{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/1385 - 2025/787<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ           <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t<br>ESAS NO\t: 2020/1385 <br>KARAR NO\t: 2025/787<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 09/03/2020<br>ESAS KARAR NUMARASI : 2018/886 Esas-2020/236 Karar<br><br>\t\t     \t<br>Yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili, müvekkil şirketin davalı idare arasında akdedilen sözleşmeyle müvekkilinin  01/01/2014-31/12/2015 tarihleri arasında 35 işçi ile temizlik, bahçe hizmetleri ve tahmil, tahliye hizmetleri işini 1.309.761,60-TL bedelle üstlendiğini, sözleşmenin 11.1. maddesi gereğince ... Bankasının12/12/2013 tarih ve 875306 seri numaralı 78.600 TL bedelli kesin teminat mektubunu davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin edimini sözleşme hükümlerine göre eksiksiz olarak yerine getirdiğini, 31/12/2015 tarihinde işçilerin ücretlerini ödediğini ve işçilerin SGK primlerini ödeyerek Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan  ilişik kesme yazısı alarak davalı idareye ibraz ettiğini ve teminat mektubunun iadesini 24/03/2016 tarihli dilekçeyle talep ettiğini, ancak davalının 30/04/2018 tarihinde işten ayrılmamış olan işçilerin kıdem tazminatlarının ödenmesinin istenildiğini, ödeme halinde teminat mektubunun iade edileceğinin belirtildiğini,  sözleşmenin 11.4. maddesinde “Taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesinin ardından kesin teminat ve varsa ek teminatların tamamı yükleniciye iade...\" edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin tüm edimleri yerine getirdiğini,  iş bitim belgesi verildiğini, aynı zamanda Etimesgut Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen ilişiksiz belgesinin davalı idareye gönderildiğini, teminatın iadesi koşullarının oluşmasına rağmen teminat mektubunun iade edilmemesinin hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirketten işçilerin kıdem tazminatlarının ödenmesi istenilmiş ise de, söz konusu işçilerin tamamının davalı idarede çalışmaya devam ettikleri için kıdem tazminatı koşullarının oluşmadığını, işten ayrılmamış işçilerin kıdem tazminatının ödenmesinin istenilmesinin haksız olduğunu öne sürerek öncelikle dava süresince tedbiren teminat mektubunun nakde çevrilmesini engellemek için ödeme yasağı konulmasına, davalı idare ile yapılan 2013/139124 İhale Kayıt numaralı ihaleye istinaden davalı idareye verilmiş olan 12/12/2013 tarih, 875306 seri numaralı, 78.600 TL bedelli kesin teminat mektubunun  ihalenin sona ermiş olması ve iade koşullarının oluşması sebebi ile hükümsüzlüğünün tespiti ile  iadesini dava etmiştir. <br>Davalı vekili, müvekkil kuruma ait ... Fabrikası Müdürlüğü ile davacı arasında Tahmil, Tahliye, Temizlik ve Bahçe Hizmetleri İşi Hizmet Alımına ait sözleşme imzalandığını, sözleşmenin “Kesin Teminat ve Ek Kesin Teminatın Geri Verilmesi” başlıklı 11.4. maddesi ile “Diğer Hususlar” başlıklı 36. maddesinde teminatın iadesine ilişkin düzenlemelere yer verildiğini, çalıştırılan işçilerin muhatabının ve sorumlusunun davacı olduğunu, 4735 sayılı Kanunun 13. maddesi ile sözleşmenin ilgili maddelerindeki açık ve tereddüte yer vermeyen düzenleme karşısında işçilik alacaklarından sözleşmenin 36. maddesi gereği daha önceki çalışmaları dahil  davacının sorumlu olacağının hüküm altına alınmış olacağını, işçilerin aynı işyerinde çalışıp çalışmamasının davacı firmanın sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, davacının sözleşmenin 36. maddesi uyarınca yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 30/04/2018 tarihli yazı ile davacıdan sözleşme kapsamında çalıştırdıkları işçilere ait kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai alacaklarının hak etmiş olanların hesaplarına paralarının yatırılarak banka dekontlarının gönderilmesinin istenildiğini, davacının   09/05/2018 tarihli cevabında 6252 sayılı yasa uyarınca kıdem ve ihbar tazminatları yönünden sorumlu olmadıklarını, işçilerin yıllık izinlerinin kullandırıldığını ve işçilere fazla mesai yaptırılmadığını, bu nedenle borçlu olmadıklarının  belirtildiği savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesi'nce \"...Yapılan yargılama toplanan deliller neticesinde, davacı şirketçe sözleşme gereği davalı/idareye teslim edilen teminat mektubunun, iade koşullarının oluştuğu bahsiyle, kesin teminat mektubun hükümsüzlüğü ve iadesi talep edilmiş, davalı tarafça kıdem tazminatına hak kazanmayan işçilerin ücretlerinin ödenmesi halinde teminat mektubunun iadesinin gerçekleşeceği belirtilmiş olmakla, taraflar arasındaki 12/12/2013 tarihli  sözleşmenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında personel çalıştırılmasına dayalı olduğu görülmekle, yüklenici/davacı  bünyesinde çalışan personelin kıdem tazminatından Asıl işveren-Alt işveren hukuki ilişkisi içindeki  kuruluşların hangisinin hangi oranda sorumluluğu olduğu, kıdem tazminatlarının hangi aşamada hangi tarafça ödenmesi gerektiği, sözleşme kapsamında yüklenicilerden alınan kesin teminat mektuplarının hangi şartlarda ide edileceğinin tespiti amacıyla, Kamu İhale Konusunda Nitelikli Hesap Uzmanınca sunulan  12/02/2020 havale tarihli rapor denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce kabul edilmiş olup, 12/12/2013 tarihli, “Tahmil, Tahliye, Temizlik ve Bahçe Hizmetleri işi” hizmet Alımına ilişkin ihale sözleşmesinde  yüklenici olan davacı şirketin sözleşme kapsamında çalışan işçilerin, iş mevzutına göre hakkettikleri , kıdem tazminatından sorumlu olacağının “Diğer Hususlar” başlıklı 36. Maddesinde  düzenlenmiş olduğu,   sözleşme kapsamında çalışan işçilerin, bu süre içinde kıdem tazminatına hak kazanmamaları ve sözleşmenin bitiminden sonra başka bir işverene tabi olarak aynı işyerinde çalışmaya devam etmeleri halinde kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamayacağının belirli olmaması sebebiyle kesin olmayan bir alacak için yükleniciden ödeme yapılmasının istenilmesinin ve bu kapsamda davacı/yüklenici tarafından verilen teminatın iade edilmemesinin, taraflar arasında bağlayıcılığı bulunan sözleşme hükümlerine ve iş mevzuatına aykırı olduğu,ayrıca davacı tarafından sözleşmenin \"Kesin Teminat ve Ek Kesin Teminatı Geri Verilmesi\"  başlıklı 11.4 maddesi gereğince taahhüdünü sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiği, sözleşme konusu işten dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığı ve SGK dan ilişiksiz belgesi alınarak davalı idareye verildiği bu madde gereği teminatın iade edilmesi şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davacının iddiasının haklı ve yerinde olduğu kanaatine varılmakla davacı/yüklenici tarafından davalı/idareye teslim edilen  12/12/2013 tarih ve 875306 seri nolu 78.600,00-TL bedelli kesin teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ile  iadesine \" karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle: taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 36.maddesinde işçilerin çalıştıkları tüm dönem alacaklarında davacının sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunduğunu, madde metninde yer alan \"Aynı veya farklı yüklenicinin aynı veya farklı işçilerle hizmete devam etmesi halleri dahil\" ibaresinin, yüklenicinin sözleşme süresinin sonunda işçilerin işçilik alacaklarının ödenmesi talebi halinde bunların ödenmesinin sağlanması amacıyla imza altına alındığını, üst işveren olarak sözleşme maddeleri uyarınca işçilerin başvurusu halinde kurumun değerlendirme ve ödeme yapma yükümlülüğnün bulunduğunu, sözleşme akdedilmesinin; alacağın teminat altına alınarak devlet zararından kaçınmak amacını taşıdığını, baştan kabul edilerek imza altına alınan sözleşme hükümlerine  sonradan riayet edilmemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının basiretli bir tacir olarak sözleşmeyi imzalayıp  yükümlülük altına girdiğini, teminatın iadesi şartlarının oluşmadığını, bu hususta emsal kararlar bulunduğunu, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIK\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br>Uyuşmazlık; banka teminat mektubunun hükümsüzlüğü iddiasının yerinde olup olmadığı hususundadır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t :<br>Dava, banka teminat mektubunun iadesi taleplidir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/886E., 2020/236K. sayılı dava dosyasında verdiği 09/03/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 5.369,17 TL istinaf harcından peşin alınan 1.342,30 TL'nın mahsubu ile bakiye 4.026,87 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,<br>4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br> 02/10/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin  (544.000,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  02/10/2025\t\t\t\t<br>    <br>Başkan <br>  e-imzalı<br>Üye <br>  e-imzalı<br>Üye <br>  e-imzalı<br>Katip <br> e-imzalı <br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1ca1caff5542338","SID":"1f11495da38911e5"}}