{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/18 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1098<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2023<br>NUMARASI\t: 2022/1171 Esas, 2023/924 Karar<br>DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ: 24/09/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacılar vekilinin 22/09/2021 Tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının alacaklısı olduğu Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile dava dışı borçlu ... Elektronik AŞ ünvanlı firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, İşbu icra dosyasına dayanarak 18.08.2021 tarihinde icra dosyası ile hiçbir ilgisi olmayan davacılardan ... ELEKTRİK MALZ.SAN.TİC.A.Ş. nin sicil adresine hacze gelindiğini, haciz esnasında dosya alacaklı vekili tarafından müvekkili şirket yetkilileri üzerinde yaratılan agresif haciz ve muhafaza baskısı ile  alacaklı vekili Av....'a  50.000,00 TL nakit ödeme yapmak zorunda kalındığını, ayrıca müvekkilleri tarafından 30.09.2021, 30.10.2021, 30.11.2021, 30.12.2021, 31.01.2022 vadeli her biri 50.000,00 TL bedelli  5 adet bono keşide edilerek ( keşideci ..., kefil ... A.Ş. ) alacaklı vekiline teslim edildiğini, dava konusu ödemenin ve senetlerin haciz baskısı ve tehdidi altında verildiğini, müvekkili şirketin icra dosyasında borçlu olan şirket ile hiçbir organik bağı bulunmadığını, diğer müvekkili ...'ın ise müvekkili şirket çalışanı olduğunu, borçlu ve borçla herhangi bir ilgisinin olmadığını, dava konusu senetlerin lehdar kısmının boş olup senetlerin hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek açılan davanın kabulü ile davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespit edilmesine, söz konusu geçersiz bonoların iptaline,müvekkillerinden haciz baskısı ile tahsil edilen 50.000,00 TL'nin davalıdan ticari faiz ile istirdatına, senetlerin protesto edilmesi durumunda protestonun T.C Merkez Bankasına bildirilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... vekilinin 30/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağı sebebiyle dava dışı ... Elektronik Malz. San.Tic.A.Ş. aleyhine Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü nün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, alacakla ilgili yargılama devam ederken davalı-borçlu şirketin borçlarından kurtulmak maksadıyla ortaklık yapısında  bazı değişiklikler yaptığını öğrendiklerini, borçlu ... A.Ş ile (senetlere kefil olan) davacı ... Elektrik A.Ş. nin sahibi ve yetkili temsilcisinin aynı şahıs (...) olduğunu, her iki şirketin de kardeş şirketler olduğunu, ...'ın ... temsilciliğini bırakarak şirketteki hisselerinden kurtulmaya çalıştığını ve şirkette bulunan makine ve teçhizatları kaçırdığını tespit ettiklerini, bunun üzerine Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından  ... A.Ş.'nin \"... Mah. ... Cad.No.38 Esenyurt/İSTANBUL\" adresine hacze gittiklerini, haciz mahallinde borçlu ... şirketine ait pekçok mal ve ... adına üretim yapan makinelerin bulunduğunu tespit ettiklerini, bunun üzerine dosya borcuna binaen ...'ın yeğeni olduğu söylenen diğer davacı ...'ın borçlusu ve ... A.Ş.nin kefili olduğu 5 adet senet düzenlenerek taraflarına teslim edildiğini, bu arada icra kefili olan ... A.Ş. vekili ...'nin taraflarınca tesbit edilen mal ve makinelerin başka alacaklıların da haciz uygulaması için emsal teşkil edeceğinden endişe etmiş olduğundan tespit edilen mal ve makinelerin zapta geçirilmemesini talep ettiğini, bu talepler doğrultusunda tutanak tutulduğunu, bu sebeple davacı tarafın baskı iddialarının tamamen asılsız ve hukuki destekten yoksun soyut iddialar olduğunu, davacı tarafın  kendilerine haciz mahallinde baskı ve tehdit edildiği iftiraları sebebiyle aleyhlerine savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını, davacıların 1 yıl sonra tehdit edildiklerinin farkına vardıklarının sorulmasını talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle dava konusu senetlerin ödenmiş olması sebebiyle konusu kalmayan alacak sebebiyle açılan menfi tesbit davasının reddini talep ettiklerini, haksız ve mesnetsiz dava sebebiyle davacı taraf aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere inkar ve/veya kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masraflarıyla ücreti vekaletin davacılar aleyhine yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:<br>Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1171 Esas 2023/924 Karar 22/09/2023 tarihli kararı; \"... Dava, davacıların keşidecisi ve avali olduğu 30/09/2021, 30/10/2021 ve 30/11/2021, 30/12/2021, 30/01/2022 keşide tarihli 50.000,00'er TL bedelli 5 adet senedin haciz baskısı ve tehdit altında verildiği, haciz mahallinde yine haciz baskısı ve tehdidi altında 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu nedenle irade sakatlığının bulunduğu iddiasına dayanan ödenen bedellerin istirdatı ile ödenmeyen senetler yönünden menfi tespit istemine ilişkindir....Buna göre taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip borçlusu ... Elektronik Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alacağın tahsili amacıyla yapılan fiil haciz sırasında davacıların dava konusu senetleri imzalarken baskı veya tehdit altında bulunup bulunmadığı, haciz mahallinde yapılan ödemenin baskı ve tehdit altında yapılıp yapılmadığı, davacıların iradesinin yapılan ödemeler ve düzenlenen senetler yönünden sakatlanıp sakatlanmadığı noktasında toplanmaktadır... davaya konu edilen kambiyo senedinin, taraflar arasındaki kambiyo ilişkisi dışında bir sebebe bağlandığı, gerçek borç ilişkisinin Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında  yapılan haciz esnasında haciz borçlusunun dava dışı 3. kişinin borcuna kefaleten verilmesine dayandığı her iki tarafın da kabulünde olduğundan ihtilafsızdır. Mahkememizce irade sakatlığına ilişkin iddiaların varlığı nedeniyle davacı tanığı dinlenmiş, dinlenen tanığın; \"karşı taraftan hiçbir ilgimiz olmamasına rağmen malların kendilerine ait olduğunu iddia ettiler ve bu doğrultuda senet imzalatmaya çalıştılar ancak senedin imzalandığı sırada herhangi bir tehdit veya kötü söz söyleyen olmamıştır. Misafirlerimiz bulunduğundan çalıştığım şirket ve oradaki kişiler dava konusu senedi haciz baskısından kurtulmak için imzalamışlar\" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu doğrultuda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı tarafından dava konusu senedin haciz baskısı altında, davacı borçluya  psikolojik baskı ve korkutma uygulanarak imzalatıldığı iddia edilmiş ise de davacı tarafın haciz mahallinde yasal haciz baskısı dışında iradesinin sakatlandığına dair bir bilgi ya da belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Dava konusu senedin imzalandığı sırada haciz mahallinde bulunan davacı tanığının beyanları da bu hususu doğrulamaktadır. Salt yasal bir işlem olan haciz baskısı altında dava dışı 3. Kişinin borcunu ödemek ve/veya kefil olmak amacıyla senet düzenlenmesinin de irade sakatlığı olarak kabulü mümkün değildir. Zira haciz mahallinde yapılan uygulamalar yönünden şikayet, istihkak vb. yasal yolların tüketilmesi mümkün olup, haciz mahallinde hacizden kurtulmak maksadıyla yapılan ödemelerin irade sakatlığı olarak nitelendirilemeyeceği Mahkememizce kabul edilmiştir. Buna göre davacı tarafça  psikolojik baskı, tehdit veya korkutma altında haciz mahallinde ödeme yapıldığı, dava konusu senetlerin iradeleri dışında imzalandığı ve senedin bedelsizliğine ilişkin iddiaların ispat edilemediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.<br>Gerekçeli karar taraf vekillerine 19/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davacılar vekili 24/11/2023 tarihli istinaf dilekçesinde özetle;İcra dosyası alacaklısı vekilince, icra dosyası borcu ile hiçbir ilgisi olmayan davacılardan ... A.Ş.nin işyerine gelindiğini, agresif haciz ve muhafaza tehditlerine maruz kalındığını, Davacı şirket çalışanlarının ve o gün işyerinde bulunan yabancı müşterilerin huzurunda yaşanan bu durumun bir an önce son bulması adına müvekkillerinin alacaklı vekili Av....'a  50.000,00 TL nakit ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, ayrıca 30.09.2021, 30.10.2021, 30.11.2021, 30.12.2021, 31.01.2022 vadeli her biri 50.000,00 TL bedelli 5 adet bono keşide edilerek ( keşideci ..., kefil ... A.Ş. ) alacaklı vekiline teslim edildiğini, haciz esnasında alacaklı tarafın agresif şekilde fabrikanın her yerini gezdiğini, bilgisayarlarda, dolaplarda evrak incelemeye kalktığını, çalışanlara borçlu şirket hakkında sorular sormaya çalıştığını, çalışanları ve şirket yetkilerini  taciz eder nitelikte davranışlar sergilediğini, Müvekkilinin işyerinde gerçekleştirilen haciz ve muhafaza baskısı ve tehditleri ile gerçekleştirilen icra işlemleri esnasında yaptığı ödemenin ve keşide ettiği senetlerin, icra baskısı ile gerçekleştirildiği, müvekkillerinin gerçek iradelerini ve beyanlarını yansıtmadığını,18.08.2021 tarihinde gerçekleştirilen haciz işleminin hukuka aykırı ve haksız bir haciz işlemi olduğunu, belirtilen icra dosyası borcu ile müvekkillerinin hiçbir ilgisi bulunmadığını, haciz tutanağı incelendiğinde haciz esnasında müvekkilleri ile icra dosyası borçlusu arasında hiçbir organik bağ bulunamadığını, davacıların,  davalıya herhangi bir hukuki ilişkiden doğan borcu bulunmadığı ve de senetlerin lehdar kısımlarının boş olarak alınmış olması gerekçeleri ile işbu senetlerin hukuken geçersiz olduklarını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: <br>Dava; menfi tespit  ve yapılan ödemenin iadesi davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar vekili tarafından davaya konu bonoların ve davalıya yapılan 50.000,00 TL ödemenin haciz baskısı altında yapıldığı, borcu üstlenme iradelerinin bulunmadığı beyan edilmiştir.Uyuşmazlığa konu bonolar incelendiğinde; Herbirinin 18/08/2021 düzenlenme tarihli, 50.000,00 TL bedelli olarak \"nakden\" kaydı ile 30/09/2021, 30/10/2021, 30/11/2021, 30/12/2021 ve 31/01/2022 vade tarihli olarak düzenlendiği, senet borçlusunun davacı ... ve davacı ... şirketinin ise kefil sıfatıyla bulunduğu anlaşılmıştır.Dosyada mübrez 18/08/2021 tarihli haciz tutanağından; Alacaklısının davalı ve borçlusunun dava dışı ... şirketi olan Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından huzurdaki davacı işyerine haciz işlemi yapılmak üzere gelindiği, mahalde dosya borçlusuyla ilgili menkul, kıymetli evrak bulunamadığının ve adreste borçluya ait herhangi bir bağlantı bulunmadığının tutanak içeriğinde belirtildiği, haciz tutanağı altının \"3. Şahıs ... şirketi\" adına vekili ... tarafından imzalandığı görülmüştür. Davacı tarafından her ne kadar haciz baskısı altında davalı tarafa ödeme yapıldığı ve bonoların verildiği iddia edilmiş ise de;  haciz tehdidi iddiası ancak borçlu tarafından ileri sürülebileceği gibi dosyada mübrez 18/08/2021 tarihli bono teslim tutanağında \"davaya konu bonoların Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya borcuna karşılık olarak\" verildiği yazılı olduğu, tutanakta ihtirazi kayıt beyanı yer almadığı, iddianın aksine mahalde borçluya ait herhangi bir bağlantı bulunmadığının ve fiili haciz tatbik edilmediğinin haciz tutanağından anlaşıldığı, haciz işlemi sırasında davacıları temsilen vekil avukatlarının mahalde hazır bulunduğu ve dinlenilen tanıklar tarafından senedin imzalandığı sırada herhangi bir tehdit veya kötü söz söyleyen olmadığının beyan edilmesi karşısında \"irade fesadına\" ilişkin iddianın ispat edilemediği, davacı tarafından yemin deliline de dayanılmadığı, davacılar eyleminin TBK'nun 195 ve devamı maddeleri kapsamında borcun üstlenmesi niteliğinde olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 539,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 75,70 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.24/09/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69f99c7e20f0e725","SID":"bc9bf6cec1b000dc"}}