{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 21/08/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)*<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t:...<br>NUMARASI\t\t: ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t:...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davada  ...Mahkemesi'nin  ve ... Mahkemesi'nin ayrı ayrı görevsizlik kararı vermeleri nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yan tarafından müvekkili aleyhine ... mahkemesinin ...D.İş ve ... K.sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve bu ihtiyati haciz kararının ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile icra edildiğini, daha sonrasında davalı yan tarafından iş bu ihtiyati haczin kati hacze çevrildiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi olup , takip dayanağı olarak 150.000,00USD bedelli , 29/03/2023 tanzim tarihli, 30/03/2023 vade tarihli bono gösterildiğini, davalı yan tarafından  ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde haciz işlemleri gerçekleştirildiğini,  müvekkili tarafından ... Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyası ile takibin iptali talepli dava ikame edildiğini, açılan işbu davada mahkeme tarafından 22/05/2023 tarihinde ...İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasının dava süresince tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, dava süresince tedbiren takibin durdurulmasına karar verilmiş olsa da müvekkiline ait taşınır/taşınmaz mallar üzerinde uygulanan hacizlerin kaldırılmadığını, zira takibin tedbiren durdurulması halinde herhangi bir icra işlemi yapılamadığını, fakat uygulanan hacizlerin de kaldırılmadığını, müvekkili tarafından açılan ...Mahkemesi'nin ...E., ...K. Sayılı kararı ile '' ...Takip dayanağı bonoda tanzim tarihi üzerinde tahrifat yapıldığı iddiasının incelenmesinde, senedin düzenlenme tarihinde tahrifat olup olmadığı yönünde inceleme yapmak üzere senet aslı dosyaya kazandırılarak ... Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliğine dosya gönderilmiş, alınan 14/12/2023 tarihli raporda senedin \"29/03/2023\" olduğu değerlendirilen düzenleme tarihinin tahrifata uğradığı, tahrifat öncesi tarihin ise \"29/09/2023\" olduğu kesin kanaati bildirilmiştir. Somut olaya uygun ve hükme elverişli bulunan bilirkişi raporu uyarınca davacı vekili iddiası doğrultusunda senedin düzenleme tarihinin tahrifata uğradığı kabul edilerek yapılan değerlendirmede, senedin keşide tarihinin 29/09/2023 olduğunun kabulü ile TTK'nun 703/1-c hükmüne aykırı olarak vade tarihinin(30/03/2023) keşide tarihinden önce olması sebebiyle senedin kambiyo vasfını yitirdiği(benzer nitelikte Yargıtay 12. HD 2015/7819 E. 2015/17655 K. sayılı 23/06/2015 tarihli ilamı) kanaatine varılarak takibin iptaline dair istem yerinde bulunmuş, takip dayanağı belgenin kambiyo vasfında olmaması sebebiyle takibin iptaline karar verilmesi halinde davalı aleyhine tazminata hükmedileceğine dair yasal düzenleme bulunmaması karşısında davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur...'' gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiğini, takibin iptaline dair verilen karara istinaden ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasında 01/03/2024 tarihli tensip zaptı ile tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, kısaca davalı yan tarafından takibe konu edilen bonoda tahrifat yapılmış ve bu tahrifata rağmen müvekkil hakkında icra takibi başlatılarak yaklaşık 1 sene boyunca tüm taşınır ve taşınmazlarına haciz uygulanmasına neden olunmuştur. Müvekkil haksız ve hukuka aykırı bir şekilde uygulanan haciz işlemleri nedeniyle büyük maddi ve manevi zarara uğradığını, zira müvekkiline ait banka hesaplarına uygulanan blokeler nedeniyle Denizbank'ta bulunan  372.146,77TL'yi ve ... Bankası'nda bulunan 1470,88TL'yi 1 sene boyunca kullanamadığını, paranın enflasyon karşısında değer kaybetmesine karşı hiçbir işlem gerçekleştiremediğini, bu nedenle hesabında bulunan parayı kullanamamasından bahisle ciddi zarara uğradığını, bu nedenle mahkemenizce bilirkişi marifetiyle  haksız haczin uygulandığı 05/05/2023 tarihindeki 372.146,77TL ve 1.470,88TL'nin altın karşılığının dava tarihindeki altın karşılığı değerinin hesaplanmasını ve aradaki farkın maddi tazminat olarak hükmedilmesini talep ettiklerini, yine müvekkiline ait araçlara ve taşınmazlara 05/05/2023 tarihinde haksız bir şekilde haciz uygulandığını, uygulanan bu hacizler nedeniyle müvekkilinin araçlarını ve taşınmazlarını satma fırsatını kaçırarak büyük zarara uğradığını, müvekkilinin taşınmazlarına müteahhitler tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmak istenildiğini  fakat taşınmazlar üzerinde hacizlerin bulunmasından bahisle bu işlem gerçekleştirilemediğini, bu nedenle müvekkilinin büyük bir maddi zarara uğradığını, beyanla; fazlaya ilişkin haklar  saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız haciz tarihi olan 05/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tazmin ve tahsiline, 50.000,00TL manevi tazminatın haksız haciz tarihi olan 05/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tazmin ve tahsiline karar verilmesini\" talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZETİ : <br>... Mahkemesinin kararı ile; \" Davaya dayanak yapılan ihtiyati haciz kararının ... mahkemesinden alındığı anlaşılmış olup, İİK.  259/4 maddesinde \"Tazminat davası İhtiyati Haczi koyan mahkemede dahi görülür\" hükmü yer almakla, bu hali ile yargılamanın, ... Mahkemesinde yapılması gerektiği anlaşılmış olmakla, HSK 1. Dairesinin 08/07/2021 tarih ve 568 sayılı müstemir yetkilerin belirlenmesine ilişkin kararı ile ...'da 01/09/2021 tarihinden itibaren Asliye Ticaret Mahkemesi kurulup faaliyetine başlamasına karar verildiği, HSK Genel Kurulunun 07/07/2021 tarih 608 karar nolu kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi Yargı çevresinin ... İlinin Mülki sınırları olarak belirlendiği ve eldeki davanın da dava dilekçesi ile sunulan eklerden TTK'da düzenlenen ticari davalardan olduğu anlaşılmakla bu aşamada ...İlçesinin ... Asliye Ticaret Mahkemesi Yargı çevresinde bulunması sebebiyle  mahkememizin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatının kalmadığı hususu göz önünde bulundurularak, Mahkememizin görevsizliğine, ...115/2 md.uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesi ve süresinde talep halinde dosyanın görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" dair karar verilmiştir.<br>...Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile; \" Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin \"Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi\"ne ilişkin 2024/2008 E., 2024/5413 K. Sayılı ve 01.07.2024 tarihli ilamında \"Asliye ticaret mahkemeleri, yargı çevresinde bulunan tüm ilçeleri kapsayan ihtisas mahkemesi olup, görevsizlik kararı ile yargı çevresinde bulunan asliye hukuk mahkemeleri yada diğer hukuk mahkemelerine dosyanın gönderilmesi, mahkemece aynı zamanda yetkisizlik kararı verildiği şeklinde yorumlanmamalıdır. ... 6. Bununla birlikte  6100 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde ve T.C. Anayasası'nın 141 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da ifade edildiği üzere, usul ekonomisi ilkesi gereği, hakim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Bu durumda, aynı yargı çevresinde yer alan ve ... ilçesi/ .../ ...ili dışında bulunan diğer ilçe mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesinin mümkün olmadığı yönündeki görüş usul ekonomisiyle bağdaşmamaktadır. ... Ticari dava olduğu düşünülen ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi veya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan bir davanın ticari dava olmadığı anlaşıldığında, usul ekonomisi de gözetilerek; mahkemece, ilgisine göre ..., ... veya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresindeki başka bir bir mahkemeye görevsizlik kararı verilebileceğine...\" şeklinde karar verildiği, davaya konu icra takibinin ...İcra Müdürlüğünde başlatıldığı ve usul ekonomisi göz önüne alınarak, Mahkememizin görevsizliği ve davaya bakmakla görevli Mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. \" dair karar verilmiştir.<br>Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi ve ... Mahkemesi arasında karşılıklı verilen görevsizlik kararlarına istinaden dosya dairemize görevli mahkemenin belirlenmesi için gönderilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE: <br>...nın 22 ve 23. maddeleri gereğince dairemizin davaya bakmakta görevli olduğu anlaşılmıştır.<br>HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede;<br>Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Haksız hacze dayalı tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098  sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür.Haciz işleminin borçlu olmadığını bildiği veya borçluya ait olmadığını bildiği kişi ve eşyaya yönelik yapılması durumunda haksız haciz söz konusu olur. Haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir.<br> 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu  olmasa  dahi,  zarar  görene  maddi  tazminat  ödemekle  yükümlüdür. (Emsal Yargıtay 4. HD. 2017/3918 E. - 2018/2985 K.)<br>HMK 399. Maddesinde yer alan tazminat davalarında lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır ya da tedbir kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. Haksız ihyati tedbirden kaynaklı tazminat davası esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. İİK 259. Maddesinde ise; \" ihtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve 3. Şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesuldür. Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür.\" hükmünün yer aldığı anlaşılmaktadır. Buradaki  \"ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür\" hükmü zorunlu olarak davanın o mahkemede görüleceğine ilişkin değil o mahkemede de davanın görülebileceğine ilişkindir.<br>Dava konusu edilen geçici hukuki koruma tedbiri, ihtiyati hacze yöneliktir. Davacı haksız eylem nedeniyle tazminat talep etmektedir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1 maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. Maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.<br>Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.<br>Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. <br>Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. Maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nun 4/1. Bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. <br>Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. Maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nun 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olanca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.<br>Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.<br>6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun  5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.<br>Bu bilgiler ışığında somut olayın incelenmesi neticesinde; dosyada bulunan kurum cevaplarına göre davalının tacir olduğu, ancak davacınının tacir sıfatının bulunmadığı, davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiil niteliğinde olan haksız ihtiyati haciz nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu, ihtilafın 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesinde düzenlenen haksız fiil hükümleri çerçevesinde çözümleneceği, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince uyuşmazlığın .... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  21/08/2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9cbde055183e0e3c","SID":"0386822bde274cc7"}}