{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t:...<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t:...<br><br>DAVACILAR\t: 1-... -T.C. Kimlik no: ...<br>\t\t2-... -T.C. Kimlik no: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-<br>DAVALI\t: ...-T.C. Kimlik no:...-<br>VEKİLİ\t: Av. ...-<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: <br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar aleyhine ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, davacılardan ... bakımından; daha sonradan icra dosyasından Uyap Vatandaş portaldan gördükleri kadarıyla ... için bono üzerinde atılan imzaların kesinlikle müvekkili ...'a ait olmadığını, senetteki bu imzanın kendi imzasına benzetilmeye çalışıldığını çıplak gözle anladığını, diğer yandan senedin özellikle üst kısmının sonradan doldurulduğunun açık olduğunu, her nasıl ele geçirildiyse bu senedin ele geçirildiğini ve üzerinin alacaklının art niyetli olarak kendi insiyatifiyle doldurulduğunun açık olduğunu, anılı alacaklının müvekkiline ait olan tırın şoförü olup müvekkilinin sigortalı işçisi olduğunu, bu anlamda bir an için senetteki imza müvekkiline ait olsa dahi bu türden ve bu miktardan müvekkilinin alacaklıya borçlu olma ihtimalinin bulunmadığını, senet üzerinde \"nakden\" ibaresi doldurulmuş olmakla bu alacağın nakit paraya ilişkin olduğu iddiasının da senet üzerinden anlaşıldığını, müvekkillerinin alacaklı şahıstan herhangi bir şekilde borç almalarının söz konusu olmadığını, müvekkili ... bakımından ise; söz konusu imzanın kendisine ait olma ihtimalinin bulunduğunu, ancak bu senedi kime, hangi sebeple, ne zaman verdiğini hatırlamadığını, kendi çalışanları olan, şoförleri olan bu alacaklıya bu şekilde bir borçlarının olma ihtimalinin kesinlikle olmadığını, müvekkili... yönünden imzaya itiraz ve borçlu olmadığına, müvekkili ... yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu senedin davacılardan ... tarafından borcuna karşılık olarak müvekkiline verildiğini, imzaların davacılara ait olduğu bilgisinin de ... tarafından müvekkiline iletildiğini, ...'ın senetteki imzalardan birinin kendisine diğerinin de eşi olan ...'a ait olduğu hususunda müvekkilini bilgilendirdiğini ve senet alışverişinden eşinin de bilgisi olduğunu müvekkiline ilettiğini, senetteki imzanın davacı tarafın iddia ettiği gibi davacılardan ...'a ait olmaması halinde ... tarafından resmi evrakta sahtecilik suçunun işlenmiş olmasının söz konusu olduğunu, davacılardan ... eşi ...'ın mülkiyetinde olan ... plakalı yarı çekici takılı tırın ve ... plakalı dorsenin ortaklığını 3. şahıs olan ... isimli şahıs ile 2011 yılından beri yürüttüğünü, ...'in 2019 yılında şirketten ayrılarak, tır ve dorse üzerindeki hissesini müvekkiline sattığını, müvekkilinin tırın ve dorsenin bedelini ödeyip ... ve ... ile ortak olduktan sonra ... tarafından aralarında sözleşme yapılacağını iddia etmiş ise de, müvekkilini oyaladığını son olarak da müvekkilinin halen daha sigortalı olarak çalışanları iken müvekkilini hırsızlık ile itham ederek kötü niyetli hareket ettiklerini ortaya koyduğunu, ..Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ... Soruşturma numarası ile soruşturmanın devam ettiğini, söz konusu senedin de müvekkiline alacağının karşılığı olarak verilmiş bir senet olup, senetteki miktarın hem tır ve dorse ortaklığı için verilen bedeli hem de müvekkilinin tır için yaptığı masrafların bedelini içerdiğini, bu hususta ...'in beyanının alınmasının haklılıklarını ispat edeceğini, davacılar tarafından sunulan tüm iddiaların yersiz olup müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakılmasının hedeflendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacılar aleyhine ... Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu icra takibi başlatıldığı, takibe konu bonoda davacı ...'ın keşideci olarak, davacı ...'ın ise kefil olarak  bulunduğu, takibe dayanak kambiyo senedi yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ...tarihli rapor ile davacı keşideci ... yönünden senetteki imzanın kendisine ait olmadığının anlaşıldığını, ATK raporu, soruşturma ile ceza mahkemesi dosyası da birlikte değerlendirildiğinde davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verildiği,<br>Davacı ... yönünden ise imza inkar edilmemekle kefil hakkında takip yapılıp yapılamayacağı ve keşidecinin imzasının sahte olması halinde kefilin sorumlu olup olmayacağı yönünden yapılan incelemede; davacı borçlu ...'ın takip dayanağı bonoyu aval veren olarak sorumlu olmayı gerektirir şekilde imzaladığı, 6102 sayılı TTK'nun 702/1. maddesine göre aval veren kişinin, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağını düzenlediği, avalin bağımsız ve aslî bir nitelik taşıdığı, aval veren borçlu ... hakkında icra takibi yapılabileceği gibi (Yargıtay 12. HD., 2016/2320 E., 2016/15157 K.) keşidecinin imzası her ne kadar taklit edilmiş ve sahte ise de bononun düzenlendiği tarihte keşideci ve kefil eş olup, bekletici mesele yapılmakla 22/01/2025 tarihinde  kesinleşen Asliye Ceza Mahkemesi dosyası ile davacı ...'ın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği, davacı ... vekilince HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince senettekinin aksini ispat edecek; senet bedelinin ödendiği veyahut böyle bir borcunun bulunmadığına dair dosyaya yazılı bir delil de sunamadığı ve de davacı vekiline davacı ... yönünden dava dilekçesindeki delillerinde açıkça yemin deliline dayanmış olduğu hatırlatılarak davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği hususunda  beyanda bulunmak üzere iki haftalık  kesin süre verildiği ve davacı vekilince yemin teklifinde bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ... yönünden açılan davanın reddine, davacı ... yönünden açılan davanın kabulü ile davacının ... Müdürlüğünün ... (eski ... Müdürlüğünün ...) takip sayılı dosyasından davacı ...'ın borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı ... yönünden yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin tümünden ...'ın sorumlu olması gerektiğini, ancak davacı ... yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, tanık ... dinlenilmeden karar verilmesinin hukuki dinlenilme haklarını ihlal ettiğini, ilgili senedi davacı ... tarafından müvekkiline teslim edildiğini, ...'ın senetteki imzalardan birinin kendisine diğerinin de eşi ...'a ait olduğu hususunda müvekkilini bilgilendirdiğini ve senet alışverişinden eşinin de bilgisi olduğunu müvekkiline ilettiği hususunda tanık ...'in beyanının alınması gerektiğini, imza incelemesi yönünden Adli Tıp Kurumu'nun son merci olmadığını, yargılama sırasında gerek sözlü gerekse yazılı olarak ilgili rapora itiraz ettiklerini, kanaat bildiren rapora göre karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, senetteki imzaların, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin en az yedi uzmanla oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenmesi gerektiğini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte; karşı tarafın iddia ettiği gibi senetteki imzalar davacı ...'a ait değilse bile karşı taraf lehine vekalet ücreti çıkmış olmasının hukuka uygun olmadığını, ... Mahkemesi ... E. sayılı dosyada sanık olarak yargılanan ...' ın \".... ben de eşim ..., bu işten dolayı çok kredi borcuna girdiğimiz ve bir türlü başta hesapladığımız şekilde para kazanamadığımız ve zor duruma düştüğümüz için problem olacağı ve aile düzenimin bozulacağı için eşime senet olayını yansıtamadım, çekindim ve ...'e borçlu ve kefil kısımdaki yerleri doldurarak senet verdim\" şeklindeki savunmaları ile senedi kendisinin doldurduğunu ama bunu ...'e söylemediğini belirttiğini, davacı ...'ın, senedi kendisinin imzaladığını kabul etmesine rağmen işbu davayı açarak kötü niyetli olduğunu ispatlamış bulunduğunu, bu sebeple müvekkili aleyhine olacak şekilde 62.616,50 TL nispi vekalet ücretinin alınmasına ilişkin hüküm kurulmasının hukuka uygun olmadığını, hukuki yararı olmadan senetteki imzanın kendisine ait olduğunu bildiği halde; kötü niyetli olarak bu davayı açmış olduğundan yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden tek başına davacı ...'ın sorumlu olması gerektiğini, nitekim işbu davada her iki davacının karı-koca olup birbirlerinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olacağını beyanla ... Mahkemesi ...E. ... K. Sayılı ilamının davacı ... yönünden lehlerine hüküm ifade etmek üzere kaldırılmasına, davalı ... aleyhine de yukarıda belirttikleri itirazları dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde işbu davanın açılmasına sebebiyet veren ... olduğundan ve işbu durumun gerek davacıların kendi beyanları gerek de sunmuş oldukları mahkeme tutanaklarındaki ifadeleri dikkate alınarak söz konusu yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı ... üzerine yükletilmesine, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru-istinafa cevap dilekçesinde; müvekkili ... yönünden verilen ret kararının hukuka uygun olmadığını, bu sebeplerle anılı kararı müvekkili ... yönünden istinaf ettiklerini, söz konusu dosyaya dayanak yapılan senet alacaklısı ile müvekkili ... arasında herhangi bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, bu bağlamda senedin esasen başka bir sebeple diğer davalıya verildiğini ve fakat senedin daha sonradan üstleri doldurulmak suretiyle ve davalı ...'ye verilerek işleme konulduğunu, burada davalının müvekkili ...'dan herhangi bir alacağının bulunmadığını, senedin diğer unsurlarının sonradan doldurulduğunun açık olduğunu, aralarında herhangi bir ticari bağ olmamasına rağmen müvekkili ...'ın icraya verilmesinin tamamen hukuka aykırı olduğunu, bu sebeplerle müvekkilinin herhangi bir borcu olmamasına rağmen art niyetli davalılar eliyle bu senedin olmayan bir bedel üzerinden tedavüle sokulduğunu, ...'dan bu nispette bir alacağı olduğunu davalının ispatlayamadığını, bu sebeplerle müvekkili ... yönünden verilen ret kararının tamamen hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ... yönünden verilen isabetli kararın aynen onaylanmasını talep ettiklerini, müvekkili ...'a ait tırın uzun zamandır yakalamalı olarak yedieminde durduğunu ve gelir elde edemediği gibi mağdur olduğunu, maaşından kesintiler yapılmak suretiyle zarara uğradığını, bir taraftan da kendisine ait tırın satışı istenmek suretiyle mağduriyet durumunun halen devam ettiğini, davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunda ... yönünden talep edilen kaldırma talebinin de bu sebeplerle hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, müvekkili ... yönünden istinaf başvurularının kabulüne, davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, İİK 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespite ilişkindir.<br>Davacı ... istinaf başvurusu bakımından yapılan değerlendirmede;<br>Davacılar vekiline gerekçeli karar 11.05.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup davacı vekilince müvekkili ...'a ilişkin istinaf dilekçesi 28.05.2025 tarihinde yani süresinden sonra verilmiş ise de davalı vekilinin 21.05.2025 tarihli istinaf dilekçesi davacılar vekiline 26.05.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davalılar vekilinin kararı davacı ... bakımından da vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden de istinaf ettiği ve davacılar vekilinin dilekçesini istinaf ve istinafa cevap dilekçesi olarak sunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde istinaf başvurusunun katılma yoluyla istinaf olarak kabulü gerektiği değerlendirilmekle süresinde olduğu değerlendirilmiştir.<br>Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Senette nakden kaydı olmakla ve talil de edilmediğinden ispat yükü halen davacıdadır.<br>Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı yan dava konusu senedin bedelsiz olduğunu ve gerçeğe aykırı doldurulduğu hususlarını yazılı delillerle ispat edememiş olmakla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>Davalı istinaf başvurusu bakımından yapılan değerlendirmede;<br>İlk derece Mahkemesince aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 26/04/2023 tarihli raporda; \" İnceleme konusu senette ... adına atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir kanaat raporudur.\" şeklinde bonoda atılı imzanın davacı ...'a ait olmadığı belirtilmiştir.<br>...Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde de; mezkur dosyada yapılan imza incelemesinde senet üzerindeki imzaların ...'a ait olmadığının tespitinin yapıldığı, mezkur dosyada sanık olarak yargılanan ... adına atılı bulunan atılan imzaların ... el ürünü olduğu, ... adına atılan imzaların ... el ürünü olmadığı, taklit edilmek suretiyle atıldığı, yapılan incelemede imzaların ... veya ... el ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, söz konusu senedin mevcut haliyle aldatmak kabiliyetine haiz olduğunun rapor edildiği, sanığın savunmasında katılana borçlu ve kefil kısmındaki verileri doldurarak  senet verdiğini kabul ettiği böylece sanığın ikrar içeren savunmaları, katılan beyanı, uzmanlık raporu, senet, ... İcra Müdürlüğü ve ... Mahkemesinin dosyaları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alınarak sanığın iddianameye konu senedi düzenlediği belirtilerek sanık ...'ın sabit olan resmi belgede sahtecilik suçundan eylemine uyan TCK'nun 210/1 maddesi delaletiyle TCK'nun 204/1 maddesi gereğince 2 yıl 6 ay  hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 22/01/2025 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.Davalının da mezkur ceza dosyasında katılan olarak yer aldığı anlaşılmaktadır.<br>Bu kapsamda davalı vekilinin yeniden imza incelemesi yapılması gerektiği yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiş ve işbu istinafa konu dosyada aldırılan raporun yeterli olduğu, ceza dosyasındaki raporla da çelişkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Davalı vekili tanık ...'in dinlenmediğini belirtmiş ise de 6100 sayılı HMK'nın Senetle ispat zorunluluğu başlığıyla düzenlenen 200. maddesi \"(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.<br>(2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.\" hükümleri uyarınca tanık dinlenilmemesinde de usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br>Davalı vekili, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve davacı ...' ın sorumlu olması gerektiğini, kötü niyetli olduğunu ve de davacıların karı-koca oldukları ileri sürmüş ise de kararda da belirtildiği üzere vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kısmın davacı ...'ın açmış olduğu davasını kazanmasının bir sonucu olduğu ve mezkur davacı lehine verildiği, ... Başsavcılığı ... soruşturma sayılı dosyada şüpheliler; ... (Dolandırıcılık), ...(Dolandırıcılık,Resmi Belgede Sahtecilik) ve ... hakkında da Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği ve itirazın ... Hakimliğinin ...D.İş ve ...tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin talepleri de yerinde görülmemiştir.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı ... ve de davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesinin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı yönünden, alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalı yönünden, alınması gerekli 26.733,33 TL istinaf karar harcından peşin alınan 6.683,33 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 20.050,00 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi....<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da57bb6c968d55e4","SID":"1402faec9ff6ff0e"}}