{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1902 - 2025/2157<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1902 <br>KARAR NO\t: 2025/2157<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>Başkan          :<br>Üye               :<br>Üye               :  <br>Katip             :<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/06/2023<br>NUMARASI\t: 2021/... Esas, 2023/... Karar<br><br>DAVACI\t: ... - <br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALI\t:... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - <br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 13/10/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 13/10/2025<br><br>Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 tarih ve 2021/... Esas, 2023/... Karar<br> sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/01/2013 tarihinde ...'un sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde iken müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili yönünden yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olup müvekkilinin kusursuz olduğunu, müvekkilinin maluliyetinin mevcut olup, kaza nedeni ile işgücü kaybı, hareket yeteneğinde kısıtlılığa ve özürlülüğe neden olduğunu, davalı sigorta şirketine 10/02/2021 tarihinde başvuru yapıldığını ancak cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşamadıklarının, dosyanın zamanaşımına uğramadığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak mahkemece tazminat miktarının belirlenmesini, müvekkilinin trafik kazasında yaralanmasından kaynaklı cismani zarar nedeni ile şimdilik 10,00 TL maddi tazminatın (5 TL sürekli iş göremezlik + 5 TL geçici iş göremezlik) ve ilerde belirlenecek tazminat miktarlarının olay tarihinden 27/01/2023 itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>ISLAH: Davacı vekili 11/01/2023 tarihli değer arttırım dilekçesi ile davanın değerini 19.361,22 TL yükselttiklerini beyan etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının, müvekkili şirkete yaptığı başvuruda sağlık kurulu raporunun ibraz etmediğinden davanın reddine, davanın kabulü halinde ise davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, ... plakalı aracın müvekkili şirkete 06/03/2012-2013 tarihleri arasında ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçelerden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olduğunu, manevi tazminatın, bakıcı giderinin ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, davacının kaza sırasında kask/kolluk/dizlik emniyet kemeri gibi koruyucu tertibatlar kullanmaması, alkolü/sürücü belgesiz/yetersiz sürücü belgeli olması/olduğunu bildiği şoförün aracında yolculuk etmesi ve istiap haddi gibi durumların müterafik kusur indirimini teşkil ettiğini, müvekkili şirketin aleyhine faize hükmedilmesi halinde yasal faize hükmedilmesi gerektiğinden bahisle davanın esasa girilmeksizin zamanaşımı ve dava şartı sebebi ile reddine, ceza dosyasının akıbetinin araştırılmasına ve bekletici mesele yapılmasına, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderine ilişkin talebin reddine, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile; 18.293,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.067,98 TL geçici iş göremezlik tazminatının 23/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; somut olayda davacı taleplerine konu trafik kazasının tarihi 27.01.2013 tarihi olduğunu, huzurda görülen davanın ise 17.03.2021 tarihinde açılmış olduğundan davanın hem 2 yıllık zamanaşımına hem de ceza yargılamasında öngörülen 8 yıllık zamanaşımına uğradığını, hesaplanan tazminattan teknik faiz indirimi uygulanmamasının hukuka aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamı dışında olduğunu, 23.02.2021 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmişse de usulüne uygun başvuru yapılmadığından şirketin temerrüde düşmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Zamanaşımı yönünden yapılan incelemede:<br> Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun zamanaşımını düzenleyen 72. maddesinde de \"Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” hükmüne yer verilmiştir. Zaman aşımının oluşması için zararın ve tazminat sorumlusunun birlikte öğrenilmesi gerekir.<br>Öte yandan zamanaşımı süresi değerlendirirken 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun zamanaşımını durduran nedenleri düzenleyen 153. maddesini değerlendirmek gerekmektedir.<br>Yine 7226 sayılı Kanun ve Cumhurbaşkanlığının 2480 sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Kararına istinaden Coronavirüs (Covid19) salgını nedeniyle HMK'deki başvuru sürelerinin 13/03/2020-15/06/2020 tarihleri arasında yani 93 gün durmasına karar verilmiş olup bu sürenin de eklenmesi gerekmektedir.<br>Mevcut verilere göre uyuşmazlığa konu haksız fiil 27.01.2013 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu durumda kural olarak davacının talep edebileceği tazminat yönünden zamanaşımının son günü 27.01.2021 tarihidir. Davacı vekili dava dilekçesini 17.03.2021 tarihinde sunmuştur. 7226 sayılı Kanun ve Cumhurbaşkanlığının 2480 sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Kararına istinaden Coronavirüs (Covid19) salgını nedeniyle HMK'deki başvuru sürelerinin 13/03/2020-15/06/2020 tarihleri arasında yani 93 gün durmasına karar verilmiş olması dikkate alındığında, dava tarihi olan 27.04.2023 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. <br>Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br> Anayasa Mahkemesinin 2019/... E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/... Karar  sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında  davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Geçici iş göremezlik tazminat yönünden yapılan istinaf incelemesinde;<br> Anayasa Mahkemesinin 2019/... Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının tümü ile dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği, zararın teminat kapmasında olduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.  (Aynı yönde  Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin 2019/... karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı) <br><br>Faizin başlangıç tarihine yönelik yapılan istinaf incelemesinde;<br>Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>  Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.<br> Davacı davadan önce 10.02.2021 tarihinde sigorta şirketine başvurmuş olduğundan davalı 23.02.2021 tarihinde temerrüde düşürülmüştür. Mahkemece  usul ve yasaya uygun olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 23.02.2021 tarihinden itibaren faiz hükmedildiğinden bu yöndeki istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.318,38 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.249,61 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 68,77 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.13/10/2025<br>\t\t\t\t<br> <br> Başkan                  Üye                          Üye                                  Katip   <br>¸e-imzalıdır        ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                      ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"84b960fd39ace0ef","SID":"0a3be4750ff885cf"}}