{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   4. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1456 - 2025/1585<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/1456 <br>KARAR NO\t: 2025/1585<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Abonelik Tesisi<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş  olmakla dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACI VEKİLİNİN  İDDİASI VE İSTEMİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  \"müvekkilinin....... sitesinde bulunan işyerinde kiracı olarak plastik ürün imalatı alanında ticari faaliyet yürüttüğünü, müvekkilinin bahse konu işyerini kiraladıktan sonra abonelikleri devralmak ve işyerinin elektriğini açmak için davalı şirkete sözlü olarak başvuruda bulunduğunu, ancak davalı şirket tarafından eski aboneliğe ait borçlar olduğunu ve bu borçlar ödenmeden abonelik tesis edilemeyeceği gerekçesiyle müvekkilin talebini reddettiğini, müvekkilinin işyerini kiraladıktan sonra vergi dairesine yeni adres bildirimini yaptığını, müvekkilin daha sonra davalı şirkete bu hususta yazılı olarak başvuruda bulunduğunu ve bu başvurusuna kira sözleşmesi ve vergi levhasını ile vergi dairesine yapılan adres bildirim belgesini eklediğini, müvekkili tarafından belge sunulması rağmen davalı tarafından talebin reddedildiğini, müvekkilinin ve karşı tarafın tacir olması nedeniyle dava açmadan önce arabuluculuk yoluna gidildiğinin ancak davalının anlaşmak istemediğini, davalı şirketin haksız bir şekilde elindeki tekel yetkisini kullanarak müvekkilinin elektrik enerjisi bağlantısını yapmadığını ve önceki abonenin borçları olduğundan bahisle müvekkilinin abonelik başvurusunu reddetmediğini, müvekkilinin eski abone kullanıcısını hiç bir şekilde tanımadığını, ismini dahi gelen red yazısından öğrendiğini, davalı şirketin elindeki tekel yetkisini kullanarak müvekkil ile sözleşme yapmaktan kaçınmasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davalı şirket tarafından müvekkilinin kiracısı olduğu davaya konu adrese yönelik sözleşme imzalamamak suretiyle oluşturdukları muarazanın men-iyle müvekkil ile abonelik ilişkisi kurulmasına, karar verilmesini\" talep ettiği görülmüştür.<br>B) DAVALININ SAVUNMASI:<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; \"husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev ve yetki itirazları bulunduğunu, müvekkil şirket aleyhine ikame edilen davada ilgili tebligatlar Av. .......'ya tebliğ edildiğini, Av. ....... 20.01.2022 tarihinde müvekkil şirketten istifa ettiğini ve 31.01.2022 tarihinde azledildiğini, dava dilekçesine karşı yasal süre içerisinde esasa ilişkin cevaplarını sunduklarını, davacı tarafça dava dilekçesinde aboneliğe konu taşınmazın .......'dan kiralandığının beyan edildiğini, davacı ile .... arasındaki ilişkide müvekkili şirketin herhangi bir rolü bulunmadığı gibi bu ilişkinin tarafı da olmadığını, iş bu davaya konu ilişkinin muvazaalı olduğunu ve tamamen borçtan kaçınma maksatlı düzenlendiğinin anlaşılmakta olduğunu, kendi aboneliği üzerinden üçüncü kişilerin su, elektrik, doğalgaz gibi hizmetleri kullanmasına olanak tanıyanın bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini ve aboneliğini iptal ettirmedikçe sorumluluğunun devam edeceğini, davaya konu edilen ....... nolu tesisat üzerinde yeniden abonelik tesis edilmesinin mümkün olmadığını, olması gerekenin,  tesisat üzerindeki mevcut abonenin aboneliğinin iptal edilerek yeni talepte bulunanın abonelik devir talebinin usul ve yasaya uygun olması halinde aboneliğin devrinin gerçekleştirilmesi şeklinde olduğunu, müvekkili şirketin  elektrik satışına ilişkin sözleşme ve sözleşmenin eki olarak kabul edilen Müşteri hizmetleri Yönetmeliğine göre elektrik satışı yapmakta olduğunu, abonelerin ise, hizmet alımı ve sözleşme gereği kullandığı elektrik enerjisi bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, abonelik kapattırılmadan başka bir abonelik verilmesinin mümkün olmadığını, abonenin aboneliğini kapattırması ve akabinde davacının abonelik başvurunda bulunması gerektiğini, müvekkili şirketin abonelik verememe sebebinin, davacı tarafından usul ve yasaya uygun yapılan bir başvurusunun bulunmamasından kaynaklandığını, kendisinden söz konusu yerin kullanım hakkına sahip olduğunu kanıtlar nitelikteki belgelerin sunulmasının istendiğini ancak usul ve yasaya uygun bir başvuruda bulunulmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları kapsamında \" abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen kaçak ve normal kullanım bedelinden fiili kullanıcıyla birlikte abone de müteselsilen sorumludur\" ilkesi kapsamında dava dışı abone ile fiili kullanıcı kiraya veren mülk sahibinin müteselsilen sorumlu olduğunu ve iş bu sorumluluktan kaçınmak amacıyla muvazaalı kira sözleşmesi sunulmuş ise de borçtan kaçınma gayesinin korunmaması gerektiğini,  müvekkili şirketin tekel konumunda olmadığını, davacı taraf davaya konu edilen faturaları ödemediğinden enerjinin verilmesi yönünde karar tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağını beyan ederek davanın öncelikli olarak görevsizlik ile hukuki yarar yokluğundan usulden reddi, aksi takdirde davanın esastan reddi gerektiğini\" talep ettiği görülmüştür.<br>C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/03/2025 tarih 2025/261 Esas , 2025/359 Kararı  ile; \" dava dışı ....... adına kayıtlı dükkan vasıflı taşınmazdaki  elektrik aboneliğinin ... ... adına kayıtlı olduğu, adı geçenin dava konusu taşınmazdan ayrıldığı, yapılan kolluk araştırmalarından davacının dava konusu yeri işlettiği ve önceki kiracı ile arasında akrabalık veya ticari olarak herhangi bir bağının bulunmadığı, bu haliyle muvazaa iddiasının davalı tarafça ispatlanamadığı, yukarıda anılan Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince aynı kullanım yerine ait önceki abonenin tüketimlerinden kaynaklanan borçların yeni abonelik tesisi talep eden davacıdan istenemeyeceği, bu hâliyle elektrik aboneliği tesisi talebinin önceki abonenin borcu nedeni ile geri çevrilemeyeceği, davacının iş yerinin fiili kullanıcısı olduğu dikkate alındığında dava açmakta hukuki yararının bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı adına yeni abonelik tesisine ilişkin istemin kabulü ile davacı ile abonelik sözleşmesi yapılarak taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın kabulüne, davacı ile davalı arasında davaya konu edilen ..... adresinde kayıtlı .....tesisat nolu elektrik aboneliği üzerinden yeni abonelik sözleşmesi yapılmasına, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, \" karar verilmiştir.<br> D) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Hükme karşı davalı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davalı vekili istinafında özetle;  yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkil şirket aleyhine ikame edilen dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz gibi abonelik bedellerinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumlu olduğunu, kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dava, Elektrik Abonelik Tesisi (Muarazanın Giderilmesi) istemine ilişkindir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede;<br>Dava, taraflar arasında abonelik sözleşmesi kurulmasına yönelik muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede;<br>Dava tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ‘Perakende Satış Sözleşmesi’ başlıklı ikinci bölümünü 5. ve devamı maddelerinde, perakende satış sözleşmesi başvurusu, kapsamı, sözleşmenin imzalanması, sözleşmenin taraflarının hak ve yükümlülükleri ile sözleşmenin süresi, sona ermesi  düzenlenmiştir. <br>Anılan yönetmeliğin ‘Sözleşmenin süresi ve sona erme’ başlıklı 8. maddesinin 4. fıkrasına göre; “Bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan veya sonlandırarak ayrılması ve farklı bir gerçek veya tüzel kişinin, aynı kullanım yeri için yeni bir perakende satış sözleşmesi başvurusunda bulunması halinde görevli tedarik şirketi tarafından;<br>a) Önceki tüketicinin ödenmemiş borçlarının bulunması halinde, söz konusu borçlar, ilgili tüketicinin güvence bedelinden düşülmek suretiyle karşılanır ve ilgili sözleşme sona erdirilir.<br>b) Güvence bedelinin ödenmemiş borçları karşılamaması halinde, (a) bendi kapsamında işlem yapılır ve kalan borç önceki tüketiciden tahsil edilir.<br>c) Bu Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli olan bilgi ve belgelerin sunulması kaydıyla, yeni başvuru sahibiyle perakende satış sözleşmesi düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.<br>Yine aynı maddenin 5. fıkrasında dördüncü fıkra kapsamında, bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan kullanım yerinden ayrılması halinde, görevli tedarik şirketinin, yeni başvuru sahibinden söz konusu yerin kullanım hakkına sahip olduğunu belgelemesini isteyebileceği düzenlenmiştir. <br>Dosya kapsamında incelenen delillerden, davacının yeni kiracısı olduğu davaya konu aboneliğin bulunduğu taşınmazdaki  elektrik aboneliğinin ......'a ait olduğu,davacı ile dava dışı mülk sahibi arasında imzalanan 01/04/2021 başlangıç tarihli kira kontratının bulunduğu, davacıya ait Gelir İdaresi Daire Başkanlığınca gönderilen vergi kayıtlarının olduğu,  davacı tarafça 20/08/2021 tarihli adres değişikliği bildiriminde davacının yeni iş yeri adresinin ...... olarak bildirildiği, vergi dairesine bildirilen yeni adresin kira kontratındaki adresle uyumlu olduğu,  mahkemece yaptırılan kolluk araştırmasında...... adresinde davacının 06/05/2021 tarihinden itibaren ....... isimli işyerini işlettiğinin bildirildiği, davalı tarafça dosyaya sunulan evraklardan  ..... tesisat numaralı aboneliğin dava dışı ...... adına kayıtlı olduğu ve cari hesap dökümünde en son 08/09/2020 son okuma tarihli faturanın düzenlendiği, mahkemece yapılan kolluk araştırmasında davacı ile dava dışı ....' un herhangi bir bağlantısnın olmadığının bildirildiği  davalı .....in, davacı ile abonelik sahibi ....... arasında muvazaalı ilişki bulunduğuna dair  herhangi bir iddia ve delile dayanmadığı anlaşılmaktadır.<br>Yukarıda anılan yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince perakende satış sözleşmesi yapılırken talepte bulunandan elektrik borcunun olmadığını gösterir borcu yoktur belgesinin istenemeyeceği, aynı kullanım yerine ait önceki abonenin tüketimlerinden kaynaklanan borçları yeni abonelik isteyenin üstlenmesinin talep edilemeyeceği, bu hâliyle elektrik aboneliği tesisi talebinin önceki abonenin borcu nedeni ile geri çevrilemeyeceği, davacının kiracı olduğu dikkate alındığında dava açmakta hukuki yararının olduğu ve dava ehliyetinin bulunduğu, davacı adına yeni abonelik tesisine ilişkin taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine dair  verilen inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararı usûl ve yasaya uygun bulunmuş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.<br>Bu itibarla, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına,  Yargıtay 3. Hukuk  Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu' nca benimsenen ilke gereği, kural olarak sonraki abonelik, önceki abonenin borcunun ödenmesine bağlı kılınamayacağına, davalı yanın davacı ile abone sahibi/fiili kullanıcı arasında herhangi bir muvazaalı ilişkiyi iddia ve ispat etmemesine  göre, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı sonunucuna varılmakla, davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalıdan alınan harç yeterli olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333.maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, <br>6-Kararın dairemiz tarafından tarafından tebliğe çıkarılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, Yargıtay'a TEMYİZ yolu açık olmak üzere 19/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi<br><br><br>\t\t\t\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"efc36a2cd06e6896","SID":"c816ce080fdea0d0"}}