{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 21/08/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)*<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: 19/03/2025<br>NUMARASI\t\t: ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ...<br>TARİHİ\t\t: 08/03/2024<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>DAVACI\t: ...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVALI\t: ...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br><br>Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ve ...  Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ayrı ayrı görevsizlik kararı vermeleri nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı aleyhine ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin davacının itiraz etmemesi nedeniyle kesinleştiğini, ancak davacının böyle bir borcu bulunmadığını, davalının iş bu takipten önce bu takibe dayanak senet ile davacının  aleyhine ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takibini başlattığını, icra takibine dayanak senet borçlusunun davacının  murisi ... olarak düzenlendiğini, davacının  ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı davasını açtığını, yapılan yargılama neticesinde takibe dayanak senetteki imzanın davacının murisi ....'a ait olmadığının tespit edildiğini ve icra takibinin iptaline karar verildiğini kararın kesinleştiğini bu rağmen davalının bu defa aynı senedi dayanak göstererek iş bu davaya konu ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takibini başlattığını, davacının bu konuya ilişkin Mahkeme kararı olduğunu düşünerek borca itiraz etmediğini bunun üzerine takibin kesinleştiğini ve davacının tüm malvarlığı üzerine haciz konulduğunu belirterek öncelikle .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı İcra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde davacının borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline , icra takibine konu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre yönünden: Menfi tesbit davasının takibin kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılması gerektiğini  1 yıllık  hak düşürücü sürenin geçtiğini öncelikle diğer yönler incelenmeksizin davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile reddine karar verilmesi, Esas yönünden ise ;Açılmış bulunan menfi tesbitdavasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının davasının dinlenme olanağı bulunmadığını, davacının miras bırakanından alacaklı olup davacı borçlu olmadığını ancak yazılı delil ile ispat edebileceğini yazılı bir delil sunmadığını, icra takip dosyasında ilamsız takibe konu ettiği belgenin sahteliği hakkında davacının bir iddiası var ise bunu soyut olarak ileri sürmek yerine belgenin sahteliğine ilişkin dava açması gerektiğini, belgenin  sahte olmadığını, daha önce yapılan takip ile dava konusu  takibin aynı takip olmadığını belirterek öncelikle hak düşürücü süre yönünden davanın reddini, bu kabul edilmez ise davacının davasını ancak yazılı delil ile ispat etmesi mümkün olduğundan ve borçlu bulunulmadığına dair yazılı delil Mahkemeye sunulmadığından dolayı davanın reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZETİ<br>.... Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile; \" 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava (Nispi ticari dava) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava (Mutlak ticari dava) ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 776 ve devamı maddelerinde \"Bono ve emre yazılı senetler\" konusu düzenlenmiş olup, 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nun 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Kanun gereğince açıkça bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin yetkili kılınmış olduğu;<br>Dosya kapsamından, davaya esas takibin ilamsız icra takibi olması ile birlikte takibe esas belgelerin Kambiyo senedi vasfındaki bono olduğu, bonoya ilişkin hükümlerin TTK da düzenlenmiş olması nedeniyle TTK 4. ve 5. Maddeleri uyarınca işbu davaya bakmak görevinin Asliye Ticaret mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla;  Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 08/07/2021 tarih 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı uyarınca.... İlinin mülki sınırları yetki çevresi olarak belirlenmek suretiyle .... Ticaret Mahkemesi kurulmuştur.<br>Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun kararı ile müstakil bir ticaret mahkemesi kurulmuş ve yargı çevresinin .... İli mülki sınırları olarak belirlenmiş olması gözetilerek  dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesine devrine ve gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" dair karar verilmiştir.<br>... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile; \"  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin \"Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi\"ne ilişkin 2024/2008 E., 2024/5413 K. Sayılı ve 01.07.2024 tarihli ilamında \"Asliye ticaret mahkemeleri, yargı çevresinde bulunan tüm ilçeleri kapsayan ihtisas mahkemesi olup, görevsizlik kararı ile yargı çevresinde bulunan asliye hukuk mahkemeleri yada diğer hukuk mahkemelerine dosyanın gönderilmesi, mahkemece aynı zamanda yetkisizlik kararı verildiği şeklinde yorumlanmamalıdır.<br>6. Bununla birlikte  6100 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde ve T.C. Anayasası'nın 141 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da ifade edildiği üzere, usul ekonomisi ilkesi gereği, hakim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Bu durumda, aynı yargı çevresinde yer alan ve .... ili dışında bulunan diğer ilçe mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesinin mümkün olmadığı yönündeki görüş usul ekonomisiyle bağdaşmamaktadır. ... Ticari dava olduğu düşünülen ... Asliye Ticaret Mahkemesi veya .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan bir davanın ticari dava olmadığı anlaşıldığında, usul ekonomisi de gözetilerek; mahkemece, ilgisine göre .... veya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresindeki başka bir bir mahkemeye görevsizlik kararı verilebileceğine...\" şeklinde karar verildiği, davaya konu icra takibinin .... İcra Müdürlüğünde başlatıldığı ve usul ekonomisi göz önüne alınarak, Mahkememizin karşı görevsizliği ve davaya bakmakla görevli Mahkemenin .... Asliye Hukuk Mahkemesi  olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. \"   şeklinde  karar verilmiştir.<br>Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi ve .... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında karşılıklı verilen görevsizlik kararlarına istinaden dosya dairemize görevli mahkemenin belirlenmesi için gönderilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE<br>...nın 22 ve 23. maddeleri gereğince dairemizin davaya bakmakta görevli olduğu anlaşılmıştır.<br>HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede;<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Bilindiği üzere; Asliye Ticaret Mahkemeleri 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.<br>Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinin 1. bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.<br>Olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü davanın, ticari dava niteliğinde olup olmadığının belirlenmesiyle mümkün olacaktır.<br>Somut olayda, icra takibine dayanak bononun  tanzim tarihinin 31/05/2000, vade tarihinin 25/05/2010 olduğu, takip tarihinin ise  09/11/2017 olduğu, söz konusu bonoya ilişkin daha önce ....İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile yapılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin ....İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas . Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, takibin iptali davasının zamanaşımını kesmeyeceği, zamanaşımını kesen en son işlemin yapıldığı tarihten ....İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra takibinin başlatıldığı 09/11/2017 tarihine kadar 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, icra takibinin ilamsız icra takibi olduğu ve takip tarihi itibariyle takip dayanağının kambiyo vasfını kaybettiği, tarafların tacir olmadığı, davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, zamanaşımına uğrayan senetlerin kambiyo senedi niteliğinde olmayıp, yazılı delil başlangıcı sayıldığı (HGK'nın 09/11/2016 tarih, 2014/19-1241 Esas ve 2016/1033 Karar sayılı ilâmı), buna göre ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince uyuşmazlığın.... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/08/2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/08/2025<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c0fa9f1a6ef339b2","SID":"87aebe7dfb528722"}}