{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/3419 <br>KARAR NO: 2025/1011<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/09/2021<br>NUMARASI\t: 2019/721 Esas, 2021/649 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 01/10/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali  talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair  verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davacı yüklenicinin, davalıya duvar örme hizmeti verdiğini, işe karşılık davalının ileri tarihli çek teklif ettiğini ancak çekin kabul edilmediğini, 22.538,00 TL tutarlı borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını fakat takibe itiraz edildiğini belirterek; itirazın iptalini ve  davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava  etmiştir.Davalı vekili; davacının düzenlediği faturanın kabul edilmediğini, zira üstlenilen edimin yerine getirilmediğini ileri sürerek davanın reddini ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Mahkemece 16/09/2021 tarihli  karar ile; davanın, takibe konu 1 adet 22/07/2018 tarihli 22.538,00 TL tutarlı ... seri nolu fatura tutarının tahsiline ilişkin olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi neticesinde  01/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından düzenlenen, davaya konu 22.538,00 TL tutarlı faturanın davalıya ait Ba formlarında beyan edilmediği, düzenlenen faturanın teslim alan kısmında herhangi bir isim imza bilgisinin yer almadığı, faturanın davalıya teslim edildiğini gösterir  herhangi bir belgenin biraz edilmediğinin tespit edildiği,  davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, davacı şirketin tek başına davalı adına fatura düzenlemiş olmasının yeterli olmayıp söz konusu faturanın karşı tarafa tebliğinin gerektiği, ancak davaya konu faturanın tebliğine dair bir belgenin bulunmadığı,  dava dilekçesi ekinde fotokopisi bulunan çekin dava konusu fatura ile alakasının tespit edilemediği, davacının iddialarından da anlaşılacağı üzeri mezkur çekin davacı tarafça teslim alınmadığı, icra takibine konu yapılmadığı, bu haliyle çekin fotokopisinin dosyaya sunulmasının ispat bakımından hüküm ifade etmediği, sonuç olarak davacının talep ettiği 22.538,00 TL miktar kadar davalıdan faturadan kaynaklı alacağının olduğunu ispatlayamadığı, davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazminatının yasal şartları oluşmadığından  reddine, karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalının arabuluculuk toplantılarına mazeret bildirmeden katılmadığını, Arabuluculuk toplantısına mazeret bildirmeden katılmayan davalı taraf aleyhine  davanın reddi halinde dahi yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini,  kararın 4., 5. ve 7. hükümlerinin hatalı kurulduğunu, arabuluculuk  bilgilendirme formunun 11. Maddesinde  ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 29/9 maddesinde \"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir.\" denildiğini, davalının 06/05/2019 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesine iki haftalık yasal süresinde cevap vermediğini, cevap süresinin uzatılması talebi de cevap süresi olan iki haftalık süre içinde verilmesi gerekirken;  bu süre aşılarak; 24/05/2019 tarihinde cevap süresinin uzatılmasını talep ettiğini,  davacı yüklenicinin, davalı şirket için yapmış olduğu duvar örme hizmetinin ispatlandığını, yapılan duvar kalıplarının üstünde '' Kaya Duvar'' ve telefon numarası da yazdığını,  yapılan işin fotoğraflarının cevaba cevap dilekçesi ile sunduklarını, davalı şirketin bu görsellere itiraz etmediğini, davalının ticari defterlerini hazır bulundurmaktan kaçındığını, 11/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında ticari ilişkinin olduğunu, davalı tarafın haksız reddine karşı faturanın bulunduğunu; ancak tahsile ilişkin makbuz olmadığının belirtildiğini, ödeme yapıldığının ispatının davalı üzerinde olduğunu,  davalı şirketin BA - BS formlarını tutmadığını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden   kaynaklanmaktadır.<br>Taraflar arasında  eser  sözleşmesi bulunup bulunmadığı dosya kapsamından tespit edilememektedir.  Davacı vekili; davacı yüklenicinin, davalıya duvar örme hizmeti verdiğini, işe karşılık davalının ileri tarihli çek teklif ettiğini ancak çekin kabul edilmediğini, 22.538,00 TL tutarlı borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını fakat takibe itiraz edildiğini belirterek; itirazın iptalini talep ve dava etmiş, davalı vekili; davacının düzenlediği faturanın kabul edilmediğini, zira üstlenilen edimin yerine getirilmediğini ileri sürerek davanın reddini ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş, Mahkemece;  takibin dayanağının 22/07/2018 tarihli 22.538,00 TL tutarlı ... seri nolu faturaya ilişkin olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi neticesinde  01/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından düzenlenen, davaya konu 22.538,00 TL tutarlı faturanın davalıya ait Ba formlarında beyan edilmediği, düzenlenen faturanın teslim alan kısmında herhangi bir isim imza bilgisinin yer almadığı, faturanın davalıya teslim edildiğini gösterir  herhangi bir belgenin biraz edilmediğinin tespit edildiği,  davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, davacı şirketin tek başına davalı adına fatura düzenlemiş olmasının yeterli olmayıp söz konusu faturanın karşı tarafa tebliğinin gerektiği, ancak davaya konu faturanın tebliğine dair bir belgenin bulunmadığı,  dava dilekçesi ekinde fotokopisi bulunan çekin dava konusu fatura ile alakasının tespit edilemediği, davacının iddialarından da anlaşılacağı üzeri mezkur çekin davacı tarafça teslim alınmadığı, icra takibine konu yapılmadığı, bu haliyle çekin fotokopisinin dosyaya sunulmasının ispat bakımından hüküm ifade etmediği, sonuç olarak davacının talep ettiği 22.538,00 TL miktar kadar davalıdan faturadan kaynaklı alacağının olduğunu ispatlayamadığı, davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazminatının yasal şartları oluşmadığından  reddine, karar verilmiştir.Davacı yan davalı yan için duvar örme işini yaptığı iddiası ile buna ilişkin kestiği fatura bedelini icra takibi ile talep etmiş, davalı ise sözleşme ilişkisini kabul etmemiştir. Davacı yan her ne kadar fatura kesmiş ise de faturanın düzenlenmesi tek başına işin yapıldığının delili değildir. Kaldı ki bu faturanın davalı yana tebliğine dair herhangi belge bulunmadığı gibi, davacı yanın dosyaya sunduğu fotoğraflardaki işin, davacı yana davalı tarafından verildiğine dair herhangi delilde bulunmamaktadır, ayrıca bilirkişi raporu  ile davacının defter kayıtlarına göre 31.12.2018 tarihli defter kapanış kaydında;  davalıdan alacaklı olmadığının kayıtlı olduğu, davacının dinlenen tanığının da konu hakkında bilgisi olmadığı, davacı yanın işi davalı yana teslim ettiğini ispata yarar delil de sunamadığı anlaşıldığından; mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak Hukuk Mahkemelerinde Arabuluculuk Kanunun  18/A maddesinin 11. Fıkrasına göre arabuluculuk toplantılarına mazeret bildirmeksizin katılmayan taraf, ilerideki davada haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekalet ücretine hükmedilemez. Bu kanun hükmü 14.03.2025 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olsa dahi yerel mahkemenin karar tarihinde henüz yürürlükte bulunduğundan; yerel mahkeme hükmünün 4,5,6. Maddeleri bu madde hükmüne göre düzeltirerek yeniden hüküm kurulmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE,2-İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/09/2021 tarih ve 2019/721 Esas, 2021/649 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın davacının alacağına ilişkin talebin REDDİNE,4-Davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazimatının yasal şartları oluşmadığından talebinin REDDİNE,B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 59,30 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 384,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 325,6‬0  TL harcın davacıya İADESİNE,2- Davacı tarafından yapılan  1.755,35  TL  posta ve tebligat ve bilirkişi giderlerinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, 4-Arabuluculuk ücreti 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana  İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 01/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06030508ee78b11c","SID":"0879be87fd58aad4"}}