{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/195 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1234<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;<br>Müvekkilinin “...” markasının sahibi olduğunu, müvekkilinin bebek ve çocuk ürünlerinin satışı için bayilik anlaşmaları yaptığını, müvekkili ile davalı ...  arasında 01.06.2020 tarihinde düzenlenmiş bir bayilik sözleşmesi bulunduğunu, davalı tarafın kanuna ve sözleşmeye aykırı eylemlerde bulunduğunu, davalıların 13.04.2021 tarihinde “....com” sitesinde müvekkilinin markası hakkında yanıltıcı, haksız beyanlar içeren yazılar yazdığını, haksız fiil teşkil eden bu fiilin müvekkilinin markasını küçük düşürdüğünü, müşteri ve kazanç kaybına uğradıklarını, yazıyı yayımlayanın davalı tarafın eşi ve firmanın çalışanı ... olduğunu, davalıların dava konusu hukuka aykırı eylemlerinin haksız rekabet yarattığını ve müvekkilinin markasına zarar verdiğini, tarafların aralarında imzalanmış olan “İş Ortaklığı Sözleşmesi”'nin 6. Maddesinde yer alan bilgi gizliliği maddesinin ihlal edildiğini, davalı tarafın şimdiye kadar müvekkilinden yasal bir talebi bulunmadığı, internet ve sosyal medyayı haksız amaçları için kullanmaya çalıştıklarını, şikayetleriyle müvekkilinin markasını karaladıklarını ve yazıyı okuyan kişileri www....com adresine gelmelerini söyleyerek kendi markalarının - reklamını yaptıklarını, yazıyı dava açılış tarihi itibariyle 1563 kişinin okuduğunu, davalıların bu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin davalı tarafla olan sözleşmeden doğan tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, 15.04.2021 tarihinde davalının ....tr adresine gönderdikleri ihtarname ile davalıya hukuka aykırı eylemlerine son vermesinin ihtar edildiğini ve sözleşmeyi feshettiklerini bildirdiklerini, müvekkilinin markasının bayiler, bayi adayları ve müşteriler nezdinde saygınlık kaybettiğini, müvekkilinin itibarının sarsıldığını ve ekonomik kayba uğradığını, davalı tarafın internet  sitesinde haksız eylemlerine devam ettiğini, şu ana kadar yazının 3.450 kişiye ulaştığını, davalının sıradan bir kişi olmadığını, önceden müvekkilinin iş ortağıyken sonradan haksız fiil işleyen bir rakip olduğunu iddia ederek “...r.com” sitesindeki hukuka aykırı eylemin kaldırılması için ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, müvekkilinin markasına tecavüz teşkil eden eylemlerinden dolayı uğradıkları maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde;<br> müvekkili ...  ile davacı arasında imzalan İş ortaklığı sözleşmesinde vaat edilen koşulların davacı tarafından sağlanmadığını, davacı tarafın Pazar yerine sınırlı sayıda kişinin girmesine izin vereceğini böylelikle davacı firma ile çalışmanın ayırt edici ve kazancı arttırıcı hale geleceği yönünde yanıltıcı beyanla müvekkilini ortaklığa ikna ettiğini, davacı tarafın Pazar yerine çok sayıda kişi kabul ettiğini, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir suretle kar elde edemediğini, kusurlu ürünlere ilişkin iade prosedürünün davacı tarafından sekteye uğratıldığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafından maillere dönüşlerin geç yapıldığını, müvekkilinin eşi tarafından “....com” adresine yapılan yorumun ticari sır niteliğinde olmadığını, sözleşme tarafı olmayan ... tarafından yapılan yorumun eleştiri niteliğinde olduğunu, sözleşmenin tarafı olmaması bakımından da marka tecavüzü oluşturmadığını, müvekkilinin alt firmalara toptan sipariş almadığını, Pazar yerlerinde sınırlı stokla satış yaptığını, tek sektörde değil pek çok ürünün satışını yaptığını bu nedenle haksız rekabet olmadığını, davacı tarafın hizmetin ifasını gereği gibi yerine getiremediğini kabul ettiğini, müvekkillerini arayarak bedelin yarısını iade edebileceğini, müvekkilinin bu teklifi reddetmesi üzerine davacı firma yetkilileri tarafından telefondan aranarak tehdit edildiğini, konu hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, davacı şirketin... tarafından ...sistemi üzerinden müvekkiline ait melekstore adına sahte hesap açarak olumsuz yorumlar yaptırdığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:<br>\"... tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, dava marka hakkına tecavüzün tespiti, maddi manevi tazminat talebine ilişkin olup, marka hakkına tecavüze ilişkin 6769 Sayılı SMK' nın  ilgili 7 ve 29. Maddesi incelendiğinde, iş bu maddelerde belirtildiği şekilde markanın davalılarca izinsiz olarak veya benzeri bir şekilde taklit olarak kullanılmadığının bu yönüyle kanun maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz oluşmadığı davacı tarafından davalının davalılardan ...' ın 13/04/2021 tarihinde dava dışı şikayetvar.com isimli internet sitesine yazmış olduğu ... kar etme imkanı maalesef yok başlıklı yazı içeriği incelendiğinde zira davacı tarafından yazılan bu yazının marka hakkına tecavüz oluşturduğu ileri sürülmekte olup davacı şirket ile davalılar arasında düzenlenen sözleşme kapsamındaki davalılarca ürün satışının yeterince kar getirmediğinin, bayilerle yeterince ilgilenilmediğine dair iş bu yazı içeriğinin SMK kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmadığı iş bu yazının haksız rekabet olup olmadığı noktasında ise davacı tarafından dava dilekçesi incelendiğinde, haksız rekabete ilişkin bir talebi olmadığı gibi dava dilekçesi içeriğinde de haksız rekabete ilişkin TTK veya ilgili kanunlarda yer alan hükümlere atıf yapılmadığı gibi bu yönde de açık bir talep olmadığı kaldı ki iş bu yazı içeriğinin hakaret veya marka hakkını kötülemekten ziyade eleştirel ve firma çalışanlarının ilgisizliğinden yakınılan marka tecavüzü ve haksız rekabete ölçüsünde sonuçlar doğurmayacak nitelikte yazı olduğu anlaşıldığından neticeten marka hakkına tecavüz oluşmadığı yönünde dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve bu yöndeki mahkememiz kanaatine göre; -Davanın REDDİNE,\" şeklinde karar vermiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davacı vekili istinaf isteminde özetle;<br>Davanın sözleşmenin ihlali, saldırı teşkil eden haksız fiil, marka karalaması ve haksız rekabet teşkil eden eylem sebebi ile açıldığını, İlk derece mahkemesinin hukuki nitelendirmeyi yapmadığını, bilirkişi raporunun hatalı yorumlandığını, ek raporun müvekkili lehine geldiği için davalı yanca itiraz edildiğini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/39 Değ.iş dosyasında reddi hakim yapılmış olması nedeni ile mahkeme hakiminin bunun psikolojik tesiri altında olduğunu, Haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat açılabileceğini, Maddi tazminat açılabilmesi için kusur, zarar, nedensellik olması gerektiğini, somut olayda tüm koşulların oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir. <br>-Davacı vekili istinaf dilekçesinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde karar örnekleri sunmuştur.<br>GEREKÇE<br>Davacı, davalıların eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek hukuka aykırı saldırıya son verilerek, maddi manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalılardan ...'ın ....com sitesindeki yazı içeriğinin eleştirel nitelikte olup markaya tecavüz yahut haksız rekabet oluşturmayacağı,  mahkemenin bu yönündeki değerlendirmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı dikkate alındığında davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e59f815fc1b4d400","SID":"f4206b444a37d24d"}}