{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1781 <br>KARAR NO\t: 2025/975<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/04/2021<br>NUMARASI\t: 2019/611  Esas - 2021/609 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/09/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile;  Müvekkilinin davalı firmaya, kurumsallaşma ve uluslararası pazarlara açılma konularında danışmanlık hizmetleri yürütülmesi konusunda hizmet verdiğini, müvekkili ile davalı firma arasında verilecek hizmete ilişkin olarak 01/12/2017 tarihli sözleşme imzaladığını, iş bu sözleşmenin ücret başlıklı 3.1. Maddesi ile danışmanlık ücreti olarak 2.500,00 TL + KDV ödeneceğinin kararlaştırıldığını, iş bu sözleşmenin ücret başlıklı 3.2. Maddesi ile de davalının aylık belirlenen ücretinin her ayın 5. gününe kadar müvekkilinin hesabına yatırılacağının kararlaştırıldığını, davalı firma tarafından ödemelerde gecikmeler meydana getirildiğini, müvekkili tarafından da Üsküdar 1. Noterliği'nin 24/12/2018 tarihli ve ... numaralı ihtarnamesi ile bakiye kalan 16.700,00 TL'lik kısmın ödenmesinin talep edildiğini, iş bu ihtarname sonrası davalı tarafından 04/01/2019 tarihinde 500,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, bakiye kalan 16.200,00 TL'nin ise takip tarihine kadar ödenmediğini, müvekkili firmanın düzenlemiş olduğu faturalara da ek yaparak Kartal 27. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 17/01/2019 tarihli ihtarnamesi ile bakiye kalan alacağının ödenmesi ve faturaları, davalıya tebliğ ettiğini, ancak davalının icra takip tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmaması sebebiyle davalı aleyhine İstanbul Anadolu 12.İcra Müdürlüğünün ...   Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkili şirketin borçlu şirketin haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğunu, bu nedenlerle durdurulan takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı  vekili cevap dilekçesi ile;  Müvekkili firma ile davacı şirket arasında 01/12/2017 tarihinde danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmeye göre davacı tarafın yapması gereken işlemleri yapmadığını, müvekkili firmanın sözleşmenin kurulması akabinde sözleşmede üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı tarafın ise söz konusu sözleşmenin kurulması akabinde sadece 1 - 2 toplantı yaptığını ve müvekkili firma çalışanlarının mail yoluyla yönlendirmesi sonucunda yarım yamalak yönetim kitabı düzenlendiğini, davacı tarafça sözleşmeye göre yapılması eylemli yükümlülüklerinden toplantıları dahi yapmadığını, müvekkili firma tarafından söz konusu danışmanlık sözleşmesi imzalanırken nihai amacın külliyen ulusal ve uluslararası ölçekte iş organizasyon yapısının günün koşullarına göre yeniden dizayn edilmesinin hedeflendiğini, müvekkili şirketin bu amaçla yerinde yapılan işin görülmesi için ayda 2 kez toplantıların yapılmasını beklediğini ancak davacı tarafın iş bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, diğer yandan davacı tarafça sözleşme ile üzerine düşen hiç bir yükümlülüğü yerine getirilmemesine rağmen müvekkili firmaya ihtarnameler yolladığını ve haksız ve hukuksuz şekilde sözleşmenin fesh olduğunu, davacı tarafın söz konusu sözleşmenin %10'luk kısmını dahi ifa etmemiş olmasına rağmen müvekkilinden KDV dahil 19.000,00 TL'ye yakın para ödendiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, \" ... Bilindiği gibi fatura düzenlenmiş olması tek başına alacağı ispata elverişli değildir. Düzenlenen faturanın davalı tarafça da kabul edilmiş olması halinde, fatura konusu hizmetin verildiğine karine teşkil eder. Mahkememizce tarafların defter ve kayıtları incelendiğinde davalının 15.340,00-TL'lik son faturayı defterlerine kaydetmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının fatura konu hizmeti tamamlayarak bu bedeli hak ettiğini ispatlaması gerekmektedir. Zira davalı taraf sözleşme konusu edimlerin yerine getirilmediğini iddia etmektedir. Mahkememizce de incelenen USB kayıtlarında, bir çok toplantı kayıtları mevcut olup, bilirkişi toplantıların %50'sinin gerçekleştirildiğini belirlemiş ve buna göre hak ediş hesaplaması yapmıştır. Davalı taraf rapora itiraz etmiş ise de; bilirkişi raporunda tespit edildiği gibi danışmanlık hizmetinin her iki tarafça yerine getirilmesi gereken karşılıklı yükümlülükleri doğurması, davacının toplantılara ilişkin bir çok belge hazırlamış olması göz önüne alındığında %50 oran Mahkememizce de uygun bulunmuştur. Bunun dışında USB'de danışmanlık hizmetine ilişkin bir çok belge mevcut olup, alınan raporda tüm iş paketleri tek tek değerlendirilerek hesaplama yapıldığından rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmuş, davalının işin yapılmadığına ilişkin itirazları mübrez deliller göz önüne alınarak yerinde görülmemiştir. Davacı ise işin yapılmamasına davalının sebep verdiğini iddia ederek rapora itirazda bulunmuştur. Şirket yetkilileri arasında geçtiği anlaşılan whatsapp yazışmasında; davacının ödeme talep etmesi üzerine davalının daha uygulamaya geçen kısmın çok düşük olduğunu belirttiği, davacının \"bizden dolayı mı yapılmıyor yani\" şeklindeki sorusunda davalının \"Siz elinizden geleni yapıyorsunuz,ancak bizden istedikleriniz zaman alıyor ve de bu proje süresini uzatıyor\" içeriğinde cevap verdiği anlaşılmıştır. Bu yazışmadan davacının edimlerini yerine getirmeye çalıştığı anlaşılabilir. Ancak davalıya sözleşme gereği yüklenen bir kısım edimlerin yurt dışı şirketlerle çalışma sebebiyle zaman almış olması tek başına davalının kusurlu olduğunu göstermez. Kaldı ki dava konusu alacak, sözleşmeden kaynaklı bakiye iş bedeli olup, davacı sözleşmenin yerine getirilememesi sebebiyle TBK 112. Madde kapsamında oluşan bir zararı talep etmediğinden esasen kimin haklı kimin haksız olduğunu tespit etmeye gerek yoktur. Davalı taraf kusurlu olsa dahi davacı ancak yaptığı iş bedelini isteyebilir. Pek tabii bunun yanında haklılık/haksızlık durumuna göre zarar da talep edilebilir ancak bu husus dava konusu olmadığından yapılan eksik iş tespitlerine ilişkin bilirkişi raporu karşısında; davacının rapora itirazları yerinde görülmemiştir. Hükme esas alınan ek raporda terditli olarak yapılan hesaplamada danışmanlığın yoğun emek isteyen bir hizmet olduğu göz önüne alındığında yapılan iş bedelinin KDV hariç 22.857,12-TL olduğu tespit edilmiş, buna karşılık fiyatlandırmanın yalnızca iş paketleri üzerinden yapılması halinde iş bedelinin KDV hariç 15.714,28-TL olduğu tespit edilmiştir. Sözleşmenin niteliği dikkate alındığında bilirkişi görüşüne iştirak edilmiş, salt iş paketleri üzerinden yapılan iş bedelini tespit etmenin hakkaniyete aykırı olacağı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle danışmanlık hizmetinin yoğun emek ve mesai istemesi sebebiyle (çeviriler, yazışmalar vb. sebeplerle) tespit edilen KDV hariç 22.857,12-TL(KDV dahil 26.971,40-TL) miktardan davalı tarafça yapılan toplam 19.200,00-TL'nin düşülmesi neticesinde bakiye 7.771,40-TL yönünden itirazın iptaline karar vermek gerekmiş, davacı tarafça ihtarnamenin hangi tarihte tebliğ edildiği dosyaya sunulmadığından cevabi ihtarname tarihi olan 23/01/2019 tarihinden takip tarihine kadar hesaplanan toplam 57,40-TL işlemiş faiz uygun bulunmuş, alacağın miktarı bilirkişice tespit edildiğinden icra inkar tazminatı talebi uygun bulunmamış, neticeten davanın kısmen kabulüne itirazın kısmen iptali ile\" İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 7.771,40-TL asıl alacak 57,49-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.828,89-TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın miktarı bilirkişice tespit edilmekle belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı ve davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava ve cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan fatura ve cari hesaba dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının cari hesap açıklamalı 16.200,00 TL asıl alacak, 143,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16343,80 TL alacağın  tahsili için  takip başlattığı, davalının  yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup mali müşavir ile satış ve pazarlama/yönetim danışmanı bilirkişisi tarafından hazırlanan 26/08/2020 tarihli müşterek rapor ;\"Davacı şirketin ticari defterlerine göre davacı şirketin takip tarihi (06/03/2019) ve dava tarihi (29/07/2019) itibariyle davalı şirketten alacağının 16.200,00TL olduğu, icra takibine konu 16.200,00TL'nin 15.340,00TL'sini oluşturan 02/01/2019 tarihli, davalı adına düzenlenmiş 011770 no'lu faturanın, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edildiği, davalı şirket defterlerine göre, davacının davalı şirketten alacağının en son 860 TL olduğu görüldüğü, davacı şirket defterlerine göre davacının alacak tutarı olan 16.200TL'den 860TL'yi düştüğümüzde, fark tutarının 15.340TL olduğu tespit edildiği, bu rakam dava konusu, davalının kabul etmediği 011770 no'lu fatura tutarıyla birebir aynı olduğu, özetle, taraflar arasındaki tek uyuşmazlık dava konusu 15.340,00 TL tutarındaki  fatura olduğu tespit edildiği, davacı şirketin davalı şirkete toplam kestiği fatura bedelinin KDV dahil, 35.400,00 TL (5.900,00TL + 14.160,00TL + 15.340TL = 35.400,00TL) bu rakam, taraflar arası imzalanan Danışmanlık Sözleşmesi 3.1. nolu maddesinde belirtilen aylık 2.500TL +KDV'nin 12 aylık bedeli olduğu, (2.500,00TL Matrah x 12 Ay x 1,18 KDV oranı = 35.400,00TL), taraflar arasında akdedilen sözleşmede tanımlanan işlerden bir kısmının tamamlanmış olduğu, bir kısmının kısmi olarak bitirildiği bir kısmına ise hiç başlanmadığının anlaşıldığı, iş paketinde tanımlanmış işlerin tamamlanmasının tek başına davacı şirketten beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle 15.340,00-TL'lik fatura kesilmesinde davacının haklı olduğu\"  yönünde görüş bildirilmiştir. Davalının rapora itirazları ve tamamlanmamış/tamamlanmış işlemlerin oransal açıdan tespiti amacıyla yönetim danışmanı bilirkişisinden alınan18/01/2021 tarihli ek raporda özetle ;\"Sayın Mahkemenin davacının davalının kusuru olmaksızın tamamlamadığı iş bulunup bulunmadığı hususunda tespit yapılarak bu hususun sözleşme bedeli ve üstlenilen yükümlülükler göz önüne alınarak işin ne kadarına tekabül ettiği hususunda rapor düzenlemesi, yine her iki tarafın kusuru ile tamamlanmamış iş bulunmakta ise, bu miktarın orantısal anlamda yahut rakamsal olarak hesaplanması talebi ile ilgili görüş ve kanaatim aşağıda yer aldığı,Taraflar arasında imzalanmış olan Danışmanlık Sözleşmesi'nin içeriklerinde, danışmanlık kapsamında 21 başlık altında hazırlanacak olan iş paketlerinin ve verilecek olan danışmanlık hizmet konusu açık ve net olarak tanımlanmadığı, danışmanlık sözleşmesi kapsamında hazırlanacak olan 21 iş paketinin ve verilecek olan hizmetin zamanlaması bir çalışma takvimi olarak belirtilmediği,  21 başlık altında yer alan iş paketlerinin teslim koşulları belirtilmediği, Danışmanlık Sözleşmesi'nde, tarafların ayda 2 kez toplantı yapmaları ve 21 başlık altında derlenmiş iş paketlerinin hazırlanması için davalı şirketin Davacı şirkete 12 ay boyunca her ay 2.500 TL * KDV (Toplam 30.000 TL * KDV) ödemesi öngörülmüş olmakla beraber bu toplam bedelin ne kadarının aylık danışmanlık toplantıları, ne kadarının ise 21 iş paketinin hazırlanması için fiyatlandırıldığı belirtilmediği, bu gerçekler göz önüne alındığında yorum yapmaksızın objektif bir hesaplama yapabilmek mümkün olmadığı, Davacı'nın dava dosyasına delil olarak sunmuş olduğu USB bellekte Danışmanlık Sözleşmesi'nin 2 ana bileşeni olan “Aylık Toplantı\" ve \"İş Paketleri” ne göre kategori edilmemiş 7 farklı klasör altında yer alan onlarca karışık  ve düzensiz belge  incelendiği, davacı tarafın danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğu belirlenmeye çalışıldığı, bu durumda; 7 iş paketinin % 100'ünün yapılmış olduğu (tamamlanmış olduğu), 8 iş paketinin %50'sinin yapılmış olduğu (kısmi tamamlanmış olduğu), 6 iş paketinin yapılmadığı sonucu ortaya çıktığı,Davacı şirket delil dosyasında yer alan belge ve dökümanları “İş Paketleri” konularına göre düzenleyerek ve kategorize ederek delil dosyasını oluşturabilseydi, bu konuda daha az yoruma dayalı ve daha somut bir görüş oluşabileceği, her ne kadar delil dosyasında bu anlamda bir düzen bulunmuyor olsa da, Davacı şirket söz “İş Paketleri” ile ilgili danışmanlık çalışmalarını 1 yıl boyunca gerçekleştirdiği, davacı tarafından sunulan delil dosyasının “Toplantı” sekmesi altında yer alan dosyalar incelendiğinde toplantı dönemi içerisinde 20 toplantı yapıldığı izlenimi oluştuğu, davalı taraf ta toplantıların eksik veya yapılmamış olduğu konusunda farklı bir görüş bildirmediği, Danışmanlığın emek yoğun bir hizmet olduğu göz önüne ahmırsa, takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere;Danışmanlık Sözleşmesi'nde yazılı olan toplam iş bedelinin 1/2 si olan 15.000 TL + KDV'nin, aylık danışmanlık toplantıları karşılığı olarak, bakiye 15.000 TL + KDV'nin ise 21 iş paketi (15.000/21 =714,28 TL + KDV/iş paketi) karşılığı olarak fiyatlandırılacağı, bu fiyatlandırmaya göre iş paketleri karşılığı olarak davacı şirkete; tamamlanmış İş Paketleri için 7 x (714,28) =5.000,00 TL + KDV %50 olarak kısmi tamamlanmış İş Paketleri için 8 x (714,28) x 0,50 = 2.857,124 KDV ödenmesi gerektiği, bu fiyatlandırma yaklaşımına göre davacı şirkete ödenmesi gereken toplam danışmanlık bedeli 22.857,12 TL + KDV (KDV dahil 26.971,00 TL olduğu,Takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, fiyatlandırmanın yalnız iş paketleri üzerinden yapılması yaklaşımının kabul görmesi halinde toplam danışmanlık bedelinin her bir iş paketi karşılığı (30.000 TL/21 =1.428,57 TL + KDV sine denk geldiği, Bu durumda; tamamlanmış İş Paketleri için 7 x 1.428,57 = 10.000 TL + KDV,  %50 olarak kısmi tamamlanmış İş Paketleri için 8 x 1.428,57 x 0,50 = 5,714,28 + KDV ödenmesi gerektiği,  bu fiyatlandırma yaklaşımına göre davacı şirkete ödenmesi gereken toplam danışmanlık bedeli 15.714,28 TL + KDV (KDV dahil 18.543 TL olduğu \" yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde ; taraflar arasında, kurumsallaşma, strateji ve uluslarası pazarlarda pazarlama ve satış konularında danışmanlık verilmesi verilmesi konusunda 01/12/2017 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzalanmış olup söz konusu sözleşmede tarafların ayda 2 kez toplantı yapmaları ve 21 başlık altında derlenmiş iş paketlerinin hazırlanması için davalı şirketin davacı şirkete 12 ay boyunca her ay 2.500 TL + KDV (Toplam 30.000 TL + KDV) ödemesi kararlaştırılmıştır. Davacı tarafça verilen hizmetler karşılığında davalı tarafça toplam 19.200,00 TL ödeme yapılmış olup, bakiye 16.200,00 TL hizmet bedelinin ödenmediğinden bahisle huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekili, davacının sözleşmede kararlaştırılan edimlerini tam olarak yerine getirmediğinden bahisle başlatılan takibe ve açılan davaya itiraz etmiştir. Davacı tarafça dosyaya sunulan toplantı tutanakları ile yazışmaların ve çıktıların yer aldığı USB bellekte yer alan 6 klasör içindeki dosyalar üzerinde bilirkişiler tarafından incelemeler yapılmış olup davacı şirketin aylık danışmanlık toplantıların yapıldığı sözleşmede kararlaştırılan 21 iş paketinin bir kısmının tamamının yapıldığı, bir kısmının yarısının yapıldığı, bir kısmının hiç yapılmadığı tespit edilmiştir. Mahkemenin kararında belirtildiği gibi, danışmanlık hizmeti yoğun emek ve mesai istemesi sebebiyle  salt iş paketleri üzerinden yapılan iş bedelini tespit etmenin hakkaniyete aykırı olacağından bilirkişilerce yapılan Danışmanlık Sözleşmesi'nde yazılı olan toplam iş bedelinin 1/2 si olan 15.000 TL + KDV'nin, aylık danışmanlık toplantıları karşılığı olarak, bakiye 15.000 TL + KDV'nin ise 21 iş paketi (15.000/21 =714,28 TL + KDV/iş paketi) karşılığı olarak fiyatlandırılması hakkaniyete uygun bulunmuştur. Bu itibarla denetime açık hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında imzalanan danışmanlık sözleşmesi kapsamında davacının vermiş olduğu hizmetler karşılığında  KDV dahil toplam 26.971,40 TL alacağı bulunduğu, davalı tarafça yapılan 19.200,00 TL'nin düşülmesi neticesinde bakiye 7.771,40 TL asıl alacak ve hesaplanan temerrüt faiz yönünden itirazın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmediği ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla  HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvusunun  esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1.Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı taraflarından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 133,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 481,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 133,68 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 481,72 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı ve davalı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/09/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"639d9326e3c321f4","SID":"5f0320e4decf886b"}}