir talep eden tarafından davanın esası yönünden kendisinin haklılığı yaklaşık olarak ispat edilmeden tedbir kararı verildiğini, tedbir kararının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bankanın iyi niyetli olarak noter tarafından düzenlenen resmi bir senedi dikkate aldığı ve davacı şirketin taşınmazını teminat olarak kabul ettiğini ve Doğal Kaynaklar Akaryakıt Dağıtım ve Gaz İşletme Sanayi Ticaret A.Ş'ne kredi tesis ettiğini ve kullandırıldığını, davacı söz konusu borcun ödenmesini engelleme amacıyla haksız itirazlarda ve iddialarda bulunarak işbu davayı ve icra dosyası incelendiğinde görüleceği üzere bir çok dava açtığını, davacının öncelikle zaman aşımı sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, noter tarafından düzenlenmiş vekaletname ile tesis edilmiş olan ipoteğin tarihi ve ipoteğe ilişkin başlatılmış olan icra takibi safahatı ve tarihi dikkate alındığında öğrenme tarihinden itibaren yasal olarak öngörülen süre içerisinde işbu davanın açılmadığını, noter ile arasında husumet bulunan şahsın aynı noterde tekrar işlem yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ...'in devamlı Üsküdar 25. Noterliği ile çalıştığını, tanıklar ibaresi Üsküdar 25. Noterliği 16010 yevmi nolu 20/09/2017 tarihli düzenleme şeklinde vekaletnamesinde daha önce yapılan başka bir işlemden maktu olarak sehven kaldığını, bunun bir maddi hata olduğunu, davacının iddiasının hukuki değil sadece maddi bir hatadan ibaret olduğunu, vekalette yazılanların davacının beyanlarına uygun olmadığı iddiasının asılsız olduğunu, davacı firma ipotek verilen dönem yetkilisi dava dışı ... ile borçlu firma ve ipotek veren firma arasında mevcut akrabalık vs yakın sosyal ve ticari ilişki birlikte değerlendirildiğinde davanın kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını belirterek haksız ve mesnetsiz olan davanın öncelikle usulden reddine, inceleme yapılması halinde ise belirtilen gerekçelerle esastan reddine, HMK 213/1-2 uyarınca davacı aleyhine haksız yere sahtelik iddiası nedeniyle tazminata hükmedilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı  tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Asıl davanın REDDİNE, <br>Birleşen 2024/287 Esas sayılı davada vekaletnamenin geçersizliği talebinin hukuki yarar bulunmadığından reddine, <br>Birleşen davada ipoteğin fekkine yönelik;<br>Davalı banka yönünden derdestlik yönünden davanın REDDİNE, <br>Davalı Seda yönünden davanın REDDİNE, <br>Davalı ... ve ... yönünden pasif husumet nedeniyle REDDİNE, <br>Davacını terditli olarak talep ettiği zarar tazminatı talebinin REDDİNE,  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ipoteğin tesisi işleminin davacı açısından haksız fiil niteliğinde olduğu iddialarının, mahkeme kararı ile sabit olmasına karşın ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, davacı sıfatında dahi bulunmayan ... açısından hak düşürücü süre incelemesinde bulunularak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece dava konusu ipotek tesisine dayanak vekaletnamenin şekil bakımından geçersizliği ilgili dönemdeki şekil şartları ve delillerinin dikkate alınmaksızın eksik incelendiğini, dava konusu ipoteğin tesisi işlemine dayanak Üsküdar 25. noterliği 16010 yevmiye numaralı 20.09.2017 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletnamenin şeklen geçersiz olduğundan işbu vekaletname dayanak gösterilerek tesis edilen dava konusu ipoteğin de hukuken geçersiz olduğunu, mahkeme tarafından verilen kararı kabul anlamına gelmemek kaydıyla asıl davada davalı banka yönünden derdestlik sebebiyle davanın reddine karar verilmesine rağmen banka yönünden nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, hak düşürücü süre sebebiyle reddedilse dahi hak düşürücü süre usule ilişkin olduğundan yine maktu vekalet ücretini gerektirdiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Birleşen dava davalısı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, okur yazar görme engellinin işleminin tanıksız olarak yapılmış olmasının hukuka aykırı olduğu yönündeki açıklamalarının gerek normatif düzenlemelere, gerekse dürüstlük kuralına açıkça aykırı ve bu nedenle hukuki önem ve değerden yoksun olduğu, yargı yeri tarafından dikkate alınmasının da mümkün bulunmadığını, söz konusu kararın gerek asıl dava yönünden, gerekse birleşen dava yönünden usul ve yasaya uygun olduğu; davacı şirketin hukuka aykırı açıklamalara dayalı istinaf yasa yolu başvurusunun usul ve esastan reddine karar verilmekle birlikte HMK'nın 351. maddesinin yollamasıyla 329. maddesi hükmü uyarınca disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2024 tarih, 2022/617 Esas - 2024/604 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl dava ipoteğin fekki, birleşen dava vekaletnamenin geçersizliği, ipoteğin fekki ve tazminat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacı şirketin bir dönem yetkilisi ve ortağı olan davalı ...’in Üsküdar 25. Noterliğinin 20.09.2017 tarih ve 16010 yevmiye sayılı “Düzenleme Şeklinde Vekaletname” ile diğer davalılardan ...’i davacı şirketin Kocaeli ili Kartepe İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazının dava dışı Doğal Kaynaklar Akaryakıt Dağıtım ve Gaz İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin davalı bankadan kullanacağı kredilere teminat olmak üzere ipotek tesisi için vekaletname verdiği, anılan vekaletnamede o dönem şirket yetkilisi olan davalı ...’in görme engelli olduğunun yazılmasına rağmen tanık bulundurmadan işlem yapıldığı gibi, evrakta “Yazılan bu tutanak görme engelli ilgiliye tanıklar huzurunda açıkça okundu, anlatıldı.” şeklinde ibare yazıldığı, anılan vekaletname düzenlenirken tanık bulundurulmadığından anılan vekaletnamenin geçersiz olduğu, usulsüz vekaletnameye dayalı ipotek işleminin de geçersiz olduğundan asıl davada ipoteğin fekki, birleşen davada vekaletnamenin geçersizliğinin tespiti, ipoteğin fekki veya uğranılan zararların tazmini için eldeki davanın açıldığı, davalılarca yapılan işlemin noterlik Kanununun 73.maddesine uygun olduğu, vekaletnamede bulunan tanıklar huzurunda okundu ibaresinin maddi hata niteliğinde olduğu, davacı şirket yetkilisinin benzer şekildeki tüm işlemlerinin tanıksız olarak yapıldığından bahisle davanın reddinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın ve birleşen davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık Üsküdar 25. Noterliğinin 20.09.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı “Düzenleme Şeklinde Vekaletname”sinin geçerli olup olmadığı, ipoteğin fekkinin gerekip gerekmediği, davacının tazminat talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu anlaşılmaktadır.<br>Somut olay bağlamında ceza mahkemesi kararlarının hukuk yargılamasına etkisinin incelenmesi gerekir. Hukukumuzda ceza mahkemesi kararlarının hukuk yargılamasına etkisi Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. <br>Türk Borçlar Kanunu'nun 74. madde hükmüne göre hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hâkiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını belirleyen ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.<br>Bu anlamda Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi vakıanın tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2022 tarihli ve 2019/10-111 Esas, 2022/948 Karar ile 15.12.2022 tarihli ve 2021/10-292 Esas, 2022/1759 Karar sayılı kararları).<br>Somut olayda; davacı taraf Üsküdar 25. Noterliğinin 20.09.2017 tarih ve 16010 yevmiye sayılı “Düzenleme Şeklinde Vekaletname”sinin şirketin o dönem ki yetkilisi olan davalı ...’in görme engelli olduğunun anlaşılması nedeniyle beyanlarının tanıklar huzurunda alınması gerekirken alınmadığından vekaletnamenin geçersizliğini ileri sürmüştür. Eldeki davada davalı olarak yer alan ve ilgili işlemin yapıldığı tarihte Üsküdar 25. Noteri olan davalı ... hakkında anılan eylemle ilgili olarak İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/455 esas sayılı dosyasının bulunduğu, anılan işlemi yapan dava dışı noterlik katibi ... hakkında da İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/296 esas sayılı dosyasının bulunduğu görülmektedir. <br>Anılan dosyaların incelenmesinde; iddianamelerde dava dışı noter katibinin davaya konu Üsküdar 25. Noterliğinin 20.09.2017 tarih ve 16010 yevmiye sayılı vekaletnamesinin düzenlenmesi sırasında Noterlik Kanunun 73.maddesi gereği  tanık bulundurması gerekirken bulundurmadan işlem yaptığından anılan işlemin yasaya aykırı olarak yapıldığı iddiasının bulunduğu, yine ilk derece mahkemelerince yapılan yargılama sonunda sanıkların beraatlerine dair verilen kararların İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 2024/2191 esas 2025/1801 karar ile aynı dairenin 2024/1484 esas 2025/1793 karar sayılı ilamları ile kaldırıldığı, yargılamaların devam ettiği anlaşılmaktadır.<br>Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2014/2696 esas 2014/21378 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; vekaletnamenin Noterlik Kanununda belirtilen şekilde yapılmaması halinde bu durumun yaptırımı kesin hükümsüzlük olduğundan işlem baştan itibaren hükümsüz hale gelir. Davalı ... hakkında anılan eylemle ilgili olarak İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/455 esas sayılı dosyasının ve işlemi yapan dava dışı noterlik katibi ... hakkında da İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/296 esas sayılı dosyasının bulunduğu ve anılan davaların halen derdest olduğu, anılan ceza dosyalarında yapılan işlemin Noterlik Kanununa uygunluğunun tartışıldığı ve dava konusu olduğu, 6098 sayılı yasanın 74.maddesi gereğince hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değil ise de, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağından mahkemece anılan ceza dosyalarının sonucu beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm verilmesi hatalı olmuştur.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddelesi gereğince kaldırılmasına, diğer istinaf istemlerinin kaldırma nedenine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2024 tarih, 2022/617 Esas - 2024/604 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.10/10/2025<br>\t<br>\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a1cdd91bfc8540b","SID":"2eccf98914be676a"}}