{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/414 <br>KARAR NO\t: 2025/1114<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/11/2022<br>NUMARASI\t: 2021/217 E. - 2022/689 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Keşidecisi davalı ... A.Ş. olan ... İkitelli şubesine ait ... seri numaralı 25/09/2019 keşide tarihli, 21.100,00 TL bedelli çekin de içinde bulunduğu birçok çek, müvekkilin rızası hilafına elinden çıkarıldığını, bu çeklerin iptali için İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/307 E sayılı dosyasıyla dava açıldığını ve takip konusu çek de dahil olarak zayi olan çeklerin iptaline karar verildiğini, ve bu kararın kesinleştiğini, davalıya bu çek bedelini ödemesi için Bakırköy 40. Noterliği'nin 25/12/2019 tarih ve ... yev.nolu ihtarnamesi gönderildiğini, ve davalıya 24/01/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen tarafımıza bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine çekteki alacağın tahsili amacıyla da 11/02/2020 tarihinde davalı aleyhine İstanbul 14.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı ise aleyhinde başlatılan bu takibe \"çek iptal kararının kendisi hakkında verilmediğini, çeki verdiği şirkete karşı takas ve mahsup haklarını kullandığını\" iddia ettiğini, borçlarının bulunmadığını, bahisle borcun tamamına ve işlemiş faize itiraz ettiğini, bu itiraz neticesinde de icra takibinin durduğunu, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ama anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle mahkemenizde itirazın iptali davası açma gereği doğduğunu, davalı çek iptal dosyasından verilen kararın şirket unvanında yazım hatasından kaynaklı bir maddi hata olduğunu, açıkça anlaşıldığını, ayrıca çek iptal davasının görüldüğü mahkemeden maddi hatanın düzeltilmesi talep edildiğini talepleri doğrultusunda ... unvanının ... olarak düzeltilmesine karar verildiğini, bu nedenle davalının itirazında haksız olduğunu, davalı, icra müdürlüğüne sunduğu itiraz dilekçesinde, çeki verdiği kişiye karşı takas mahsup haklarını kullandığını ve arada alacak borç ilişkisi kalmadığını, belirtmiş ise de davalı bir tacirdir ve basiretli hareket etme yükümlülüğü altında olduğunu ve davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin kaybolmadan önceki son halini ve faktoring sözleşmesinin okunaklı örneğini, ayrıca dayanak fatura/faturaları sunmak üzere davacı şirkete kalanlarının hiç ibraz edilmediğini, ibraz edilen sözleşmenin de okunaklı olmaması sebepleriyle dava konusunu oluşturan belgeleri inceleyemediğini, belgeler ibraz edildikten sonra beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacı faktoring şirketi, dava konusu çeki, kredi verdiği üçüncü bir kişiden veya şirketten borcun teminatı olarak ciro ile aldığını, iddia etmesine rağmen huzurdaki davayı ilişkide bulunduğunu asıl borçlusuna değil sadece taraflar arasındaki borç ilişkisine taraf olmayan müvekkil şirkete yönelttiğini, faktoring borçlusuna davanın yönetilmediğini, dava konusu çek ile ilgili borcun faktoring sözleşmesinde borçlu olan ile mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını açıkça ortada olduğunu, davanın kabulü halinde davacı şirket sebepsiz zenginleşeceğini, dava konusu çek, 04.02.2015 tarih 29257 sayılı R.G yayınlanan \"Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'' m.8'deki düzenlemeye aykırı olarak iktisap edilerek tahsil edilmeye çalışıldığından huzurdaki davanın reddi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesin kararıyla; çeklere ödeme yasağı konularak çekler hakkında zayi sebebiyle iptal kararı verilmiş olsa da, iptal kararı iyi niyetli üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etmeyecek ise de, davacının yetkili hamil olduğu, davalının çekin bedelsiz kaldığına yönelik savunmasını ispat etmesi gerektiği ancak bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere bu husus ispatlanamadığından,\" 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,Davalının İstanbul 14.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 21.100,00 TL alacağın %20'si olan 4.220,00 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu çek, müvekkili şirketin ticari defterlerinde yer almadığı için çekin kime keşide edildiğini, hangi ticari ilişkide kullanıldığını ve üzerindeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususlarında müvekkil şirketin bilgisi bulunmadığını, taleplerine rağmen davacının çekin fotokopisini dosyaya sunmadığını, müvekkili şirket yetkilisi çekin üzerindeki imzanın kendisine ait olup olmadığını dahi kontrol edemeden mahkeme tarafından eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verildiğini, dava devam ederken katıldıkları her duruşmada sözlü olarak davacı tarafa çekin fotokopisini sunmak üzere süre verilmesi talep edilmiş olmasına rağmen mahkeme tarafından bu taleplerine yönelik bir karar verilmeden dava sonuçlandığını, gerekçeli kararda çekin üzerindeki imza ile ilgili bir itiraz yapılmadığı ve çekin ödendiği ispat edilemediği için davanın kabulüne karar verildiğinin açıklandığını, müvekkilinin defterinde yer almayan çek nedeniyle herhangi bir üçüncü kişiye borcunun bulunmadığına, ayrıca çekin üzerindeki imza da kuvvetle muhtemel müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığını, davalı çeki sunmadığı gibi mahkemede bu yönde bir kesin süre vermeden eksik inceleme ile karar verdiğini, davacı faktoring şirketi, dava konusu çeki kredi verdiği üçüncü bir kişiden veya şirketten borcun teminatı olarak ciro ile almış olduğunu iddia etmesine rağmen huzurdaki davayı ilişkide bulunduğu asıl borçlusuna değil sadece taraflar arasındaki borç ilişkisine taraf olmayan müvekkili  şirkete yönelttiğini, müvekkili ve davacı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirket davacı faktoring şirketinin borçlusu ve sözleşmenin herhangi bir tarafı olmadığını, davacı borcunu asıl borçlusundan tahsil ettiği için davaya taraf olarak göstermediğini, aynı borç için verilen çek ile ikinci defa tahsilat yapmaya çalıştığını, mahkeme ve bilirkişiler tarafından bu durum hakkında hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığını, davanın kabulüne karar verilmesinin  davacı şirketin sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için yargılama yapılması gerektiğinden, tazminata konu alacağın belirlenebilir ve müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığı göz önüne alındığında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.\t\t\t                              <br> İSTİNAFA CEVAP:<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil söz konusu çeki faktoring sözleşmesine istinaden usulüne uygun bir şekilde temlik aldığını, çekte yetkili hamil olduğunu, çekin keşidecisi olan müvekkili, iptaline karar verilen çek nedeniyle davalının müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, davalının haksız istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın onanmasını talep etmiştir.                                    <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.    <br>Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır. İstanbul 14. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 11.02.2020 tarihinde 21.100,00 TL bedelli çekin tahsili için ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Davalı itiraz dilekçesinde;  İstanbul 14. Asliye Tic. Mah. 2019/307 E. Sayılı dosyası gösterilmiş ise de verilen karar \"... Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.\" unvanlı bir şirkete ait bir çekin iptali hakkında olduğunu, karar ile müvekkili şirkete hiçbir borç yüklenmediğini, söz konusu çekin tahsil olmaması sebebiyle müvekkil şirket borcunu çeki teslim ettiği şirkete takas mahsup haklarını ve diğer hakları da kullanarak ödediğini,  taraflar arasında  alacak-borç ilişkisi kalmadığını, dolayısıyla alacaklı olduğunu iddia eden şirkete de hiç bir borcunun bulunmadığını ve işletilen faize itiraz ettiğini belirtmiştir.İstanbul 4.ATM nin 2019/307 Esas, 2019/1018 Karar sayılı ilamında davacı tarafından kıymetli evrakın zayi nedeni ile iptali davası açıldığı, mahkemece dava konusu çekin de içinde bulunduğu birden fazla kambiyo senedi hakkında iptal kararı verildiği ve iş bu kararın 30/12/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bakırköy 40. Noterliği'nin ... yevmiye no lu 25/12/2019 tarihli ihtarnamesi ile davacı tarafından davalının içinde bulunduğu birden fazla şirkete çek iptal kararı gönderilerek iptaline karar verilen çeklerin belirtilen banka hesabına yatırılması ihtar edilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporu ile; davacının takibe dayanak İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/370E. 2019/1018K sayılı ilamına konu çeklerden olan \"Keşidecisi davalı şirket olan ... İkitelli şubesine ait ... seri numaralı 25/09/2019 keşide tarihli, 21.100,00 TL bedelli\" çekin yetkili yasal hamil olduğu, dava konusu çek davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte davalı şirket ile dava konusu çek lehdarı olan \"... Taahhüt Ve Tic. A.Ş \" unvanlı şirketin yetkilisinin ve yönetim kurulunun aynı kişi olduğu, çekin bankası tarafından davalıya tahsis edilmiş çek serisinden olduğu sabit olduğu, bu kapsamda davalı yanca kendisine ait çekin ticari kayıtlarına işlenmediği gibi ödendiğine dair de kaydın olmadığının tespit edildiği, tarafların ticari kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil olarak değerlendirilebileceği,  belirtilmiştir.Yargıtay 19 HD'nin 2012/14443,2013/846 karar sayılı BOZMA  kararında;\"Borçlunun, iptal kararı hamiline iyiniyetle ödemede bulunması kendisini borçtan kurtaracağından ödeme yapıldıktan sonra senedi elinde bulunduran ve gerçek hak sahibi olduğunu tespit ettiren kişi, iptal kararı hamiline karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvurabilir ve ödenen meblağın kendisine verilmesini isteyebilir.Böyle bir durumda senede zilyet olan üçüncü kişi, iyi niyetli iptal kararı hamiline ödemede bulunan borçluya başvuramaz (Bu açıklamalar için bkz. Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 1997, 2 bası, Sayfa 274 vd., Prof. Dr. Hüseyin Ülgen, Doç. Dr. Mehmet Helvacı, Doc.Dr. Abuzer Kendigelen, Doç. Dr. Aslan Kaya, Kıymetli Evrak Hukuku Ders Kitabı İstanbul, 2004, Sayfa 382 Prof.Dr. Reha Poroy, Prof. Dr. Ünal Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17. Bası, 2006, s. 95 vd; Arş.Gör. ... (Dirikkan, Kıymetli Evrakın Ziyaı ve İptali Ankara 1990, Sayfa 87, Prof. Dr. Naci Kınacıoğlu Kıymetli Evrak Hukuku Ankara 1999, 5.Baskı, Sayfa 58-59). Zayi nedeniyle verilen iptal kararından sonra, senedi elinde bulunduranın bu senede dayanabilmesi için iptal kararını iptal ettirmesi gerekir (Poroy/Tekinalp, kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17.Bası, 2006, S. 95, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 5.6.2002 tarih, 2002/19-443 Esas, 2002/474 Karar sayılı kararı).Mahkemece uyuşmazlığın bu ilkeler çerçevesinde değerlendirilip, çözümlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.\"denilmektedir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, alacaklı tarafından kaybolan çeke istinaden çek iptali kararı alıp ihtarname ile durumu davalıya  bildirdikten sonra ilamsız icra takibi başlatıldığı, Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere dava konusu çek davalının ticari defterlerinde kayıtlı değil ise de,  davalı şirket ile dava konusu çek lehdarı olan dava dışı  \"... Taahhüt Ve Tic. A.Ş \" unvanlı şirketin yetkilisinin ve yönetim kurulunun aynı kişi olduğu, çekin bankası tarafından davalıya tahsis edilmiş çek serisinden olduğunun sabit olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir.Davalı istinafında, çekin suretini görmediğinden bahisle imza incelemesi yapılmasını talep etmiş ise de; davalı tarafından icra dosyasında borca itiraz dilekçesinde, imzaya itirazının bulunmadığı, mahkemece imza incelemesi için şirket yetkilisinin hazır olması konusunda verilen kesin mehillere rağmen, şirket yetkilisinin  hazır olmadığı anlaşılmakla davalının bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2022 tarih ve 2021/217 E., 2022/689 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.441,34  TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 361,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.080,34 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef8b830fa3632224","SID":"f23e5e105b42b731"}}