{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1455 - 2025/829<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                      <br><br>\t\t\t                    (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t                  K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br>\t            \t\t     <br>ESAS NO\t: 2025/1455 <br>KARAR NO\t: 2025/829<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  ANKARA 5. ASLİYE TİCARET \t\t\t\t               MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t\t:  26/02/2025<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2025/204E., 2025/164K.<br><br><br><br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.\t\t\t\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında ihale yolu ile alınan hizmete ilişkin sözleşmeler akdedildiğini, ilgili sözleşmeler gereği yüklenici davalıların, aralarında dava dışı ...'in de bulunduğu kendi işçilerini müvekkiline ait işyerinde çalıştırma yükümlülüğü altına girdiklerini, dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açılan İzmir 13. İş Mahkemesinin 2017/756 Esas 2020/26 Karar sayılı ilamı doğrultusunda dava dışı işçiye müvekkili tarafından 86.881,22 TL 28/08/2020 tarihinde ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek,  ödenen 86.881,22 TL'nin davalı firmalardan her birinin payına düşen şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlulukları oranında tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... Holding Anonim Şirketi  vekili, davacının kıdem tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"... eldeki dava öncelikle Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/491 Esas sayılı dosyası ile açılmış, mahkemece verilen görevsizlik kararı 13/02/2025 tarihinde kesinleşerek davacı vekilinin talebi üzerine dosya 17/02/2025 tarihinde mahkememize tevzii edilmiş, davanın arabuluculuğa tabi olmasına rağmen davacı vekilinin görevsizlik kararından sonra, dosya mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini mahkememize sunmadığı tespit edilmekle; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi gereği arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin mahkememize sunulması için 18/02/2025 tarihli tensip zaptımız ile davacı vekiline 1 haftalık kanuni kesin süre verilmiş, iş bu kesin süre içerisinde ilgili tutanak aslı veya onaylı sureti mahkememize sunulmadığı taktirde Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına karar verilerek, tensip zaptı ihtar mahiyetliyle davacı vekiline tebliğe çıkarılmış, davacı vekili 24/02/2025 tarihli dilekçesinde, işbu dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığını, Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/2024 tarih ve 2023/491 E. - 2024/354 K. Sayılı kararı ile göreve ilişkin dava şartının yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verildiğini, dosya mahkememize gönderilmeden önce, dava şartı arabuluculuk görüşmeleri yapılarak 14.01.2025 tarihli arabuluculuk anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini belirttiği, ancak arubuluculuk bürosuna başvuru tarihinin, görevsiz mahkemede açılan  dava tarihinden sonra olan 06/12/2024 tarihi olduğu,  anlaşılmakla, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın HMK'nın 114/2 maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,...\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava şartı zorunlu arabuluculuğa tabi olmayan  asliye hukuk mahkemelerinde açılan iş bu davada, davanın ticaret mahkemelerinde görülmesi gerktiği yönünde verilen kararın ardından arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğini, görevli ticaret mahkemesince davanın esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken davanın dava şartı yokluğu gerekçesi ile reddinin hatalı bir karar olduğunu savunarak, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan işçilere ödenen tazminatların rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.<br> \tHukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda TTK’nın 5/A maddesine getirilen düzenlemede, ticaret mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.<br>\t6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.<br>\tDava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.<br>\tSomut olayda; dava öncelikle Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/491 Esas sayılı dosyası ile açılmış, mahkemece verilen görevsizlik kararı 13/02/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekilinin talebi üzerine dosya 17/02/2025 tarihinde asliye ticaret mahkemesine tevzii edilmiştir.Davacı 06/12/2024 tarihinde arabulucuya başvurmuş olup, süreç 14/01/2025 tarihinde sonuçlanmıştır. Mahkemece tensip ise 18/02/2025 tarihinde yapılmıştır. Yargıtay son içtihatları kapsamında, eldeki dosyada istisnai olarak görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.<br>\tBuna göre Dairemizce, HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi uyarınca esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>              HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1,a.4. gereğince, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2025/204E., 2025/164K. sayılı dava dosyasında verdiği 26/02/2025 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.<br>\t2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine.<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t16/10/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  17/10/2025<br>\t\t\t\t<br><br>          \tBaşkan                      Üye              Üye                 Katip <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4801ac1d6e10dc1","SID":"0aa91d598124c537"}}