{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/853 <br>KARAR NO\t: 2025/1194 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 29/12/2021<br>NUMARASI\t: 2016/243 (E) - 2021/1037 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR  TARİHİ   : 11/9/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işleten  ...'a ait, davalı ...Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı sürücüsü davalı ...'ın yönetimindeki ... plakalı aracın adı geçen davalı sürücünün kusuruyla, müvekkili davacı ...'nun  yönetimindeki motosiklete çarparak, adı geçen davacının yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde tedavi gideri ile geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 500 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 30.000 TL manevi tazminatın davalı sürücü ... ile davalı işleten ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25/11/2021 günü sunduğu dilekçeyle talep ettiği maddi tazminat tutarını 376.316,99 TL'ye yükseltmiştir.Davalı ...Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ederek toplanması istediği kanıtları bildirmiştir.Davalılar ... ve ... birlikte sundukları cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, 12.140,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 362.712,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.463,94 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 376.316,99 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı ... için 5.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsil edilerek davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davalının tam kusuruyla meydana gelen kazada sağ bacağı ve ayağı aracın ön kısmı ile motoru arasında kalarak, arter damarın tamamen kesilip kopmasına kalacak biçimde ağır yaralan ve adeta oluk oluk kan kaybeden müvekkili lehine yetersiz miktarda manevi tazminata karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda davacının kazancının ispat edememesi sebebiyle, seçenekli hesaplama yapılmış olmasına karşın, gerekçesi açıklanmadan davacının kazancı asgari ücretin 3,92 katı olduğu kabul edilerek karar verildiğini; davacının maluliyetinin olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenmediğini; maluliyet oranına yönelik itiraz karşılanmadan ve Adli Tıp Kurumu (ATK) raporları arasında çelişki giderilmeden karar verildiği; dava konusu uyuşmazlıkta, davacının kazancının yaptığı harcamalar üzerinden ispat edilmesi olanağının bulunmadığını; 11/12/2015 günü meydana gelen kazadan kaynaklanan tazminat hesabının, davacının 2013 yılına ait prime esas brüt kazancı dikkate alınarak hesaplanamayacağını çünkü kazanın meydana geldiği tarihte Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) beyan edilen kazancının brüt 1.437,33 TL olduğunu; müvekkilleri malik ve sürücünün tedavi giderinden sorumlu tutulamayacağını, zira sigorta şirketi, işleten ve sürücünün tedavi giderleriyle ilgili yasa ve sözleşmeden doğan yükümlülüğünün 6111 sayılı Kanun'la getirtilen düzenlemeyle sona erdiğini belirterek, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ...Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinafa konu davada maluliyetin hesaplanmasında, kaza tarihi itibarıyla hatalı yönetmelik kullanıldığını; 11/12/2015 günü gerçekleşen kazadan kaynaklanan tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağını, 1/6/2015 günü yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında tedavi gideri tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığının açıkça belirtildiğini; hesaplama yapılırken birlikte (müterafik) kusur indiriminin uygulanması gerektiğini; istinafa konu davada hesaplamanın TRH 2010 tablosu esas alınarak 1,8 teknik faiz ile hesaplaması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat  istemine ilişkindir.Kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5'inci maddesinin \"b\" bendi ile  6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59'uncu maddesiyle değiştirilen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98'inci maddesi uyarınca, SGK'nin sorumlu olmadığı geçici iş göremezlik tazminatı ile belgesiz tedavi giderlerinden Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen sigorta şirketi, araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluklarının devam etmesi; denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmasında  hukuka aykırılık bulunmayan bilirkişi raporunda ise davacının, davaya konu trafik kazasında oluşan yaralanmasından kaynaklanan tedavisi kapsamında ödediği kanıtlanan ve SGK'nin sorumlu olmadığı hasta payı ve ulaşım gideri gibi tedavi giderinden oluşan toplam 1.951,92 TL'den, davalı sürücünün kusuru oranında indirim yapıldıktan  sonra, davalıların 1.463,94 TL tedavi gideri tazminatından sorumlu tutulmalarında isabetsizlik görülmemiş; makine mühendisi  bilirkişi raporunda, davalı sürücü ...'ın %75 oranında asli, davacı sürücü ...'nun ise %25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmesi, aktüerya hesap uzman tarafından ise maddi tazminatların davacının kusuru oranında indirim yapılarak hesaplanması, diğer yandan davacının kazanın oluşumu ile nedensellik bağı bulunmayan, ancak kaza nedeniyle oluşan zararın artmasına neden olan birlikte kusuru saptanmadığından, davacı lehine hükmolunan tazminattan birlikte kusur nedeniyle indirim yapılmamasının doğru olduğu sonucuna varılmıştır. KTK'nin 90'ıncı maddesinde yer alan \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla; 19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise  Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 (E) - 2022/167 (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve destekten yoksun kalma tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla hesaplanması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda destekten yoksun kalmaktan kaynaklanan zararın, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasında hukuka aykırılık görülmemiş; hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararının TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak hesaplandığı gözetildiğinde, bu konuya yönelen istinaf nedeni de benimsenmemiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54'üncü maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak; kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/9/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 1/9/2013-1/6/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 1/6/2015-20/2/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/2/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir.Ancak, eldeki dava gibi TBK'nin 54'üncü maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığı ihlallerinin, zarar görenin sanatına veya mesleğine etkisinin ve oranının gözetilmesi ile belirlenmesi gerekir. KTK'nin 90'ıncı maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi,  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü  ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği)  \"Dayanak\" başlıklı 3'üncü maddesinde; 5510 sayılı Kanunun 107'nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; \"Kapsam\" başlıklı 2'nci maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, \"5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına,\" ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir. Buna karşılık  Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri  Yönetmeliğinin \"Dayanak\" başlıklı 3'üncü maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5'inci maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan Yönetmeliğin  2'nci maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan  kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları,  iş kolları ve kişilerin  yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise, kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma  gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim  ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup  tazminat hesabında  asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı  tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli  parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır.  Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, Adli Tıp Kurumu 3'üncü İhtisas Kurulunun 14/5/2018 gün ve 9010 sayılı raporunda, davacının 11/12/2015 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı sağ ayak bileğindeki hareket kısıtlığı arızası nedeniyle, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak, E cetveline göre meslekte kazanma gücünü %11,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı belirtmesi, hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişinin raporunda ise davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının, anılan rapor dikkate alınarak hesaplanması gözetildiğinde, davacının sürekli biçimde maluliyetinin oluşup oluşmadığının, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümlere  yer verilen ve haksız eylemin etkisine uğrayan  kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları,  iş kolları ve kişilerin  yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermesi nedeniyle tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.İleri sürülen diğer istinaf nedenlerinin incelenmesine gelince:Bilindiği gibi, geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan  tazminatın doğru hesaplanmasında önem taşıyan ve belirli bir işte ücret karşılığı çalışılarak veya bedeni çalışma ya da ticari işletmede sürdürülen faaliyet karşılığında elde edilen gelirin, sürekli ve düzenli olması gerekmektedir.Eldeki davada ise, davacı vekili tarafından 10/5/2017 günü dilekçe ekinde sunulan banka hesap hareketleri ile SGK primlerine ilişkin belgelerin incelenmesinde, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla, davacının gördüğü iş karşılığı elde ettiği ücretinin 1.437,33 TL olduğu, sunulan banka hesap hareketlerinde davacının gördüğü iş karşılığı elde ettiği ücrete ilişkin herhangi bir hesaba para ödendiğine dair bulguya yer verilmediği anlaşılmış; hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanının 9/11/2021 tarihli üçüncü ek raporunda ise davacının geçici ve sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararı, gelirinin  asgari ücretin 1,06 ve 3,92 katı düzeyine göre seçenekli  hesaplanarak, gelirinin asgari ücretin 1,06 katı düzeyinde olduğu varsayımında davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararının 2.439,17 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararının 131.072,09 TL; gelirinin asgari ücretin 3,92 katı olduğu varsayımında ise  davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararının 12.140,40 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararının ise 362.712,65 TL olduğu belirtilmiş; ilk derece mahkemesi tarafından ise, davacının gelirinin asgari ücretin 3,92 katı düzeyinde olduğu benimsenerek karar verilmiştir.Bu itibarla dava dosyasına sunulan kanıtlara göre, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarih itibarıyla gelirinin asgari ücretin 1,06 katı düzeyinde olduğu kanıtlanan davacının, seçenekli biçimde hazırlanan bilirkişi rapor içeriğine göre geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararının 3.961,96 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararının ise 131.072,09 TL olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken, gelirinin asgari ücretin 3,92 katı düzeyinde olduğunun kanıtlanmadığı gözetilmeden, yazılı biçimde nihai karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Öte yandan, davacı ile davalılar ... ve ...'ın dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, bilirkişi raporundan anlaşılan kusur oranlarına, ATK 3'üncü İhtisas Kurulunun raporundan anlaşılan davacının yaralanmasının ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine yetersiz miktarda manevi tazminata hükmolunduğu sonucuna varılmıştır.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>I-Davalı ...Sigorta AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince esastan reddine, II-Davacı ... ile davalılar ... ve ... vekilinin vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 2.439,17 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 131.072,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.463,94 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam  134.975,2‬0 TL   maddi tazminatın, davalılar ... ve ...'tan trafik kazasının meydana geldiği 11/12/2015 gününden, davalı ...Sigorta AŞ'den ise davanın açıldığı 29/12/2016 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine,2-Manevi tazminat davasının kabulüne, 30.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan trafik kazasının meydana geldiği 11/12/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'na verilmesine,3-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan maddi tazminatın tutarına göre hesaplanan 9.220,15 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından maddi tazminat talebine isabet eden 1,70 TL, tamamlama harcı olarak alınan 1.284,00 TL olmak üzere toplam 1.285,70 TL kara‬r ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 7.934,45‬‬ TL karar ve ilam harcının davalılar ..., ... ve ...Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan manevi tazminatın tutarına göre hesaplanan 2.049,3‬0 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından manevi tazminat talebine isabet eden 102,48 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.946,82‬‬ TL karar ve ilam harcının davalılar davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,5-Maddi tazminat davası bakımından, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 1'inci ve 3'üncü fıkraları uyarınca,a-Kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 16.772,69  TL nispi vekâlet ücretinin, davalılar ..., ... ve ...Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine, b-Reddine karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 16.772,69  TL nispi vekâlet ücretinin, davacı ...'dan tahsil edilerek, vekille temsil edilen  davalılar ..., ... ve ...Sigorta AŞ'ye verilmesine, 6-Manevi tazminat davası bakımından, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10'uncu maddesinin 1'inci fıkrası ile 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen 30.000 TL  vekâlet ücretinin, davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine, 7-Davacı tarafından harcanan 3.650 TL bilirkişi ücreti, 765,75‬ TL tebligat posta masrafı, 1.130,50 TL ATK rapor gideri, 29,20 TL başvurma harcı, 4,80 TL vekâletname harcı olmak üzere toplam 5.580,25 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre (164.975,20 / 406.316,99) hesaplanan 2.265,72 TL yargılama giderinin davalılar ..., ... ve ...Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek,  davacı ...'na verilmesine, davalı ...Sigorta AŞ'nin 1.853,71 TL yargılama giderinden sorumlu tutulmasına,8-Davacı tarafından peşin ödenen ve maddi  tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen toplam 1.285,70 TL karar ve ilam harcının davalılar davalılar ..., ... ve ...Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından peşin ödenen ve manevi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen 102,48 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'na verilmesine, 10-Davalı ...Sigorta AŞ tarafından harcanan posta gideri 13 TL, vekâletname harcı 5,20 TL olmak üzere toplam 18,20 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına (134.975,20 / 376.316,99) göre belirlenen 6,52 TL yargılama giderinin davacı ...'dan tahsil edilerek, davalı ...Sigorta AŞ'ye verilmesine bakiye yargılama giderinin adı geçen davalı şirket üzerinde bırakılmasına, 11-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, III-İstinaf incelemesi bakımından;1-Davacı ... ile davalılar ... ve ... tarafından peşin ödenen istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından adları geçenlere ayrı ayrı geri verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve Dairemizce davalılar aleyhine hükmolunan maddi tazminatın miktarına göre hesaplanan 9.220,15 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 4.952,50 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye, 4.267,65‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...Sigorta AŞ'den tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından harcanan posta gideri 61,20 TL, istinaf başvuru harcı 220,70 TL olmak üzere toplam 281,90 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'tan tahsil edilerek davacı ...'na verilmesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar ... ve ... tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvuru harcından ibaret yargılama giderinin  ...'ndan tahsil edilerek,  davalılar ... ve ...'a verilmesine,5-Davalı ...Sigorta AŞ tarafından istinaf başvuru nedeniyle sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,7-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/9/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12da057945c5e7c2","SID":"59c0f68898e09065"}}