{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/879 - 2025/1122<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/879 <br>KARAR NO\t: 2025/1122<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/143 Esas - 2023/182 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 25/09/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/10/2025<br>\t<br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 07.02.2013 tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ...'ın sevk ve idaresindeki 06 BK 4675 plakalı araç ile davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın davalı tarafça sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik ve 6.500,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 7.000,00 TL malullük-sakatlık bakiye maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br><br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, soruşturma aşamasında alınan kusur raporu incelendiğinde, ...'ın ifadeleri doğrultusunda, kendisine yeşil ışık yandığında geçiş yapıyor olsa dahi kazaya neden olmayacak tedbirleri almak zorunda olduğunun ifade edildiğini, anılan raporda, bir sürücünün kendisine yeşil ışık yansa ve kurallara uygun seyir etse dahi, kavşaklarda kontrollü seyretmesi gerektiğini ve kazayı önleyecek tedbirler almak zorunluluğu bulunduğunu, bu halde kazayı engelleyecek tedbirleri almamasının KTK uyarınca kusuruna sebep olacağının belirlendiğini, aynı kazaya ilişkin Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/200 Esas sayılı dosyasında aldırılan kusur raporu ile yine aynı kazaya ilişkin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/167 Esas sayılı dosyasında davalı sigortalı araç sürücüsünün (kabul anlamına gelmemekle birlikte) %50 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, işletenlerden hangisinin kusurlu olduğunun kesin olarak tespit edilemediği durumda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığından zararın ilke olarak yarı yarıya paylaştırılması gerektiğini, kararın gerekçelendirilmemiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf eden davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemlidir.<br>\tSomut olaya ilişkin kaza tespit tutanağı uyarınca, 07.02.2013 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla seyir halinde olduğu sırada ışıklı kavşakta sola dönmek isteyen sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki kamyonun sol ön köşe kısmına kendi aracının sol ön köşe yan kısımlarıyla vurmasıyla meydana gelen kazada kusur tayini yapılamadığının belirlendiği, mahkemece trafik bilirkişisinden alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın %100 oranında tam kusurlu olduğu, kamyon sürücüsü ...'ın kusursuz olduğunun belirlendiği, mahkemece Karayolları Fen Heyeti’nden alınan 01.11.2021 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’ın %100 kusurlu, davalı şirkete sigortalı kamyonun dava dışı sürücüsü ...’ın ise kusursuz olduğunun belirlendiği, mahkemece İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan 15/02/2022 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın yeşil ışıkta sola dönüş yaptığının kabulü halinde, sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu, sürücü ...'ın yeşil ışıkta geçiş yaptığının kabulü halinde, sürücü ...'ın kusursuz, sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan alınan 08/09/2022 tarihli raporda, a)sürücü ...’ın kendi istikametine yanan kırmızı ışıkta, sürücü ...’ın kendi yönüne hitaplı yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığının kabulü halinde, sürücü ...’ın %100 oranında kusurlu, sürücü ...’ın kusursuz, b)sürücü ...’ın kendi istikametine yanan yeşil ışıkta, sürücü ...’ın kendi yönüne hitaplı kırmızı ışıkta kavşağa giriş yaptığının kabulü halinde, sürücü ...’ın kusursuz, sürücü ...’ın %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Gölbaşı CBS’nin Soruşturma dosyasında alınan 27/12/2013 tarihli kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde kamyon sürücüsü ...’ın ve otomobil sürücüsü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun sürücü “diğer” kusurlarından 47/1-c ve 47/1-d maddelerini, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ise 95/b maddesini ihlal etmeleri nedeniyle olayda aynı oranda asli kusurlu olacaklarının belirlendiği, ...'a ait ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş.’ye ait 56095725 numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile 10.08.2012-10.08.2013 tarihleri arasında, iş bu dava konusu 07.02.2013 tarihli trafik kazası tarihinde de geçerli olmak üzere sigortalı olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.11.2020 tarihli 2017/17-2112-2020/850 sayılı kararı; \"Işık ihlali neticesinde meydana gelen kazada; tüm araştırma ve incelemeye rağmen dosya kapsamındaki delillerden kimin kırmızı ışıkta geçtiği kesin olarak belirlenemiyorsa, bu durumda her iki tarafı da %50 kusurlu kabul edilip, ihbar olunan tarafından sunulan dilekçede belirtilen ödemeye ilişkin sonuçlar da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.\" şeklindedir. <br>\tDosya kapsamında yapılan değerlendirmede, hükme esas alınan rapor uyarınca davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu,  davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu kabul ve gerekçesi ile mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, kazanın oluş şeklinin tam olarak taraflarca kanıtlanamamış olması karşısında mahkemece öncelikle aynı kazaya ilişkin olduğu anlaşılan Ankara 4. ASTM’nin 2021/200 Esas sayılı dosyası (ve hükme esas alınan kusur raporunun) ve Ankara 2. ASTM’nin 2021/167 Esas sayılı dosyası muhteviyatının (ve hükme esas alınan kusur raporunun) ve açılmış ise ceza dosyasının (ve hükme esas alınan kusur raporunun) da dosyaya kazandırılması ile İTÜ’den kusur raporları arasındaki çelişkileri giderici mahiyette kusur raporu alınması, akabinde kusur durumunun netleştirilememesi halinde kazanın meydana gelmesinde her iki tarafın eşit kusurlu olduğu kabul edilerek işin esasına girilmesi ve tüm delillerin toplanmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 16/03/2023 tarihli, 2021/143 Esas - 2023/182 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"690871798c6945ae","SID":"d7d1fc8d0526ef59"}}