{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/419 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1121<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/11/2022<br>NUMARASI\t: 2021/241 E. - 2022/708 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı tarafından “ Kambiyo Senetlerine Özgü ” 05/09/2018 vade ve 24/02/2014 keşide tarihli 29.000,00-EUR bedelli müvekkil aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan icra takibine konu senet alacaklı tarafından nasıl iktisap edilmiş olduğunu bilmediklerini, yine davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların kesinlikle hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının, müvekkilinin hakkında başlatmış olduğu İstanbul 23.İcra Müdürlüğü ... E Sayılı dosya ile ilgili olarak müvekkili ile yapmış oldukları görüşmelerde bu senet ile ilgili davalılara borçlu olmadığını ve kendisinin ilgili senet üzerindeki yazılar ve bu senedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını  beyan ettiğini, müvekkilinin şahsi olarak söz konusu İstanbul 23.İcra Müdürlüğü ... E sayılı  dosyada bahsedilen senet ile ilgili olarak davalı alacaklı tarafa hiçbir borcu olmadığı gibi dava konusu senedin üzerindeki yazılar ve altındaki imzanın da kendisine ait olmadığını, davalı alacaklı taraf söz konusu takip ile ilgili olarak müvekkilimin tüm gayrimenkulleri ve diğer varlıklarına haciz koyduğunu, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu senet üzerindeki yazı ve imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle taraflarınca İstanbul 3.İcra Hukuk Mahkemesi 2020/249 Esas sayılı dosyası ile “İmzaya İtiraz” davası açıldığını, ancak  yerel mahkeme müvekkilinin imza örneklerini almadan dosyayı imza incelemesi için bilirkişiye gönderdiğini ve bilirkişinin sadece senet altındaki imza üzerinde inceleme yaptığını, senet üzerindeki diğer hususlarda her hangi bir inceleme yapmadan rapor düzenlemiş olup İstanbul 3.İcra Hukuk Mahkemesi 2020/249 E. sayılı davanın halen devam ettiğini,müvekkili hakkında davalı tarafından başlatılan dava konusu senet ile ilgili olarak Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçundan dolayı İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na 23/10/2020 Tarih ve 2020/154060 Soruşturma numarası üzerinden şikâyetlerinin devam ettiğini, açıklanan nedenlerle teminatsız veya Mahkememizce uygun görmesi halinde teminat karşılığında( Müvekkiline ait İstanbul İli Şişli İlçesi Dikilitaş ....Menkul üzerinde tedbir konulması veya Para veya Banka Teminat Mektubu) icra takibine karşı ihtiyati tedbir talebinin kabulüne  ve icranın durdurulmasına, yargılama sonuna kadar bu teminatın davalılara ödenmemesine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle İİK 72/5 gereğince davalılardan %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nun kendisinin eski nişanlısı ...'nun dedesi olduğunu, ayrıca ...'nun oğlu ...'ın kendisinin ... Yalıtım İnşaat Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti'den ortağı olduğunu, ... ve oğlu ... yüzünden ticari hayatını sekteye uğrattığını, ... ve kendisini tanıştırdığı kişiler yüzünden İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi 2020/281 Esas sayılı dosyasında ... ile birlikte sanık sıfatıyla haksız yere yargılandığını, davacının kendisi özellikle İstanbul 3. İcra Mahkemesi'nde davalı ...'ye açmış olduğu davada senetteki imza ve yazılara itiraz etmiş olduğunu, senedin elime nasıl geçmiş olduğunu bilmediğini, kendisiyle alakasının olmadığını söyleyerek sanki kendisiyle hiç tanışmadığını, aralarında hiçbir ticari ilişki olmadığını ima ettiğini, davacı ve oğlunun kendisine ve annesine hala borcu bulunduğunu, dava konusu bonoyu da borcu karşılığı olarak diğer davalı ...'ye ciro ederek verdiğini, bononun bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olduğunu, borç ilişkisinden bağımsız olup senette bedel kaydının mevcut olması hâlinde ispat yükünün, kaydın aksini savunan tarafa ait olduğunun açık olduğunu, davacının İstanbul 3. İcra Mahkemesi 2020/249 Esas sayılı dosyasında da kendisinin senetle bir alakasının olmadığını, hukuki dayanağının bulunmadığını, senedin nasıl iktisap edildiğinin bilmediğini, senetteki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, İstanbul 3.İcra Hukuk Mahkemesi 2020/249 Esas sayılı dosyasında 09.09.2020 tarihinde alınan bilirkişi raporu incelendiğinde rapordaki davacıya ait imza ve yazı kayıt örneklerinin 2006 yılından 2019 yılları arasına ait onlarca imza ve yazı kayıtlarının incelenerek söz konusu raporun hazırlandığı ve rapordaki yazı ve imzanın davacıya ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Görüldüğü üzere dava konusuna 1. Yukarıda açıklandığı üzere haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın, ihtiyati haciz ve diğer tüm taleplerin reddini, 2. Haksız ve kötü niyetle itiraz dolayısıyla alacağın tahsilinin gecikmesi nedeniyle davacıdan 20'den az olmamak kaydı ile İ.İ.K. uyarınca icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi kararıyla;   Davacı tarafça dava konusu bonoya ilişkin davalı ile hiçbir ticari alışverişlerinin olmadığını ayrıca alacaklı görünen kişiye hiçbir borçlarının olmadığını bu nedenle dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemiyle dava açılmış olup, davalı taraf davacı tarafın iddialarının yersiz olduğu, davacının davalıya borçlu olduğunu bu nedenle haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep ettiği, dava konusu borca ilişkin davalı tarafından İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... esas  sayılı icra dosyasında icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça takip konusu bonodaki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle davacı tarafından alınan ıslak imza örnekleri,  davacı tarafa ait imza asılları ile dava konusu bonodaki imzanın karşılaştırılması suretiyle davacı asil ... eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen grafolog bilirkişi raporu ile dava konusu bonoda bulunan imzanın davacı eli ürünü olduğu tespit edildiği, daha önce icra mahkemesinde yine senet üzerindeki imzaya itiraz edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da senet üzerindeki imzanın davacı asile ait olduğunun tespit edildiği ve buna dayanarak davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf ve Yargıtay aşamalarından geçerek kesinleştiği anlaşılmakla dosya kapsamına uygun denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının İstanbul  23. İcra Müdürlüğünün ...  esas sayılı icra dosyasında takip konusu alacaklısı davalı ... olan  24/02/2014 tanzim  tarihli, 05/09/2018 vade tarihli, borçlusu ...  olan  29.000,00-EURO bedelli bonodan dolayı borçlu olduğu anlaşıldığından,\" 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN REDDİNE,2- Davalı tarafın tazminat talebinin KABULÜ ile alacağın %20  (54.172,00-TL) icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,3-Mahkememizin 27/09/2021 tarihli ara kararı gereğince verilen ihtiyati tedbir kararının mahkememiz kararı kesinleşinceye kadar devamına, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Mahkemece eksik inceleme sonucunda usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, dosyadaki beyanlarının dikkate alınmadan adil yargılanma haklarının ihlal edilerek karar verildiğini, dava konusu menfi tespit olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı tarafımızca yapılan itirazlarda mahkemece dikkate alınmadığına, bilirkişilerce eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, davaya konu senetteki imza ve yazıların müvekkilinin el ürünü olmadığını ve  senette tahrifat olduğu çok net bir şekilde ve çıplak gözle görüleceğini, dava konusu senet üzerindeki tüm yazılar ve senet içeriğindeki hususlar üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, sadece imzanın incelenmesi gerekmediğini, hükme esas alınan Bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı ve dava konusu senet incelendiğinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, davanın menfi tespit olmasına rağmen mahkeme sadece senetteki imzayı araştırarak karar verdiğini, i dava konusu senet ile ilgili Müvekkilinin davalı taraflara ile arasında bir borç ve alacak ilişkisi olmadığını ve keza davalılar da müvekkilinden alacakları ile ilgili çelişkili beyanlar ileri sürdüklerini  beyanları ile net bir şekilde ortaya koyamadıklarını, davalılar dava konusu senet ile ilgili bir illiyet ortaya koymadıklarını, mahkemeye sundukları delil listesinde tanık ve yemin delillerinin olmasına rağmen mahkeme bu hususları dikkate almadığını, mahkeme davalıların müvekkilinden nasıl alacaklı olduklarına dair hiçbir araştırma yapmadığını, mahkemeden yeni bir rapor alınması taleplerinin de göz ardı edildiğini belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  Davalılardan ... vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle;  Mahkemece davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının devamına karar verildiğini, ihtiyati tedbir kararının devamına yönelik kısmı isabetli olmadığını,  müvekkilinin haklı olduğu bir davada mağdur edilmesine yol açtığını,  davacı icra takibine konu senetlerdeki imza kendisine ait olmasına rağmen  İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2020/249 esas sayısı ile itiraz davası açtığını, bu davada alınan bilirkişi raporu sonucunda imzanın kendisine ait olduğu şeklindeki rapor sonucunda dava reddedildiğini, davacının itirazı üzerine icra hukuk mahkemesince verilen karar istinaf incelemesi ile reddedildiği ve kesinleştiğini, sonrasında menfi tespit davası açıldığını, bu davada da alınan bilirkişi raporunda, senetlerdeki imzanın davacının kendisine ait olduğu belirtildiğini, müvekkili kendisi hakkında açılan haksız davalar yüzünden, alacağına bir an önce kavuşamadığı gibi, ülkemizde ve dünyada meydana gelen ekonomik krizler sebebiyle de alacağı para değer kaybettiğini, Davacı tarafın istinaf dilekçesinin kabulü mümkün olmadığına, yapılan istinaf talebinin haksız olduğunu, davacı tarafın haciz mahallinde imzanın ve borcun kendisine ait olduğu açık beyanı ve ikrarı bulunduğunu, bu durumun dikkate alınması gerektiğini, davacının kötü niyetli olarak istinaf başvurusunda bulunduğunu belirterek, davacının istinaf talebinin reddi ile, mahkemece verilen kararın tedbir yönünden düzeltilerek tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.              <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Dava; İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı tarafından icra takibine konu bonodaki yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını ve tahrifat bulunduğunu ileri sürmektedir.<br>İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında davalılardan ...  tarafından davacı aleyhine  24/02/2014 tanzim tarihli, 05/09/2018 vade tarihli, 29.000,00-EURO  bedelli  bakiye bono alacağı, 1.015,88-EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.015,88-EURO alacağın tahsili amacıyla 16/06/2020 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır.İcra takibine konu bononun,   24/02/2014 tanzim  tarihli, borçlusu ... , alacaklısı ... olan  05/09/2018 vade tarihli 29.000,00-EURO bedelli olduğu  anlaşılmıştır.İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/249 Esas sayılı dosyada davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul 21. Hukuk Dairesinin 24/11/2021 tarih, 2021/931 Esas 2021/3035 Karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafça temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 31/05/2022 tarih 2022/343 Esas, 2022/6546 Karar sayılı ilamı ile kararın onandığı ve kararın 31/05/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/154060 Soruşturma sayılı dosyasında,  Kovuşturmaya Yer Olmadığına  karar verildiği, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 2022/390 D.İş kararı ile de savcılık kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 02/08/2022 tarihli Adli Belge Ve Sahtecilik Uzmanı tarafından düzenlenen  bilirkişi  incelemesinde,  inceleme konusu senette bulunan borçlu imzası ile ...'na ait mukayese belgelerde bulunan imzaların, lup, stereo kameralı (EMS-430 S) mikroskop imza ölçüm aletleri, beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, bilgisayar destekli ... (doküman inceleme cihazı), — yüksek çözünürlü scanner tarayıcı kullanılarak oluşturulan laboratuvar ortamında, taranarak bilgisayara aktarılan görüntülerin, bilgisayar analiz programları ile analitik incelemeye uygun hale getirilerek grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan gerekli ve mukayeseli değerlendirme yapıldığının belirtildiği ve netice de,  İnceleme konusu, Borçlusu ..., alacaklısı ..., olan 24.02,2014 düzenleme, 05.09.2018 ödeme tarihli, “ 29.000-Yirmidokuzbin Euro (okunur)” tutarlı senette, ... adına atılmış borçlu imzası ile ...'na ait mukayese imzalar arasında ; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler  saptandığından söz  konusu  borçlu  imzasının ...'nun eli ürünü olduğu \" belirtilmiştir.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa,  kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü  davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.  “imzanın sahte olması” iddiası  senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.Davacı vekili istinaf başvurusu; mahkemece senet metnindeki harfler ve yazılar üzerinde bir bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olsaydı durumun  çok farklı olacağını, zaten senet  çıplak göz ile bakıldığında bile senette tahrifat olduğunun çok net bir şekilde ortada olduğunu, sadece senet altındaki imza üzerinden inceleme yapıldığını bu hususların yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.Mahkeme her ne kadar senetteki  imza üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmış ise de, davacı tarafından haciz esnasında senet üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği bu nedenle imza incelemesine gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda, Davacı tarafından dava dilekçesi ile senet üzerinde tahrifat iddiasında bulunduğu ancak tahrifatın ne şekilde olduğunu açıklamadığı anlaşılmakla, mahkemece, davacı tarafa  tahrifat iddiasının içeriğinin açıklattırılarak, tahrifat iddiasının değerlendirilmesi gerekir iken tahrifat iddiası konusunda hiç bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin  istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine, Davalılardan ...'nin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf isteminin Kısmen KABULÜ ile;2- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2022 tarih, 2021/241 E. 2022/708 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Davalılardan ...'nin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,4- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,6- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d798838540c276e","SID":"6584943166303bab"}}