{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/931 - 2025/1087<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/931 <br>KARAR NO\t: 2025/1087<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05.07.2023<br>NUMARASI\t\t: 2019/664 Esas 2023/476 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 26.09.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17.10.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Oto Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 06.03.2019 tarihinde, davalı ... Oto Ticaret ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ve davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, olayla ilgili Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/943E. sayılı dosyası ile davalı sürücü hakkında dava açıldığını, kaza sonrası Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 13.03.2019 tarihli rapora göre, davacıda femur alt uç kırığı tespit edildiğini, davacının 06.03.2019 tarihinden 09.09.2019 tarihine kadar istirahat raporu ile işinden ve özel hayatından uzak kaldığını, davacının istirahat raporunun Eylül 2019 sonu itibarıyla bitmiş olmasına rağmen hâli hazırda tam bir iyileşme sağlanamadığını, 18.07.2019 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 100.00TL tedavi gideri, 9.000.00TL geçici iş göremezlik, 900,00TL sürekli iş göremezlik  tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki sigorta limitleriyle sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 150.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı araç maliki ve araç sürücüsünden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.03.2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile tedavi gideri talebini 712,65TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 3.134,54TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 143.240,19TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı ... Oto Ticaret ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili,  davalı sürücü ...'ya atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, davacının tedavisinin tamamlandığını ve engel durumunun bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatın da çok yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı sigorta şirketi cevap dilekçesi sunmamış, savunma yapmamıştır. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, toplanan delillere göre; 06.03.2019 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması neticesinde davacının yaralanması nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine yönelik açılan davada, davacının kaza nedeni ile bedensel engel oranının %3 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacı sürücü ...'in %25, davalı sürücü ...'nun %75 oranında kusurlu olduğu, maluliyet ve kusur durumuna göre TRH 2010 ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamada diş hekimi olan davacının mesaiye devam edemediği, devamsızlığı nedeniyle yararlanamadığı hak ediş toplamının 4.961,39TL, SGK tarafından karşılanmayan toplam tedavi giderinin ise 950,20TL, olduğu, davacının maluliyet derecesi ve tarafların kusur oranları dikkate alındığında davacının 3.134,54TL geçici iş göremezlik tazminatı, 143.240,19TL daimi iş göremezlik tazminatı, 712,65-TL tedavi gideri zararı bulunduğu, davacı vekilinin talep artırım dilekçesi gözetilerek \"maddi tazminat talebinin kabulü ile; 3.134,54TL geçici iş göremezlik tazminatı, 143.240,19TL daimi iş göremezlik tazminatı, 712,65TL tedavi giderinin davalılar ... ve ... Limited Şirketi yönünden kaza tarihi olan 06.03.2019 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 04.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 40.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Limited Şirketinden müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine\" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... Limited Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının meydana gelen kaza neticesinde kırılan bacağını artık diğer bacağı gibi kullanamayacağını, ayakta yapması gereken diş hekimliği mesleğini uzun süreli ayakta duramayacak olması nedeniyle eski gibi yapamayacağını, spor ve bazı aktiviteleri yapamayacağını, bu nedenle mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>\tDavalı ... Oto Ticaret ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının maluliyet oranının tespiti açısından alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 12.03.2021 tarihli raporunda, davacının engel oranının 0 (sıfır) olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun belirtildiğini, yapılan itiraz üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumunun 31.08.2022 tarihli raporunda ise, kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 olduğunun, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiğini, iki rapor arasında çelişki bulunduğunu, mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve 31.08.2022 tarihli raporun neden hükme esas alındığı gerekçelendirilmeden karar verildiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının da yüksek olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDavacı vekilinin ve davalı ... Oto Ticaret ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması neticesinde davacının yaralandığını belirterek tedavi gideri, geçici, sürekli iş göremezlik ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1-Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tMahkemece, davacının maluliyet oranının belirlenmesi yönünden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 12.03.2021 tarihli raporda, davacının kaza sonrası tedavi evraklarının ve raporlarının incelendiği, fizik muayenesinin yapıldığı ve kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, dava konusu kazadaki yaralanması nedeniyle davacının engel oranının %0 olduğunun, 9 ay süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığının mütalaa edildiği görülmüştür. Davacı vekilinin, rapora yönelik itirazları üzerine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 06.09.2022 tarihli raporda ise, yine davacının tedavi evrakları ve raporlarının incelendiği, fiziki muayenesinin kurul tarafından yapıldığı, yine Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirme sonucu davacıda %3 oranında daimi maluliyet belirlendiğinin, iyileşme süresinin 9 ay olduğu görüşünün bildirildiği görülmüş, mahkemece Adli Tıp Kurumu raporu hükme esas alınarak karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece alınan her iki raporda, aynı inceleme yapılıp ve aynı yönetmelik hükümleri uygulandığı hâlde birbiriyle tamamen çelişkili iki ayrı mütalaa verildiği görülmüş olup, bu durumda mahkemece, iki rapor arasındaki açık çelişkinin giderilmesi, bu hususta ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzim edilmesi için Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken raporlar arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>\t2-Davalılar dava konusu kaza nedeniyle oluşan davacının gerçek zararından sorumludur. Davacının yaralanması nedeni ile uğradığı geçici ve sürekli işgöremezlik zararının tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekmektedir. <br>\tDosya içeriğinden, davacının Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesinde diş hekimi olarak çalıştığı, dosya arasına alınan hizmet dökümünde sürekli çalışması bulunduğu, hükme esas alınan 16.01.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, tazminat hesaplamasında, kaza tarihinden sonra hesap dönemine kadar aylık net gelirine ilişkin belge bulunmaması nedeniyle internet üzerinden araştırma yapılarak diş hekimi olarak çalışan kişilerin emsal maaşlarının tespit edilip hesaplama yapılarak sürekli işgöremezlik zararının hesaplandığı görülmüştür. Davacının belirli bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz. Bu nedenle, davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan maaş bordrolarının ve ek ödemelere ilişkin belgelerin çalıştığı işyerinden getirilmesi ve kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık gelirinin net olarak belirlenmesinden sonra sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması doğru görülmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı ... Oto Ticaret Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat yönünden davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmadığından ilk kararda esas alınan rapor tarihi (16.01.2023) verilerine göre tazminat hesaplaması yapılmak üzere aktüer bilirkişiden rapor alınması, davalılar lehine oluşan usûli kazanılmış hakların göz önünde bulundurulması, sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin  istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı ... Oto Ticaret Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tDavanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>\t2-Kararın kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde ilgilisine iadesine,<br>\t4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>\t5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b65e2143a42d6673","SID":"d68b48cf40d9646a"}}