{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/08/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas - ... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ........ <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVALI\t: ........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVA\t\t: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 17/09/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 17/09/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan istirdat davasında 27/08/2025 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin özellikle hal sektöründe faaliyet gösteren bir esnaf olup yine aynı sektörde olması nedeniyle yaptığı bir iş ve ticaret nedeniyle alacağına karşılık olarak aldığı ve kendisinin lehdarı olduğu bir adet müşteri çeki olan ........ Bankası Konya Şubesine ait keşidecisi ........  Şirketi, keşide yeri Konya (Merkez) keşide tarihi 06.06.2025, numarası 1615494 ve miktarı 1.450.000,00 TL ve aynı bilgilere sahip olan keşide tarihi 12.06.2025, numarası ........ ve miktarı 740.000,00 TL olan barkodlu çeklerin ortadan kaybolduğunu, bu çekle ilgili olarak taraflarınca Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile çek zayi davası açıldığını, davalı tarafından bu çeklerin ellerinde olduğu ve hamil oldukları iddiasıyla müdahale talebinde bulunulduğunu, işbu mahkemenin 13.06.2025 günlü ara kararı uyarınca taraflarına bu çeklerle ilgili ........'e karşı istirdat davası açmaları için süre ve yetki verildiğini beyan ederek ........ Bankası Konya Şubesine ait keşidecisi ........ Şirketi, keşide yeri  Konya (Merkez), keşide tarihi 06.06.2025, numarası 1615494 ve miktarı 1.450.000,00 TL ve aynı bilgilere sahip  olan keşide tarihi 12.06.2025, numarası ........ ve miktarı 740.000,00 TL olan barkodlu çeklerin TTK 763/1 maddesi gereğince taraflarına istirdadı ile davacıya iadesine ve bu çeklerin tahsil yetkisinin taraflarına ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacının, dava dilekçesinde iddia ettiği tüm hususların soyut ve belirsiz olduğunu, yetkili gerçek hamil olduğunu ispatlayamadığını, dava, basit yargılama usulüne tabi olduğundan davacının iddia ve savunmasını genişletmesine, yeni vakıalar ileri sürmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının, müvekkilinin kötüniyetli olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının söz konusu çekin hiçbir zaman zilyedi olmadığı gibi hak sahibi de olmadığını, buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığını, sadece soyut iddialarda bulunduğunu, ödeme yasağının bir nevi tedbir mahiyetinde olduğunu, davacının, HMK'nın 390/3.maddesine göre davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olmasına rağmen ispat edici hiçbir delil sunmadığını beyan ederek davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, TTK’nın 758. maddesi uyarınca çek istirdadı istemine ilişkindir.  <br>Eldeki dava tarihinin 24/06/2025 tarihi olduğu, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde dava öncesine ilişkin arabuluculuk tutanağının sunulmaması sebebiyle Mahkememizin 25/06/2025 tarihli tensip zaptı ile  arabuluculuk tutanağını ibraz etmesi için 6102 Sayılı TTK'nın 5/A ve 6325 Sayılı HUAK'ın 18/A-2 maddesi gereğince 1 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili 01/07/2025 tarihli dilekçesi ile çek istirdat davalarında arabuluculuğa başvuru şartı olmadığını bu sebeple de arabuluculuğa başvurulmadığını bildirerek mahkemenin ara kararından dönülmesini, arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi halinde müvekkilinin hak kaybına ve yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmemesi adına talep etmiştir. <br>             28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 de \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" denilmiştir. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş, iş bu dava 24/06/2025 tarihinde açılmıştır. <br>              6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise \"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.<br>            (2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.<br>                 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 uyarınca iş bu çek istirdatı davası, arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır.<br>T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 26/12/2023 Tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında da aynı hususlar vurgulanmıştır.<br>Bu nedenlerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu tür davalarda arabuluculuk şartının bulunmadığını, dava açılmadan önce bu yöndeki içtihat ve uygulamalara bakıldığını, Konya Ticaret Mahkemelerinde bu tür davalarda arabuluculuk şartı istenmediğinin görüldüğünü, eldeki davayla aynı günlerde açılan benzer bir davanın halen görülmeye devam ettiğini, konuyla ilgili olarak bağlayıcı özelliği bulunan Yargıtay 11. HD. ...-... sayılı ilamına dayanılarak dava açtıklarını, açılan davada davacının talebi, bir miktar paranın ödenmesi, alacak veya tazminat değil kıymetli evrak olarak çeki haksız olarak elinde bulundurduğu iddia edilen hamilden çekin iadesine ilişkin olduğunu, bu itibarla TTK’nın 792. maddesi kapsamında açılan çek istirdadı davasında arabuluculuk dava şartının bulunmadığını, ayrıca ön inceleme duruşması dahi yapılmadan usulden reddine karar verilerek tam vekalet ücretine hükmedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile öncelikle vekalet ücretine hükmedilmemesi aksi kanaat olur ise de yarı oranında verilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, çek istirdadı istemine ilişkindir. <br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde '' Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. <br>7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde \"(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesi  getirilmiştir.<br>Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK'nın  m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.<br>01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 31. madde  hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâlinin \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" şeklinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise,  dava 6102 sayılı TTK'nın  792 . maddesine dayalı çek istirdadı talebine ilişkin olup, TTK'nın 4/1 (a) maddesi kapsamında  mutlak ticarî dava, konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda  istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çeklerin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu kanaatine varılmıştır.<br> 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk  Kanun'a  \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi yer almaktadır.<br>Bu yasal düzenleme gereğince konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br>Bu durum karşısında, davanın 24/06/2025 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde davacı tarafça dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi, dava dilekçesine arabuluculuk son tutanağının eklenmediği, mahkemece verilen kesin sürede de davacı tarafından arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, davacının arabulucuya başvurmadan işbu  davayı açtığı anlaşılmıştır. <br>Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, mahkemece re'sen gözetilmesi gereken  dava şartına ilişkin 6102 sayılı TTK'nın  m. 5/A(1) ve 6325 sayılı Yasa'nın 18/A(2) hükümleri gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı, ayrıca somut olayda karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesine göre davalı lehine maktu vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı  kanaatine varıldığından, davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, <br>6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 17/09/2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.<br><br><br><br><br>   \t  Başkan ...                    Üye ...   \t                   Üye ...               \t   Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br>                                                                                            (muhalif)<br><br>.....<br><br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ: Dava,  çek istirdadı istemine  ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br><br>Mahkemece, davanın dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmadığından bahisle usulden reddine karar verilmiştir.<br>Yukarıda heyet çoğunluk görüşünde de açıklandığı üzere, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde \"(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesi  getirilmiştir.<br>Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK'nın  m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.<br>01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 31. madde  hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâlinin \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" şeklinde olduğu anlaşılmıştır. <br>Davanın işbu 01/09/2023 tarihli yasal değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra  24/06/2025 tarihinde açıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, TTK’nın 792. maddesine göre açılan çek istirdadı davasında arabulucuya başvurmanın dava şartı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde '' Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. <br>Yargıtay 11. HD'nin  ... E- ... K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, anılan madde hükmüne göre açılan davada davacının talebi, bir miktar paranın ödenmesi, alacak veya tazminat değil kıymetli evrak olarak çeki haksız olarak elinde bulundurduğu iddia edilen hamilden çekin iadesidir. Bu itibarla,  TTK’nın  792. maddesi kapsamında açılan çek istirdadı davasında arabulucuya başvurmak dava şartı değildir.<br>Bu durum karşısında, ilk derece mahkemesinin çek istirdadı davasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu yönündeki değerlendirmeleri yerinde görülmediğinden, işin esası incelenmek üzere mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın heyetin aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.<br><br>\t\t \t\t\t\t\t\t      \t        <br>                           <br>                                                                                                             Üye ...   <br>\t\t\t\t            e-imzalıdır <br><br> <br> <br><br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d97b53f5f8d0e842","SID":"105feb3e6276a5c9"}}