{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2025/751 Esas<br>KARAR NO\t:2025/717<br><br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))<br>DAVA TARİHİ:15/10/2025<br>KARAR TARİHİ:16/10/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  icra takibine konu alacak davalının kaçak elektrik kullandığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen fatura bedeline ilişkin olduğunu, davalı yanın, yapılan kontrolde laboratuvar sonucuna istinaden sayacın bornosunda sabit ''şönt'' olduğu ve bu yüzden sayacın eksik ölçüm yapması sağlanmak suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde  elektrik enerjisini kaçak olarak kullandığının tespit edildiğini, davacı müvekkilin, takip tutarını, davalı yandan talep hakkı olduğunun kabulü ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali, alacağın likit olması nedeniyle davalı/borçlunun asıl borcun %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etme ihtiyacı hasıl olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) M. 257, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğini düzenlemekte olduğunu, taraflarınca tahsili istenen faturadaki borç abonelik sözleşmesi uyarınca kullanım bedeline ilişkin değil kayıp kaçak elektrik kullanımına ilişkin olduğunu,  davalının bu eylemi haksız fiil olduğu gibi TCK madde 163 kapsamında da karşılıksız yararlanma suçunu oluşturmakta olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm hakları kalmak kaydıyla davalının söz konusu takipteki borca yeter miktardaki menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ve menkullerin muhafazası için öncelikle teminatsız olarak aksi taktirde mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmesine, davalı yanın ....İcra Müdürlüğünün ...  Esas Sayılı icra dosyası sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin alacak, faiz ve tüm feriler bakımında devamına, dava konusu takibe esas bedelin %20'sinden az olmamak üzere takdir edilecek icra inkâr tazminatının davalı yandan tazminine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; kaçak elektrik kullanımından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla takibe yapılan itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı. <br>Bir davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması ve bu uyuşmazlık için başka bir mahkemenin özel olarak görevlendirilmemiş olması gerekir. <br>Eldeki davanın temeli haksız fiile dayalı olup, mutlak ticari davalardan değildir. <br>Davanın nispi ticari dava niteliğinde kabul edilebilmesi için ise her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili uyuşmazlıktan kaynaklı bir dava olmalıdır. <br>Bu açıklamalardan sonra eldeki dava açısından durum değerlendirildiğinde; davacının tacir olduğunda şüphe yok ise de davalı AVM yönetiminin tacir sıfatının bulunmadığının Yerleşik Yargıtay İçtihatlarıyla sabit olduğu, kaçak kullanım tespiti yapılan yerin ticarethane olmasının davalıları TTK anlamında tacir konumuna getirmeyeceği, bu haliyle uyuşmazlığı çözme görevinin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi' ne ait olduğu anlaşılmakla, görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi' nin 2014/8722 -8231 E.K, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi' nin 2019/255-773 E.K) <br> KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda  açıklandığı üzere;<br>1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>2-Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, <br>3-HMK 20. maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, <br>4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine,  <br>Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 16/10/2025<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8834f0949266841","SID":"d395e8d9d196dd05"}}