{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACILAR\t: 1-...-T.C. Kimlik no:...-<br>\t\t2-...-T.C. Kimlik no: ...-<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ... -T.C. Kimlik no:...-<br>VEKİLİ\t: Av. ...- <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit ( Kambiyodan Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından müvekkilleri aleyhine ... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, müvekkillerinin söz konusu icra takibine ilişkin hiçbir şekilde borcu bulunmadığını, müvekkillerinin ...'da yaşadığını, yaz aylarında memleketleri olan ... iline geldiklerini, müvekkillerinin 2019-2020 yıllarında ... iline geldiklerinde kiralık araca ihtiyaçları olması sebebi ile ...nin (senette lehdar olarak görünmekte olan kişi) işletmekte olduğu araç kiralama işletmesinden ... plakalı aracı kiraladıklarını, lehdar ...'nin araç kiralama işi yaptığını, 2019 yılında ...'nin işletmekte olduğu iş yerinin adı \"... \"  iken  2020 yılında \"... \" ismini aldığını, ... tarafından müvekkillerine \"araç kiralama sözleşmesi\" adı altında sözleşme ve senet imzalatıldığını, ancak müvekkilerine imzaladıkları evrakların bir örneklerinin teslim edilmediğini, bu evrakların \"prosedür gereği\" olduğunun söylendiğini, müvekkillerinin ...'ye araç kiralama ücretini peşin ödediklerini, müvekkillerinin o gün ne imzaladıklarını özellikle senet imzaladıklarını farkında olmadıklarını, davacıların araç kiralama öncesinde ... ve araç kiralama işletmesinin çalışanı olduğu söyleyen kadın ile mesajlaştıklarını ve konuştuklarını, müvekkillerine aracın fotoğraflarının da gönderildiğini, müvekkillerin aracı söz konusu işletmeden teslim aldıklarını ve yine vaktinde hasarsız ve sorunsuz olarak işletme yetkilisine teslim ettiklerini, müvekkillerinin aracı teslim edecekleri zaman yine çalışanı olduğunu beyan eden kadın ile iletişime geçtiklerini ve aracı hasarsız bir şekilde teslim ettiklerini, aracın davacılardan hasarsız ve sorunsuz şekilde teslim alındığını, davacıların davalıyı  tanımadıklarını,  ...'yi  ise yalnızca araç kiralama nedeni ile tanıdıklarını, aralarında başkaca hiç bir ilişki bulunmadığını, müvekkillerininin hiç bir borcu bulunmadığını, zaten müvekkillerinin ...da yaşadıklarını, Türkiye'ye sadece tatile ve akraba ziyareti için geldiklerini, dolayısıyla müvekkillerinin durumu çok çok iyi olduğundan kimseden borç alacak konumda olmadıklarını, hayatın olağan akışı gereği hayatlarında ilk kez tanıdıkları ve araç kiraladıkları kişiden borç almalarının da beklenemeyeceğini, ayrıca senedin düzenleme tarihi olarak belirtilen tarihte müvekkillerinin ...'da olduklarını, senet üzerindeki yazıların da müvekkillere ait olmadığını, ... araç kiraladığı müvekkillerine rızası ve bilgisi dışında imzalattığı senetleri ilerleyen zamanlarda icra takibine konu ederek haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, hiç bir borcu olmayan kişileri mağdur ettiğini, ...'nin davalı ... ile  birlikte işbirliği halinde muvazaalı bir şekilde hareket ederek olası bir menfi tespit davasında daha iyi bir konumda olabilmek amacı ile de senetleri cirolayarak icra takibine konu ettiğini, yaptıkları harici araştırmalar neticesinde iş bu dava konusu senette lehdar olarak bulunan ... ve davalı ciranta hakkında dava konusu olaya benzer olaylardan ötürü savcılığa birçok suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenle ... ve davalı hakkında ... C.Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak tüm soruşturma dosyalarının celbini talep ettiklerini, ayrıca dava konusu  icra dosyasında borçlu lehdar ... aleyhine davalı tarafından herhangi bir icra ve haciz işlemi yapılmadığını, bu hususun dahi tek başına ... ile davalının birlikte hareket ettiği ve müvekkillerden haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını gösterdiğini belirterek, davalı hakkında her türlü  dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davaya konu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından ve  iş bu icra dosyasına konu 180.000,00 TL bedelli senetten ötürü müvekkillerin ayrı ayrı borçlu olmadıklarının tespitine; davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı taraf üzerine olsa da somut olayda müvekkilinin işbu alacağını imza ile ikrar edilen senet ile yazılı delil ile  ispat ettiğini, öyle ki davacı tarafça senet üzerindeki imzaya da itiraz edilmediğini, davacı tarafın eğer ki borcu olmadığı iddiasında bulunuyor ise bunu ispat etmesi gerektiğini, bu halde ispat yükünün yer değiştirdiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde öne sürdüğü, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine dayanak 180.000 TL bedelli senedin davacının borcu olmadığına ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve somut gerçeklikten uzak olduğunu, müvekkilinin dava konusu senedi ciro ile devraldığını, dosya kapsamında adı geçen ...'nin bahse konu senedin lehtarı olduğunu, müvekkili tarafından borcunun tahsili amacıyla, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin borcunu tahsil etmek istediğini, ayrıca dava konusu senedin kambiyo vasıflarını taşıdığından geçerli bir senet olduğunu, kambiyo senetlerinde mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince kambiyo senetleri, doğumlarına neden olan hukuki işlemle bağlı durumda bulunmayan evraklar olduklarını, mücerretlik ilkesi gereği, senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağ ortadan kalktığını, senet temel borç ilişkisinden soyutlanmış, bağımsız bir varlık kazanmış hale geldiğini, bu kapsamda kambiyo senedini alan kişinin, düzenleyenden bir alacağı olduğunu ispat etmek zorunda olmadığını, menfi tespit davasında ise ispat yükü kapsamında inkar ve itiraz edilmemiş olan ve borçlu tarafından imzalanan senet ile alacak ispat edildiğini, böylelikle borcun, vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından alacağın tahsili adına ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu noktada davacı tarafın müvekkiline olan borcu bildiği imzaya da itiraz etmediği göz önüne alındığında huzurdaki dava ile borçlu olmadığına dönük iddianın itibar edilebilir bir yanı bulunmadığını, açılmasında hukuki yarar da bulunmadığını, karşı tarafın belirttiği araç kiralama işletmesiyle müvekkilinin hiçbir bağı bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen işletmeden ve araç kiralama sözleşmesinden de bihaber olduğunu, müvekkilinin yalnızca senet borcunun tahsilini istediğini, davacıların iddiaları doğrultusunda,  davacıların malvarlığına veyahut maddi durumuna ilişkin somut bir delil sunulmadığını maddi durumlarının ne derece iyi olduğunun bilinmediğini, kaldı ki ...da yaşıyor olmaları ve maddi durumlarının iyi olmasının borçlu olmayacakları anlamına gelmediğini, bu nedenle davacıların iddialarının soyutluktan öteye geçemediğini, bununla birlikte tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde dayanılan herhangi bir yazılı delili bulunmadığı gibi bu konuda bir açıklama da bulunmadığını, yeni delil ibrazına muvafakatlarının bulunmadığını, davacının davasını yazılı delil ile ispat etmek zorunda olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu ve müvekkilinde bulunan senedin zorla ya da hile ile alınmadığını, ...'nin, müvekkiline olan borcuna istinaden bu senedi ciro ederek verdiğini, aksini davacının ispat etmesi gerektiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ve bu nedenle de aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dosya kapsamında, müvekkili hakkında açılmış olan soruşturma dosyalarının işbu dava ile herhangi bir ilgisi olmadığını davacının delil olarak gösterdiği dosyaların dava dışı olması nedeniyle kabulünün mümkün olmadığını, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte delil olarak değerlendirilecekse dahi müvekkili hakkında açılmış olan soruşturma dosyalarında takipsizlik kararı verildiğinin görüleceğini savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava, takibe konu senedin dava dışı lehtar ile araç kiralama sözleşmesi kapsamında teminat olarak verilen senet olduğu, araç kiralama sözleşmesinin tamamlanıp aracın dava dışı lehtara teslim edildiği, senedin bedelsiz kaldığından bahisle menfi tespit istemine ilişkin olup takibe konu senette teminat kaydının bulunmadığı, davacı senet borçlusunun iddiasını HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille ispatlaması gerektiği, davalının sözleşme ilişkisini ve senedin teminat senedi olduğuna ilişkin hususları inkar etmesi karşısında ispat yükünün davacı da olduğunu, davacı tarafından senedin teminat senedi olduğunu doğrulayan yazılı bir belge sunulmadığını yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin delili de kullanılmadığından davasını ispat edemediğini, bir an için söz konusu senedin teminat senedi olarak verildiği kabul edilse dahi davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı ileri sürdüğü şahsi def'iler TTK'nun 687. maddesi uyarınca senedi devralan davalının senedi iktisap ederken bile bile davacı zararına hareket etmiş olması, başka bir anlatımla kötüniyetli olması gerektiğini, dava dışı lehtar ve davalının birlikte hareket ettiği hususunun ispatlanamadığı, bu haliyle davacının senede bağlı şahsi def'ileri davalıya karşı ileri sürebilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine ve yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacıların, dava dışı ...'dan araç kiraladıklarını, buna ilişkin mesaj kayıtlarını ilk derece yargılamasında dosyaya sunduklarını, müvekkillerinin dava dışı ...dan araç kiraladıkları hususu sundukları mesaj kayıtları ile de sabit olduğunu, dava dışı ... ile müvekkilleri arasında araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, dava dışı ...'ın müvekkillerine sözleşme örneğini vermediğini, çünkü sözleşmeye bitişik bir şekilde dava konusu senedi müvekkillerine imzalatıldığını, müvekkillerinin senet imzaladıklarını dahi farkında olmadıklarını, bu nedenle sözleşme örneğinin müvekkilerine verilmediğini,  gelen yazı cevaplarında emniyet müdürlüğünden gelen pasaport kayıtlarında dava konusu senedin düzenlendiği tarihte müvekkillerinin yurt dışında olduğunun sabit olduğunu, dava konusu senedin düzenleme tarihinin 11/08/2020 olduğunu, müvekkillerinin 11/08/2020 tarihinde yurt dışında olduklarını, 07/08/2020 tarihinde pasaport kayıtlarına göre müvekkilerininin senedin düzenlendiği tarihte yurt dışında olduğunun sabit olduğunu,  savcılıktan gelen yazı cevabında da dava dışı ... ile davalının birçok dava konusuna benzer olaylardan yargılandıkları ve soruşturma dosyalarının olduğunu bunların birçoğunun yakın tarihli olduğunun sabit olduğunu, dava dışı ... ile davalının birlikte hareket ederek bu işi meslek haline getirdikleri, araç kiralama işi ile ilgili müşterilere bir takım sözleşmelere bitişik senet imzalattıklarının apaçık ortada olduğunu, müvekkillerinin dava dışı ...'a yada davalıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, olmasının da mümkün olmadığını,  müvekkillerinin maddi durumunun gayet iyi olduğunu, bir kimseden borç almalarını gerektiren bir durum bulunmadığını, ...tarafından müvekkillerine \"araç kiralama sözleşmesi\" adı altında sözleşme ve senet imzalatıldığını, ancak müvekkilerine imzaladıkları evrakların bir örneklerinin teslim edilmediğini, bu evrakların \"prosedür gereği\" olduğunun söylendiğini, müvekkillerinin ...'ye araç kiralama ücretini peşin ödediklerini, müvekkillerinin o gün ne imzaladıklarını özellikle senet imzaladıklarının farkında olmadıklarını, müvekkillerinin davalıyı tanımadıklarını, ...'yi ise yalnızca araç kiralama nedeni ile tanıdıklarını, aralarında başkaca hiç bir ilişki bulunmadığını, müvekkillerinin hiç bir borcu bulunmadığını, zaten müvekkillerinin ...da yaşadığını, Türkiye'ye sadece tatile ve akraba ziyareti için geldiklerini, müvekkillerinin tatile geldikleri için de önemli bir miktar para ile geldiklerini, dolayısıyla müvekkillerinin durumu çok çok iyi olduğundan kimseden borç alacak konumda olmadıklarını, hayatın olağan akışı gereği hayatlarında ilk kez tanıdıkları ve araç kiraladıkları kişiden borç almalarının da beklenemeyeceğini, müvekkillerinin hiç bir şekilde borçlu olmadıkları halde mağdur olduklarını, haklarında ilk defa icra takibi başlatıldığını, üstelik ihtiyati haciz kararı dahi alındığını, müvekkillerinin hayatlarında ilk defa icra takibine maruz kaldıklarını, ayrıca senedin düzenleme tarihi olarak belirtilen tarihte müvekkillerinin ...'da olduklarını, bu hususun emniyetten gelen yazı cevabı ile de sabit olduğunu, ...'nin araç kiraladığı müvekkillerine rızası ve bilgisi dışında imzalattığı senetleri ilerleyen zamanlarda icra takibine konu ederek haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, hiç bir borcu olmayan kişileri mağdur ettiğini, ...'nin davalı ... ile birlikte işbirliği halinde muvazaalı bir şekilde hareket ederek olası bir menfi tespit davasında daha iyi bir konumda olabilmek amacı ile de senetleri cirolayarak icra takibine konu ettiğini, ayrıca dava konusu icra dosyasında borçlu lehdar ... aleyhine davalı tarafından herhangi bir icra ve haciz işlemi yapılmadığını, bu hususun dahi tek başına ... ile davalının birlikte hareket ettiği ve müvekkillerinden haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını gösterdiğini, davalı ve ...'nin birlikte işbirliği halinde hareket ederek birçok kişiye araç kiralama sözleşmesi adı altında senet imzalattıklarını ve daha sonra bu senetleri haksız bir şekilde kazanç elde etmek için icra takibi yaptıklarını, borçlu lehdar ... ve davalı birlikte hareket ederek haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, dairemizce ... ve davalı ... hakkında açılmış alacaklı veya borçlu tüm icra dosyalarının UYAP üzerinden sorgulanmasını talep ettiklerini, böylece bu ikisinin birlikte hareket ederek lehtar-ciranta yoluyla birçok kişinin aleyhine haksız bir şekilde icra takibi yaptıklarının ortaya çıkacağını, ayrıca dairemizce ...'nin malvarlığının araştırılmasını talep ettiklerini, bu hususta ...'nin tapu ve trafik (adına kayıtlı araç ve taşınmaz için ) kayıtlarının celbini talep ettiklerini, ...'nin dava konusu senet miktarını müvekkillere borç verebilecek maddi gücünün olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkillerinin de sosyal ekonomik durum araştırılmasının yapılarak maddi durumlarının tespit edilmesini talep ettiklerini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, kambiyo senedi niteliğindeki bonodan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, icra takibine konu bononun kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi....\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c3d808f281d4947","SID":"a03d9efbfd97d3e8"}}