{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1007 <br>KARAR NO\t: 2025/1138<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/11/2019<br>NUMARASI\t: 2015/206 Esas -  2019/458 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2025<br>Mahkememizden verilen 21.12.2023 Tarih 2020/1698 E. , 2023/1476 K. sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30.04.2025 tarih ve 2024/2831 E. , 2025/2975 K. sayılı ilamı ile bozulmakla, dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda dosya ele alındı. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından ... nolu nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi ve ... nolu KTK mali sorumluluk poliçesi ile sigortalanan ...Çelik Fabrikası TAŞ 'ye ait flab fırını transfer masası sürücü ve panoları emtiasını Japonya'dan İstanbul - Zonguldak seferli taşıma işleminin gemi ile taşıma acentesi sıfatıyla ... Uluslararası Denizcilik AŞ ve alt taşıyıcı sıfatıyla ... Uluslararası Konsolidasyon ve ... Hizmetleri Ltd Şti tarafından üstlenildiğini, emtiaların Japonya Tokyo Limanı İstanbul - ... Limanı arası gemi ile nakliyesinin davalı ... sorumluluğunda yapıldığını, ... -... arası nakliyesinin Baturay gemisi ile gerçekleştirildiğini, emtianın 08/10/2013 tarihinde Baturay gemisinden ... Gümrük Müdürlüğüne bağlı ambar sahasına tahliyesi esnasında dört kap eşyadan iki kabın hasarlı olduğunun görülerek hasarın tutanak altına alındığını, ekspertiz raporunda hasarın niteliği ve miktarı ile ilgili saptamalar yapıldığını, 140.388,63 Euro (391.951,03 TL) hasar bedelinin müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenerek bu şekilde müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, hasar bedelinin ödenmesi konusunda davalılara yapılan müracaattan sonuç alınamadığını, bu nedenle Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itiraz etmeleri nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek takibe itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı ... Uluslararası Nakliyat ve Tic AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşıma işleminin ... tarafından gerçekleştirilmiş olması nedeniyle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Uluslararası Konsolidasyon ve ... Hizmetleri Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... AŞ arasında limandan limana yapılacak taşıma konusunda alt taşıma anlaşması akdedildiğini, müvekkilinin Türkiye içerisinde yapılacak kara nakliyesi ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin taahhüt ettiği deniz taşımasının Tokyo -Singapur kısmının 30/08/2013 tarihli ... nolu konişmento kapsamında ... ... Ltd  şirketi tarafından Singapur Türkiye arası taşımanın da 14/09/2013 tarihli ... nolu konişmento tahtında ... ... ... Kong ... Ltd şirketine yaptırıldığını, yükün ... ... Ltd tarafından taşınarak 08/10/2013 tarihinde ... Limanına tahliye edildiğini, müvekkili ... şirketinin 7022-3 nolu ordino ile yükü 11/10/2013 tarihinde ... AŞ 'ye teslim ettiğini, ...'un da kendi asıl taşıma sözleşmesi gereğince ...Çelik AŞ'ye teslim ettiğini, dolayısıyla yükün alıcısı ...Çelik ile müvekkili ... arasında nakliye anlaşması bulunmadığından davacının alt taşıyıcı konumundaki ...'ye karşı talepte bulunamayacağını, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, müvekkilinin üstlendiği deniz taşımasını hasarsız olarak tamamlayıp yükü ... AŞ'ye teslim ettiğini, teslimle birlikte alt taşıma ilişkisinin sona erdiğini, tahliye limanında yükle ilgili herhangi bir hasarın tespit edilemediğini, sadece ambalaj hasarı tespit edildiğini, ambalajı hasarlı bir adet sandık içindeki yükün de nihai alıcının adresinde sağlam olduğunun sabit olduğunu, dolayısıyla yükün İstanbul Karabük arasındaki kara nakliyesi sırasında hasarlanmış olabileceğini, müvekkilinin ise kara nakliyesi ile bir ilgisinin bulunmadığını, mahkemece savunmalarına itibar edilmemesi halinde taşıyanın sınırlı sorumluluğuna ilişkin limitlerin üzerindeki davacı taleplerinin reddi gerektiğini, ortada likit bir alacak bulunmadığından icra inkar tazminatı talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın husumet, zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...davacının sigortalısı olan ...Çelik TAŞ tarafından Japonya'dan ithal edilen flab fırını transfer masası, sürücü ve panoların davacı tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, yükün Japonya'dan Türkiye'ye taşınması sırasında hasarlanmasından dolayı davacının sigortalısına 26/12/2013 tarihinde 361.190,67 TL hasar bedeli ödeyerek TTK'nun 1472.maddesi hükümlerine göre sigortalının haklarına halef olduğu, taşımanın davalı ... AŞ tarafından üstlenilip navlun faturası düzenlendiğinden davalı... akdi taşıyan konumunda olduğu, diğer davalı ...'de ... yaptığı navlun sözleşmesi uyarınca deniz taşımasını taahhüt ettiğinden bu davalının da ... birlikte yük ilgilisine karşı TTK'nun 1178.maddesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu, TTK'nun 1185/1.maddesine göre hasarın taşıyana teslimden itibaren 3 gün içerisinde ihbar edilmesi gerektiği, somut olayda hasara ilişkin olarak gümrükte düzenlenen 09/10/2013 tarihli zabıt barakasında ...'nin imzası bulunduğundan sözkonusu tutanağın hasar ihbarı niteliği taşıdığı, bu şekilde ihbar yükümlülüğü yerine getirilmiş olduğundan yükteki hasarın, yük taşıyıcının sorumluluğunda iken taşıyıcının kusuruyla meydana geldiği konusunda davacı lehine karine oluştuğu, davalıların sorumluluktan kurtulabilmeleri için bu karinenin aksini ispat etmeleri gerektiği, ikinci bilirkişi kurulu içerisinde yer alan teknik bilirkişiler tarafından emtianın ... nolu konteynere aktarma limanı olan Singapur Limanında yüklenmesi sırasında fork lift çatallarının yükün ahşap ambalajını delerek ahşap ambalajın içindeki yüke hasar vermek suretiyle iki kap yükün hasarlandığı yönünde kanaat bildirilmiş olup, davalı taraflarca aksi ispatlanamadığından iki kap içerisindeki yükün deniz taşıması sırasında hasarlandığı kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere yükün niteliği gereği iki kaptaki hasar diğer iki kap içerisinde bulunan malzemenin kullanılmasını etkilediğinden dört kap eşyanın tamamının kullanılmaz hale geldiğinin kabulü gerektiği, buna göre hasarın toplam yük miktarına göre belirleneceği, taşınan eşyanın değeri deniz taşıması senedine yazılmamış olduğundan tazminat hesabında TTK'nun 1186.maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanacağı, eşyanın tamamı kullanılmaz hale geldiğinden yükün brüt ağırlığı olan 3.838 kg üzerinden tespit edilen sınırlı sorumluluk miktarının 7.676 SDR (3.838 kg x 2 SDR = 7.676 SDR) olduğu, takip tarihi olan 07/11/2014 tarihindeki SDR kuru üzerinden 7.676 SDR'nin 25.564,15 TL 'ye tekabül ettiği, davacı takip talepnamesinde Euro cinsinden talepte bulunmuş ise de sigortalıya TL ödemesi yapıldığından icra takibinde TL cinsinden talepte bulunulabileceği kabul edilmiştir. Tüm bu değerlendirmeler sonucunda, davanın 25.564,15 TL üzerinden kabulü ile  25.564,15 TL hasar bedelinin sigortalıya yapılan ödeme tarihi olan 26/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili için icra takibinin devamına, tazminat miktarı yargılama neticesinde belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, işbu davanın sonucu ...'un ...'ye karşı açmış olduğu birleşen davanın sonucunu belirleyecek olduğundan birleşen davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK madde 1472 kapsamında aktif husumet ehliyeti ve davalılara rücu hakkı bulunduğunu, müvekkilin aktif husumet ehliyetinin varlığı bilirkişi raporu ve ilk derece mahkemesinin kararı ile sabit olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sigorta ilişkisi dışında temlik (TBK m. 183 vd.) hükümleri uyarınca üçüncü kişilere karşı kazanmış olduğu dava ve icra haklarına bağlı olarak talep hakkı bulunduğunu, bilirkişilerin, hasarın deniz taşıma esnasında gerçekleştiğine ilişkin net kararı hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bu tespite itiraz ettiğini, bilirkişilerin sınırlı sorumluluk esasına göre yapmış olduğu hesaplama, TTK m.902 vd. hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu olayda gerçekleşen taşıma multımodal bir taşıma olduğunu, bu noktada dava dosyasında daha önce sunmuş olduğumuz deliller ve TTK m. 902 vd. kapsamında yeniden bir değerlendirme yapılarak davalıların mevcut zararın tümünden sorumlu olduğunu belirtmekle birlikte aksi kanaatte dahi hesaplamanın en azından mutimodal taşımalara uygun olarak 8,33 sdr üzerinden gerektiğini, zararın taşıma esnasında meydana geldiği sabit olduğunu, davalılar işbu taşımadan müteselsilen sorumlu olduğunu, her iki davalının da davalının pasif husumet ehliyeti bulunduğunu, işbu bilirkişi raporunda alacak bakımından davalıların itirazda haksız olduğu tespit edildiğini, bu sebeple müvekkilin tazminatı talep hakkına haiz olduğu ortada olduğunu, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul, kısmen red kararının bozularak davamızın tam kabulüne, mahkemece aksi kanaatte ise itirazlarımızın değerlendirmesi için bilhassa taşımanın multimodal olarak değerlendirerek TTK 902 kapsamında irdelenmesini ve yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, davalıların müteselsilen sorumlu olduğunun tespiti açısından işbu dilekçemizdeki beyanlar ve itirazlar doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesini, akabinde davamızın kabulüne, müvekkilimin davalılardan olan 140.388,63 Euro alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, dava dışı sigortalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek Euro kamu banka faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, alacağımız likit ve belirlenebilir olduğundan %20'den az olmayan oranda icra inkar tazminatı, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, 1136 sayılı avukatlık kanunu uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin adımıza hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Uluslararası Nakliyat ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu olayda hak düşürücü süre geçtiğini, dosyadaki ... numaralı 08.10.2013 tarihli ... Navlun Faturası'nda görüleceği üzere malın varış yeri \"...\" olduğunu, mal, alıcının gümrük müşaviri G&D Gümrük Müşavirliği'ne, alıcının vekaletnamesine istinaden ...'da 05.11.2013 tarihinde dosyada mübrez ordino karşılığında teslim edildiğini, (Ordino 11.08.2015 tarihli dilekçemiz ekinde ve 14.08.2015 tarihli dilekçemiz ekinde dosyaya sunulduğunu), icra takibi 05.11.2014 tarihine kadar yapılmadığından, somut olayda TTK 1188. maddesinde yer alan 1 yıllık \"hak düşürücü\" süre geçtiğini, icra takibi 07.11.2014 tarihinde açıldığını, ... Limanı'nda gerçekleşen teslim, alıcı tarafından bu iş ile resmen görevlendirilmiş kişiye yapıldığından hukuki anlamda \"teslim\" olgusu 05.11.2013 tarihinde gerçekleştiğini, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle reddi gerektiğini, TTK 1188 maddesindeki hak düşürücü süre işbu davada geçtiğini ve davanın bu sebeple reddi gerektiğini, sınırlı sorumluluk hesaplaması 2 sandık üzerinden yapılmasını, faizin başlangıç hatalı tespit edildiğini, mahkemece dosya hakkında bir karar verilinceye kadar icra işlemlerini durdurabilmek için öncelikle tehir-i icra kararı verilmesini,TTK 1188'de yer alan hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın reddini,bu mümkün olmadığı takdirde ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın esastan reddini yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili ... Uluslararası Konsolidasyon ve ... Hizmetleri Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Taşıtan ve esas alıcı (gönderilen) ...ve Çelik Fab. Tic. A.Ş. ile akdi taşıyan (asıl taşıyan) ... Uluslararası Nak. ve Tic. A.Ş. arasında alıcının Japonya’ dan satın aldığı flab fırını transfer masası sürücü ve panoları emtiasının Japonya’dan İstanbul’a kadar deniz yolu ile taşınması konusunda taşıma anlaşması yapıldığını, davalı müvekkilim ... Ltd. Şti. ile taşıtan (alıcı) ...ve Çelik Fab. Tic. A.Ş. arasında akdi bir münasebet olmadığını, davalı müvekkilim fiili taşıyanda olmadığını, husumet itirazımızın haklı olduğu Bilirkişi Kurulu tarafından açıkça belirlendiğini, ancak mahkemece bu hususu dikkate almadığını, başkanlığınızın malumları olduğu gibi asıl ve alt taşıma sözleşmeleri, hukuken birbirinden bağımsız taşıma sözleşmeleri olduğunu, müvekkilim ... Ltd. Şti. yönünden TTK. 855. maddede düzenlenen zamanaşımı süresi değil TTK. nun 1188/1. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre söz konusu olduğunu, davanın süre yönünden reddi gerektiğini, deniz taşımasını müteakip yükün asıl taşıyan ... Tic. A.Ş. tarafından alıcı ...ve Çelik Fab. Tic. A.Ş. ne 05.11.2013 tarihinde teslim edildiği Bilirkişi Kurulu tarafından tespit edilmiş olup, hak düşürücü sürenin geçtiği kanıtlı olduğunu, müvekkilim ... Ltd. Şti. nin İstanbul-...arasındaki kara nakliyesi ile hiçbir ilgisi olmadığını, kara taşımasını alıcı ...Tic. A.Ş. S.S. ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi’ ne yaptırdığını, davacının temlik ile ilgili beyanları Borçlar Kanunu’ nun 188/1. maddesine aykırı olduğunu, sınırlı sorumluluk hesabının hasara uğradığı iddia edilen eşya bakımından yapılması gerektiğini, davacının icra inkâr talebi ile yabancı para cinsinden alacak ve faize  hükmedilmesi gerektiği yönündeki iddiaları yasaya uygun olmadığını, birleşen davanın ayrılmasına karar verilmeyip hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddini talep ve dava etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağının ilamsız icra takibine konu edilmesi neticesi itirazın iptali talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin  21.12.2023 Tarih 2020/1698 E. , 2023/1476 K.  sayılı kararı ile; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30.04.2025 tarih ve 2024/2831 E. , 2025/2975 K. sayılı bozma ilamı ile; \"Davaya dayanak olan Nakliyat Abonman Alt Sigorta Poliçesi euro üzerinden yapılmış ve sigorta bedeli euro olarak belirlenmiştir. Taşıma sırasında meydana gelen hasar da eksper tarafından euro olarak hesaplanmıştır. Bu itibarla davacı sigortacının ödediği hasar bedelini zarara sebep olan ilgililerden euro olarak talep etme hakkı bulunmaktadır. Hasar miktarının sigortalıya, euronun ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı olarak ödenmiş olması sigortacının euro  talep etmesine engel bir durum değildir. Davacı tarafça icra takibinde alacak euro olarak talep edilmiş, buna paralel olarak da itirazın iptali davasında euro üzerinden takibin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davacının euro olarak talepte bulunabileceği kabul edilerek işin esasına girilerek bir karar verilmesi \" gerektiğini bu nedenle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı üzerine Dairemizce HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca duruşma açılarak taraf beyanları alınmış, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma kararına uyulması halinde, bozma ilamı kapsamında inceleme yapılması ve karar verilmesi gerekir. Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca; “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.Alacaklı takip talebinde (vade veya takip talebi günündeki rayice göre ödeme yerine) fiili ödeme günündeki rayice (döviz kuruna) göre alacağının Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bunun için alacaklı yabancı para alacağının (takip tarihindeki kur üzerinden) Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi ve ayrıca yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kurdan talep ediyorsa bu hususu da takip talebinde belirtmek zorundadır. Bu halde alacaklı vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yabancı para üzerinden faiz (3095 sayılı Kanun m. 4/a) talep edebilir(İİK. m. 58/3). (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013 s. 2010 vd., Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet/Özkan, Sungurtekin Meral; İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2022 s. 95 vd.)(Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 17/06/2025 Tarih ve 2025/2805 E. - 2025/4619 K. Sayılı kararı)Somut olayda; alacaklının takip talebinde 131.251,38 Euro asıl alak ve 9.137,25 Euro işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 140.388,63 Euro alacağın tahsilinin talep edildiği, ayrıca harca esas değerin Türk Lirası olarak karşılığının gösterildiği, ancak bunun yanında Euro yabancı para birimi üzerinden talep edilen alacağın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsilinin talep edilmediği görülmektedir. Alacaklının icra müdürlüğünce harcın hesaplanabilmesi için harca esas değer olarak 391.951,03 TL’nin yazılı olması alacağın Türk Lirası olarak talep edildiği sonucunu doğurmaz. İİK’nın 58/3. maddesi ile ilgili 4949 sayılı Kanun'un hüküm gerekçesinde “…Yapılan yeni düzenlemede, alacaklının yabancı para alacağının Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağın hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyor ise bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para ile ilgili faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esası getirilmiştir.” denilmektedir. Zira, olası bir haciz ve paraya çevirme aşamasından sonra icra müdürlüğünce alacağın karşılanıp karşılanmadığının tespiti için yabancı para alacağının vade/tahsil tarihindeki kur karşılığının Türk Lirası olarak bilinmesi gerekir.Takip talebinde İİK’nın 58/3. maddesinde öngörülen yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi hususunun yer almadığı, yabancı para alacağın aynen tahsilinin istendiği anlaşılmaktadır. Takip talebindeki bu eksiklik kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir.Yargıtay bozma kararı kapsamında yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut deliller, yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya mündericatı değerlendirildiğinde; davacının takip talebinde Euro olarak talep ettiği alacağın hangi kur karşılığı üzerinden tahsil edileceğinin gösterilmemesi nedeniyle usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL Karar ve İlam harcının peşin olarak yatırılan 4.720,75 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 4.105,35 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı ... Uluslararası tarafından yapılan 69,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,5-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T 7/2. maddesine göre 30.000,00 TL'nin maktu vekalet ücretinini davacıdan alınarak davalı  tarafa verilmesine,6-Taraflarca  yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde taraflara iadesine,7-İstinaf ve Temyiz Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-Davacı tarafından kanun yolu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalılar vekillerince yatırılan istinaf karar harçlarının istem halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine,d-Davalı ... Uluslararası tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,e-Davalı ... tarafından  tarafından  istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,8-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c8e4ce6811d001c","SID":"b91ba5f4fc9a64aa"}}