{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   17. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t              : 2024/1346 <br>KARAR NO\t              : 2025/1473<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/1062 Esas  ve 2023/399 Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...\t <br>DAVALI\t: ... PETROL İNŞ. TAŞ. GIDA SAN.VE TİC. LTD.ŞTİ.<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Su Tüketim Faturasından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t               : 16/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 16/10/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2023 Tarih, 2022/1062 Esas ve 2023/399 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:  <br>Davacı kurum tarafından borçlu aleyhine ... Merkezi Takip Sistemi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine borçlu/davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı şirketin ... sayılı aboneliğe ait dönem borçlarını ödemediğini, davaya konu alacak miktarının ücret tarifesine uygun olarak hesap edildiğini, tahakkuk özeti ve endeks dökümünün davacı kurumun kayıtlarında mevcut olduğunu, ... nolu aboneliğe ait sayaca 09.01.2014 tarihinde verilen sayaç ayar kontrol servisi tarafından yapılan muayene sonucunda sayaç bozuk numatörle oynama olduğunu ve sayaç numarasının değiştirilerek abone numarası olarak baskı yapıldığı raporunun verildiğini, davalı yan ile yapılan ... sayılı arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın tamamen haksız, kötü niyetli olduğu ve yalnızca takibi durdurma amaçlı olduğunun açıkça anlaşıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca, icra takibine ve ferilerine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına,  davalı itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20’sindan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: <br> Davacı tarafça davalı şirket aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını,  başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, takipte 2010 yılına ait bir işlem için yapıldığının belirtildiğini,  yaklaşık 11 yıldan daha fazla olan bir işlemden dolayı davalıya böyle bir takip yapılamayacağından dolayı itirazda bulunulduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde borcun hangi yıldan kaynaklı olduğu veya olaylarla ilgili hiç bir açıklama yapmadığını, sadece 09/01/2014 tarihinde sayaç kontrolünden bahsedildiğini ve davalı şirketin borcu olduğunun söylendiğini, davalı şirketin belirtilen adreste petrol istasyonu işlettiğini, bu istasyonu 2007 yılında devir aldığını, 2007 yılından beri su sayacı veya başka bir değişiklik yapmadığını, davacı tarafın borcun sebebinin ne olduğunu ve hangi tarihleri kapsadığını gerek takipte ve gerekse dava dilekçesinde açıklamadığını, borcun neyden kaynaklandığının bilinmediğini, borcu kabul etmemekle birlikte davalı şirketin borcu 2010 yılından kaynaklanıyor ise Borçlar Kanunu 146 ve devamı maddelerinde zamanaşımı süresinin dolduğunu, zamanaşımı süresi dolduktan sonra takip yapılmış olduğundan öncelikle alacak yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davanın alacak konusunda zamanaşımına uğramış olduğundan reddine, hakdüşürücü süre içerisinden açılmadığından davanın reddine, alacağın likit olması ve müvekkili şirketin herhangi bir borcunun olmaması nedeniyle davanın reddine, davacının %20 inkar tazminat talebinin alacağın likit olmaması nedeniyle reddine, davacı tarafından haksız ve kötüniyetli icra takibi yapıldığından müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece \"....TBK 146.maddesine göre \"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir\" şeklinde düzenleme gereği, takibe ve davaya konu su faturası dönemlerinin  31.07.2009 ile 29.03.2011 tarihleri arasında olduğu görüldüğünden takip ve dava tarihlerine kadar 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle davanın zamanaşımından reddine ,asıl alacak miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine....\" karar verilmiştir.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verildiğini ve müvekkilinin aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedildiğini, kamu hizmeti sağlayan müvekkili idarenin bir su abonesine karşı kötü niyet iradesi taşıyarak icra takibi başlatmış olma ihtimalinin mümkün olmadığını, müvekkili idarenin ... İli ve tüm ilçelerinde su ve kanalizasyon hizmeti sunan bir kamu kurumu olduğunu, davalı tarafından mahkeme huzurunda müvekkili idarenin kötü niyetli olduğu ispat edilememişken müvekkili aleyhine hükmedilen kötü niyet tazminatı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bir kamu kurumunun kötü niyet iradesi taşımasının olanaksız olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak müvekkilinin talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; Su tüketim faturasından kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek  yapılmıştır.<br>Davacı ... tarafından davalı şirketin 31/07/2009-29/03/2011 tarihleri arasında gerçekleştirmiş olduğu su tüketiminden kaynaklanan fatura bedellerinin ödenmemesi nedeni ile davalı şirket hakkında Merkezi Takip Sistemi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin süresi içinde borca itirazı üzerine davacı ... tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1062 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 23/05/2023 Tarih, 2022/1062 Esas ve 2023/399 Karar sayılı karar ile \"Davanın zamanaşımından reddine, asıl alacak miktarının % 20'si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine\"  karar verildiği, davacı vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.<br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedebilmek için takibinin haksız olmasının yanında davacı alacaklının, takibe geçmede ve itirazın iptali davasını açıp yürütmekte kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerekmekte olup alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir.<br>Dosyanın incelenmesinde; davaya konu uyuşmazlığın 31.07.2009 ile 29.03.2011 tarihleri arasındaki su tüketim faturası alacağından kaynaklandığı, davalının süresi içinde sunmuş olduğu davaya cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürmüş olduğu, uyuşmazlığın sözleşme hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, buna bağlı olarak davada 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinin uygulaması gerektiği, takip tarihi itibari ile davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı, ilk derece mahkemesince de aynı gerekçe ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi isabetli görülmüş ise de alacağın zamanaşımına uğraması ile davalının borcunun ortadan kalkmadığı yalnızca zamanaşımının ilgili borcu eksik borç haline getirdiği, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesinin alacaklı davacının takipte kötü niyetli olduğunu göstermediği, davacının takipte haksız ve kötüniyetli olduğunun davalı tarafça ispatlanması gerektiği, bu husus da davalı tarafça ispatlanamadığından ilk derece mahkemesince kötü niyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacının istinaf itirazlarının bu yönden kabulüne karar verilmiştir.<br> HMK'nın 353/(1)-b-2.maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiş olup anılan yasal düzenleme ve yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca; davacının istinaf itirazının kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm bölümünde tespit edilen yanlışlıkların yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği sonucuna varılarak mahkemece verilen hükmün 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile İlk Derece Mahkemesi kararının  6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına giderek; <br>1-Davanın ZAMANAŞIMINDAN REDDİNE,<br>2-Davalının kötüniyet tazminatı isteminin şartları oluşmadığından REDDİNE, <br>3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının davacı taraf üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, <br>6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf edenin sıfatı ile usuli kazanılmış hak gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>7-6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi uyarınca arabuluculuk aşamasında Devlet tarafından sarf edilen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>İstinaf yargılaması bakımından;<br>II-Davacıdan tahsil edilen 179,90 TL İstinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>III-Davacı tarafından yapılan İstinaf yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>IV-Artan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>VI-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2025<br><br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır  <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır  *<br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır  <br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dda6040eba090cb7","SID":"8eeddfc98fc882c0"}}