{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1048 - 2025/1211<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/1048 <br>KARAR NO\t: 2025/1211<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2017/743 Esas 2024/531 Karar<br>EK KARAR TARİHİ\t: 23/09/2024<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/10/2025<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dava davacılar vekili ile asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, birleşen davada ise davalı ... vekili tarafından ek karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12/11/2013 tarihinde, müvekkili ...’ın, vefat eden oğlu ... ile birlikte bindiği dolmuşun sürücüsünün yolda inşaat olması nedeniyle yoğun olduğundan bahisle farklı güzergahtan gideceğini belirterek, karşı yönden gelen bir başka dolmuşa durmasını işaret ettiğini ve durdurduğunu, kendilerine de söz konusu dolmuşun istedikleri yere gidebileceğini ifade ettiğini, müvekkilinin dolmuştan inerek dolmuşun ön tarafından karşıya geçmek isterken, dolmuş ile aynı yönde gitmekte olan davalı ... Sigorta tarafından ZMMS ile sigortalanan ... plakalı ticari taksinin şiddetli bir şekilde çarpması neticesinde müvekkili ...’ın yaralandığını, oğlu ...’ın ise vefat ettiğini, diğer müvekkili ...’ın ölenin babası, müvekkili ...’ın ise kardeşi olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili ...’ın maluliyetinin meydana geldiğini, ayrıca müvekkillerinin ölen ...’ın desteğinden mahrum kaldığını, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada her iki araç sürücüsünün de cezalandırılmasına karar verildiğini, bu nedenle ... plakalı ZMMS’den ve ... Plakalı araç kasko sigortası ... Sigorta’dan; maddi ve manevi zararları kapsamasına göre; ... için, ...’ın vefatı nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınmasına, aynı kazada ...’ın yararlanması nedeniyle 10.000,00-TL manevi tazminatın ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maluliyet nedeniyle maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalıdan avans faizi ile alınmasına, ...’ın tedavisi uzun sürdüğünden bu dönemden iş göremediğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınmasına, ... için; ...’ın vefatı nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınmasına, ... için; ...’ın vefatı nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınmasına, ... plakalı araç ZMMS ... Sigortadan: ... için, ...’ın vefatı nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınmasına, aynı kazada ...’ın yararlanması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maluliyet nedeniyle maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalıdan avans faizi ile alınmasına, ...’ın tedavisi uzun sürdüğünden bu dönemden iş göremediğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınmasına, ... için; ...’ın vefatı nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınmasına, her iki sigorta şirketinin maddi tazminat yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere kusurları oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, manevi tazminatın  ise ... Sigorta'dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br> Davalı ... Sigorta vekili davaya cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkil sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, davacının kusur zararını ispatlaması gerektiğini, kazanın davacı ... ve vefat eden ...’nin sigortalı araçtan inerek kontrolsüz şekilde karşıya geçmesi sırasında meydana geldiğini, sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, ancak her halükarda davacı ... ve Ölenin müterafik kusurunun nazara alınması gerektiğini, ayrıca ...’nin maluliyet iddialarını kanıtlaması gerektiğini, müvekkilinin tedavi giderlerinden sorumluluğu olmadığını SGK'nın sorumlu olduğunu, ayrıca müvekkilinin kaza tarihinden itibaren faizden ve avans faizinden sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmemekle beraber, ... plakalı aracın ZMMS ile, ... plakalı aracın ise Tüm Oto Kasko Poliçesi ile müvekkili tarafından sigortalı olduğunu, müvekkilinin ZMMS kapsamında sorumluluğunun sigorta limiti ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının, sigortalı araç sürücüsünün kusurunu kanıtlaması gerektiğini, ...’ın vefatı nedeniyle davacıların müracaat ettiğini ve 10/03/2016 tarihinde anne ... için 5.658,14 TL, baba ... için  4.134,88 TL olmak üzere toplam 9.793,02 TL ödemede bulunduklarını, bu nedenle sorumlulukları bulunmadığını, sorumluluğun devam ettiğinin kabul edilmesi halinde ise yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, davacıların ölenin destek durumunu ve gelirini kanıtlaması gerektiğini, ayrıca ölenin kaza tarihindeki yaşı nazara alınarak yetiştirme giderinin de düşülmesi gerektiğini, davacı ...’ın maluliyetini kanıtlaması gerektiğini, geçici iş görmezlik ve tedavi giderlerinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağın, müvekkilinin ZMMS kapsamında manevi tazminattan sorumluluğu bulunmadığı gibi manevi tazminat taleplerinin de fahiş olduğunu, ayrıca kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>Birleşen Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/296 Esas - 2024/47 Karar sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; 12/11/2013 tarihinde müvekkili ... ile oğlu ...'ın, davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunun dolmuşa bindiklerini, davalının dolmuş ile seyir hâlindeyken güzergah değiştirdiğini ve müvekkil ... ile oğlunu Cevizlidere Cad. ... Market hizasında ve orta şeritte indirdiğini, müvekkili ve oğlunun karşıya geçmeye çalışırken aynı yönden gelen ve ... yönetimindeki ... plaka sayılı ticari aracın müvekkili ve oğluna çarptığını, kaza sonucu ...'ın vefat ettiğini, müvekkil ...'ın ise yaralandığını, kazanın oluşumunda davalının kusurlu olduğunu, davalı  ve dava dışı diğer sürücü ... hakkında Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/430 esas ve 2014/177 karar sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığını, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalının  ve diğer araç sürücüsünün mahkumiyeti cihetine gidildiğini, bu konuda daha önce Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/576 esas sayılı dosyası üzerinden dava dışı taksi sürücüsü ... aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli dava açtıklarını, müvekkilleri ... ve ...'ın ...'ın desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkillerin cenaze ve defin giderlerinin bulunduğunu, öte yandan davacı ... yönünden tedavi ve bakım masrafları yapıldığını, müvekkil ...'ın kaza ve yaralanması nedeniyle bir süre çalışmadığını, bunun dışında ...'ın ölümü sonucu murisin anne, baba ve kardeşi durumunda bulunan müvekkillerinin derin bir üzüntü ve endişe duyduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili ... için 9.000 TL maddi, 15.000 TL manevi, müvekkili ... için 4.000,00TL maddi, 25.000,00 TL manevi ve müvekkili ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/11/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, davalı taraftan tahsiline  ve dava dosyasının Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkmesi'nin 2013/576 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullandığı aracın zorunlu mali mesuliyet ve kasko poliçeleri ile sigortalandığını, yargılama neticesinde maddi ve manevi bir bedel ortaya çıkması halinde teminat limiti halinde ilgili sigorta şirketlerine ödeme yapılmasını, müvekkilinin kazada kusurlu olmadığını, meydana gelen kazada yayaların kontrolsüz olarak yolun karşısına geçmelerinden kaynaklandığını, bu nedenle kusur yönünden rapor alınmasını, ölümden sonra oluşan herhangi bir maddi destekten yoksun bırakılmanın söz konusu olmadığını, davanın maddi tazminat yönünden ZMMS Poliçesi gereği ... ... Sigorta Şirketi'ne, maddi- manevi tazminat yönünden kasko poliçesi gereğince ... Sigorta AŞ.'ye ihbar edilmesini  istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, hasar dosyasına göre, davacı ...'ın yaralanması ve davacılar ... ve ...'ın destekten yoksun kalmaları nedeniyle kısmi ödemelerin yapıldığı, dosyada kusur oranlarının  Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/576 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada tespit edilerek, karara bağlandığı, ilgili karar Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiş olduğundan kusur bilirkişi incelemesi yapılmadığı, birleşen dosyada aktüerya konusunda uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 15/01/2024 tarihli raporda; kaza tarihi 19.06.2021 tarihinden önce olması sebebiyle ZMSS genel şartlarının dikkate alınmadığı, progresif rant yöntemi (her yıl için ayrı ayrı %10 artırım (kn formülü) ve %10 iskonto (1/kn) formülü) ve TRH 2010 tablosu kullanıldığı, dava dosya kapsamında, ... ve ... plakalı araçların ZMSS poliçeleri bulunmadığı, müteveffanın yaklaşık 28 yaşında (01.01.2032 tarihinde) evleneceği, evlilik tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra ilk çocuğu, ilk çocuğundan yaklaşık 2 yıl sonra ise ikinci çocuğu olacağı ve çocuklarının 22 yaşlarına kadar destekten yararlanacaklarından hareketle destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı (davacının ilk çocuğu 01.01.2034 tarihinde ikinci çocuğunun ise 01.01.2036 tarihinde doğacağı ihtimali dikkate alınarak) hesaplanan tazminattan müteveffanın %60 kusuru dikkate alınarak hesaplanan tazminattan kusur tenzili yapıldığı, TBK’nın 55. maddesi gereği SGK tarafından davacılara ödenen rücu kapsamında sosyal güvenlik ödemesi olduğuna dair bilgi/belge bulunmadığı,10.03.2014 tarihli sigorta şirketi ödemelerinin 15.01.2014 hesap raporu tarihine %9 kanuni faiz ile güncellenerek, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatlarından tenzil edildiği,  müteveffa ...'ın kaza tarihinde 10 yaşında olup, 18 yaşına kadar yetiştirme gider miktarının hesaplanan tazminattan tenzil edildiği, Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.2019 tarih, 2013/576 esas - 2019/557 karar sayılı, Ankara BAM 26.Hukuk Dairesinin 17.06.2022 tarih, 2020/133 esas - 2022/1649 karar sayılı dosyasıyla incelenmiş olup, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 22.12.2022 tarih, 2022/12372 esas - 2022/17575 karar sayılı onaması ile müteveffa'nın %60 kusuruna istinaden davacı anne ...'ın destekten yoksun kalma bakiye zararının 15.436,64 TL, davacı baba ...'ın destekten yoksun kalma bakiye zararının ise 11.480,89 TL olarak hüküm altına alındığı,  diğer taraftan, 2024 yılı verilerine göre müteveffanın %60 kusuru dahilinde davacı anne ...'ın destekten yoksun kalma bakiye zararı müteselsil sorumluluk kapsamında ve ödemede tekerrür durum yaratmayacak şekilde  372.669,92 TL, davacı baba ...'ın destekten yoksun kalma bakiye zararı müteselsil sorumluluk kapsamında ve ödemede tekerrür durum yaratmayacak şekilde 282.372,97 TL olarak hesaplandığı, araç sürücülerinin kusur oranlarına göre, nispetinde sorumlulukları ise; ...'ın %15 kusur dahilinde sorumluluğu anne ... için 133.077,52, baba ... için ise 101.012,83 TL olduğu, ... plaka sayılı aracın ZMSS poliçesini düzenlenen sigorta şirketinin bu zarardan poliçe limitleri dahilin sorumlu olabileceği, minibüs sürücüsü ...'in %25 kusur dahilinde sorumluluğu ... için 239.592,40, baba ... için ise 181.360,14 TL'dir. ... plaka aracım ZMSS poliçesini düzenlen sigorta şirketinin bu zarardan poliçe limitleri dahilin de sorumlu olabileceği tespit edildiği, <br>Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.2019 tarih, 2013/576 esas - 2019/557 karar sayılı, Ankara BAM 26.Hukuk Dairesinin 17.06.2022 tarih, 2020/133 esas - 2022/1649 karar sayılı dosyasıyla incelenmiş olup, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 22.12.2022 tarih 2022/12372 esas - 2022/17575 karar sayılı onaması ile davacı ...'ın %60 kusuruna istinaden iş göremezlik bakiye zararının sürücü ... yönünden 29.281,82 TL olarak hüküm altına alındığı, diğer taraftan, 2024 yılı verilerine göre, davacı ...'ın %60 kusuru dahilinde iş göremezlik toplam bakiye zararı müteselsil sorumluluk kapsamında ve ödemede tekerrür durum yaratmayacak şekilde 369.630,53 TL olarak hesaplandığı, araç sürücülerinin ve sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde sorumlulukları ise; dava dışı ...'ın %15 kusur dahilinde (...) ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 138.611,45 TL olduğu, ... Sigorta - ZMSS poliçe limiti 250.000,00 TL olup, hesaplanan tazminat poliçe limitinin altında olduğu,  (Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin temyiz incelemesinden geçip kesinleşen 12.11.2019 tarih, 2013/576 esas - 2019/557 sayılı kararına istinaden ...'ın bakiye zararının sürücü ... yönünden 29.281,82 TL olarak hüküm altına alındığının anlaşıldığı) Minibüs sürücüsü davalı ...'in %25 kusuru dahilinde (...) ... ... Sigorta Şirketi (ZMSS) ve ... Sigorta A.Ş. (Tüm Oto Poliçesi) ile birlikte (... + ... + ...) sorumluluğunun 231.019,08 TL olduğu, ... plaka aracın ZMSS poliçesini düzenlen sigorta şirketinin bu zarardan poliçe limitleri dahilin sorumlu olabileceğinin tespit edildiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; <br>\"A-ASIL DAVADA; <br>1-Maddi Tazminat Talepleri Bakımından; Davanın KISMEN KABULÜ ile, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/11/2019 tarih, 2013/576 Esas ve 2019/557 Karar sayılı ilamı hükmedilen tazminatlar bakımından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; <br>Davacı ...'ın sürekli iş göremezlik zararından kaynaklı bakiye 369.630,53 TL'den ibaret maddi tazminatının 138.611,45 TL'sinin davalı ... Sigorta AŞ (ZMMS)'den, 231.019,08 TL'sinin davalı ... ... Sigorta AŞ (ZMMS)'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>Davacı ...'ın destekten yoksun kalmasından kaynaklı bakiye 332.197,63-TL'den ibaret maddi tazminatının 132.989,63 TL'sinin davalı ... Sigorta AŞ (ZMMS)'den, 142.292,00 TL'sinin davalı ... ... Sigorta AŞ (ZMMS)'den, 56.916,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş. (KASKO)'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>Davacı ...'ın destekten yoksun kalmasından kaynaklı bakiye 251.740,60 TL'den ibaret maddi tazminatının 100.948,60 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş. (ZMMS)'den, 107.708,00 TL'sinin davalı ... ... Sigorta A.Ş. (ZMMS)'den, 43.084,00 TL'sinin davalı ... Sigorta AŞ (KASKO)'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>2-Manevi Tazminat Talepleri Bakımından; Davanın KISMEN KABULÜ ile,<br>Davacı ...'ın kendi yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalı ...  Sigorta AŞ (KASKO)'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>Davacı ...'ın oğlu ...'ın vefatı nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalı ...  Sigorta AŞ (KASKO)'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>Davacı ...'ın oğlu ...'ın vefatı nedeniyle 7.500,00-TL manevi tazminat alacağının davalı ... Sigorta A.Ş. (KASKO)'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>Davacı ...'ın kardeşi ...'ın vefatı nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalı ... Sigorta AŞ (KASKO)'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>B-BİRLEŞEN DAVADA; Maddi Tazminat Talepleri Bakımından; Davanın KISMEN KABULÜ ile, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/11/2019 tarih 2013/576 Esas ve 2019/557 Karar sayılı ilamı hükmedilen tazminatlar ve asıl davada davalı sigorta şirketleri aleyhine hükmedilen tazminatlar bakımından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; <br>1-Maddi Tazminat Talepleri Bakımından; Davanın KISMEN KABULÜ ile, <br>Davacı ...'ın sürekli iş göremezlik zararından kaynaklı bakiye 231.019,08 TL'den ibaret maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>Davacı ...'ın destekten yoksun kalmasından kaynaklı bakiye 239.592,40-TL'den ibaret maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>Davacı ...'ın destekten yoksun kalmasından kaynaklı bakiye 181.360,14 TL'den ibaret maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, <br>2-Manevi Tazminat Talepleri Bakımından; Davanın KISMEN KABULÜ ile, <br>Davacı ...'ın kendi yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine,  <br>Davacı ...'ın oğlu ...'ın vefatı nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine,  <br>Davacı ...'ın oğlu ...'ın vefatı nedeniyle 7.500,00-TL manevi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine,  <br>Davacı ...'ın kardeşi ...'ın vefatı nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine,  <br>Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Birleşen davada davalı ... vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın kendilerine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, yerel mahkemece kararın tebliğ edildiği belirtilen tebligat ekinde sadece davacı tarafın istinaf talebi ve yerel mahkemenin vermiş olduğu tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararın mevcut olduğunu, bu nedenle tebliğin usulüne uygun yapıldığından ve gerekçeli kararın tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceğinden istinaf başvurusunun süresinde kabul edilmesi gerekirken eksik ve hatalı değerlendirmeyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>Davacılar ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde; davalılar arasında müteselsil sorumluluk bulunmasına karşın her bir davalının/sigortalı araç sürücüsünün kusuru dikkate alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararının 8.sayfasının son satırında; davacıların asıl ve birleşen dosyalarda davaların maddi tazminat talebi yönünden \"her bir davalının/sigortalı araç sürücüsünün kusuru dikkate alınarak\" ve bilirkişi raporu ile tespit edilen miktarlar dikkate alınmakla davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak dava konusu trafik kazası birden fazla aracın ortak kusuru ile meydana geldiği için aralarında müteselsil sorumluluk bulunduğu halde mahkeme her bir davalıyı kendi kusuru oranında müvekkile karşı sorumlu tuttuğunu, hükmün bu yönü ile hatalı olup düzeltilmesi gerektiğini, asıl davada sigorta şirketlerine kaza ihbar edildiği halde faizin dava tarihinden başlatılmış olmasının hatalı olup düzeltilmesi gerektiğini, işleyecek faiz avans faiz olması gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/296 esas sayılı dosyasında müvekkillerin manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de kabul edilen kısım için müvekkiller lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini,  hükmedilen manevi tazminatın  çok düşük olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken ...'ın kusuru oranında tazminat alacağından indirim yapıldığını,  bu yöntemin hatalı olduğunu, zira kaza esnasında ...’ın kaza mahalinde olmadığını, kazada kusuru olmayan için hesaplama yapılırken başkasının kusuru oranında indirim yapılmasının doğru olmadığını belirtmiş, ek istinaf dilekçesinde ise, mahkeme kararında gerek asıl dava gerekse birleşen davada hüküm kısmının 2 No'lu bentlerinde; davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini,  kararın bu yönü ile eksik ve hatalı olduğunu, 06/08/2024 tarihli istinaf dilekçesinin (D) bendinde; \"asıl ve birleşen davada\" şeklinde yazılması gerekirken sehven \"asıl\" ibaresi yazılmadığını, dilekçeyi bu şekilde düzelttiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece kalan poliçe limitini aşar şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, poliçe limitinin kararda belirtilmediğini, kusur ve maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talebinin reddi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların da fahiş olup, hesaplanan tazminat tutarlarının gerçeği yansıtmadığını,   sigorta zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zararın tazmininin talep edilebileceğini, hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faize dava tarihinden itibaren hükmedilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>Dava, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı  ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>1)Birleşen davada Ek karara ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde,<br>Davalı ... vekili ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde, ek kararın doğru olmadığını, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın tarafına usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, yerel mahkemece kararın tebliğ edildiği belirtilen tebligat ekinde sadece davacı tarafın istinaf talebi ve yerel mahkemenin vermiş olduğu tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararının mevcut olduğunu, bu nedenle tebliğin usulüne uygun yapıldığından ve gerekçeli kararın tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceğinden istinaf başvurusunun süresinde kabul edilmesi gerekirken eksik ve hatalı değerlendirmeyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasını istemiş,  esasa yönelik istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmiştir.      <br>Karar tarihi itibarı ile 6100 sayılı HMK'nın 345. maddesinde, istinaf başvuru süresinin iki hafta olduğu, bu sürenin ilamın usulen taraflardan her birine tebliğ ile işlemeye başlayacağı  belirtilmiştir.  <br>6100 sayılı HMK'nın 91. maddesinde sürelerin başlaması; \"Süreler, taraflara tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde, tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar.\" şeklinde düzenlemiş, HMK'nın 92. maddesinde sürelerin bitimini; \"Süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter. Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Bu durumda, birleşen dava davalı vekiline mahkeme kararının18/08/2024 günü tebliğ edildiği, HMK'nın 345.maddesi gereğince istinaf başvuru süresinin iki hafta olduğu, ancak istinaf dilekçesinin verilmesinin, istinaf dilekçesinin kayıt ve istinaf harçlarının yatırılmasının bu süreden sonra 20/09/2024 günü olduğu anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince HMK'nın 344. maddesi uyarınca hazırlanan ek kararın davalı vekiline elektronik tebligat yoluyla tebliğe gönderildiği, 18/08/2024 tarihinde \"okundu sayılarak\" tebliğ edildiği, tebliğ zarfının üstünde “gerekçeli karar evrakının da bulunduğunun” belirtildiği, zarfa UYAP tarafından yazılı belgelerin otomatik olarak eklendiği anlaşılmakta olup, davalı ... vekilinin 23/09/2024 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda gösterilen sebeplerle; <br>1-Birleşen dava davalı ... vekilinin 23/09/2024 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere  09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.<br>II- Asıl davada verilen karara ilişkin olarak<br>Asıl  ve birleşen dava destekten yoksun kalma, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>YARGITAY 4. Hukuk Dairesi’nin 22.12.2022 tarih, 2022/12372 Esas - 2022/17575 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleşen davada; davalı ...'ın sürücüsü olduğu  ticari taksinin ... ve destek ...’a çarpması sonucunda ...’ın yaralandığı, ...’ın ise vefat ettiği, olayda davacılar vekili, davacı ... ile müteveffa ...’nin yaya olduğunu  kusurları bulunmadığını belirterek, tazminatın davalı sürücüden tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili teselsül hükümlerine dayandığından hüküm müşterek müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince kurulmuştur (davalı sürücünün %15, dava dışı minibüs sürücünün %25 kusuruna tekabül eden toplam %40 kusur oranında).<br>KTK'nın 91.maddesi ile davalı Trafik Sigortacısının sorumluluğu açısından \"İşletenlerin, bu Kanunun 85'inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.\" hükmü getirilmiştir. Aracın ZMM Sigortası bulunması halinde, sigorta şirketi de, zarar görenin zararlarından, zarara neden olan sürücü, işleten ve diğer zarar sorumluları ile birlikte (kanun ile sıralı sorumluğu kabul edilen sorumlular hariç) müştereken ve müteselsilen, sigorta limiti ile sınırlı olarak sorumludur. <br>Diğer yandan müteselsil borç ilişkisinde alacaklı ve borçlular arasındaki borç ilişkisinin sona ermesi ve müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK'nın 166. maddesinde; \"(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.\" düzenlemesine yer verilmiş, bu doğrultuda müteselsil borç nedeniyle alacaklıya halef olmayı düzenleyen TBK'nın 168/2 maddesinde de; \"Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır.\" denilerek, bir borçlu lehine yapılacak olan iyileştirmenin, diğer borçluların aleyhine olması halinde, iyileştirmenin aleyhine olduğu, diğer borçluların da bundan istifade edeceği kabul edilmiştir.<br>Müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduklarından borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam edeceğinden, zarar gören alacağını bir borçludan almamışsa ödemede tekerrür olmamak kaydıyla diğer sorumlulara dava açmasına engel bir durum yoktur. Zira zarar görenin tatmini oranında tazminat borcu sona erer.<br>Zarar görenin kesinleşen miktarı aşan zararı olduğunu, davalıya karşı ileri sürüp süremeyeceğine ilişkin olarak ise, kural olarak, aktüer hesaplamaya dayalı iş göremezlik zararı karar tarihine en yakın tarihe göre hesaplanması gerekir ise de; aynı zarardan sorumlu olanlardan birisi hakkında verilen karar ile tazminat miktarı kesinleşmiş ise zarar görenin talep edebileceği azami tazminat miktarının kesinleşmiş olan karar ile kesinleşmiş olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı, aynı zarardan sorumlu olanlar hakkında açtığı davada hükmedilen tazminata itiraz etmemiş yahut itiraz etmesine rağmen itirazı kabul görmeyerek kesinleşmesi halinde, diğer sorumludan ancak kesinleşen miktarı talep edebilir. Kesinleşen kararda hüküm altına alınan miktarı aşan zarardan, hakkında hüküm verilenin kurtulmuş olması nedeniyle, daha sonra hakkında dava açandan da talep edilememesi gerekir. Aksi takdirde; bu durum ilk davanın Sigorta Şirketi hakkında açılması ve tazminatın kesinleşmesinden sonra işleten hakkında dava açılması durumunda işletenin sigorta limitleri içerisinde kalmakla beraber, daha önce sigorta şirketi hakkında verilen miktarı aşan miktarda tazminata hükmedilmesi halinde, sigorta ilişkisi çerçevesinde aşan miktarı yukarıdaki düzenlemeler ve sigortanın sorumluluğunun kesin hükümle daha önce mahkeme kararı ile belirlenmiş olması nedeniyle, sigortacısından rücuen talep edemeyecektir. İlk davanın işleten hakkında açılması ve kesinleşmesi halinde ise, işletenin zararlarından sorumlu olan sigorta şirketi, işletenin mahkeme kararı ile kesinleşen sorumluluğunu aşan zarardan sorumlu tutulması sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle zarar görenin, zararı mahkeme kararı ile belirlenerek ve kesinleşmiş ise (söz konusu belirlemeden sonra artan maluliyet olmadıkça) davacı aynı zarardan sorumlu olanlardan ancak kesinleşen kararda hüküm altına alınan miktarı aşmamak üzere gerçek zararını talep edebilir.<br>Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/958 E. 2016/1860 K. Sayılı ilamında; \"Aynı davacılar tarafından aynı kazadaki davacıların desteğine çarparak ölümüne sebep olan aracın trafik sigortacısına karşı açılan, 13/09/2012 tarihinde kesinleşen Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/302 Esas - 2012/242 Karar sayılı dava dosyasındaki destek raporundan ayrı yeni rapor alınarak mahkemece daha fazla tutara hükmedilmesi hatalıdır. Kesinleşen bahsi geçen ilk davada kusur indirimsiz toplam üç davacı için hesap edilen tutar; 115.524,50 TL, %70 orana tekabül eden kısmı üç davacı için toplamda 80.867,15 TL'dir. Mahkemece yapılacak iş, davacıların talep edebileceği tazminat tutarının Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/302 Esas - 2012/242 Karar sayılı dava dosyasındaki aktüer raporu verileri dikkate alınarak yeni bir bilirkişi hesabı yaptırılması, çıkacak sonucun Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/302 Esas - 2012/242 Karar sayılı dosyasından alınan hesap raporunda belirlenen tazminat miktarından fazla olması halinde; Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/302 Esas - 2012/242 Karar sayılı dosyasındaki kusur indirimsiz tutar esas alınarak bu tutar üzerinden kusur oranlarına göre ayrıştırmanın yapılması kusur indiriminin yapılarak gerçek zararın belirlenmesi; sonucun Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/302 Esas 2012/242 Karar sayılı dosyasından alınan hesap raporunda belirlenen tazminat miktarından düşük çıkması halinde ise; bu çıkan miktar üzerinden kusur oranlarına göre ayrıştırmanın yapılması kusur indiriminin yapılarak gerçek zarar belirlenmesi gerekmektedir.Aynı davacılar tarafından aynı kazadaki davacıların desteğine çarparak ölümüne sebep olan aracın trafik sigortacısına karşı açılan, 13/09/2012 tarihinde kesinleşen Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/302 Esas - 2012/242 Karar sayılı dava dosyasındaki destek raporundan ayrı yeni rapor alınarak mahkemece daha fazla tutara hükmedilmesi hatalıdır. Kesinleşen bahsi geçen ilk davada kusur indirimsiz toplam üç davacı için hesap edilen tutar; 115.524,50 TL, %70 orana tekabül eden kısmı üç davacı için toplamda 80.867,15 TL'dir. Mahkemece yapılacak iş, davacıların talep edebileceği tazminat tutarının Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/302 Esas - 2012/242 Karar sayılı dava dosyasındaki aktüer raporu verileri dikkate alınarak yeni bir bilirkişi hesabı yaptırılması, çıkacak sonucun Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/302 Esas - 2012/242 Karar sayılı dosyasından alınan hesap raporunda belirlenen tazminat miktarından fazla olması halinde; Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/302 Esas - 2012/242 Karar sayılı dosyasındaki kusur indirimsiz tutar esas alınarak bu tutar üzerinden kusur oranlarına göre ayrıştırmanın yapılması kusur indiriminin yapılarak gerçek zararın belirlenmesi; sonucun Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/302 Esas 2012/242 Karar sayılı dosyasından alınan hesap raporunda belirlenen tazminat miktarından düşük çıkması halinde ise; bu çıkan miktar üzerinden kusur oranlarına göre ayrıştırmanın yapılması kusur indiriminin yapılarak gerçek zarar belirlenmesi gerekmektedir.\" denilerek, davacının ilk davasından sonra aynı zarardan sorumlu olan diğer davalı açısından talep edebileceği zararın, kesinleşen miktarı aşamayacağı kabul edilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen hukuki açıklamalar ve durumlar ışığında değerlendirme yapılması gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması isabetsiz bulunmuş, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. Kuşkusuz hükmü istinaf etmeyen davalılar yönünden davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak korunmalıdır. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; asıl dava davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, karar verilmesi için gönderilmesine, kaldırma sebebine göre, davacılar vekilinin tüm  istinaf sebeplerinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 12/07/2024 tarihli, 2017/743 Esas - 2024/531 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin tüm, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t\t\t<br><br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br> Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a426fcb850fa97de","SID":"f43c85c62ffabfff"}}