{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1131 - 2025/1218<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1131 <br>KARAR NO\t: 2025/1218<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/355 Esas - 2024/182 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/10/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı  davalı ... Sigorta AŞ  vekili ile  ...  vekili  tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili  dava dilekçesinde; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ...plakalı özel halk otobüsünde yolcu olarak bulunan davacının ani fren sonucu oturduğu yerden düşmesine ve yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davalı sürücü ... aleyhine Ankara 48 Asliye Ceza Mahkemesi 2020/152 sayılı dosyası ile dava açıldığını ve sürücünün cezalandırılmasına karar verildiğini, kazanın ardından müvekkilinin Hacettepe Tıp Fakültesine kaldırıldığını “T11 korpus çökme kırığının müştereken hayatına  etkisinin ağırlık derecesinin ağır olduğu” kanaatine varıldığına dair rapor düzenlendiğini, öğretmen olan müvekkilinin seminerlerden geri kaldığını ve halen iş görememekte olduğunu, tedavisinin devam ettiğini, hayat boyu bakıcı yardımına muhtaç kaldığını, Hacettepe Üniversitesi Hastanesine  yapılan başvuru sonucu  Adli Muayene ve Adli Tek Hekim Raporu (Adli Tıp) ve Kurul Muayene ve Adli Sağlık Kurul Raporu için 350,00 TL bedel ödediğini, trafik kazasının ve kalıcı sakatlığın müvekkilde ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklara neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat kapsamında 1.000,00 TL geçici iş görmezlik, 1.000,00 TL sürekli iş görmezlik, 1.000,00 TL  bakıcı gideri, 350,00 TL tedavi masrafı ve 150.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını, toplamda 153.350,00 TL'nin davalılar ..., ..., ...'ten müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminini, toplamda 3.350,00 TL olan maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'den poliçe limiti ile sınırlı olarak kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta vekili  cevap dilekçesinde; hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının müvekkiline yazılı olarak başvuruda bulunmadığını, dava ön şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın açılmasına davacının kendi kusuru ile sebebiyet verildiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davalı sürücünün fren yapmasının hayatın olağan akışı içinde olduğunu, kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, zararın oluşmasında ve ağırlaşmasında davacının ağır kusuru bulunduğunu, seyir esnasında gerekli tedbirleri almadığını, kazada zarar gören tek yolcunun emniyet kemeri takmayan davacı olduğunu, geçici iş göremezlik zararı, bakıcı ve tedavi gideri talebinin sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacının kalıcı iş göremezliği oluşmamakla birlikte söz konusu kaza ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat sorumluluğunu kabul etmemekle beraber eğer bir tazminat hesabı yapılacaksa davacının belgelendirilmiş net ücreti üzerinden yapılması gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin hukuka uygun olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili  cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde kazaya karışan özel halk otobüsünün “aşırı hızda” seyrettiğinin ifade edildiğini, kaza anını gösteren kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde kaza esnasında otobüsün hızının 25 km civarında olduğunu, hızlı gidip ani fren yapmadığını, zararın oluşumunda davacının kusuru bulunduğunu, koruma önlemlerini almadığını, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, maluliyet oranının belirlemesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine sevkini talep ettiklerini, davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, tazminat dağılımının kusur oranında yapılması gerektiğini, talep konusu maddi tazminatın ilgili sigorta şirketince karşılanması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDiğer davalılar, davaya cevap sunmamışlardır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacının dava konusu kaza nedeni ile maluliyet oranının belirlenmesi amacı ile Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 04/10/2022 tarihli ATK raporunda, davacının kas iskelet sistemi, omurgaya ait sorunlarda engellilik, yaralanma modeli veya tanı ilişkili değerlendirme Torakal omurganın özürlülük oranlarına göre %8 olduğu, zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluklar, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu 2. tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen maddesine göre kişinin engel oranının %40 olduğu, kişinin engel oranları, Balthazard formülü ile toplandığını, (%8 ve %40) %45 olduğu, trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %45 (yüzde kırk beş) olduğu ve sekel halini aldığı, sürekli olduğu, kaza nedeni ile kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının 2 (iki) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin rapor edildiği, mahkemece, dosya içeriğinde bulunan ATK ve Sağlık Kurulu Raporları, tarafların itirazları, değerlendirilmek ve davacının önceki ruhsal tedavisi ile dava konusu kaza ile mevcut durumu arasındaki illiyet bağı olup olmadığının belirlenmesi ve buna göre maluliyet durumunun tespiti amacı ile İstanbul ATK'dan alınan 03/08/2023 tarihli raporda, kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 (sekiz) olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin rapor edildiği, davacının dava konusu kaza nedeni ile tazminat miktarı hesaplanması amacı ile Aktüer bilirkişi marifeti ile rapor düzenlenilmesine karar verildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından dosyaya sunulan 26.07.2023 tarihli adli tıp raporuna göre davacının talep edebileceği; sürekli iş göremezlik tazminatının 173.020,93 TL olduğunun rapor edildiği, tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve tedavi giderleri talebi için doktor bilirkişi ile birlikte aktüer uzmanından ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan  09/02/2024 tarihli raporda, tedavi gideri yönünden ...'ın, dosya kapsamına göre tedavi gideri (refakatçi ücretleri, hastanın tedavisi sırasında refakatçi ile birlikte temel ihtiyaçları, ulaşım giderleri, protez ortez giderleri, ilaç fark bedelleri ve hasta katılım payları, pansuman, enjeksiyon giderleri) olarak 2.730,00 TL, SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan sağlık giderleri olarak hesaplama yapıldığı, kusur indirimi yapılmadığı, meydana gelen tek taraflı, araç içi yaşanan kazada ... plakalı otobüs içerisinde yolcu konumunda bulunan başvuru sahibi ...'ın kaza neticesinde yaralanarak maluliyete uğradığı, kazaya karışan ... plakalı aracın, ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu ve kaza tarihi itibariyle vefat/sakatlık şahıs başına teminatının 390.000,00 TL olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant %10 artırım- %10 eksiltim yöntemi, 2024 asgari ücret değişikliği, kusur durumu ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından dosyaya sunulan 26.07.2023 tarihli rapora göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının 248.754,99 TL olduğunun hesaplandığı, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; \"Davanın kısmen kabulü ile, 248.754,99-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.730,00-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 251.484,99-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 04/07/2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatının reddine, 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte  sigorta şirketi hariç olmak üzere davalılar  (..., ...) 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, meydana gelen kazada, sigortalı aracın sürücüsüne kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, davacı ...’ın, zararın meydana gelmesine tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazada yolcu konumunda bulunan davacı ... sigortalı araç içerisinde seyahati esnasında kendi can güvenliği için yeterli tedbiri almadığını, koruyucu tertibat kullanmadığını, ayrıca söz konusu olaya ilişkin olarak kolluk birimleri tarafından düzenlenmiş bulunan 21.10.2019 tarihli görüntü izleme tutanağında; \"otobüs durmadan önce yolcu hareketlerinin normal olduğu, ani fren yapıldığına ilişkin herhangi bir görüntü bulunmadığı\"nın tespit edildiğini (Ek 1: Görüntü İzleme Tutanağı), gerekli tedbirleri almış bulunan diğer yolcularda herhangi bir zarar meydana gelmediğini, yerel mahkeme tarafından tarafların kusur oranlamasına ilişkin herhangi bir bilirkişi raporunun dosyaya kazandırılmadığını, davacının müterafik kusuru araştırılmadan hüküm kurulduğunu, bu hususta Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması talep edilmişse de, söz konusu taleple ilgili olarak mahkemece herhangi bir karar verilmediğini, müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığı gözetilmeksizin tesis edilen hükmün, usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, dosyaya kazandırılmış bulunan maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine aykırı olması ile davacının maluliyetinin bulunmaması gözetilmeden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama yöntemi yanlış olduğu gibi hesaplanan tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, müvekkil ...’in, davaya konu olayın meydana geldiği aracın işleteni konumunda olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 52'nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.\" hükmünün yer aldığını, müvekkil, araç işleten sıfatıyla sorumlu tutulsa da gerek Türk Borçlar Kanunu gerekse de Karayolları Trafik Kanunu açısından bakıldığında müvekkile yüklenilebilecek bir sorumluluk bulunmadığını, çünkü kaza anını gösteren kamera kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere 25 kilometre civarında yavaş bir hız ile durmaya çalışırken kazanın meydana geldiğini, kazanın gerçekleştiği otobüste otobüsün yavaşlaması sırasında diğer yolcuların ani bir sarsıntıya dahi uğramadığını, buna karşın davacının zararın oluşmaması için gerekli tutunma ve kendini koruma önlemlerini almadığını, bu sebeple zararın oluşumunda zarar görenin müterafik kusuru bulunduğunu, davacı yanın, somut olaya konu davadan 2 yıl önce bir trafik kazası daha geçirdiğini ve bu kazadan dolayı \"belinde 3 adet kırık ve çökme ile sağ tarafındaki 1 kaburgasında kırık meydana geldiği, tedavi olması gerekmesine rağmen ameliyat olmadığı, 7 ay korse kullanarak 7 ay evde yatışının olduğu, belinde kırılan bölgede devamlı ağrıların varlığı, 15 dakika ayakta kaldıktan sonra ağrılarının şiddetlendiği, 2 günde bir ... veya ... türü ağrı kesiciler kullandığı, ayak bileklerinde kemik ağrısı olduğu, 1 yıldan uzun süredir psikiyatrik tedavi aldığı, ... 10 mg kullandığı, Ankara Tıp Fakültesi Hastanesinde takipli olduğu\"nun bilindiğini, trafik bilirkişisinden yeni kusur raporu alınmaksızın mevcut raporla kusur atfı yapılması hep birlikte göz önüne alındığında müvekkile tahmil edilecek bir tazminat sorumluluğu bulunmadığı gibi hesaplanan miktarın da hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.<br>\tDosyada kusur raporu alınmamıştır. Kaza tespit tutanağı, kamera izleme tutanağı, ceza dosyası içeriği de eklenmek suretiyle dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile rapor alınarak, kusur durumu tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>\tYukarıda belirtilen nedenlerle, davalı ... Sigorta AŞ. vekili ile ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kusur raporu alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... Sigorta AŞ. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/04/2024 tarihli 2021/355 Esas - 2024/182 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davalılar vekillerinin vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalılara iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb352d179e126900","SID":"0446e799bb0fcbe6"}}