{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1308 <br>KARAR NO: 2025/1659<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/03/2024<br>NUMARASI: 2020/105 Esas 2024/316 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH:15/10/2025<br>YAZILDIĞI TARİH:15/10/2025<br>Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2020/105 Esas 2024/316 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili; davacının ... tarihinde ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araçta yolcu olarak seyahat etmekte iken trafik kazası geçirdiğini ve malul kaldığını, araç sahibi ve sigorta lehtarı ...'in vefat ettiğini, davacının kaza nedeniyle %5 oranında malul olduğunun tespit edildiğini, 1 yıl boyunca okuluna devam edemediğini ve sınıfta kaldığını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir cevap alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sona erdiğini beyan ederek bu nedenlerle 1.000,00-TL sürekli iş göremezliğe dayalı maddi tazminatın ve  1.000,00-TL kazanç kaybına dayalı maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 25/01/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik zararını 136.412,63-TL, kazanç kaybı zararını 193.587,37-TL olarak belirlemiştir. <br>Davalı vekili; davanın trafik sigortası genel şartları doğrultusunda davalı sigorta şirketinin rücu hakkında istinaden sigortalı ...'e ihbarını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketine kaza tespit tutanağının, sürücünün kimliğinin, ehliyet ve alkol durumunu gösterir hiçbir bölümünün yine bu tespite yarar başkaca herhangi bir evrakın ibraz edilmediğini, davacı tarafın başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının maluliyet oranının tespiti için adli tıp kurumuna sevk edilmesi ve kesin maluliyet rapor alınması gerektiğini, erişkinler için engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet oranını gösterir raporun dosyaya kazandırılmasını, kusur durumunun tespiti için de rapor aldırılmasını, geçici iş göremezlik tazminatı ve diğer tüm giderlerini tedavi teminatı kapsamında olduğundan ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışı olduğunu, davacının yaşı ve kaza tarihi itibariyle çalışmadığı göz önünde bulundurulduğunda Yargıtay içtihatları gereğince bu yönde bir talebi varsa geçici iş göremezlik taleplerinin reddi gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren avans faizi taleplerinin mevzuata aykırı olduğunu savunarak bu nedenlerle ihbar taleplerinin kabulünü, haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri doğrultusunda ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan son Adli Tıp raporuna göre; davacıda meydana gelen bedensel zararların sürekli iş göremezlik şeklinde oluştuğu, ayrıca orta öğretim düzeyinde eğitim ve öğretimine devam eden davacı bu kaza nedeniyle eğitim ve öğretimine bir süre devam edememesi ve başlayacağı meslek hayatına asgari ücret düzeyinde kazanç kaybı oluşacağı, yargılama sırasında davacının 28/08/2023 tarihinde kayıt yaptırdığı ve eğitim süresi iki yıl olan ... Meslek Yüksek Okulundan mezun olacağı muhtemel tarih ve ayrıca staj ve iş bulma süresi sonunda tahmini olarak 31/12/2025 tarihinde mesleğini icra etmeye başlayacağı ve asgari ücretin 1,35 katı düzeyinde gelir elde edeceğinin kabulü çerçevesinde kazanç kaybı zararının oluştuğu gerekçesiyle geçerli ıslah dilekçesi doğrultusunda davacının sürekli iş göremezlik ve kazanç kaybı yönünden maddi tazminat taleplerinin kabulüne; davalı sigorta şirketi yönünden kendisi için öngörülen özel temerrüt hükümleri (2918 sayılı kanun m.99) çerçevesinde kazanın/zararın ihbar edildiği 12/11/2019 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 21/11/2019 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilerek bu tarihten itibaren davalı sigorta şirketi yönünden yasal faiz işletilmek suretiyle ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli karayolları ZMMS poliçesi kapsamında 330.000,00-TL ile sınırlı olduğu göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; maluliyet oranının tespitinde ... kaza tarihi itibariyle özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurul raporları hakkında yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının ve iyileşme süresinin tespiti bakımından dosyanın Adli  Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesi gerektiğini, varsayıma dayalı olarak davacı lehine 1 yıllık süre için kazanç kaybı tazminatı hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacının öğrenci olup geçici iş göremezlik ya da kazanç kaybına uğramadığını, hesaplamanın  asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, tazminat bakımından hesaplama yapılması halinde aktüeryal yöntem ve teknik faiz uygulanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 ve 29/12/2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, dava tarihi öncesinde müvekkili şirket yapılan başvurunun usulsüz olduğundan geçersiz olduğunu, bu nedenle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, mahkeme kararındaki faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiğini, müvekkili şirkete gerekli evrakların tümü ile başvuru yapılmamış olduğundan davacının usule uygun olarak başvuru yapmadığı kabul edilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılması  talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE  GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>Dava, yaralamalı trafik kazası sonucu yaralanan davacının 2918 sayılı KTK kapsamında karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan maddi zararların (sürekli iş göremezlik, kazanç kaybı) tazmini talebine ilişkindir.<br>Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. <br>\"Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan\" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. <br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008  ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6197 Esas, 2021/8738 Karar Sayılı ilamı). <br>01/06/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtayca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. 01/06/2015 tarihinde yeni Genel Şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ... tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup  TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir. (Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı)<br>6098 sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda olmasına, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacının geçici iş göremezlik tazminatını, davalı sigorta şirketinden talep edebilmesine, her ne kadar davalı tarafından ZMSS yeni genel şartları ve 6111 Sayılı Yasa ile değişiklik yapılan 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu iddia edilmiş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.<br>Haksız fiil neticesinde cismani zarara uğramış olan davacının haksız fiil tarihi itibariyle mesleği  ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer kişinin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacı taraf, asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise SGK'dan trafik kazasının olduğu tarihteki ücret ve gelirlerini gösterir tüm belgeler getirtmelidir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır.<br>Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, kişinin kaza tarihindeki gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi tazminatın hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17.HD.’nin 2020/2073 E. 2021/1812 K. 23/02/2021 tarihli ilamı) <br>Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı iptal kararı (Resmi Gazete yayınlanma tarihi ...) ile 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde geçen ve genel şartlara atıf yapan cümle iptal edilmiş olunduğundan davacının gelirinin belirlenmesinde genel şartlardaki usul ve esaslar dikkate alınmayıp, 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesi uyarınca bu kanun, 6098 sayılı TBK ve Yargıtay yerleşik uygulamaları dikkate alınarak araştırma yapılarak, davacının geliri tespit edilecektir. Davacının asgari ücretin üzerinde bir gelir elde ettiği tespit edilemediği takdirde Yargıtay yerleşik uygulamaları gereğince davacının geliri olarak asgari ücret baz alınarak, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanacaktır. <br>Haksız fiil neticesinde zarar görmüş olan hak sahiplerinin maddi tazminat bedelleri hesaplanırken, öncelikle hak sahibinin geliri tespit edilir ve bu gelir eğer asgari ücretin üstündeyse aktüerya bilirkişileri tarafından Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda öncelikle haksız fiil tarihinden itibaren hesap tarihine kadar ki asgari ücretler tespit edilerek, hak sahibinin geliri asgari ücrete endekslenmek suretiyle bulunan sonuç dikkate alınarak, bilirkişi tarafından hak sahibinin geçici ya da sürekli işgöremezlik tazminatı hesaplanır. <br>Dosya kapsamına göre; dava konusu somut olayda kazanın ... tarihinde meydana geldiği, bu durumda uygulanması gereken yönetmeliğin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik olması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından ... tarihinde alınan maluliyet raporunda, \"Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği\" uygulanmıştır ve maluliyet hatalı olarak işbu yönetmeliğe göre tespit edilmiştir.<br>Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre davacıda maluliyet bulunup bulunmadığı yönünde yeniden rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekli iken bu hususa dikkat edilmeden olay tarihinde geçerliliği bulunmayan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş maluliyet raporu dikkate alınarak hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf taleplerinde haklı olduğu sonucuna varılmıştır.<br>Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davanın çözümünü sağlayacak ve esasına etki edecek nitelikteki deliller usulünce ve tam manasıyla toplanmadan dolayısıyla değerlendirilmeden ilk derece mahkemesince hüküm kurulmuş olduğundan, davalı vekilinin istinaf talebi (maluliyet tespitinin doğru yönetmeliğe göre yapılmaması istinafı yönünden kabul, sair itirazlar yönünden red) kısmen kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının, duruşma yapılmaksızın, kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair 6100 sayılı HMK md. 353/1-a-6 gereğince duruşma açılmaksızın aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-) Davalı vekilinin istinaf talebinin (maluliyet tespitinin doğru yönetmeliğe göre yapılmaması istinafı yönünden kabul, sair itirazlar yönünden red) KISMEN KABULÜ İLE; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2020/105 Esas 2024/316 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-) Davanın yukarıda gerekçe bölümünde belirtilen hususlar değerlendirilerek yeniden görülmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE,<br>3-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf kanun yoluna başvuran tarafa İADESİNE,<br>4-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,<br>6-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca YATIRANA İADESİNE,<br>7-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince YERİNE GETİRİLMESİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi  uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a947fe987433174","SID":"a6985d31c573c08d"}}