{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/40 - Karar No:2025/1035<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/40 <br>KARAR NO\t: 2025/1035<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/91 E-2023/966 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/10/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkilinin davalıya imalat, tamir, kaynak vb. hizmetler verdiğini ve bu hizmetlerin bedelini faturalandırarak davalıya ibraz ettiğini ancak davalı yanca herhangi bir ödeme yapılmadığını, şifahi taleplerin de sonuçsuz kaldığını, bu nedenle davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğün'ün 2022/64480 sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, takipte 01.09.2022 - 26.12.2022 tarihleri arası 103.353,94 TL tutarlı bakiye alacağın talep edildiğini ancak davacının haksız olarak itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2022/64480 sayılı icra takibine haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %'20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; davacının alacak iddialarını kabul etmediklerini, kabul edilse dahi zaman aşımına uğradığını, davacının, borçlu olduğu hususunda müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını, dolayısıyla alacağın muaccel olmadığını ve müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, müvekkilinin aldığı tüm hizmetlerin bedelini eksiksiz olarak davacıya ödediğini, dolayısıyla davacı tarafın hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tMahkemece, davacının faturadan kaynaklanan alacağının bulunduğunu iddia ettiği, incelenen davacı ve davalı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü, davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 3 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu, söz konusu faturaları defterlerine kaydettirdiği, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması ve defterine kaydettirmemesi gerekmekte olup, davalının tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunduğu ve defterine kaydettiği, bu suretle dava konusu faturalara ilişkin hizmetin davacı tarafından ifa edildiği, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve hizmet ifası yönündeki davacı iddiaları kanıtladığı, davacının hukuki ilişkiyi, hizmetin ifasını ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmadığı, bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan 103.353,94 TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2022/64480 sayılı icra takiben davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 103.353,94 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; ödeme kayıtlarına ilişkin delillerin dosyaya kazandırılmadığını, bilirkişi tarafından ödeme dekontlarının dikkate alınmadığı gibi, mahkemenin eksik delil ile karar verdiğini, yargılamada belirtildiği üzere davacının davalıdan hiçbir alacağı bulunmadığını, taraflara ait banka hesap kayıtlarının celbinin talep edildiğini, mahkemece bu delilin dikkate alınmadığını ve banka kayıtlarının celp edilmediğini, deliller toplanmadan dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek rapor alındığı gibi, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de banka kayıtlarının celbinin istenilmesine rağmen mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, taraflara ait banka hesap kayıtlarının celbi ile dosyanın ek bilirkişi raporu için tevdi gerekirken, eksik delillerle karar verilmesinin hatalı olduğunu (Yargıtay 9. HD'nin 24.11.2021 tarih ve 2021/11642 E- 2021/15756 K), dosyadaki bilirkişi raporunun hatalı olup, bilirkişi raporuna itirazların kabulü ile ek rapor alınması gerekirken, mahkemece  ''rapora itirazın reddi ile yeniden rapor alınmasında yer olmadığına'' karar verildiğini, bu hususun hatalı olduğunu (Yargıtay 22. HD'nin  11.11.2019 tarih ve 2019/5678 E- 2019/20807 K), hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, 26.09.2023 tarihli duruşmada duruşma saati ile Ankara 14.İş Mahkemesinin 2022/268 Esas sayılı dava dosyasının duruşma saatinin yakın olması nedeniyle mazeret dilekçesi sunulduğunu, mazeret dilekçesinin ekine Ankara 14.İş Mahkemesinin 2022/268 Esas sayılı dosyasının duruşma zaptının eklendiğini, mahkemenin 26.09.2023 tarihli duruşmada \"mazeret talebinin belgesiz olması.... nedeniyle reddine\" karar verildiğini, oysa mazeret dilekçesinin haklı ve belgeli olduğunu, mazeretin belgesiz olduğu gerekçesi ile reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olup, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini (Yargıtay 21. HD'nin 26.12.2016 tarih ve 2016/14282 E- 2016/15585 K), müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, icra inkar tazminatı koşullarının bulunmadığını, müvekkili tarafından, alacaklı tarafın alacaklarının tamamı kendisine banka kanalıyla teslim edildiğini, borç mevcut olmamasına rağmen, davacının başlattığı icra takibine müvekkilinin haklı olarak itiraz ettiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tAvrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ve Anayasanın 36. maddesine göre herkes, yasal yollardan faydalanarak yargı yerleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı, 6100 sayılı HMK’nın 27.maddesinde belirtilen hukukî dinlenilme hakkını da içeren daha geniş bir haktır ve hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.<br>\tAdil yargılanma hakkı, kanunî, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma, makul süre içinde yargılanma, hakkaniyete uygun yargılanma ve hukukî dinlenilme haklarını kapsar.<br>\tHukuk Muhakemeleri Kanununun \"hukuki dinlenilme başlıklı 27.maddesi, T.C. Anayasasının hak arama hürriyetini düzenleyen 36.maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6.maddesi nazara alındığında; davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır.<br>\tDosyanın incelenmesinde, davacı vekili tarafından 26.09.2023 tarihli duruşma için 26.09.2023 tarihinde mazeret dilekçesi gönderildiği ve ekinde mazerete ilişkin duruşma zaptının bulunduğu, mahkemece 26.09.2023 tarihinde yapılan duruşmada \"davalı vekilinin mazeret talebinin belgesiz olması...\" gerekçesiyle  reddine karar verilerek davalı tarafın yokluğunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yukarıda belirtilen adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkı kapsamında, davalı vekilinin belgeli olarak mazeret bildirmiş olmasına rağmen, mazeretinin belgesiz olduğu şeklindeki hatalı değerlendirme ile mazeret kabul edilmeden karar verilmesi doğru olmamış  davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. <br>\tDiğer yandan, davalı vekili tarafından mahkemece alınan ek rapora itiraz edildiği anlaşılmış ise de, mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ek rapor alınması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinin deliller kısmında banka kayıtlarına dayanmış ve daha sonra hesap no'larının bildirileceğini belirtmiş, yine bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ödemeye ilişkin banka kayıtlarının celbini talep ettiği anlaşılmakla, mahkemece davalı vekiline ödemeye ilişkin getirtilmesini istediği belgelerin bulunduğu banka bilgilerini bildirmesi için kesin süre vermek suretiyle sonucuna göre ve davacı vekilinin rapora itirazlarını karşılar şekilde ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, ek rapor talebinin gerekçe gösterilmeksizin reddi ve  eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tKabule göre de,  davalı vekili cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığından, mahkemece en son delil olarak ödemeye ilişkin davalı tarafça davacıya yemin teklif etme hakkının da hatırlatılmadan  yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. <br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    <br>\t\t\t\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t<br>\t\t\t\t2-Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih ve 2023/91 Esas- 2023/966 K<br>arar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t\t\t\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t<br>\t\t\t\t4-Davalı tarafından yatırılan 1.765,02 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t5-İstinaf talep eden davalı tarafça yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t\t  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.   <br><br>Başkan <br><br>Üye <br><br>Üye <br><br>Katipe-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17596f0cdfdd804d","SID":"03454c00fae0b8ab"}}