{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 10/10/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI: ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av......<br>İSTİNAF EDEN DAVALI: ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVA\t\t: Alacak <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 15/10/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 16/10/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 10/10/2024 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı, tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 18.01.2023 tarihinde davalı şirketten 27.680,93-TL bedelle “........ 128 GB marka ve modelde 1 adet telefon aldığını, davacının satın aldıktan kısa bir süre sonra telefonda şebeke sorunları yaşamaya başladığını, “şebeke yok” uyarısı vermeye başladığını, cihaz kapatılıp açıldığında kısa süreli şebeke gelip sonrasında “şebeke yok” uyarısı verdiğini, müvekkilin telefonu garanti kapsamında 25.04.2023 tarihinde Konya ........ servisine götürdüğünü, servis işleminde “mikro incelemelerde yetkili servis dışı işlem tespit edildiği gerekçesiyle işlem yapılmadığını, ardından davacının cihazı Ankara ........ Teknik Servise gönderdiğini, yine aynı gerekçeler ile kabul edilmediğini, servis işlemlerinden sonra da telefonun çalışmadığını, telefonun işlem yapılmadan davacıya teslim edildiğini, ekonomik değeri yüksek olan ve garanti kapsamında olan cep telefonunun yetkili olmayan servise verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğunun TBK madde 219 hükümlerine tabi olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, satılanın ayıplı çıkması nedeniyle ayıpsız olarak aynısı ile değiştirilmesine, aksi takdirde ürünün bugünkü bedelinin ödenmesine ve temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi işletilmesine ve davacının cep telefonu kullanamaması sebebiyle mahrumiyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 01/08/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; öncelikle satılanın ayıplı çıkması nedeniyle ayıpsız olarak aynısı ile değiştirilmesine, aksi takdirde ürünün 39.999,00 TL tutarındaki bedelin  temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilerek ödenmesine, müvekkilinin cep telefonunu kullanamaması sebebiyle 7.000,00 TL mahrumiyet tazminatının yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müveklininin ........ İletişim A.Ş'nin kurumsal bayisi olarak hizmet verdiğini, ........ İletişim A.Ş.'nin distrübitor ........ A.Ş arasındaki anlaşmaya dayalı olarak kurumsal GSM müşterilerine cihaz satışı yaptığını, ücretini doğrudan müşterisinin (davacı) hat faturasına yansıtarak tahsil ettiğini, satılan cihazın ........ tarafından davalı şirkete fatura edildiğini ve davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin bu satış işlemindeki rolünün ise ........ A.Ş'den ürünü teslim alarak ........ müşterisine birebir elden teslim etmekten ibaret olduğunu, muhasebesel olarak davalı şirketin carisine giren cihaz bedelinin ........ tarafından ........ şirketine ödendiğini, satış ve bedel tahsili işlemlerinde davalı şirketin taraf olmadığını, bu usulle yapılan işlemlerde müvekkilin aldığı rolün Türk Borçlar Kanunu kapsamında müvekkile satıcı sıfatı kazandırmadığından müvekkil şirkete yöneltilen bu davanın husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, esasa ilişkin dava konusu ürünün jelatinle kaplı sıfır kutusunda tam ve eksiksiz teslim alındığını, cihazın teslim edildiği tarihte ayıplı olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, davanın HMK 61 kapsamında üçüncü kişi konumundaki şirketlere ihbarını, yapılacak yargılama sonucunda öncelikle husumet yönünden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....Ayıbın kullanıcı hatasından mı yoksa üretimden kaynaklı mı olduğu konusunda 23/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile 02/05/2024 tarihli bilirkişi raporu birbiriyle çeliştiğinden bu konuda yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş ve 11/07/2024 tarihli rapor ile telefonun gizli ayıplı olduğu, hatanın üretim kaynaklı olduğu ve telefona yetkili servisler dahil başkaca kişilerce müdahale edilmediği tespit edilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; satış sözleşmesine konu telefonun gizli ayıplı olduğu, ayıbın üretim hatasından kaynaklı olduğu, onarım halinde davacının telefondan beklediği menfaati elde edebileceği, onarım bedelinin 17.500,00 TL olması satış bedelinin ise 27.680,00 TL olması karşısında malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi ve sözleşmeden dönme seçimlik haklarının kullanılmasının hakkaniyete uygun olmayacağı, davacının sadece onarım bedelinin tahsilini isteyebileceği ve bu tutarın 17.500,00 TL olduğu, davacının telefonu kullanamamaktan kaynaklı zararın ise 7.000,00 TL olduğu, davalının bu zarardan da TBK'nın 227/2. maddesi uyarınca sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; \" Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, imalattan kaynaklanan ayıp nedeniyle sözleşmeden dönmenin mevcut durumda haklı görülmediğinden değer kaybına hükmedilmiş olup, davada gerçek anlamda reddedilen bir kısım bulunmamaktadır. Bu durumda, davalı vekili lehine vekalet ücretine ve davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.\" şeklindedir. Yargılama gideri yönünden yapılan değerlendirmede bahsi geçen içtihatta da belirtildiği üzere eldeki davada gerçek anlamda reddedilen bir kısım olmadığından davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceği...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 17.500,00 TL onarım bedeli ve 7.000,00 TL mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 24.500,00 TL'nin, 7.000,00 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 17.500,00 TL'lik kısmının ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br> İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; gerek dava dilekçesi gerekse ıslah dilekçesindeki taleplerine karşın, ilk derece mahkemesince taleple bağlılık ilkesine aykırı davranılarak talepleri olmayan şekilde onarım bedeli yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kararın gerekçesinde TBK 227/2 maddesi uyarınca onarım halinde telefondan beklenen menfaatin elde edilebileceğini belirtmiş ise de TBK 227. maddesi ve fıkraları incelendiğinde oranım bedelinin verilmesinin uygun olduğu husususun davaya konu olayda uygun olmadığını, davaya konu olayda müvekkilinin satın almış olduğu cep telefonunun belirtilen arıza sebebiyle iki kez garanti kapsamında yetkili servise gönderildiğini, iki gönderim sonrasında da yetkili servis, çözüm bulmak yerine telefonun açıldığını gerekçe göstererek telefonu garanti kapsamında veya ücretle tamir etme yönünde bir çözüm ve önerisi olmadığını, ayıbın sabit bir onarım ile giderilemeyeceğini, yerel mahkemece kararının icrasının mümkün olmadığını beyanla kararın kaldırılarak, dava ve ıslah dilekçelerindeki talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili  istinaf dilekçesinde özetle;  davacının söz konusu ayıbı ilk olarak müvekkiline ihbar etmesi gerektiğini,  söz konusu ihbarın  dava şartı niteliğinde olduğunu, davacı tarafın söz konusu olayda ilgili şekil şartlarına ve sürelere uyarak ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının ........ servisine başvuru yaptığını ve başvuru sonucunu tebliğ aldığı tarih olan 25.04.2023 tarihinde ayıbı öğrendiğini, sonrasında herhangi bir ihbar yapılmadan ayıbı öğrendiği tarihten 3 ay sonra arabuluculuk yoluna başvurduğunu, davacının süreye uyan bir ihbarı bulunmadığını, 24.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu ancak bir kaç gün kullanımdan sonra ortaya çıkabileceği yönünde tespitte bulunulduğunu, davacının iddiasına göre  cihazı 3 ay kullanıldığını, bu süre gizli ayıp söz konusu olsa bile çok uzun olup davacının ayıbı daha önceden fark ettiği ancak telefonu kullanmaya devam etmesinin ayıbı kabullendiğinin göstergesi olduğunu, satış ve bedel tahsili işlemlerinde müvekkili şirketin taraf olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; ayıp iddiasına dayalı satış konusu malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi olmadığı takdirde mal bedelinin tahsili ile mahrumiyet tazminatı talebine ilişkindir.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"İstinaf Dilekçesinin Reddi\" başlıklı 346/(1). maddesinde; istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkemenin istinaf dilekçesinin reddine karar vereceği düzenlenmiştir.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341.maddesinin 2 inci fıkrasında  miktar veya değeri  üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu düzenlenmiş, aynı kanunun \"Parasal sınırların artırılması\" kenar başlıklı 1. Ek Maddesinin 1. Fıkrasında  200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. <br>02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 44 üncü  Maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen \"Parasal sınırların artırılması\" kenar başlıklı 1 inci Ek Maddesinin 2 inci fıkrasında; \"200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır\" denilmiş, 14/11/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7531 sayılı kanunun 22 inci maddesi ile  eklenen 3 üncü fıkrada, İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan sınırlar esas alınır denilmiş, 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7551 sayılı kanunun 20 inci maddesi ile de 1 inci ek maddenin 2. Fıkrası, \"200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır\" şeklinde değiştirilmiş ve maddenin 3 üncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. <br>Davacının davalıdan satın aldığı telefonun ayıplı olması nedeniyle telefonun misli ile değiştirilmesini , bu mümkün olmadığı takdirde telefon bedelinin tahsilini ve uğradığı mahrumiyet zararının tazminini talep ettiği,  ilk derece mahkemesinin karar tarihi 10/10/2024 olup,  istinaf istemine konu kabul edilen  miktar  24.500,00  TL, reddedilen miktar ise 22.499,00 TL'dir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.07.2025 tarih  2024/10-205 Esas  2025/410 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi karar tarihi itibariyle uygulanması gereken  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na 6763 sayılı Kanun ile ilave edilen Ek-Madde 1 hükmü ve   HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar veya değeri 28.250,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. <br>Dava dosyasının incelenmesinde; istinaf kanun yoluna başvuran tarafların kabulünü ve reddini talep ettikleri  miktarlar nazara alındığında taraflar yönünden kararın kesin olduğu, istinaf kanun yolunun açık olmadığı, ilk derece mahkemesi hakiminin kanunla verilmeyen bir hakkı tanımak suretiyle hükme karşı istinaf kanun yolu açık olduğunu belirtmesinin, taraflara; yasayla verilmemiş bir hakkı bahşetmeyeceği sonuç ve kanaatiyle tarafların istinaf kanun yoluna başvuru dilekçelerinin HMK 352/1-b maddesi gereğince reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM  : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Tarafların istinaf kanun yoluna başvuru dilekçelerinin  REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde  davacıya iadesine, <br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde  davalıya iadesine, <br>4-Taraflarca  yapılan yargılama giderlerinin  üzerlerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/10/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 352 ve 362/1.a maddeleri gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d92e98343a33da54","SID":"8ce91143417dfb8a"}}