{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/962 - 2025/1080<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/962 <br>KARAR NO\t: 2025/1080<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12.07.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/706 Esas 2023/523 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 25.09.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30.09.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.07.2022 tarihinde, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00 TL, geçici iş göremezliği dolayısıyla 100,00 TL, geçici bakım ve bakıcı giderleri nedeniyle 100,00 TL olmak üzere toplamda 300,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Adli Tıp Kurumunda alınan kusur raporunda, sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile otoyol üzerinde seyir halinde iken kurallara aykırı olarak tehlikeli ve kontrolsüzce karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yaya çarptığı olayda oluşa etken kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusurunun olmadığı, davacı yaya ... ...’nın yayaların bulunamayacağı otoyola girip tehlikeli ve kontrolsüzce karşıdan karşıya geçmek isteyerek can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 02.07.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Kuzey Çevre Yolunu takiben Pursaklardan Bağlum istikametine seyri esnasında ... plakalı aracının yakıtının bitmesi nedeniyle otoyoldaki bariyerlerin hemen arkasında bekleyen yaya davacıya çarpması neticesinde araç dışı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.<br>Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, yaya ...’nın, kuzey çevre yolunu takiben Pursaklardan Bağlum istikametine, orta refüjden en sağ şeritte bulunan kendisine ait yakıtı biten araca ulaşmak için hareket ettiğinde, orta refüj bariyerinin hemen dışında “yol tarafında” bulunduğu esnada plakası tespit edilemeyen sol şeritte seyir halinde olan aracın sol yan kısmı ile yaya davacıya çarptığının tespit edildiği görülmüştür.<br>Kazaya ilişkin yürütülen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/148294 sayılı soruşturma dosyasında, makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, raporda, yaya ...’nın, otoyol olan Kuzey Çevre Yolunda, karşı tarafa geçmeye çalıştığı, geçmek istediği yerde kavşak, yaya veya okul geçiti bulunmadığı belirtilerek kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun belirtildiği, davalıya sigortalı araç sürücüsü ... hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Soruşturma aşamasında ifadesi alınan tanık ...’in beyanında, “… olay yerine yakın yerde yakıtımız bitti ... aracı sağa çekerek yakıt almak için yolun karşısına geçtik ve tanımadığım bir şahsın aracına ... ile birlikte binerek yakın bir yerden bidon ile mazot aldık, ... de aracın yanında bizim gelmemizi bekledi, daha sonra aracın bulunduğu yerin tekrar yolun karşısına geldik, önden ... önce birinci refüjün üzerinden atladı karşı yola geçti sonra ikinci refüjden atladı ve ilk adımını yola attığı esnada hızla gelen plakasını alamadığım, üzerinde desenler olduğunu hatırladığım, transite benzer bir araç Anıla hatırlamadığım bir yerinden çarptı ve hiç durmadan yoluna devam etti… ” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.<br>Mahkemece, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, davacı yaya ...’nın, orta refüjü demir bariyerli olan ve kanun gereği yayaların bulunamayacağı otoyola girip tehlikeli ve kontrolsüzce karşıdan karşıya geçmek isteyerek can güvenliğini tehlikeye düşürmüş olup yaklaşan aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara riayetsizliği ile tam kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluşumu ile uyumlu, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf itirazları reddi gerekmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye \tgelir kaydına, <br>3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine ,<br>5-Kararın taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86a5ab014532f980","SID":"b0e36ec12cbfb6b4"}}