{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/485 - 2025/1069<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2025/485 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2025/1069<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/02/2025<br>ESAS-KARAR NO\t: 2024/828 E 2025/66 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 20/10/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili; davalı tarafından  Ankara 2. Genel İcra Dairesi 2024/50408 Esas sayılı dosyası ile 21/07/2023 düzenleme tarihli 300.000,00 TL bedelli, 04/08/2023 düzenleme tarihli 300.000,00 TL bedelli ve 28/07/2023 düzenleme tarihli 300.000,00 TL bedelli çek alacağı için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, söz konusu icra takibine dayanak çeklerin üzerinde bulunan imzanın davacıya ait olmadığını, çeklerin üzerinde davacıya ait olduğu iddia edilen 3 imza, birbiri ile örtüşmediğini, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde çek üzerinde yer alan imzanın taklit imza olduğu açıkça görüleceğini belirterek öncelikle teminatsız olarak veya davacının ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacının borçlu olmadığının tespiti ile Ankara 2. Genel İcra Dairesi 2024/50408 Esas  sayılı icra takibinin iptaline, davacının iş bu takip sebebiyle zor duruma düştüğünden dolayı adli yardım talebimizin kabulüne, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar  verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; davanın husumet, yetki, görev, derdestlik, kesin hüküm, hak düşürücü süre ve zamanaşımı gibi nedenlerden dolayı reddini talep ettiklerini, davacı borçluya karşı ilamsız takip başlatıldığını, davacı/ borçlu icra takibine itiraz etmediğini, davalı ile ödeme hususunda ödeme takvim ve ödeme miktarı hususunda anlaşmaya varmaya çalıştığını, davalı şirket yetkilileri de ödeme takvimi hususunda yardımcı olduklarını, davalıya defalarca taahhütler veren davacı borçlu taahhüdüne uymadığını, icra işlemleri devam ederken de bu defa arabuluculuk aşamasını başlatarak; yine ödeme miktarı ve ödeme takvimi hususunda bir anlaşmaya varmaya çalıştığını, davacı borçlu olduğunu bilmekte ve kabul etmekte olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda; menfi tespit davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, dosyanın incelenmesinde davacı iddiasının aksine takibin kambiyo senedinden kaynaklanmadığı, takibin davalı tarafından keşide edilen toplamda 900.000,00 TL bedelli çeklerin, ticari satımdan kaynaklı olarak verildiği ancak ürünlerin gönderilmemesi nedenine dayandığı gibi kambiyo takibi yapılmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve satım sözleşmesine konu mal ve hizmetin teslim edilip edilmediğinin incelenmesi gerektiği, salt ciranta imzasının incelenmesinin yargılamanın konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili; davaya konu çeklerin müvekkiline verilmediğini, arada bir satım sözleşmesinin bulunmadığını, çekler dayanak gösterilerek yapılan takibe imza itirazlarının olmasına rağmen imza incelemesinin yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, çıplak gözle incelendiğinde bile üç çekte yer alan imzaların birbiri ile uyuşmadığının apaçık ortada olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR <br>Uyuşmazlık; dava konusu çeklerdeki imzanın davacıya ait olup olmadığı, davacının çek nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava; çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK' nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Yerel mahkemece  yapılan yargılama sırasında takip konusu çeklerdeki  imzaya itiraz eden  davacının imza örneklerinin  aldırıldığı, mukayeseye esas imza örneklerinin  bulunduğu belge asıllarının dosya arasına kazandırılması için ilgili kurum ve birimlere müzekkere yazıldığı Yavuzeli ilçe seçim kurulu tarafından imza aslı bulunan belge örneğinin gönderildiği ancak diğer müzekkere yazılan kurumlardan imza örneği bulunan belge asıllarının  temin edilemediği anlaşılmıştır.<br>Yerel mahkemece, menfi tespit davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, dosyanın incelenmesinde davacı iddiasının aksine takibin kambiyo senedinden kaynaklanmadığı, takibin davalı tarafından keşide edilen toplamda 900.000,00TL bedelli çeklerin, ticari satımdan kaynaklı olarak verildiği ancak ürünlerin gönderilmemesi nedenine dayandığı gibi kambiyo takibi yapılmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve satım sözleşmesine konu mal ve hizmetin teslim edilip edilmediğinin incelenmesi gerektiği, salt ciranta imzasının incelenmesinin yargılamanın konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince davaya konu çeklerin müvekkiline verilmediğini, arada bir satım sözleşmesinin bulunmadığını, çekler dayanak gösterilerek yapılan takibe imza itirazlarının olmasına rağmen imza incelemesinin yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, çıplak gözle incelendiğinde bile üç çekte yer alan imzaların birbiri ile uyuşmadığının apaçık ortada olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması  istemi ile  istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br> Öncelikli irdelenmesi gereken husus; davacının sahtecilik (imza inkârı) iddiası bakımından mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre istem hakkında bir karar verilmesi gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.<br>Davacı icra takibine konu çeklerdeki imzasını inkar etmiş olup bu durumda takibe dayanak çeklerin  sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. Bilirkişi incelemesinde kullanılacak belgeler mahkeme veya bilirkişi huzurunda alınan imza örnekleri ve mukayeseye esas belgelerdir. İmza incelemesinde öncelikle çeklerin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, tanzim tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve üst mahkemenin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/10/2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.<br>Davacı yanca dava konusu çekler  altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle iş bu dava açılmış olup, mahkemece  davacı yanın imza inkârı yönünden mahkemece kesin kanaat içeren Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden oluşacak konusunda uzman olan  bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan usule göre düzenlenmiş, denetime elverişli olacak şekilde bilirkişi raporu alınması gerekirken bu yönün göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/828Esas, 2025/66Karar ve 07/02/2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde  yatırana İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 02/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br>Başkan<br>  e-imzalıdır<br>       <br> <br>Üye<br> e-imzalıdır<br>       <br>  <br>Üye<br> e-imzalıdır<br>       <br>  <br>Katip<br>  e-imzalıdır<br>       <br> <br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9185a778180a510","SID":"44ff408d47893201"}}