{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/425 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1209<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/12/2022<br>NUMARASI\t: 2021/132 E. - 2022/228 K.<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br> Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin uzun yıllardır arkeoloji ve sosyal bilimlerle ilgili araştırmalar yaptığını, elde ettiği bilgileri romanlarına yansıttığını, ... <br>hakkında seminerler verdiğini, 2019 yılında Frankfurt kitap fuarında ... temasıyla katılan ülkemizi temsilen tek yazar olduğunu, 2020 yılında Skylife dergisinde ... ile ilgili yazılarının yayınlandığını, ayrıca ABD’de de makalelerinin çıktığını, ödüller aldığını, ... üzerine ülkemizde yazılmış ilk roman yazarı olduğunu, 2018 yılında ..., 2014 yılında ... ..., 2012 yılında... isimli romanları yazdığını, müvekkilinin ... romanının konu, kahraman tiplemeleri, kurgu yönüyle davalı tarafça hazırlanarak 2019 yılında ... isimli platformda yayınlanan dizideki karakter, kurgu, fikir ve tema, obje, mekan, durum ve benzeri ögelerle bariz benzerlikler bulunduğunu, bu benzerliklerin tesadüf olamayacağını, tüketici nezdinde açık bir iltibas yarattığını, davalıya 05.03.2021 tarihinde ihtarname gönderildiğini, ancak davalının ihtara uymadığını, sonraki eserin hususiyet taşımadığını, bağımsız bir eser olarak kabulünün mümkün olmadığını, iktibasın miktarının önem taşıdığını, dört aşamalı inceleme tekniği dikkate alındığında davalının müvekkilinin eserinden haksız yararlanma ile oluşturulduğunu, eser benzerliklerinin büyük oranda olduğunu, davalıya ait ... isimli eser ile müvekkiline ait ... romanı arasında kurgusal, kahramanlar, fikir, obje, mekan, durum ve benzeri benzerlikler bulunduğunu, her iki eserde de kahramanların halüsinasyonlar görerek tapınağın altındaki mağaraya ulaşmak zorunda olmaları, esas kahramanların anneleri ve nişanlıları tarafından yolculuk konusunda engellenmeleri, annelerinin gizem ve sırlara sahip olmaları, karşı cinsten yardımcı kahramanlar ile tapınağa ulaşmak için sembolleri takip etmeleri, mağaraları bulmak için kütüphane ve rasathaneye itmeleri, babadan kalma el yazısı kullanmaları, zengin ve güçlü erkek düşmanın onları takip etmesi, bilinç altlarında yolculuğa çıkarak rüya görmeleri, yolculuklara eşlik eden ... bulunması, birbirinden uzaklaşan kadın ve erkeğin yeniden bir olmaları ögelerini yer aldığını, 2018 yılında basılan kitap ile 2019 yılında yayınlanan eserdeki benzerliklerin tesadüf olmayacağını, kitaptaki erkek kahramanın dizideki ... karakteri ile, yan karakterlerin de birbirleriyle bağdaştığını, kahramanların şahmeranı görmelerinin birebir benzediğini, kitapta ... aranmasının ... altındaki mağara ögesiyle benzeştiğini, dövme sayesinde ana kahramanın doğru söylediğine ikna olunmasının benzeştiğini, kahramanların gökyüzü yıldız haritasınınizdüşümünden yararlanarak yer altındaki geçitlerin girişlerini bulmalarının benzediğini, mitolojik varlıklar ile rüyaların olduğunu, iki eserde de mağaranın mavi ışıkta olduğunu,  tazminat taleplerinin FSEK 68, 70 ve haksız rekabet yönünden olduğunu iddia ederek açıklanan nedenlerle öncelikle ve işin acili yetine binaen dava konusu ... isimli dizinin kullanılmasının ve tüm dijital ve benzeri platformlardan derhal kaldırılmasını, yayınının ivedilikle durdurulmasını müvekkilinin manevi ve mali haklarına yönelik tüm tecavüzlerin tensiben ve tedbiren önlenmesini (men’ini); ... dizisinin yayınladığı ve tespit edilecek, ... isimli platform başta olmak üzere, sosyal medya hesaplarının bulunduğu sayfalarına erişimin engellenmesini, bunun için ilgili yer sağlayıcılara (Erişim Sağlayıcıları Birliği, ..., Türk telekom, Türksat, Facebook, Twitter, İnstagram, Youtube,Foursquare, Tripadvisor, ... Vb.) müzekkere yazılmasını, dava süresince davacı müvekkilinin muhtemel zararlarını önlemek için, davalının dava konusu ... isimli dizinin kullanımının, yayım ve benzeri faaliyetlerinin, davalının internet üzerinden yaptığı reklam, tanıtım ve benzeri içeriklerinde kullanımlarının takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek, tüm kullanımlarının durdurulmasını, bu kararın sayın mahkemenizin kararı kesinleşinceye kadar devamını, taraflara ait dava konusu ürünlerin FSEK’in ilgili maddeleri anlamında  eser niteliğinde olduklarının tespiti, dava konusu ... isimli eserin, davacı müvekkiline ait manevi ve mali haklara tecavüz ettiğinin tespiti, hakka aykırı bu kullanımların men’i, önlenmesi, durdurulması ve ref’ini, FSEK 68. madde uyarınca, varsayımsal sözleşme bedelinin üç katı tutarında telif tazminatının ve FSEK 70. maddesi gereğince, yargılama sırasında belirlenecek tutara göre arttırılmak üzere, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata, 60.000,00 TL manevi tazminata, TTK.’nun 54. vd. maddeleri uyarınca, davalı şahsın eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, önlenmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminata,mahkeme kararının, TTK'nun 61. maddesi ve FSEK 78. madde hükümlerine, ayrı ayrı istinaden, kesinleşmesinden sonra, masrafı davalıdan alınmak koşulu ile “başlangıç” ve “gerekçe” bölümlerinin sayın mahkemece tayin edilecek bir özetinin, “hüküm” fıkrasının tamamının, ulusal düzeyde yayınlanan en yüksek tiraja sahip üç gazetenin yayınlanan nüshalarında ve birer hafta ara ile en az ikişer defa, ilanını;ihtarnamenin keşide edildiği 05.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle (maddi ve manevi tazminatın her ikisi yönünden) birlikte, müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacının mevzuatta belirlenen tüm hakları aynı anda isteyemeyeceğini, ... dizisinin en çok izlenen yerli yapımlarından olduğunu, yazar ... ile yapımcı müvekkili arasında akdedilen 12.10.2018 tarihli ... adlı eserin işlenmesi ve hakların devri sözleşmesi ile dizi olarak uyarlanmasının yapıldığını, ... romanından uyarlansa da her bölüm için çok uzun çalışmalar yapıldığını, dizi projesinin 2017 yılı Ekim ayında ...’a ait ve henüz basılmamış olan ... romanının diz senaristi ile paylaşılması üzerine ... platformuna sunulduğunu, 2018 Kasım ayında dizinin ana hatlarının oluşturularak yazar ekibi kurulduğunu, romanın da 2018 Aralık ayında basılarak okurlara ulaştığını, yazar ekibinin başında yer alan ...’in açıklamasında belirttiği üzere ... adlı roman dışında bir yerden yararlanılmadığını, müvekkilinin etik ve yasalara saygılı hareket ettiğini, davalının harcı alem unsurların izinsiz kullanıldığı iddiasının yanılgıdan ibaret olduğunu, tematik benzerlikler dışında bir benzerlikler olmadığını, davacının kitabının arka kapak yazısından dahi farkın anlaşıldığını, karakterler, ana hikayeler, diyaloglar, ana akslar gibi unsurlarda hiçbir benzerlik tespit edilemediğini, sembollerin kullanılması astronomik ögelerin olması ve ... hikayesi gibi atıfların anonim olduğunu, dizi yazar ekibinde pek çok kişinin günlerce ve sayfalarca çalışmaları olduğunu, davacının iddiaların temelinde davacının ... konusunda ilk olma çabasının yattığını, müvekkili hakkında başka intihal iddialarında da bulunulduğunu, davacı romanında yazarın esinlendiği ögelerin farklı olduğunu, mitolojik ögelerin pek çok eserde kullanıldığını ancak önemli olanın yaratıcıların gramer, doku, renk ve anlatım biçimi olduğunu, davaya konu Dizi ve davacı romanı incelendiğinde basit tematik benzerlikler haricinde iltibasa konu edilebilecek herhangi bir ihlal bulunmamasına rağmen davacının eserinin izinsiz işlendiği gibi gerçek dışı bir sonuca ulaştığını, müvekkilinin davacının bu haksız çıkarımları ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını ve davaya konu eserler arasında da iltibas oluşturabilecek nitelikte hiçbir benzerlik bulunmadığını, intihalin bir kimsenin başkasına ait eser sahipliği sıfatını sahiplenmek suretiyle, eser sahibinin hakkını ihlal etmesi olduğunu, burada intihal yapanın eseri kendisininmiş gibi göstererek sahiplendiğini, müvekkillinin yapım ve yayınını gerçekleştirdiği dizi, senaryo, kurgu, karakterler açısından ayrı ve özgün bir edebi eser, sinematografi açısından ayrı bir sinema eseri olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın, dava ve tedbir talebinin reddini talep etmiştir. Davacı vekilince sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... isimli eserden elde ettiği haksız kazancın taraflarınca bilinmesinin mümkün olmayacağı ve kazanç miktarının ancak davalı şirketin paylaşacağı bilgi ve belgeler aracılığı ile hesaplanacağının tartışmasız olduğunu, bu halde davalı şirket tarafından iddia edildiğinin aksine, eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin yasa ve hukuka uyarlı olduğunun kabul edileceğini, davanın FSEK’in 68. Maddesine dayalı açılan bir davada, ayrıca FSEK’in 70/2. Maddesi gereğince maddi tazminat talep edilmesinde sakınca bulunmadığı davalının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili ..., henüz kamuoyunda ...’nin tarihi ve önemi hakkında sadece uluslararası araştırmaların yer aldığı dönemlerde bile, ... hakkında, kitap, araştırma yazıları yazmak ve ulusal çaptaki kanallara röportajlar vermek suretiyle, ...’nin kamuoyunda bilinmesini ve üzerinde başkaca araştırmalar yapılmasını sağladığını, bu bağlamda Müvekkili ...'in 2014 yılında ’’... ...’’ isimli eseri yayınladığını, ... ... isimli romanının geniş okuyucu kitlesine ulaşması nedeniyle, Türkiye'nin en çok takip edilen yazılı ve görsel medya organlarında kendine yer edindiğini, tek amacının bir yapım şirketi tarafından ortaya çıkartılan bir dizide yer almak olmadığını, diğer yandan davalı şirket tarafından sanki ...’nin tarihinin ve öneminin kendileri tarafından meydana getirilen dizi ile ortaya çıktığı gibi bir izlenim yaratılmaya çalışılmışsa da, durum davalı şirketin sandığı gibi olmadığını, ...’nin Temmuz 2018’de Dünya Miras Listesi’ne girmesi ve Türkiye’de 2019 yılının ... yılı ilan edilmesi ile zaten bilinirliği dünya çapında arttığını, bu çerçevede ... Temmuz 2018’de ...’nin dünya miras listesine girmesi üzerine, dünyanın en çok kopya basılan ve okunan dergilerinden biri olan THY’na ait ... Dergisinde Ağustos sayısında kapak yazısını yazdığını, Benzer şekilde 2019 yılı ... ilan edildiğinde dünyanın en büyük kitap fuarı olan Frankfurt Kitap Fuarı’nda Türkiye teması ... seçilmiş ve ...'in Kültür Bakanlığı’nın resmi davetlisi olarak fuarda yer aldığını, nitekim davalı şirket tarafından, 2019 yılında ... isimli dizinin yayınlanmasını sağlayan en önemli sebebin, dizinin yayın tarihinden çok önceki tarihlerde, Müvekkili ...başta olmak üzere, müvekkil gibi pek çok değerli bilim insanının ve araştırmacının ... üzerinde yapmış olduğu araştırmalar ve yayınladıkları eserlerle kamuoyunda ...’nin bilinmesi olduğunu, müvekkilinin davalı şirket başta olmak üzere, benzer  kişi/kişilerin meydana getirdiği eserler üzerinde adının geçmesine ihtiyacı olmayacağı, konunun ... dizisinde yer almamaktan kaynaklı basit bir kıskançlığa indirgenerek intihal gerçeğinin saptırılamayacağının kabul edileceğini, davacı müvekkiline ait eser ile benzer olduğu düşünülen diğer eserlerle ilgili dava açılıpaçılmayacağı tamamen müvekkilinin inisiyatifinde olduğu, davalı tarafın işbu inisiyatif ile alakalı olarak iyi niyet/kötü niyet tartışması başta olmak üzere, nedense ve her nasılsa şeklindeki mesnetsiz ifadelerle varsayımda bulunmasının hayatın olağan akışına, mantığa ve hukuka tamamen aykırı olduğunu, Nitekim, ... isimli platformda, ...’nin konusunun açıklandığını, ... isimli platformda yazılı olan konudan ...’nin çıktığı kişisel yolculukta tek başına hareket ettiği anlaşılmakta ise de, davalı şirketin ifadelerinde, ...’nin tek başına değil, kendisine pek çok farklı kişinin eşlik ettiğinin anlaşıldığı, Anadolu’da çok fazla sayıda arkeolojik alanın bulunması nedeniyle, tüketicinin aklına ilk olarak ...’nin gelmeyeceği, ancak davalı şirket tarafından ifade edilen konudaki tüm hikaye örgüsünün ...’yi kapsadığı gibi pek çok hususun ... platformunda yer almadığını, taraflara ait eserlerin kurgu, kahraman, hikaye örgüsü ve kurguda kullanılan mitolojik unsurlar arasında bariz benzerlikler bulunduğunu, eserlerinin konusunun benzer olduğunu, eserlerin kurgusu ve kurguda kullanılan mitolojik ögelerin, mekanların, sembollerin benzer olduğunu, her iki eserde de tapınakların altında mağaraların bulunması ve bu mağaraların birbirine geçit/tünellerle açılan bir sistemin olması, her iki eserdeki tünellerin giriş kapılarının yerlerinin takım yıldızlarının izdüşümüne bakılarak bulunması,  Takım yıldızı ya da yıldız çiziminin tapınakların üzerine denk gelecek şekilde çakıştırılması ve bu çakıştırmalar sonucunda tapınaklara dair anlamlar çıkartılmaya çalışılması,  Her iki eserde de, ana kahramanlar tarafından kullanılan sembollerin (eserlerdeki ana semboleler) tüm tünellerin yerini gösteren/tespit eden bir örtük haritaya dönüşmesi, Türk ve İslam tarihinde pek çok farklı mitolojik karakter bulunmasına rağmen, sembollerle bulunan mağaralarda yılandan kadına dönüşen ... isimli mitolojik kahramanın görülmesi,Rüyaların yaşarken şuursuzluk anlamına gelen bir uykuda olma halini temsil ederek kahramanlara tüm macerada yol göstermeleri ve sonucunda mecazi anlamda uyanan kahramanların kadın erkek birliğini sağlaması gibi çoğaltılabilecek bir çok benzerlik bulunduğunu, kahramanlar ve yan karakterler arasında benzerlikler bulunduğunu, müvekkiline ait ... isimli eserde yer alan ve özü anonim olsa dahi, sıra dışı biçimde bir araya gelerek özgün kurgunun oluşmasını sağlayan; Rasathane, Davet salonu, Tapınak, Konferans salonu, Kütüphane Hastane,  Bilgisayar başında geçen saatler, ... isimli dizide de yer aldığı,  taraflara ait eserler arasında kurgu, konu, kahraman karakterleri, mekan, obje, çatı fikirleri arasında bariz benzerlikler bulunduğu,  davalı tarafın, Türkiye’de ... konusunda ilk roman yazarı unvanına sahip müvekkiline ait eserlerden haberdar olmayacağının söylenemeyeceği, davalı tarafın, meydana getirdiği eser ile haksız yararlanma yapmak suretiyle, müvekkilinin manevi ve mali haklarını açıkça ihlal ettiği açıklanan nedenlerle davalı tarafın dava dilekçesindeki iddialarının herhangi bir yönünü dahi karşılayabilmekten bütünüyle uzak kalan savunmaları karşısında, delillerin de toplanması ile, hâsıl olacak sonuç çerçevesinde, sabit olacak davayı veçhile, dava dilekçesinin netice-i talebi gibi karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; Davacının gerek FSEK 68/1 gerekse de FSEK 70/2 madde gereğince tazminat talep edebileceğini iddia ettiğini, cevap dilekçesinde de sunmuş olduğumuz Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararı gereğince davacının kanuna uygun olmayan suretteki bu taleplerinin reddi gerektiğini, zira FSEK 68. maddesine dayanılarak açılan bir davada ayrıca FSEK’in 70/2 maddesi gereğince maddi tazminat talep edilmesi mümkün olmadığını, bu suretle cevap dilekçelerinde usuli itirazlarında ısrar ettiklerini, davacının kitap kapağının arkasında yazan kitap konusunun, kitap içeriğiyle birebir örtüşmediğini bu  hatanın yayınevinden kaynaklandığını iddia ettiğin, bir yazarın kitap kapağının arkasında yer alan yazıdan bilgi sahibi olmaması veya yazarın onayı olmaksızın kitap kapağının tasarlanarak kitap üzerine basılmasının hayatın olağan akışına ve sektörel teamüllere aykırı olduğunu, gerek ... tarafından ... Dizisi'nin logline tanıtımındaki içeriğin gerekse de cevap dilekçelerinde belirtilen hikaye özeti ve anlatımın birbirleriyle örtüştüğünü cevaben ve tekraren belirttiklerini, davacının müvekkilinin eserinin ...'ın romanından esinlenmediği/uyarlanmadığı yönündeki soyut iddialarının herhangi bir dayanağı bulunmadığını, senarist ...'in ...'la tanışıklığının müvekkilinin eserinin ...ı eserinden değil davacının ... eserinden uyarlandığına delil olarak gösterilmesi ise davacının iddialarının objektiklikten ve ciddiyetten uzak olduğuna karine olabileceğini, davacının iddia ettiği surette kendisi yerine ... ile bir uyarlama eser sözleşmesi yapması yani bir paravan uyarlama sözleşme yapmasındaki sözde menfaatinin ne olduğu kısmı da bu ithamlarda eksik bırakıldığını, zira gerek senarist ... gerekse de müvekkilinin halen karşılıklı davacı/davalı olduğu ...'ın müvekkil şirketin ortağı olduğunu paydaşı olmadığını, özetle haksız bu ithamlar kendi içerisinde dahi tutarlı olmayan subjektif iddialardan ibaret olduğunu, dünya çapında tanınmış ve en çok izlenen dijital platformlardan biri olan...'in ve yurtiçinde bu platform için en fazla içerik üreten yapımcı müvekkilinin neden davacı ile sözleşme akdetmemek için ... ile sözleşme akdetmiştir? müvekkilin motivasyonu nedir?  ... roman sahibine, romanın sinema eseri olarak uyarlanması için ciddi, miktarlarda bedel ödemek yerine müvekkilinin öncelikle davacı yazara bir teklif yapmamış olmasının nedeninin anlaşılamadığını, müvekkilinin haksız bu ithamlar sebebiyle davacıya yönelteceği dava ve talep hakları saklı olduğunu, davacının işleme eserlerin ana eser ile aynı veya çok benzer olması gerektiği yönündeki iddiasının işbu dava ile bir ilişkisi olmadığı gibi işleme eser kavramına ilişkin akademik ve  teorik tartışmalarda da özellikle sinema eserleri yönünden metinler arasındaki benzerliğin çok kısıtlı olabileceği veya birebir aynı olabileceğinin kabul edildiğini, zira sinema eserlerinin edebi metinler olmadığını, ilim edebiyat eserlerinden farklı olarak seyirciye sürükleyici bir hikayeyi görsel ve işitsel olarak anlatma gayesinde olan, senaristin yanı sıra müzisyen ve yönetmenin de eser sahibi olduğu, aynı şekilde oyuncuların icralarıyla özgünleşen eserler olduğunu, uyarlama eserler de kimi zaman yalnızca esinlenmek suretiyle kısıtlı unsurların sinema eserine aktarıldığı (birbirini takip eden bölümlerden oluşan diziler genellikle uyarlanan ana eserden sinema filmlerine göre daha uzak olduğunu), kimi zaman ise sahne ve planların ilim edebiyat eserinde tasvir edildiği şekilde birebir çekilerek ana eseri görsel ve işitsel olarak betimlemeyi gaye edilmiş eserler olabileceğini, davacının kendi ifadesiyle intihalin en net göstergesi olarak tanımladığı;  mağaranın masmavi olması, ... dizisinin kahramanının kendisini engellemek için, yabancı ve çok nüfuzlu uluslararası örgüt işin içinde olması yerine, Türk gizli örgüt, tarikat, derin devlet gibi unsurlara yer verilmesi, iki eserin ana kahramanının çıktığı yolculukta peşinde yabancı ve çok nüfuzlu örgütün olması, şeklinde ifade edilen benzerlik iddiaları, ... ve diğer mitolojik ögeler ile ve diğer tüm benzerlik iddiaları kişilerin tekeline bırakılamayacak nitelikte olan ve diğer bir çok eserde kullanılmış bu ögelerin  her iki eserde de farklı şekillerde ve olay örgülerinde kullanılan ögeler olduğu, cevap dilekçelerinde belirttikleri üzere söz konusu benzerlik veya intihal iddialarının hukuki hiç bir dayanağı bulunmadığını, davacının intihal yahut haksız rekabet iddiasıyla yöneltmiş olduğu tüm iddialarının haksız olduğu her iki eserin incelenmesi sonucunda kolaylıkla ortaya çıkabileceğini, Mistik, metafizik, şamanik, mitolojik temaların, doğaüstü detayların ya da sevgili karakterlerinin tek bir esere özgülenemeyeceği, tekeline bırakılamayacağını, önemli olan eserin bütün yapısında bu herkese ait unsurların nasıl hususiyet katılarak farklılaştığı, kurgulandığı, geliştirildiğinin belirlenmesi olduğunu, bu durumun Yargıtay’ın kararlarında da yer alan sabit kriterleri oluşturduğunu, dizi’nin senaryosundaki olay örgüsü çok daha karmaşık olduğunu, dizinin semboller, zamanın bükülmesi, farklı boyuta geçiş, hamile kadınların ölmesi, kuşaklar arası bilinç gibi olayların yanında kardeşin aslında evlatlık çıkması, ölmüş sanılan anneannenin yıllarca gizli tutulması, ...’nin ilk günahı zamanında kızını kurban vererek işlemesi (ilk günah miti), kızını kaçıran eski nişanlısının içindeki iyiliğe inanıp ona yeniden güvenmek gibi çatışmalarla 3 sezon toplam 24 bölüm yayınlanmış bir dizi filmin haiz olması gereken sürükleyicilik ve konu çeşitliliğine haiz olduğunu, açıklanan nedenlerle eser sahipliğinden kaynaklı mali ve manevi haklarının haleldar edildiği iddiası ile davacı tarafça ikame edilen işbu haksız ve mesnetsiz davanın ve tedbir taleplerinin usul ve esas bakımından tümden reddine karar verilmesini,  müvekkilinin davacının haksız ithamları sebebiyle dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, önceki beyanları ve işbu cevapları ile sundukları deliller uyarınca; haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesin kararıyla; davacının eseri ile davalı dizi (...) arasında bir intihal ilişkisi bulunmadığı, ancak harcıalem unsurlarda benzerlikler bulunmakla birlikte bunların topluma mal olmuş ögeler olduğu için kullanımının davacı tekelinde olmadığı, aksine dizinin davalı savunmalarında bahsi geçen ... kitabından işleme eser olarak ve ayrıca hususiyet taşıyan kısımlarla meydana getirilmiş olduğu, davacının FSEK’den kaynaklanan mali ve manevi haklarına yönelik bir tecavüz gerçekleşmediği anlaşılmakla,\" Davanın REDDİNE, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Dosyaya ek uzman görüşü sunduklarını, bu uzman görüşün ile mahkeme bilirkişi raporu arasında çelişkiler bulunduğunu, bu çelişki giderilmeden usul ve yasaya aykırı bir karar verildiğini, dosyada alınan raporda hukukçu bilirkişi tarafından rapor tazmin edildiğini, edebiyatçı bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, bu raporda sadece davalının iddiaları üzerinden değerlendirmeler yapıldığını, dosyaya sundukları delillerinin incelenmediğini, bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile maddi ve usul hukukuna ilişkin kurallara uyulmadan hüküm kurulduğunu, müvekkiline ait eser ile ... dizisinin benzerlik içeren bölümleri sadece dizinin 2. sezonuna kadar olan kısımları için olduğunu, bilirkişiler dizinin 3.sezonuna ilişkin delilleri de inceleme konusu yaptıklarını, bilirkişiler müvekkilinin iddialarını göz ardı ettiğini, mahkeme gerekçesine bilirkişi raporunu birebir aynı şekilde aktardığını, taraflarınca anonim unsurların benzer olduğuna yönelik hiçbir iddialarının bulunmadığını, ileri sürülen beyanlar tamamen fikri mülkiyet hukukunun sistematiğine ve kanuna uygun gerekçeler içerdiğini, anonim bir sözcüğün/öğenin/unsurun FSEK uyarınca tekel altına alınacağına ilişkin hukuka ve mantığa aykırı bir beyanda bulunmayacaklarını, Taraflara ait eserlerin kurgu, kahraman, hikâye örgüsü, kurguda kullanılan yan öğeler arasında bariz benzerlikler bulunduğunu, eserlerin konularının benzer olduğunu, ..., mağaralar, takım yıldızlar, rüyalar, tapınaklar, kadın erkek çatışması ve birleşmesi vb temalar elbette anonimdir ve bir kişinin tasarrufunda olmadığını ancak müvekkilinin kitabında özgün ve sıra dışı biçimde yer verilen;  tapınağın altında mağara olması, mağaraların bir tüneller sistemiyle birbirine açılması, takım yıldızların izdüşümünden tünel girişlerinin bulunması, bu tünellerin girişlerini gösteren ana sembolün bir örtük harita olması, artırılmış gerçeklik uygulaması ile takım yıldızların yerlerini bulunması gibi öğeler  anonim olarak kabul edilemeyeceği gibi, anılan hikaye örgüsünün çok benzer şekilde ... isimli diziye geçirilmesi de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ... adlı romanda geçen ve akış içinde her biri ayrı bir işlev ifade eden birçok unsurun, ... isimli sinema eserinde tek bir kez geçmesi fakat herhangi anlamı ve fonksiyonu bulunmaması ve dayanaksız kalması da,  ... isimli sinema eserinin davacıya ait ... adlı romandan uyarlandığını gösterdiğini, her iki eserin sonunda verilen mesaj, hikaye ve mecazi anlamlar arasında benzerlikler bulunduğunu, mahkemenin aksine taraflara ait eserler arasında kurgu, konu, kahraman karakterleri, mekan, obje, gerçek/gerçek dışı varlıklar, çatı fikirleri arasında bariz benzerlikler bulunduğunu, roman gibi edebiyat eserlerinde korumanın hem eserin kelimelerle bir sıra içerisinde dizilişindeki somut ifade şekli üzerinde, hem de içeriğindeki olay ve aksiyonun akış tarzı üzerinde olduğunu, eserlerde kullanılan tapınak, sembol, şifre, kötü adam, yakınlar, mağara ve mitolojik karakterler gibi halkın ortak malı olan unsurların, bütünden soyut olarak yalnız başına korunamayacağını, fakat ana motifler etrafında, sadece ilk eser sahibine ait yaratıcı hayal gücünün ürünü düşüncelerle örülerek gerçekleşen konu, akış, ifade ve içeriğin telif korumasında olduğunu,  davalının meydana getirdiği eser ile haksız yararlanma yapmak suretiyle, müvekkilinin manevi ve mali haklarını açıkça ihlal ettiğini, ... dizisi ile ... isimli kitap arasında benzerlik olduğu yönde mahkeme görüşlerini kabul etmediklerini, ... gibi büyük bir platforma yapım üreten bir şirketin, bugüne kadar tek bir kitap dahi yazmayan, ... hakkında hiçbir çalışması ve deneyimi bulunmayan bir kişinin ortaya çıkarttığı eserden TASLAK aşamasında esinlenmesi, bu eserin diziye çevrilmesine karar verilmesi mantığa ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ... kitabı ile ... dizisi arasında kurgu, çatı fikir, kahramanlar, yan öğeler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu, ... isimli kitap hakkında yapılan 80’nin üzerindeki okuyucu yorumları da iddialarını ispatlar nitelikte olduğunu belirterek hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporundaki görüşlerin birebir yer aldığın mahkeme kararanın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. \t\t\t                               <br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dosyaya herhangi bir ek sektörel uzman görüşü sunulmadığını, dosyada çelişki yaratan bir husus  mevcut olmadığını, mahkemece görevlendirilen ve rapor tanzim eden tek bilirkişi heyetinin kanaatleri ile ters düşen, ayrık herhangi başka bir uzman görüşü olmadığını, davacının iltibas iddiaları mesnetsiz olduğunu, mahkemenin kararı usul ve esas yönünden yerinde olduğundan, davacının istinaf sebeplerinin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.      <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı dava dilekçesi ile, kendisine ait ... romanı ile  davalıya ait ... isimli eser arasında kurgusal, kahramanlar, fikir, obje, mekan, durum ve benzeri benzerlikler bulunduğunu,  her iki eserde de kahramanların halüsinasyonlar görerek tapınağın altındaki mağaraya ulaşmak zorunda olmaları, esas kahramanların anneleri ve nişanlıları tarafından yolculuk konusunda engellenmeleri, annelerinin gizem ve sırlara sahip olmaları, karşı cinsten yardımcı kahramanlar ile tapınağa ulaşmak için sembolleri takip etmeleri, mağaraları bulmak için kütüphane ve rasathaneye itmeleri, babadan kalma el yazısı kullanmaları, zengin ve güçlü erkek düşmanın onları takip etmesi, bilinç altlarında yolculuğa çıkarak rüya görmeleri, yolculuklara eşlik eden ... bulunması, birbirinden uzaklaşan kadın ve erkeğin yeniden bir olmaları ögelerini yer aldığını, 2018 yılında basılan kitap ile 2019 yılında yayınlanan eserdeki benzerliklerin tesadüf olmayacağını, kitaptaki erkek kahramanın dizideki ... karakteri ile, yan karakterlerin de birbirleriyle bağdaştığını, kahramanların şahmeranı görmelerinin birebir benzediğini, kitapta ... aranmasının ... altındaki mağara ögesiyle benzeştiğini, dövme sayesinde ana kahramanın doğru söylediğine ikna olunmasının benzeştiğini,  kahramanların gökyüzü yıldız haritasının izdüşümünden yararlanarak yer altındaki geçitlerin girişlerini bulmalarının benzediğini, mitolojik varlıklar ile rüyaların olduğunu, iki eserde de mağaranın mavi ışıkta olduğunu, tazminat taleplerinin FSEK 68, 70 ve haksız rekabet yönünden olduğunu iddia etmiştir.  Davalı cevap dilekçesinde özetle; yazar ... ile yapımcı müvekkili arasında akdedilen 12.10.2018 tarihli ... adlı eserin işlenmesi ve hakların devri sözleşmesi ile dizi olarak uyarlanmasının yapıldığını, ... romanından uyarlansa da her bölüm için çok uzun çalışmalar yapıldığını, dizi projesinin 2017 yılı Ekim ayında ...’a ait ve henüz basılmamış olan ... romanının diz senaristi ile paylaşılması üzerine ... platformuna sunulduğunu, 2018 Kasım ayında dizinin ana hatlarının oluşturularak yazar ekibi kurulduğunu, romanın da 2018 Aralık ayında basılarak okurlara ulaştığını, yazar ekibinin başında yer alan ...’in açıklamasında belirttiği üzere ... adlı roman dışında bir yerden yararlanılmadığını, davalının harcı alem unsurların izinsiz kullanıldığı iddiasının yanılgıdan ibaret olduğunu,  tematik benzerlikler dışında bir benzerlikler olmadığını, davacının kitabının arka kapak yazısından dahi farkın anlaşıldığını, sembollerin kullanılması astronomik ögelerin olması ve ... hikayesi gibi atıfların anonim olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.03/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Davacının davaya konu kitabının (...) “eser” niteliğine haiz olduğu ve FSEK gereği hak sahibi olduğu, Davacının eseri ile davalı dizi (...) arasında bir intihal ilişkisi bulunmadığı, ancak harcıalem unsurlarda benzerlikler bulunmakla birlikte bunların topluma mal olmuş ögeler olduğu için kullanımının davacı tekelinde olmadığı, aksine dizinin davalı savunmalarında bahsi geçen ... kitabından işleme eser olarak ve ayrıca hususiyet taşıyan kısımlarla meydana getirilmiş olduğu, Davacının FSEK’den kaynaklanan mali ve manevi haklarına yönelik bir tecavüz gerçekleşmediği, dolayısıyla FSEK gereği taleplerde bulunmayacağı,  sonuç ve kanaatine varıldığı\" belirtilmiştir.Davacı vekili tarafından, ... tarafından düzenlenen uzman görüşü ibraz edilmiştir.  Uzman görüşünde özetle; \"Davalının yapımcısı olduğu ... isimli sinema eserinin, yazarı dava dışı ... olan roman türündeki “...” adlı edebiyat eserinin uyarlaması olmaktan çok, davacının ... adlı edebiyat eserinin uyarlanması olduğu, ... adlı ürünün ... adıyla Mayıs 2018 tarihinde... Yayınevi tarafından yayımlandığı, “...” adlı yazarı dava dışı ... olan romanın ise Aralık 2018 tarihinde yayımlandığı, yayım ve kamuya sunum tarihlerine göre eser sahipliği karinesinin davacı ...'e ait olduğu (FSEK m.11) dolayısıyla bir an için ... isimli sinema eserinin, \"...\" adlı, yazarı dava dışı ... olan roman türündeki edebiyat eserinin de işlenmesi olduğu varsayılsa bile, eser sahipliği karinesi lehine olan ...'in sadece yapımcı şirkete karşı ihlal davası açmasının usulen mümkün olduğu; davacının adı geçen ...'a dava açmamış olmasının işbu davayı açmasına engel olmayacağı, zira davacının ihlal oluşturan eylemi birlikte gerçekleştiren kişilerden biri veya tamamına dava açma yetkisinin bulunduğu\" belirtilmiştir. Dava FSEK 68 md. kapsamında izinsiz kullanıma dayalı tazminata ilişkindir.Somut olayda toplanan tüm deliler birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda davaya konu edilmeyen davalı filminin 3. Sezon senaryosunun da incelendiği, davacı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, davacının kitabındaki karakterler, mekanlar, kullanılan sembol , kurgu ve olay örgüsü ile  davalı dizi filminde kullanılan unsurların karşılaştırmalı tablosuna yer verildiği, bilirkişilerce davalı sinema filminin uyarlama yapıldığı  ileri  sürülen ...'ın kitabından farklı olduğu ancak uyarlama olduğu belirtilen kitap ile senaryonun farklı olabileceği görüşü belirtilmişse de, davacı tarafça ileri sürülen benzerlikler üzerinde yeterince durulmadığı, itirazların gerekçelendirilmediği, bilirkişi raporu ile davacı tarafça sunulan HMK 293 maddeye göre düzenlenen uzman görüşü arasında çelişki bulunduğu çelişki giderilmeden ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları karşılanmadan eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına, Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda eksikliklerin tamamlanarak yargılamaya devam olunması için dosyanın ait olduğu mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarih, 2021/132 E. 2022/228 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"194d549bb21db835","SID":"416aff269e1d6d2d"}}