{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/42 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1226 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2018/227 E.  -  2023/696 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA: Davacılar vekili Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde;  müvekkili davacılar tarafından davalı borçlu şahıslar aleyhinde Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şahısların dosya borcunun tamamına itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu, davalı şahısların itirazlarının haksız olduğunu, müvekkiline olan borçlarının devam ettiğini, müvekkillerine ait... mamulleri isimli işletmenin sözlü anlaşma uyarınca içindeki makinelerle birlikte 245.000,00 TL bedelle davalılara devredildiğini, karşılığında 15 adet, her biri 8.000,00 TL bedelli toplam 120.000,00 TL değerinde sıralı senedin davalı ... tarafından düzenlenerek müvekkili ...'ya teslim edildiğini, bu senetlerden toplam 32.000,00 TL bedelli olmak üzere dört adedinin dükkan sahibi kiraya veren ...'a teslim ediliğini, 60.000,00 TL'nin banka yoluyla davalılar tarafından müvekkillerine ödendiğini, kalan bonoların ise ödeme yapılacağı söylenerek iş yerine çağrılan ...'dan zorla alındığını, bedellerinin ödenmediğini, bu konuda İstanbul C. Başsavcılığının 2017/57800 soruşturma sayılı soruşturmasının devam ettiğini beyanla, davalı tarafların itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>GÖREVSİZLİK KARARI: Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesince 30/10/2017 tarihli, 2017/241 Esas, 2017/475 Karar sayılı kararı ile görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğuna karar verilerek dosya Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, yargılamaya Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde devam edilmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde;  müvekkilleri ile davacılar arasında fırın işletme devri konusunda 245.000,00 TL'lik bir anlaşma olmadığını, müvekkillerinin davacılara hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafın müvekkillerinin kendilerinden tehditle ve zorla senetleri geri aldıklarına ilişkin iddianın yalan beyandan ibaret olduğunu, iftiradan öte geçmeyen kötü niyetli olarak kurguladıkları soyut ve mesnetsiz bir senaryo olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2023 tarihli 2018/227E. - 2023/696 K.  sayılı kararıyla; \"...Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının işletme devri nedeni ile davalılardan alacaklı olup olmadığı, takibe itirazın haksız olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Öncelikle taraflar arasında işletme( fırının devri) devri sözlü olarak yapıldığı iddia edilmekte olup davalı da işletmenin devrinin olduğu konusunda cevap dilekçesinde işletmenin devrinin olduğunu ancak şartlarının davacının iddia ettiği gibi olmadığı yönünde savunma yapmıştır. Sözlü işletme devir sözleşmesi dava ve cevap dilekçesinde, dinlenen tanık beyanlarından bu sözleşmenin taraflarının davacılar ile  ... olduğu, her iki tarafından bunu kabul ettiği, ...'ın dosya kapsamında yalnızca borcun ödeneceğine dair bir beyanını olduğu bu nedenle borç-alacak ilişkisinin olmadığı, her ne kadar davacı bu davalıya yemin yöneltmiş ise de  bu davalının husumetinin olmadığı anlaşıldığından buna dair ara karardan rücu edilerek husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer davalı bakımından ise esasa girildiğinde;  fırın devrinde ( işletme devrinin) sözlü olarak yapılması teamül olmadığı gibi TTK m. 11 anlamında ticari işletme niteliğine sahip olduğu tespit edilecek bir işletmenin devrinin kural olarak yazılı şekilde devri gereklidir (TTK m. 11, Ticaret Sicil Yönetmeliği m. 133, TBK m. 12). Bu nedenle sözleşme geçersizdir. İrade bozukluğu ve senedin zorlayıcı nedenle kaybolduğu iddiaları bakımından cezai yargılama sonucunda tehdit iddiaları reddedilmiştir. Dolayısıyla da ispat yükü üzerinde olan davacının taraflar arasındaki devir işleminin 245.000 TL bedel üzerinden yapıldığını ispat etmesi gerekmektedir. Bu hususun ispatı ise HMK madde 200 uyarınca yazılı delil  dair dosyada yazılı bir belge veya bilgi de sunulmadığı, tarafların tanıklarının alacak miktarına değil ancak irade fesadına ilişkin beyanlarının dikkate alınabileceği, taraflar arasında bir kambiyo ilişkisi olduğu ve bu bakımdan tarafların emre muharrer senet düzenleme iradesinin olduğu, senetlerin imzaları tam olsa idi bono niteliğinde alacağı kanaatine varılmaktadır. Taraflar işletme devrinin devir işleminin gerçekleştiği tarih hakkında herhangi bir bilgi sunulmamıştır. Taraflar arasında,bahsi geçen borca ilişkin olarak 15 adet senedin düzenlendiği ise çekişmesizdir. Söz konusu senetler ödemenin yapılıp yapılmadığı hususunda önem arz etmektedir. Bu bakımdan dosyaya ... senetlerin niteliklerinin belirlenmesi gereklidir. Doktrinde kabul gören en genel tanımda kıymetli evrak, hakkın senede bağlı olduğu, senet ibraz edilmeksizin hakkın talep edilemeyeceği, borcun da ödenemeyeceği, sıkı şekil şartlarına tabi senetler olarak tanımlanır. Kıymetli evrakın pek çok türü olmakla birlikte kambiyo senetleri başlığı altında sayılan bono, poliçe ve çek TTK'da özel olarak düzenlenmiş, kamu güveninemazar senetler olarak özel bir takip usulüne de bağlanmıştır. Kambiyo senetleri kanunda sınırlı Say da sayılmış olup, bono, bir diğer adıyla emre muharrer veya emre yazılı senet nitelikli ve saf Bir ödeme vaadi iken, poliçe ve çek ise çifte yetki veren nitelikli birer havaledir (Kendigelen /Kıra, 2020 s. 123 vd) Bilirkişi raporundaki TTK m. 665'e göre borçlu ancak senedin hamili bulunan ve senette adı yazılı olan veya onun hukuki halefi olduğunu ispat eden kişilere ödemek zorundadır. Dolayısıyla lehdar senette adı yazılı kişi olarak senedi ibraz etmek, devralan cirantalar ise düzgün bir ciro zinciri göstermek suretiyle yetkili ve meşru hamil olduklarını ispat ederler. Bonolar hakkında da uygulama bulacak TTK m. 709 uyarınca ödeyen borçlu ibra şerhi karşılığında senedin kendisine verilmesini isteyebilir. Bir diğer ifade ile bonoyu elinde bulunduran yetkili ve meşru hamil bonoyu keşideciye ibraz ettiğinde keşideci ödemeyi yaparken bononun da kendisine verilmesini isteyebilir, alacağını tahsil eden alacaklı bundan kaçınamayacağı, bu sebeple huzurdaki olay bakımından da borçlusu elinde olan bonolara ilişkin olarak, aksi ispat edilinceye kadar ödendiği yönünde kuvvetli kanaat oluşmuştur. Öte yandan 60.000 TL'nin bonolara istinaden değil de taraflar arasındaki anlaşmanın 245.000 TL olması sebebiyle yapıldığına dair yazılı bir belge veya somut delil görülemediği yönündeki tespitler ve davalını asilin yemin tahtında alınan beyanı da dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br> HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalılardan ...'a karşı açılan davanın esastan reddine,2-Davalılardan ...'a karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine,\" karar verildiği görülmüştür.İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davanın ispatına yönelik yemin davetiye talebinin ve ifasının Mahkemece resen reddedilmesinin usule aykırı olduğunu, bu durumun müvekkilinin davayı ispatlama hakkını elinden aldığını,Mahkemece her bir davalı için aynı vekille temsil edilmelerine rağmen ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Müvekkilinin delil olarak bildirdi WhatsApp yazışmalarının dosyaya getirtilerek veya doğruluğu araştırılarak yargılamada değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, Yargıtay kararları ile WhatsApp yazışmalarının yazılı delil olarak kabul edildiğini,Mahkemece delil olarak sunulan taraflar arasındaki WhatsApp konuşmaları ile ödenmeyen senet suretleri değerlendirilmeden karar verilmesinin yanlış olduğunu,Mahkemece dinlenen davacı tanıklarının beyanları dikkate alınmaksızın ve sözleşme bedeline ilişkin beyanları yok sayılarak hüküm kurulmasının hükmün kaldırılması sebebi olduğunu,Davalılar sözleşme bedelini ve senetleri ödediklerini ispat edemedikleri halde, Mahkemece yorum yoluyla ödeme yapıldığının kabul edildiğini, Davalı ... hakkındaki davanın, yemin delili uygulanmadan ve müvekkillerine ispat hakkı tanınmadan tümden reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu,Davalı ... hakkındaki davanın, yemin delili uygulanmadan ve müvekkillerine ispat hakkı tanınmadan usulden reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu,Davada yazılı yargılama usulünün uygulanması gerektiğini, Mahkeme kararının yorum ve kanaate dayanılarak kurulmasının yanlış olduğunu belirterek, usul ve esasa aykırı Mahkeme hükmünün kaldırılmasına, yeniden doğru şekilde karar verilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, istinaf yargılaması ile davacı müvekkillerinin davasının kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Büyükçekmece 1. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklıların ... ve ..., borçluların ... ve ... oldukları, 185.000,00 TL alacak için 09/12/2016 tarihinde ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlulara 12/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, aynı gün borca itiraz etmeleri nedeniyle icra takibinin durduğu, itirazın iptali davasının bir yıllık yasal süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; ...'ın davacı hakkında 26.07.2016 tarihinde 12.000,00 TL asıl ve 12.806,04 TL toplam alacak için icra takibi yaptığı, alacaklı vekilinin 01.12.2016 tarihli beyanında dosya alacağının haricen tahsil edildiğinin beyan edildiği ve dosyanın işlemden kaldırılmasını talep ettiği, davacı tarafın bu dosyaya haricen ödeme yaptığına dair belge sunulmadığı, davalılar tarafından ise icra dosyasının 01.12.2016 tarihli 16.140,03 TL tutarlı kapak hesabının ve takibe konu senet görsellerinin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince bilirkişiler ... ve ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 02/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; \"...Davacı tarafın 2016 yılına ait ticari defterler ve kayıtlarının (HMK md.222 / TTK 64 m) sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, Davacı Tarafından Sunulan İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Bayrampaşa Uygulama Grup Müdürlüğü Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünün Düzenlediği 04.10.2016 Tarihli Tutanakta, davacı tarafın 30.09.2016 tarihinde mükellefiyetinin sonlandırıldığı, Davalı ...'ın 2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defterler ve kayıtlarının (HMK md.222/TTK 64 m.) sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, Dava dışı .... TAAH. GAYRİMENKUL OTOM. DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.'nin 2016-2017 yıllarına ait ticari defterler ve kayıtlarının (HMK md.222/ TTK 64 m.) sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, 2018 yılına ait ticari defterler ve kayıtlarının (HMK md.222/TTK 64 m.) sahibi lehine delil niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin Mahkemede olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarda taraflar arasında borç alacak ilişkinin, borç veya alacak bakiye durumunun bulunmadığı, Davalının 60.000,00 TL + 32.000,00 TL + 5.000,00 TL + 8.000,00 TL + 16.140,03 TL =121.140,03 TL ödeme yaptığının tespit edildiği; dosyada taraflar arasında işletmenin devir bedeli konusunda uyuşmazlık mevcut olduğu, Davacı taraf 245.000,00 TL bedel üzerinde anlaştıklarını iddia ettiği, bu iddia bakımından Tanık ...'nun 08.09.2021 tarihli beyanında tarafların 245.000,00 TL bedel üzerinden anlaştıklarını mahkeme nezdinde yemin altında sözlü olarak ifade ettiği, Bu konuda sözlü beyan haricinde herhangi bir yazılı delil dosyada görülmediği, taraflar arasındaki işletme devrinin 245.000,00 TL olarak kararlaştırıldığının tespit edildiği...\" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Aynı heyetten alınan 25/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporu incelendiğinde; kök rapordaki görüşleriyle aynı yönde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir.İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/176 Esas, 2020/207 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davalılar hakkında silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verildiği, ancak kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 30 Ceza Dairesi’nin 2020/3350 Esas, 2021/2204 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, her iki davalının da beraatine karar verildiği ve kararın 01/07/2021 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.Davalı taraf davacı hakkında başlatılan İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davacı adına ve devir bedelinden mahsuben 16.140,03 TL ödediğini iddia etmiş, cevap dilekçesinin ekinde delil olarak kapak hesabını ve senet örneğini sunduğu anlaşılmıştır.<br>G E R E K Ç E : Dava, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın esastan, davalı ... hakkındaki davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dinlenen tanık anlatımlarına göre devir sözleşmesinin davacılar ile davalı ... arasında yapıldığı tespit edildiğinden, davalı ... hakkında açılan davanın usulden reddine karar verilmesi ve davalı ...’a taraf yemini yaptırılmamasında hukuka aykırılık yoktur.Davacıların yazılı delille ispat etmesi gereken sözleşme bedelinin 245.000,00 TL olduğuna dair iddialarını ispatlayamadıklarından, Mahkemece davalı tarafın beyanına göre sözleşme bedelinin 120.000,00 TL olduğunun kabulü yerindedir. Davalı ve davacı tarafın kabul ettikleri ödemeler ve davalının ödediğini ispat etiği İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan ödeme dikkate alındığında, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın da yerinde olduğu ve davacının işbu işletme devri nedeniyle davalıdan alacaklı olmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf talepleri kabul edilmemiştir.Mahkeme davalılardan ... hakkında açılan davayı usulden, davalı ... hakkındaki davayı ise esastan reddetmiş olmakla, her iki davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde de usule aykırılık yoktur.İncelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M    : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 09/10/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ca289934f3e2be8","SID":"459d2f5aa1fa7747"}}