{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:19/04/2022<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat <br>YAZIM TARİHİ:19/09/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin ... plakalı ... şasi numaralı ... model ... marka ... tipli ... km olan aracı almak için İstanbul iline gittiğini, araç sahibi üçüncü şahıs ile görüşmesinin ardından aracın eksikliklerini belirlemek için aracı ... Hiz. San. ve Tic. A.Ş.'nin şubesi olan ... Otorapor firmasından ekspertiz hizmeti aldığını, davalı ... Otorapor firmasının, müvekkiline sağ arka çamurlukta macun işlemi yapıldığı, sağ arka kapının boyalı, sağ ön kapının boyalı, sağ ön çamurluğun boyalı, arka tamponun boyalı, arka kaputun sökme takma ayar işlemli ve lokal boyalı olduğunu bildirdiğini, bu rapor üzerine müvekkilinin sadece kaporta işlemi olması nedeniyle rapora güvenerek bu aracı 12/02/2020 tarihinde 260.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını, müvekkilinin daha sonra bu aracı satmak istediğinde karşı yanın Denizli şubesine oto raporu için başvurduğunu, davalının Denizli şubesinin aynı araç için 05/06/2020 tarihinde ... iş emri ile daha araç ... Km'de iken rapor düzenlediğini, Denizli şubesinde düzenlenen oto ekspertiz raporu ile karşı yanın düzenlediği rapor arasında farklar  olduğunu tespit ettiğini, ayrıca raporlarda düzenlenmeyen hasarların olduğunun ortaya çıktığını, sol arka çamurlukta boya işlemi yapıldığı, direksiyon kutusu yağ sızdırmazlığında terleme mevcut olduğu, motor karteri yağ sızdırmazlığında terleme mevcut olduğu, ön aks ve körüklerinin sorunlu olduğu müvekkiline bildirildiğinden ve müvekkilinin her iki rapor arasında çelişki olması nedeniyle aracı değerinin altında satmak zorunda kaldığınından zarara uğradığını, alırken de değerinin üzerinde aracı satın aldığını, müvekkilinin satın aldığı araçtan doğan değer kaybının ve zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı Oto Rapor Araç Muayene...A.Ş. vekili, davalı ... Otorapor'un ... adına kayıtlı bir bağımsız ticari işletme olduğunu, otoraporun franchise olduğunu,  ... plakalı araca ait 12/02/2020 tarihli raporun ilk sayfasında, \"bu rapor ... Şirketi tarafından üretilmiştir\" denildiğini, franchise hizmeti verildiğini, davalı ... Otorapor şahıs şirketin franchise olan diğer davalı  ... Otorapor şirketinin hukuki sorumluluğu, kusuru, ihmali, kastı olduğunu kabul ve ima anlamına gelmemek kaydıyla, ortada bir sorumluluk olacak ise yalnızca ...'a ve dava dışı 3. şahıs satıcıya ait olacağını, davalı şirket ile diğer davalının müşterek ve müteselsilen sorumluluğunun olmasının mümkün olmadığını, ... Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş.'nin kurulma amacının, ikinci el oto alım satımında araçlara rapor hazırlayarak, alıcı ve satıcı arasındaki ticaretin güvenli bir şekilde yapılmasına katkı sağlamak olduğunu, kurulduğu günden bugüne kadar 250 tane franchise verildiğini, ikinci el oto piyasasına güven getirdiğini ve aynı kapsamda kurulan diğer firmalara yönelik öncülük yaptığını, davalı şirketin söz konusu araçta meydana gelen değer kaybını ve değerinin altında fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararı karşılamasının mümkün olmadığını, davalı şirket yönünden husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, genel yetkili mahkemenin davanın açıldığı tarihteki davalının yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi olduğunu, fakat bazı davalar için özel yetki belirlenmiş olabileceğini, bu hizmete yönelik ortaya çıkacak tüm uyuşmazlıklarda İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, hem davacının hem de her iki davalının tacir olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, davanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesi gerektiğini ve neticede davacının haksız ve dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Otorapor vekili, davanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar verilmesini, davacının haksız ve dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini  talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"..Davacının ... plakalı aracı satın almadan önce davalı ... Hiz. San. Ve Tic. A.Ş.'nin şubesi olan ... Otorapor firmasından ekspertiz hizmeti aldığı,  bu hizmet dolayısıyla düzenlenen ekspertiz raporunda, sağ arka çamurlukta macun işlemi yapıldığı, sağ arka kapının boyalı, sağ ön kapının boyalı, sağ ön çamurluğun boyalı, arka tamponun boyalı, arka kaputun sökme takma ayar işlemli ve lokal boyalı olduğunun bildirdiği, davacı daha sonra bu aracı satmak istediğinde karşı yanın Denizli şubesine oto raporu için başvurduğu, bu kez düzenlenen ekspertiz raporunda ise; sol arka çamurlukta boya işlemi yapıldığının, direksiyon kutusu yağ sızdırmazlığında ve motor karteri yağ sızdırmazlığında  terleme mevcut olduğunun, ön aks ve körüklerinin sorunlu olduğunun bildirildiği, dolayısıyla ilk verilen ekspertiz hizmetinin kusurlu olduğu iddia edildiği, iddia edilen hususlar özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden dosya makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş ise de, Mahkememizce ilk alınan bilirkişi raporu teknik bilgi ve açıklama yönünden eksik olup bilimsel bir rapor olarak yeterli görülmemiştir. Mahkememizce yeniden dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, bu kez dosyamız arasına alınan 24/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporunun yeterli teknik bilgi içerir, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu kanaatine varıldığından, bu bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Şöyle ki; raporda,bilirkişi raporunda, davacının iddiası doğrultusunda, davaya konu araçta ikinci kez düzenlenen raporda tespit edilen kusur ve ayıplar tek tek incelenmiş, gerek her iki rapor arasında 115 gün bulunması ve aracın bu süreçte ... Km'den, ... Km'ye ulaşması gerekse bu süreçte aracın herhangi bir kazaya karışıp karışmadığının kesin olarak tespit edilememesi göz önüne alındığında ve raporda belirtilen diğer teknik sebeplerle davalının vermiş olduğu hizmetin kusurlu olduğu yönünde kesin bir tespit yapılamadığından, davacının ayıp iddiasını ispat edemediği\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yanlış ve eksik tutulan rapor nedeniyle zarara uğradığını, mahkemece yapılan tespitin isabetsiz olduğunu, davaya konu aracın herhangi bir kazaya karışmasının söz konusu olmadığını, bir an için aracın kazaya karıştığı düşünülse bile, alınan ikinci raporda yer alan arızaların yeri ve niteliği düşünüldüğünde birbiri ile alakasız olduğunun, meydana gelen kaza neticesinde oluşamayacağının görüleceğini, davalı şirketlerin hizmet olarak tanzim ettikleri isabetsiz ve kusurlu rapor sebebiyle sorumluluklarının aşikar olduğunu, söz konusu arızaların sonradan öğrenilmesi sebebiyle aracın değer kaybettiğinin ortada olduğunu, müvekkilinin zarara uğramadığının tespitinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu aracın ilk ekspertiz raporu nedeniyle ederinden yüksek bedelle alındığı gibi ikinci rapor nedeniyle de yine beklenen ederinden düşük bedele satılmak zorunda kalındığını, mahkemece farklı bir bilirkişiden rapor alınarak, dosya kapsamında alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmesi gerekirken, rapor alınmadığını ve çelişki mevcutken hukuka aykırı olarak hüküm kurulduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, tazminat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, alınan ilk bilirkişi raporunda davaya konu her iki ekspertiz raporunun karşılaştırılmamış olması ve bilirkişi raporunun teknik bilgi açıklaması yönünden eksik olması karşısında ilk bilirkişi raporunun mahkemece esasa alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına, son bilirkişi raporunda  her iki ekspertiz raporunun teknik verilerle  karşılaştırılmasının yapılması , raporun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması karşısında mahkemece bu raporun esasa alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, esas alınan bilirkişi raporunda irdelenen teknik ve bilimsel verilere göre davaya konu, davalı tarafın düzenlediği ekspertiz raporunun hatalı olmadığının sabit olmasına , kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin dava tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"745e55a1d62dc095","SID":"9ae06f0e126290d3"}}