{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/645 - 2025/1019<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/645 <br>KARAR NO\t: 2025/1019<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.03.2023<br>NUMARASI\t\t: 2013/172 Esas 2023/224 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 18.09.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 26.09.2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.04.2012 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik 1.000,00 TL daimi maluliyet tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 03.06.2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 131.970,39 TL olarak artırmış; 01.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı olarak 6.559,38 TL, bakıcı gideri olarak 886,50 TL, tedavi gideri olarak 2.280,00 TL talep ettiklerini, sürekli işgöremezlik tazminatı talebini ise 225.000,00 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacının maluliyet durumunun tespiti gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %15,2 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişiden rapor alındığı, davacının talebinin sürekli işgöremezlik zararının tazmini olduğu, ek raporda güncel asgari ücrete göre yapılan hesaplamada davacının 233.364,38-TL sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, poliçe limitinin 225.000,00TL olduğu, davalı şirketin limitle sınırlı şekilde sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 225.000,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya dair istemin reddine,  karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca ticari faiz uygulanması gerektiğini, dava açılmadan önce davalı şirkete başvuru yapıldığını, davadan önce temerrüde düştüğünü, yargılama aşamasında davalıdan tedavi gideri ve bakıcı gideri taleplerinin olduğunu, davalı tarafın bu taleplere itiraz etmediğini, bu nedenle bahse konu talepleri yönünden de davanın kabul edilmesi gerektiğini, aktüerya raporunda güncel asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmadığını, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacının gelirinin düşük esas alındığını, bunun da hak kaybına neden olduğunu, maluliyetin belirlenmesi yönünden hangi yönetmelik hükümlerine göre daimi maluliyet oranının belirleneceğinin netleşmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek  sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.<br>1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında, bir usulsüzlük bulunmamasına, davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacıya ilişkin sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağında, bir işinin olmadığının, kaymakamlık yardımı ile geçindiğinin belirtildiği, bu nedenle hesaplamada davacının gelirinin net asgari ücret olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının maluliyetinin belirlenmesinde kaza tarihi olan 08.04.2012 tarihi itibariyle uygulanması gereken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğu görülmekle davacı vekilinin bu hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.<br>2-Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının yaralanması nedeniyle  HMK'nın 107. Maddesine göre daimi maluliyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile  zararın geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı gideri zararlarına ilişkin olduğunu belirterek dava değerini ıslah etmiştir. Davacı 6100 sayılı HMK'nun 176. maddesi “Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.” Düzenlemesine göre ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaların, dava konusunun veya istem sonucunun değiştirilebilmesi imkanı sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Bu hale göre  yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde talep edilmeyen zarar kalemleri de ıslah dilekçesi  ile talep edilemez. Bu hale göre mahkemece davacının talebinin daimi maluliyete ilişkin olduğu ve taleple bağlı kalındığı belirtilerek davanın sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ise de davacının dava konusu talebinin daimi maluliyet olmasına göre dava dilekçesinde, davacı için sadece sürekli işgöremezlik tazminatı talep edildiğinden yargılama aşamasında geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri talep edilmesi usulen mümkün olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>3-Davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketine 03.10.2012 tarihinde başvurulduğu ve davacının zararının karşılanmasının talep edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesi gereğince sekiz iş günü beklenmeksizin 08.10.2022 tarihinde talebin reddine karar verildiği görülmekle davalı sigorta şirketinin talebin reddine ilişkin 08.10.2012 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmedilen tazminata 08.10.2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibarin faiz uygulanmasına karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşen yönler korunarak faiz başlangıcı yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin  reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 225.000,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının, 08.10.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya dair istemler ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına,  <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.369,75-TL harçtan, dava açılışında alınan 24,30-TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 798,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 822,30 TL harcın düşülmesi ile bakiye 14.547,45-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 24,30-TL başvurma harcı, 193,95-TL tebligat ücreti, 1.600,00-TL bilirkişi ücreti, 281,60-TL posta gideri, 1.410,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura giderler toplamı 3.509,85-TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.364,42-TL'si ile dava açılışında alınan 24,30-TL peşin harç ve yargılama sırasında yatırılan 798,00-TL ıslah harcı toplamından oluşan 4.186,72-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 34.500,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,<br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı tarafından yatırılan  istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br> 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 250,05 TL tebligat ve posta masrafı ile 492,00 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam  742,05 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3- Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde  iadesine, <br>4-Kararın taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br> <br><br>Katip<br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"348db9601d8c716d","SID":"980b72645988f6eb"}}