{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ   2023/187 Esas  2025/954 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/187 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/954<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/663 Esas  2022/427 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 30/09/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tTemlik eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalıya dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; alınan bilirkişi raporunda davalı kefilin alacağı temlik eden bankaya karşı takip tarihi itibariyle 34.796,97 TL asıl alacak, 10.083,18 TL işlemiş faiz,  BSMV, 824,04 TL noter ihtar masrafı olmak üzere toplam 45.704,19 TL borcu bulunduğu, kefilin kefalet limiti içerisinde kalan borcunun 34.796,97 TL tutarındaki asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren %38 oranı üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin BSMV'sinin istenebileceği yönünde görüş bildirildiğinin görüldüğü, taraflarca rapora somut bir itirazın da sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasına yapılan itirazın 34.796,97 TL asıl alacak, 10.083,18 TL işlemiş faiz, BSMV, 824,04 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 45.704,19 TL için iptaline, takibin bu miktar bakımından kaldığı yerden devamına, kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen  %20 icra inkar tazminatı olan 9.140,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı istinaf dilekçesinde özetle; icra dosyasında borçlu olarak yer almasına neden olan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, hakkında itirazın kaldırılması kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığını, Kanunun aradığı bu şekil şartları geçerlilik şartı olduğundan aksine yapılan kefalet sözleşmelerinin kesin olarak hükümsüz olduğunu, hükümsüzlük taraflarca ileri sürüldüğünden kefalet sözleşmesinin gereken şekilde yapılıp yapılmadığının resen araştırılması gerektiğini, mahkeme tarafından verilen karar incelendiğinde ilgili şekil şartlarının tamamının bir arada bulunmadığını, geçerlilik şartlarında eksiklik bulunduğunun görüleceğini, bu yüzden geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, yetki hususunda verilmiş olan sözleşmenin ifa yerinin Ankara olması dolayısıyla yetki itirazının reddi kararının da hukuka aykırı olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, ilamsız icra takiplerinde genel yetki kurallarına göre yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi olduğunu, bu kapsamda icra takibinin Beypazarı İcra Müdürlüğünde yapılması gerektiğini, yetki itirazının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tYargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 20/05/2022 tarihli rapor, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2021/9040 sayılı takip dosyası sureti, genel kredi sözleşmesi sureti, hesap kat ihtarı, şirket kredi kartı sözleşmesi, alacak temlik sözleşmesi dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDava konusu Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2021/9040 sayılı takip dosyası incelendiğinde; temlik eden davacı tarafından davalı ve dava dışı borçlular aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 49.657,09 TL alacağın, krediden kaynaklı asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek %50, ihtarname masrafından kaynaklı alacak yönünden %9 temerrüt faiziyle birlikte tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 18/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 7 günlük itiraz süresi içerisinde, 19/08/2021 tarihinde Beypazarı İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu belirterek icra müdürlüğünün yetkisine ve takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tAnılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin temlik eden davacı banka ile dava dışı ... arasında akdedildiği, 15/09/2017 tarihli, 500.000,00 TL limitli sözleşmede davalının aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, sözleşmedeki kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun bulunduğu anlaşılmıştır.<br>\tTemlik eden davacı tarafından kredi hesabı kat edilerek davalıya ve dava dışı asıl borçluya 14/01/2021 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. Anılan ihtarnamede toplam 41.273,89 TL nakit alacağın ödenmesi için borçlulara 1 iş günü atıfet süresi verilmiştir. İhtarname davalıya ve dava dışı asıl borçluya 20/01/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında alacaklı davacı ... A.Ş. tarafından işbu davaya konu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak 05/01/2022 tarihli alacak temlik sözleşmesi ile ... A.Ş.'ye temlik edilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporunda, davalının 122/01/2021 tarihinde temerrüte düştüğü, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 332/2 maddesinde temerrüt faiz oranının düzenlendiği, temlik eden banka şubesinden temerrüt tarihi itibarıyla kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerden fiilen uygulanan en yüksek cari kredi faiz oranının bildirilmesi istenilmesine karşın fiilen uygulanan emsal oranın sunulmadığı, bu durumda temerrüt faiz oranının davaya konu kredinin akdi faiz oranı üzerinden gidilerek belirlenmesi gerektiği, davaya konu kredilerin akdi faiz oranının en yükseğinin yıllık %19 olduğu, temerrüt faiz oranının akdi faiz oranının %100 fazlası olan %38 olması gerektiği, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 34.796,97 TL asıl alacak, 10.083,18 TL işlemiş faiz ve BSMV, 824,04 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 45.704,19 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden itibaren 34.796,97 TL asıl alacağa %38 temerrüt faizi ve BSMV işletileceği yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tTemlik eden davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında temlik eden davacı banka ile dava dışı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşmede müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi hesabının kat edilerek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.<br>\tUyuşmazlık, icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.<br>\tDavalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, dava konusu icra takip dosyasında davalı borca itirazının yanı sıra Beypazarı İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu bildirerek icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz etmiştir.<br>\tİtirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması HMK'nun 114/2. maddesi hükmü uyarınca dava şartı niteliğinde olup, mahkemece İİK'nun 50/2. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekmektedir.<br>\tTaraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi temlik eden davacı bankanın İvedik şubesi ile imzalanmıştır. Bu durumda HMK'nun 14. maddesi uyarınca şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Yetki itirazında bulunan davalının yerleşim yeri ise Beypazarı'dır. Yetkili icra müdürlüğüne ilişkin seçim hakkı davacıda olup, genel kredi sözleşmesini imzalayan şube gözetilerek Ankara icra müdürlüklerinde takip başlatılabileceği gibi genel yetkili icra müdürlüklerinde de takip başlatabilecektir. Davacı yan seçim hakkını Ankara icra müdürlüğü olarak kullanmıştır. <br>\tBu durumda, takibe konu alacağın dayanağı olan genel kredi sözleşmesini imzalayan şube gözetilerek Ankara İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu, itirazın iptali davasında yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmasına ilişkin dava şartının gerçekleştiği gözetilerek mahkemece işin esasına girilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tÖte yandan, yukarıda açıklandığı üzere davalı temlik eden davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan 15/09/2017 tarihli 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzası yer almaktadır. Davalının kefalet imzasına ve/veya kefalet yazılarına ilişkin bir inkarı ise bulunmamaktadır. Anılan sözleşmede yer alan kefalet, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olup, davalının kefaletin geçersiz olduğuna yönelik istinaf itirazları yerinde değildir. <br>\tDavalının istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesine gelindiğinde, dava konusu icra takibinde kredi yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren %50 oranında, ihtarname masrafı yönünden ise takip tarihinden itibaren %9 oranında temerrüt faizi işletilmesi talep edilmiştir. Takip talebinden açıkça anlaşılacağı üzere takip tarihinden sonra asıl alacak yönünden %5 BSMV talebi bulunmamaktadır. <br>\tHükme esas alınan bilirkişi raporunda, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %38 temerrüt faizi ve BSMV'sinin işletilebileceği belirtilmiş, mahkemece de karar gerekçesinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren %38 oranında temerrüt faizi ve BSMV'sinin işletilmesi gerektiği belirtildiği halde hüküm kısmında toplam alacak miktarı olan 45.704,19 TL yönünden davalının icra takibine itirazının iptaline karar verildikten sonra takibin bu miktar yönünden kaldığı yerden devamına hükmedilmiştir. Takibin devamına ilişkin verilen karar ile birlikte takip tarihinden itibaren asıl alacak kalemlerine takipte talep edilen temerrüt faiz oranları üzerinden faiz işletilebilir. Bu durum ise hüküm ile gerekçe arasında işleyecek temerrüt faiz oranları yönünden çelişki oluşturacağı gibi, işleyecek temerrüt faiz oranı üzerinden BSMV işletilmesi yönünden de çelişki oluşturacaktır. Kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu durum re'sen gözetilmiştir. <br>\tDairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında, dava konusu icra takibinde ihtarname masrafına ilişkin 824,04 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda anılan kalem yönünden işleyecek faize ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde de anılan kaleme ilişkin işleyecek faize dair bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı yanın da, anılan kaleme takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğine yönelik bir istinaf itirazı bulunmadığından, ihtarname masraf kalemi yönünden takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulması yoluna gidilmemiştir. <br>\tBuna göre, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak kalemleri üzerinden ve 34.796,97 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %38 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle takibin devamına yönelik Dairemizce hüküm kurulması yoluna gidilmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faiz oranı yönünden kamu düzenine aykırılık gözetilerek kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek kaldırılmasına, davalının sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \t<br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalının istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KISMEN KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2022 tarih 2021/663 Esas 2022/427 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık yönünden KALDIRILMASINA, davalının sair istinaf itirazlarının reddine, <br>\tB)1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9040 sayılı icra takip dosyasında 34.796,97 TL asıl alacak, 10.083,18 TL işlemiş faiz ve BSMV, 824,04 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 45.704,19 TL'ye yönelik itirazının iptaline, takibin anılan miktarlar üzerinden, hüküm altına alınan 34.796,97 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %38 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına,<br>\t2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>\t3-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 9.140,84 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Alınması gereken 3.122,05 TL harçtan peşin alınan 599,73 TL harcı ile 248,29 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 2.274,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t5-Temlik eden davacı tarafından yatırılan 599,73 TL peşin harç, 248,29 TL icra peşin harcı ile 59,30 başvurma harcının davalıdan alınarak temlik alan davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 174,10 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.174,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 1.080,64 TL'nin davalıdan tahsili ile temlik alan davacıya ödenmesine, bakiye kısmın temlik alan davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 1.214,92 TL'sinin davalıdan alınarak, bakiye 105,08 TL'nin temlik alan ve temlik eden davacılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t8-Temlik alan davacı vekil ile temsil edildiğinden, kararın kaldırma gerekçesi de gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 6.741,54 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile temlik alan davacıya verilmesine,<br>\t9-HMK 333. maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\tC)1-Davalı tarafından yatırılan toplam 780,90 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, <br>\t2-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında posta masrafı olarak yapılan 145,90 TL yargılama masrafının davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 11,61 TL'sinin temlik alan ve temlik eden davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından temlik alan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br> <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.18/09/2025<br><br>Başkan -            Üye -                    Üye -                  Zabıt Katibi - <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb175181c694d272","SID":"bb02186ac9a20ec9"}}