{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 11/09/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t:...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>İHTİYATİ HACİZ<br>TALEP EDEN\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>KARŞI TARAF\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talepli değişik iş başvuru dilekçesinde özetle;  müvekkili firmanın, uzun yıllardır ...İlçesinde ...markası altında gayrimenkul inşa eden, pazarlayan, satışını yapan bir firma olduğunu, müvekkilinin yaptığı işte temayüz ettiğini, kamuoyunun takdirini kazanmış ... Sağlık Vakfı, Polis Vakfı gibi sivil toplum örgütlerinin daimi destekçisi olduğunu, davalı firma yetkililerinin, Emlak Komisyoncusu aracılığıyla müvekkili firma ile iletişime geçtiklerini ve firmalarını Devlet ihalelerine katılan alt yapı-üst yapı ihalelerine katılan bir firma olarak tanıttıklarını, ayrıca firmalarının devlet ihalelerine katılabilmesi ve finansman yaratabilmesi için teminat göstereceği gayrimenkuller almak istediklerini beyan ettiklerini, müvekkili tarafından satışa hazır olan projelerin, davalı firma yetkililerine gezdirildiğini ve... Mahallesinde bulunan ... projesinden 18 bağımsız bölümün müvekkili tarafından, davalı firmaya satışı için anlaşma sağladıklarını, müvekkili ile davalı firmanın, satışı kararlaştırılan bağımsız bölümlerin adet fiyatı için KDV dahil 7.275,000-TL karşılığında anlaştıklarını, davalı firmanın, ... Bankası ve diğer bankalar ile anlaşması olduğunu gayrimenkulleri tapuda devraldıktan sonra teminat gösterip ipotek koyduracağını ve satış bedelinin bundan sonra ödeneceğini müvekkiline bildirdiğini, buna göre 19/03/2025 tarihinde ...Mahallesi ...Ada ..Parsel ...3 adet bağımsız bölümlerin, tapuda davalı firmaya devredildiğini, 20/03/2025 tarihinde ... 2 adet bağımsız bölümlerin, tapuda davalı firmaya devredildiğini, bu 5 adet bağımsız bölümün satış bedelinin, davalının beyanına (satışı aldıktan sonra teminat göstererek paranızı ödeyeceğiz) uygun olarak 21/03/2025 tarihinde 5 bağımsız bölüm satış bedeli olarak 36.375.000,00-TL olarak müvekkiline ödendiğini, 24/03/2025 tarihinde ... numaralı 2 adet bağımsız bölümlerin tapuda bedel alınmadan devredildiğini, bunların satış bedellerinin, 07/04/2025 tarihinde 14.550.000,00-TL olarak müvekkili firmaya ödendiğini, 08/04/2025 tarihinde, ... numaralı 4 adet bağımsız bölümün tapuda davalı firmaya devredildiğini ve aynı tarihte 21.825.000,00-TL ve 7.275.000,00-TL olarak ödemelerinin alındığını,  ilk satış işlemleri ile toplamda 11 adet bağımsız bölümün satışının yapıldığını satıştan sonra 1-2 gün içerisinde satılan gayrimenkullerin parasının toplu olarak ödenmesi müvekkilinin, davalıya güven duymasını sağladığını, bundan sonra müvekkilinin, gayrimenkul piyasasının durgun olduğu günün şartlarında bu şekilde satış yaparak sağladığı yüksek istihdamı korumayı hedeflediğini, davalının da basiretli bir tacir gibi davranmasından, iletişimin açık olduğundan ve ödemelerin zaman zaman gecikmesine rağmen eksiksiz yapılmasından sebep davalıya güvendiğini, bu sebeple davalının geri kalan gayrimenkullerin tamamının satışını talep etmesine olumlu yanıt verdiğini, bunun üzerine 08/04/2025 tarihinde, ... numaralı bağımsız bölümler ile ... numaralı bağımsız bölümlerden ibaret 7 adet bağımsız bölümün hiçbir bedel alınmadan davalı firmaya tapuda devredildiğini, müvekkili tarafından, 08/04/2025 tarihinde yapılan gayrimenkul devri işleminin adet ve bedel olarak en büyük devir işlemi olduğunu, ancak müvekkilinin ısrarla tapu bedellerini istemesine rağmen 15/04/2025 tarihinde 1.000.000-TL, 22/04/2025 tarihinde 2.000.000-TL, 28/04/2025 tarihinde 5.000.0000-TL, 16/05/2025 tarihinde 500.000-TL kısmi ödeme yapıldığını ancak kalan 42.425.000,00-TL nin müvekkiline ödenmediğini, karşı tarafın kısmi ödemelerden sonra müvekkilini sürekli oyalamaya başladığını EFT emirleri attığını, bazı günler paranız 1 saate kadar hesabınızda şeklinde beyanda bulunduğunu, müvekkilinin, güvenin hileli davranışlarla kazanıldığını ve nihai hedefin anlaşılan bağımsız bölümlerin önemli bir kısmının dolandırılarak alınmak olduğunu anladığını, bunun üzerine müvekkilinin “alım-satımdan vazgeçtik, tapularımızı iade edin” beyanında bulunduğunu, davalı firma yetkililerinin bu beyana olumlu yanıt verdiklerini, müvekkilinin umutla tapularının iadesini beklerken davalı firma yetkililerinin iade için başvuru yaptıklarını işlemin 14/05/2025 Tarihli ... Müdürlüğü'nün ... Başvuru Takip numarasından kontrol edilebileceğini beyan ettiklerini, müvekkilinin, davalı firma yetkililerinin gönderdiği başvuru numarasını kontrol ettiklerinde bu şekilde bir başvuru yapıldığını ancak hemen akabinde iptal edildiğini görmeleri üzerine dolandırıcılık eylemine maruz kaldıklarına kani olduklarını, taraflarınca, devredilip parası alınmayan bağımsız bölümlerin tapu kayıtları incelendiğinde tüm tapular üzerine ...Bankasının  sözde satış başvurusundan önce 18/04/2025 tarihinde 400.000.000,00-TL ipotek koymuş olduğunun görüldüğünü ve bu suretle satış başvurusu işleminin  müvekkili kandırıp oyalamak niyetiyle yapıldığı hakikatte bu şekilde bir işlemin olmasının mümkün olmadığının anlaşıldığını, davalı firma yetkililerinin, müvekkili firma yetkililerini sürekli oyaladıklarını, zira davalı firma yetkililerinin güven telkin edici hareket ederek müvekkilinin güvenini kazandığını, 11 bağımsız bölüm bedelini ödediğini ancak toplamda devri yapılan 18 bağımsız 7 adete tekabül eden 42.425.000,00-TLlik kısmını ödemediğini, halen faaliyetlerine devam eden davalı firmanın yetkililerinin ... ülkesinde mukim olduğu dahi tespit edildiğinden ülkemizde müvekkil firma gibi başkaca firmaları da benzer yöntemlerle aldattığı ve alacaklılarından mal kaçırıp ülkeyi terk edecekleri yönünden duyum ve bilgiler de alındığını belirterek, duruşma ve tebligat yapılmaksızın, alacaklarına yeter miktarda; borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine (uygun görülecek teminat mukabilinde) ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi 02/06/2025 tarihli değişik iş kararında;  talebe konu resmi senetlere tabi satışlara ilişkin gelen tapu kayıtları ve resmi senetlerde satış bedelinin nakden ve tamamen alındığının açıkça belirtildiği, talep eden tarafça sunulan yazışma, ekran görüntülerinin, faturaların ve ödeme dekontlarının peşin satış karinesini değiştirir nitelikte olmadığı, ödeme evraklarında herhangi bir taşınmaz ada parsel numaralarının yer olmadığı, talep edenin iddia edilen hususların yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle; şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  değişik iş başvuru dilekçesindeki beyanlarını ve taleplerini tekrarla, duruşma ve tebligat yapılmaksızın, istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak 42.425.000,00-TL değerindeki alacaklarına yeter miktarda; borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine (uygun görülecek teminat mukabilinde) ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.<br>İhtiyati haciz talep eden vekili 13/08/2025 havale tarihli ek istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına, ...Mahkemesi’nin ...Değişik İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu; ancak söz konusu taleplerinin dosya kapsamı ve sunulan deliller dikkate alınmaksızın, somut gerekçelerden yoksun şekilde reddedildiğini, ancak halihazırda, ... Başsavcılığı'nın... Soruşturma numaralı dosyası ile yürütülen dolandırıcılık dosyası kapsamında savcılık tarafından dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde suçun işlendiğinde dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, ileride telafisi güç ve imkansız zararların doğma ihtimalinin bulunması, söz konusu ...i'nin sabit adresinin bulunmaması hususları dikkate alınarak; ... numaralı bağımsız bölümler ile ... numaralı bağımsız bölümler hakkında CMK'nın 128 ve devamı maddeleri uyarınca tapu siciline şerh verilmek suretiyle tedbir kararı verilmesi Sulh Ceza Hakimliğinden talep edildiğini, akabinde ... Hakimliği tarafından  ...değişik iş numaralı dosyası ile bahse konu taşınmazlar hakkında tapu siciline şerh konulmasına karar verildiğini, tüm bunların ihtiyati haciz taleplerini zorunlu kılar ve haklı gösterir nitelikte olduğunu, gelinen noktada ... Mahkemesi ...Değişik iş dosyası nezdinde yapmış oldukları ihtiyati haciz taleplerinin, dosya kapsamına ve somut delil durumuna aykırı olarak haksız şekilde reddedilmiş ise de; aynı taleplerinin ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ceza soruşturması çerçevesinde değerlendirildiğini ve haklı hukuki gerekçeler doğrultusunda kabul edilerek tedbir kararı verildiği gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Talep, satış sözleşmesinden kaynaklı ihtiyati haciz talebine ilişkindir.<br>İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati  haciz, alacaklının  bir  para  alacağının  zamanında ödenmesini  güvence altına almak  için  mahkeme  kararı ile  borçlunun  mallarına (önceden) geçici  olarak el  konulmasıdır.  <br>İhtiyati haciz HMK'nın  406/2 maddesinde  geçici  hukuki  koruma olarak  kabul edilmiş, ihtiyati  haciz  şartları ve etkileri ise  İİK'nın  257. maddesinde  düzenlenmiştir. <br>İİK'nın  257. maddesi \"rehinle  temin edilmemiş ve  vadesi  gelmiş  bir  para  borcunun alacaklısı, borçlunun  yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını  ihtiyati  haciz ettirebilir. <br>Vadesi gelmemiş  borçtan  dolayı  yalnız aşağıdaki  hallerde  ihtiyati  haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayen  yerleşim  yeri  yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak  maksadı ile  mallarını   gizlemeğe,  kaçırmağa veya  kendisi kaçmağa hazırlanır yahut  kaçar  ya  da bu  maksatla  alacaklının  haklarını ihlâl eden  hileli  işlemlerde  bulunursa; <br>Bu suretle  ihtiyati  haciz  konulursa  borç  yalnız  borçlu  hakkında  muacceliyet kesbeder.\" şeklindedir. <br>İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. <br>Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.<br>Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir alacak bulunduğu konusunda yaklaşık ispatın bu aşamada sağlanamadığına, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen şartların oluşmadığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-..Mahkemesi'nin ... D.İş Esas ...D.İş Karar sayılı dosyasında verilen ... tarihli değişik iş kararına karşı ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi....<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e766ac35817a1507","SID":"69760e9dd36abb63"}}