{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2023/598 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/819<br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/08/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali), Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirkette %17,56 oranında hisseyle pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 04/07/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirketin --------- bulunan arazileri hakkında genel görüşmeler yapıldığını ve sermayenin 250.000.-TL'den 5.000.000.- TL ye artırılmasına karar verildiğini, halen gayri faal durumda olan şirketin --------- bulunan taşınmazlar nedeniyle varlığını sürdürdüğünü, genel kurul toplantısında şirketin arazilerine ilişkin imar planı çalışmaları yapıldığından bahsedildiğini, ancak detaylı bilgilendirme yapılmadığını, imar planı ile ilgili işlemlerin yazıldığı metnin pay sahiplerine elden dağıtıldığını, toplantının ana gündemi olan sermayenin 250.000.- TL den 5.000.000.- TL ye çıkarılması konusu görüşülüp tartışmaya açıldığını, müvekkilinin vekilinin muhalefet şerhi koyduğunu, yapılan oylamada ana sözleşmenin “Sermaye ve Hisse Senetlerinin Nevi” başlıklı 6. Maddesinin tadil edilerek 250.000.- TL olan sermayenin 5 000.000.- TL ye çıkarılmasına 44.603 adet ret oyuna karşılık kullanılan 124.308 adet kabul oyu ile oy çokluğuyla karar verildiğini, 31 hissedarı bulunan şirkette bu kararın 1 kişinin çoğunluk payı sayesinde alındığını, azınlığın paylarının küçültülmesinin amaçlandığını, kararın objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, sermayenin gerektiğinden fazla artırıldığını, bir kısın arsa satışı ile kaynak yaratılabileceğini, müvekkiline gönderilen iştirak taahhütnamesine -------- Noterliği'nden 03/08/2023 tarihinde gönderilen ihtarname ile ihtirazı kayıt ile beyanda bulunulduğunu ve müvekkilinin hissesine düşen 878.200.- TL artırım bedelinin % 25'i olan --------- 208.572,25 TL  olarak 08/08/2023 tarihinde banka kanalı ile davalı şirket hesabına ödendiğini iddia ederek; davalı şirketin 04/07/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararının iptaline, ihtirazı kayıt ile ödenmiş olan 208.572,25 TL lık  ------- tutarının işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1970 yılından beri ---------- 4 parsel halinde taşınmazlarının bulunduğunu, bu yerler doğal sit alanında kaldığından bugüne kadar bir yatırım yapılamadığını, şirketin herhangi bir geliri olmadığı için de giderlerin ortakların katkısı ile karşılandığını, 2022 yılının ikinci yarısında taşınmazların tabi olduğu hukuki rejimde bir değişiklik yapıldığını ve bir kısım turizm tesisinin inşaatının mümkün hale geldiğini, bunun üzerine yönetim kurulunun derhal çalışmalara başladığını, ilk giderlerin ortaklardan temin edildiğini, gerekli finansman ihtiyacı için 04/07/2023 tarihinde in genel kurul toplantısında 250.000.- TL olan sermayenin 5.000.000.- TL ye çıkarılmasının Oy çokluğuyla kararlaştırıldığını, fakat karara muhalif kalan davacının huzurunuzdaki davayı açtığını, davacının gerektiğinden fazla sermaye artırımı yapıldığını Öne sürdüğünü, müvekkili şirketin sahip olduğu arazinin 211.371 metrekare büyüklüğe sahip olduğunu, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün 09/07/2022 tarihli --------- yayımlanan kararı ile taşınmazların hukuki statüsünün “Doğal Sit Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak değiştirildiğini, bu değişiklikten sonra ---------- 20/07/2022 tarihli ---------- “Doğal Sit Alanlarının Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararlarının” ilan edildiğini, bir takım faaliyetlere ve yapılaşmaya izin verildiğini, bu şekilde 50 yıldır Beklenen gelişmenin sağlandığını, taşınmazların üzerine turizm tesisi yapılmasının hukuki zemininin oluştuğunu, akabinde de bazı faaliyetlere başlandığını, öncelikle imar plânı ile çalışmalara yer verildiğini, görüleceği üzere sermaye artırım kararının hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu, hazırlık işlemlerini gerçekleştiren ---------- 198.975.- TL sı ve ortaklardan---------- 176.747. TL sı borç oluştuğunu, ayrıca ---------- 275.000.- TL sı daha ödeme yapılması gerektiğini, proje çalışmaları için de 3.000.000.- TL sı üzerinde paraya ihtiyaç bulunduğunu, tesis inşaatı için de 150.000.000.- Euro gerektiğini, tüm bunlar gözetildiğinde sermaye artırım tutarının güncel ihtiyaçların çok altında kaldığının görüleceğini savunarak; davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen---------- Esas Sayılı Davada;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkette % 2,11 pay sahibi olan müvekkili, 04/07/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına vekili yoluyla katılmış ve sermaye artışına dair genel kurulu kararına karşı muhalefet şerhi konulduğunu,  davalı şirketin kuruluşundan bu yana gerek ticari kayıtları ve gerekse bağlı olduğu vergi dairesi nezdinde ki kayıtlarının celp ve ikmal edilmesi helinde görüleceği üzere davalı şirketin bu güne dek her hangi bir faaliyetinin olmadığı diğer bir ifadeyle davalı şirketin gayri faal olduğunu, çağrı usulüne uyulmaksızın gerçekleştirilen olağan toplantı için gerek müvekkiline ve gerekse diğer paydaşlara usulüne uygun toplantı çağrısı yapılmamış, sermaye artışının gerekli olduğuna dair yetkili kurullar tarafından paydaşlara her hangi bir rapor sunulmamış, müvekkilim de dahil küçük hisseli paydaşları saf dışı etmek ve onların sahip olduğu hisse oranlarını dahada etkisiz hale getirmek için çoğunluğu temsil eden tek bir paydaşın kararı ile davalı şirketin sermayesi 4.750.000 TL artırılmak suretiyle 5.000.000 TL'ye çıkartıldığını, davalı şirketin imara açık olmayan taşınmazı dışında başkaca bir malvarlığının bulunmadığı, davalı şirketin her hangi bir ticari faaliyetinin de olmadığı, sermaye artırımını en azından makul ve gerekli kılacak hiç bir sebebin de bulunmadığı, sermaye artışının gerekli olduğuna dair yetkili kişiler ve kurullar tarafından her hangi bir raporun hazırlanmadığı ve paydaşlara da böyle bir raporun sunulmadığı, gene bilirkişiler tarafından yapılacak incelemede sermaye artışına ilişkin kararın sadece 124.308 pay adedi itibariyle şirketin % 62,15 hissesine sahip olan ve aynı zamanda şirketi temsil yetkisine sahip tek bir paydaşın objektif iyi niyet kurallarına aykırı kararıyla alındığı açıkça görüleceğini, sermaye artırımı kararının şirketin amaç ve gereksinimlerine uygun olmadığı açık olmakla birlikte, sermaye artışının çoğunluk pay sahiplerinin (tek bir paydaşın) yararına ve müvekkilim de dahil küçük hisseli paydaşların zararına olduğu, bu sebeple anılan kararın dürüstlük kuralına ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu. şirketin amaç ve gereksinimleriyle açıklanamayan, çoğunluk pay sahiplerinin kişisel yarar sağlamasına yol açan bu kararın alınmasında azınlık pay sahiplerinin çıkarları ve kazanımları düşünülmemiş ve onlara  zarar vermekten kaçınılmadığını, şirketin mali durumu sermaye artırımına gerek duymadığı veya gereğinden fazla artırım yapıldığı durumlarda, azınlık pay sahiplerinin sermaye ve pay oranlarının azaltılmasını amaçlayan sermaye artırımı kararları ile, iç kaynaklardan vergisiz olarak kullanılabilecek kaynakların bulunduğu halde bedelli yeni pay alma haklarını kullanamayacakları bilinen azınlık pay sahiplerinin ödemesiz pay alma oranlarını azaltmak amacıyla dış kaynaklardan sermaye artırımı yapılmasına dair genel kurul kararlarının, çoğunluk pay sahipleri tarafından kötüye kullandığına delalet ettiği Yargıtay kararlarında sabit olduğunu, sermaye ve/veya oy çoğunluğuna sahip ortakların haksız kararlarıyla azınlık pay sahiplerinin bazı haklarını engelleyen ya da engelleme amacı olan genel kurul kararlarının dürüstlük kuralına aykırı olması halinde iptal davasına konu edilebileceği Yargıtay kararlarında mütalaa edildiğini, yargıtay kararlarına göre, azınlık pay sahiplerinin sermaye artırımı sonucunda zarar gördüğü durumlarda, somut olayda şirketin amaç ve gereksinimlerinin sermaye artışını gerekli kılması gerektiğini, ancak, bu durumun somut olayda geçerli olmadığı, somut olaya ilişkin tüm faktörler değerlendirildiğinde, sermaye artırım kararının hukuka, dürüstlük kuralına ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, bu nedenle, sermaye artırım kararının iptali ve yeni çıkarılan payların, rüçhan hakkı da dahil olmak üzere geçersiz kılınması için dava açma zorunluluğu doğduğunu, dilekçemize konu genel kurul kararı ile ilgili olarak, toplantıya katılan ve muhalefet şerhi koyan şirket pay sahibi ... tarafından--------- Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup,  itilafın aynı konudan kaynaklanmış olması sebebiyle HMK kapsamında dosyamızın bahse konu--------- Esas sayılı dosyası ile tensiben birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen --------- Esas Sayılı Davada;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirkette % 2,30 pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 04/07/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına müvekkilinin şahsen katılmış olduğunu, bu toplantıda açıkça 250.000,00 TL olan şirket sermayesinin 5.000.000,00 TL ye çıkartılmasına yönelik  sermaye artışına dair genel kurulu kararına karşı muhalefet şerhi koyduğunu, davalı şirketin kuruluşundan bu yana gerek ticari kayıtları ve gerekse bağlı olduğu vergi dairesi nezdinde ki kayıtlarının celp ve ikmal edilmesi helinde görüleceği üzere davalı şirketin bu güne dek herhangi bir faaliyetinin olmadığı diğer bir ifadeyle davalı şirketin gayri faal olduğu açıkça görüleceğini, şirketin esasen -------- ili --------- ilçesinde -------- Mah. --------- Mevkii ---------  numaraları ile şirkete  taşınmazları oluşturmakta olduğunu, 04/07/2023 tarihinde çağrı usulüne uyulmaksızın gerçekleştirilen olağan toplantı için gerek müvekkiline ve gerekse diğer paydaşlara usulüne uygun toplantı çağrısı yapılmamış, sermaye artışının gerekli olduğuna dair yetkili kurullar tarafından paydaşlara her hangi bir rapor sunulmadığını beyan ederek davalı şirketin 04/07/2023 tarihli genel kurul toplantısında sermaye artışına ilişkin alınan genel kurul kararının iptaline, sermaye arttırımı kararı sonrasında rüçhan hakkı da dahil çıkarılan (oluşan) yeni payların geçersiz kılınmasına ve tedbiren dava konusu kararın uygulanmasının dava sonuna kadar durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava ve birleşen davalar; Genel Kurul kararının iptali davası olup, her 3 dosyada da Uyuşmazlık; davalı şirketin 04/07/2023 tarihli genel kurulda sermaye artışına ilişkin alınan kararın ipati şartları olup olmadığı, kanuna, ana sözleşmeye, iyiniyet kurallarına aykırılık taşıyıp taşımadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan davalı şirkete ait sicil kayıtları, tapu kayıtları, celp edilmiş, bilirkişi raporları alınmış ve taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte incelenerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dava dosyası mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 19/09/2024 tarihli raporda;\"--------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde, -------- sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ...'nin 04/07/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan, sermayenin 250.000.- TL. sından 5.000.000.- T.L. sına çıkarılmasına ilişkin ana sözleşmesinin 6 ıncı maddesinin değiştirilmesi ile ilgili kararda, artırılan sermaye tutarının gerekli olduğu düşünülse bile, alınan kararda Türk Ticaret Kanunu'na aykırılık söz konusudur. Bunun da yaptırımının takdirinin mahkemeye ait olduğu\" kanaatinin bildirildiği, Mahkememizin 12/02/2025 tarihli duruşma ara kararına istinaden heyete yeni eklenecek bir Ticaret Hukuku alanında uzman bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 30/07/2025 tarihli raporda;\" Genel kurulca dış kaynaklardan esas sermaye sistemine göre sermaye artırımına gidildiği, sermaye artırımında kural olarak sermaye artırımının gerekli ya da zorunlu olduğuna dair bir kural olmadığı, zorunluluk unsur içermeden de sermaye artırımına gidebileceği, Yine dosya içindeki belgelere bakıldığında, şirkete ortakların ödenmemiş sermaye borcu olmadığı, Fakat yapılan teknik incelemede, şirketin yasal ve olağanüstü yedek akçelerinin bulunduğunun tespit edildiği, bu tutarların iç kaynaktan aktarım ile sermaye artırımında kullanılmadığı, heyetimizce 461. maddedeki fon kapsamına yedek akçelerin de girdiği, bu kapsamda, nominal sermaye artırımı yapılmadan efektif sermaye artırımı yapılamayacağı, bu bakımdan kararın iptal edilebileceği, Mahkemenin aksi kanaate olması ve kanunda geçen fon lafzının dar yorumlanacağı, yedek akçeleri içine almayacağının kabulü halinde ise kararın geçerli olacağı, Fakat kararla ilgili ilana bakıldığında, sermaye artırımının süresi içinde ilan edilmediği, bu durumda tescil ve ilan kurucu etkiye sahip olduğundan ilgili kararın geçersiz olacağı,\" kanaatinin bildirildiği görülmüştür.<br>TTK'nun 445. maddesinde, 446.madde de belirtilen kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilecekleri; 447. maddede ise, genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlarının batıl olduğu düzenlenmiştir. TTK'nun 456/3. maddesi ise sermaye artırımı kararının genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilmediği takdirde, genel kurul veya yönetim kurulu kararı geçersiz hale gelir ve 345. maddenin 2. fıkrası uygulanır, şeklindedir. Somut dosya kapsamında davacı taraflarca 04/07/2023 tarihli genel kurulda alınan sermaye arttırımı kararının iptali istemi ile iş bu davanın açıldığı, davanın 17/08/2023 tarihinde üç aylık yasal süresi içinde açıldığı, davacıların davalı şirketin ortağı olduğu, sermaye artırımın gecikmeli olarak 08/12/2023 tarihinde tescil ettirildiği, TTK'nun 456/3. maddesi gereğince davaya konu genel kurul kararının yasal sürede tescil ettirilmediği için geçersiz hale geldiği, geçersiz hale gelen sermaye artımı kararının iptaline karar verilemeyeceği anlaşılmakla konusuz kalan talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca davacıların muhalefet şerhleri peşin muhalefet olduğundan dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekeceğinden davalı şirket lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Asıl, Birleşen -------- ve Birleşen---------- E sayılı dosyaları yönünden;<br>-Davacıların davaya konu ettiği sermaye arttırımına ilişkin kararın 6102 sayılı yasanın 456/3. maddesi gereğince 3 aylık süre içerisinde ticaret siciline tescili yaptırılmadığından geçersiz hale geldiği anlaşılmakla konusuz kalan talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, <br>-Asıl Dava Yönünden Harç, Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti<br>A-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 350,00-TL eksik harcın davacı ...'ndan alınarak hazineye irad kaydına,<br>B-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>C-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer ve gerek olmadığına,<br>-Birleşen ---------- Esas Yönünden Harç, Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti<br>A-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 350,00-TL eksik harcın davacı ...'den alınarak hazineye irad kaydına,<br>B-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>C-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer ve gerek olmadığına,<br>-Birleşen ------------ Esas Yönünden Harç, Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti<br>A-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 350,00-TL eksik harcın davacı ...'ten  alınarak hazineye irad kaydına,<br>B-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>C-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer ve gerek olmadığına,<br>2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,<br>3-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8cb2788bc36351eb","SID":"33ad2997146f49ab"}}