{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/246 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1611 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2021/336 Esas - 2022/1138 Karar<br>TARİHİ: 22/11/2022<br>DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı, ... marka 2017 model ticari aracın üretimden ve/veya satıldığı halindeki durumundan kaynaklı gizli ayıp nedeniyle meydana gelen arızasının ücretsiz olarak onarılmasının sağlanmasını, bu mümkün olmadığı takdirde aracın yenisi ile değiştirilmesine, bu da mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, müvekkili davacının dava konusu ticari aracın gizli ayıp ve arızasından dolayı yaptığı giderler ile aracın kullanılmaması nedeniyle doğan zararlarının karşılanması kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500,00-TL maddi tazminatın ve ayrıca davalılara çekilen ihtarname masrafı 537,50-TL nin ticari avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsiline ve davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adresinin İStanbul ili olması nedeniyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle davanın yetki bakımından reddini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının dava esas değerini 1.037,00-TL gösterdiğini ve buna göre harç yatırdığını, ancak davacının taleplerinin arasında aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi de bulunduğundan ve araç bedeli 390.000,00-TL olarak beyan edildiğinden harcın ona göre yatırılması gerektiğini, müvekkilinin yalnızca yetkili servis olduğunu, aracı satan tüzel kişi olmadığını, bu nedenle davacının iddia ettiği ücretsiz tamirat işleminin karar mercinin sıfatı yetkili servis olan müvekkilinin olmadığından dava dilekçesindeki taleplerde de muhatabın müvekkili olmadığını, açıkladığı nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Ticaret A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aracın esas değeri olan tutar üzerinden harç yatırması gerektiğini, yetki itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davalı müvekkilinin davacı şirkete araç satan satıcı firma olmadığını, bu nedenle müvekkiline kusurlu, ayıplı servis hizmeti vermesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, açıkladığı nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Türk A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep ettiği 390.000,00-TL tutarındaki araç için harca esas değeri 1.037,00-TL üzerinden beyan edemeyeceğini, bu nedenle öncelikle eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, davada yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından KTK da öngörülen süreler dahilinde yapılmış hiçbir ayıp ihbarının bulunmadığını, aracın garanti süresinin dava tarihinden önce dolduğunu, bu nedenle davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, aracın garanti kapsamında kaldığı kabul edilse dahi araçtaki arızaların bazılarının müşteri memnuniyeti kapsamında, bazılarının da ücreti mukabilinde giderildiğini, davacının onay vermemesi nedeniyle giderilemeyen arızadan dolayı oluşabilecek zararlardan sorumluluğu kabul ettiğine dair imzaladığı kalite raporlarının bulunduğunu, açıkladığı nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 22/11/2022 tarih ve  2021/336 Esas - 2022/1138 Karar sayılı kararında;\".......Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı ...'den 24/01/2019 tarihinde satın alınan 2017 model ... plakalı araçta gizli ayıp olduğu iddiası ile huzurda görülen dava açılmıştır. Her ne kadar davalılar vekili tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de dava konusu aracın 24/01/2019 tarihinde davacı tarafça satın alındığı, TBK'nın 231. maddesinde satılanın alıcıya devrinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin başlayacağının düzenlenmesi ve huzurda görülen davanın 10/08/2020 tarihinde açılmış olması nedeni ile mahkememizce davalılar vekilinin zamanaşımı itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilerek davanın esasına girilmiştir. Davalılar ... ve ... tarafından her ne kadar husumet itirazında bulunulmuş ise davacı tarafından bu davalıların servis hizmetinin kusurlu ifa edildiği iddia edildiğinden davalıların husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Dava konusu araçta meydana gelen yangın nedeni ile ayıp olup olmadığının tespiti için araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olup yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu araçta yangın meydana gelmesinde davalı ... Türk Anonim Şirketi, davalı ... A.Ş., davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den kaynaklı herhangi bir kusurun bulunmadığı, katalizör temizleme ve tamir işlemlerinin yetkili servislerce yaptırılmadığı, bu nedenle katalizör tıkanmasının davacının kusurundan kaynaklandığı, söz konusu araçta açık ya da gizli ayıbın bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerinde ek rapor alınmak üzere dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ek raporunda da kök raporundaki görüşünü koruduğunu belirtmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi kök ve ek rapor doğrultusunda davalı araçta açık ya da gizli bir ayıbın bulunmadığı; davalılar tarafından servis hizmetinin ayıplı ifa edildiğinin davacı tarafça ispatlanamamış olması ve davacı tarafça katalizör temizleme ve tamir işlemlerinin yetkili servislere yaptırılmadığı, bu nedenle katalizör tıkanmasının davacının kusurundan kaynaklandığı gerekçeleri ile açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\" gerekçesi ile, <br>''1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverilli olmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece irdelenmediğini, ... plakalı, ... marka, 2017 model, .... tipi,... motor ve ... şasi numaralı Çekicinin (BC yarı röm. için), 24/01/2018 tarihinde müvekkil ... firması tarafından davalı ... firmasından satın alındığını, araç satın alınırken aracın garantisinin devam ettiği garanti kapsamında aracın her zaman tamirini yaptırılabileceğinin taahhüt edildiğini, ilgili servislerde aracın 3 yıl garantili olduğunun gözüktüğünü, aracın trafiğe çıkış tarihi olan 02/01/2018 tarihinde başlayan 3 yıllık garanti süresinin 02/01/2021 tarihine kadar devam ettiğini, aracın davalı firmadan teslim alımına müteakip iki yıl dahi geçmeden 11/03/2020 tarihinde arızalandığını, ... sevisi olan, '... Mah. ... Sok. Esenyurt/İSTANBUL' adresinde bulunan davalı ... Otomotiv firmasına ait işyerine bırakıldığını, dört gün bu serviste kalan aracın onarımının tamamlandığı söylenerek 16/03/2020 tarihinde müvekkil firmaya teslim edildiğini, fakat araç teslim alındıktan sonra tekrar arıza yaptığından müvekkil tarafından 17/03/2020 tarihinde tekrar aynı servise gönderildiğini, servisten 18/03/2020 tarihinde teslim alınan aracın 23/03/2020 tarihinde tekrar arızalandığını, bunun üzerine yeniden davalı ... firmasına ait servise çekilen aracın bir hafta - on gün serviste detaylı incelenmesi gerektiğinin bildirildiğini, ancak aracın İzmir'e gitmesi gerektiğinden ve yola çıkmasında da sakınca olmadığı bildirildiğinden İzmir'de yaptırılmak üzere araç teslim alınarak yola çıkıldığını,  İzmir'e getirildiği esnada yeniden arızalanan aracın, 20/05/2020 tarihinde '... Mah. ... Bornova/İZMİR' adresinde bulunan davalı ... firmasına ait iş yerine bırakıldığını, burada yapılan incelemede aracın 23/03/2020 tarihinde davalı ... servisinde yapılan işlem sırasında araca partikül filtreleri sökülüp takılırken yanlış kelepçe takıldığı, egzoz kelepçesinin yerinden çıkıp tesisatların yanmasına ve zarar görmesine sebebiyet verdiği, ayrıca aracın partikül filtresinin arızalı olduğunun tespit edildiğini, davalı ...'in davalı ... firması ile yaptığı görüşme sonrasında, davalı ... firması tarafından tesisatın karşılanacağı, yanan egzoz katalizörün de 161.000-TL olduğu, bunun 61.000-TL'sinin müvekkil tarafından karşılanması gerektiğinin bildirildiğini, davalı ... servisinde, ... firmasının kusurundan kaynaklı parça değişiminin yapıldığı ve arızanın giderildiğinin söylenmesi ve katalizör sorununun çözülmemesi nedeniyle 06/06/2020 tarihinde müvekkil firma tarafından aracın teslim alındığını, bunun üzerine müvekkil davacı firmanın, kendi imkanlarıyla aracın katalizörünü tamir ettirdiğini,  bilirkişi değerlendirmesinde katalizörlerin km cinsinden ömür değerlendirmesinde uzun süre yüksek devir, düşük kaliteli yakıt, düşük kaliteli adblue kullanımını hesaba katıldığını, ancak müvekkilin kötü adblue kullanmadığını, davacı müvekkil şirket tarafından aracın satın alımına müteakip 2 yıl dahi dolmadan alınan aracın bu arızayı vermesinin aracın yüksek segment bir araç olması ve davalı markanın küresel çapta nam salmış bir marka olması hususları gözetilerek aracın fabrikasyon çıkışındaki hatalarının tespit edilmemesi, araçta meydana gelen arıza ve sorunların üretimden kaynaklı gizli ayıplar nedeniyle meydana geldiği, garanti süresinde meydana gelen arızaların ücretsiz olarak giderilmesi gerekliliği, bunların davalıların sorumluluğunda olduğu hususlarına bilirkişi raporunda değinilmemesinin hatalı olduğunu, raporun bu yönüyle hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, aracın satın alımına müteakip iki yıl dahi dolmadan oluşan arızaların temelinde üretim hatası (fabrikasyon çıkışındaki hata) olup olmadığı hususlarının da ayrıca değerlendirilmesi ve müvekkilin aracındaki sorunların üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, servislerde yapılan işlemlerin bilirkişi tarafından tek tek değerlendirilmesi gerektiğini, davalı tarafından uygun olmayan kelepçe takılması ile katalizör tıkanması arasındaki illiyet bağının yokluğunun detaylı şekilde açıklanması gerektiğini, kelepçe takılırken hangi parçaların sök- tak işlemine tabi olduğu, bu sök- tak işlemine tabi olan parçaların katalizör bağlantılarını etkileyip etkilemeyeceği hususunun detaylıca belirtilmesi gerektiği ve katalizördeki fabrikasyon hatasının çözümü için neden ve hangi gerekçeyle davalılar tarafından çözüm sunulmadığının ve hangi gerekçeyle sorumluluk kabul etmediklerinin detaylı bir değerlendirmeye tabi olduğunun netleştirilmesi gerektiğini, Bilirkişinin ... plakalı, ... marka, 2017 model ayıplı aracın, davalılarca yetkili servis tarafından ücretsiz olarak orijinal parça ile onarımının sağlanması için gerekli parça listelerinin raporda belirtmesi gerektiğini, eğer fabrikasyon üretim hatası olan parçadaki ayıp giderilemiyorsa aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi hususunun değerlendirmesi gerektiğini, bu da mümkün değilse dava konusu aracın alım bedeli olan 390.000,00 TL'nin işleyecek faiz ile müvekkile iade hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkil davacının dava konusu ticari aracın gizli ayıp ve arızasından dolayı yaptığı giderlerin ve aracın kullanılamaması nedeniyle doğan zararların karşılanması için kalem kalem hesap yapılması gerektiğini,  aksi takdirde hüküm kurmaya elverişli bir rapordan söz edilemeyeceğini, Bilirkişinin \"egzoz borusunun uygun olmayan kelepçe kullanılması sonucu yerinden çıkması, bu borunun salınım ve sıcaklık gibi nedenlerle bağlı bulunduğu bölgeye hasar vermesi mümkündür.\" tespitiyle davalıların sorumluluğunun bulunduğunu belirttiğini, buna rağmen netice kısmında davalıların sorumluluğunun bulunmadığını söylemesinin çelişkili olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için bilirkişice davalılar tarafından araca yapılan işlemlerin detaylı şekilde yazılması gerektiğini, müvekkilin davalı şirketlere aracındaki eksikliklerin giderilmesi ve gerekli onarımların yapılarak davalı müvekkile araçtaki ayıbı gidererek teslim etmemesi hususunun ve davalı şirketlerin ve  araç garanti kapsamında olmasına rağmen müvekkile ait aracın sorununa çözüm bulmadıklarının ve üretim hatası kaynaklı ayıbın hiçbir surette giderilmediği hususlarının raporda belirtilmesi gerektiğini, Araç satın alınırken aracın garantisinin devam ettiğini, garanti kapsamında aracın her zaman tamirinin yaptırılabileceğinin taahhüt edildiğini, ilgili servislerde aracın 3 yıl garantili olduğunun gözüktüğünü, aracın trafiğe çıkış tarihi olan 02.01.2018 tarihinde başlayan 3 yıllık garanti süresinin 02/01/2021 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkilin araçtaki gizli ayıbı fark etmesi üzerine 09/06/2020 tarihinde tüm davalılara ihtarname yoluyla bu ayıp ihbarı bildirimini yaptığını,Dava konusu olayda gizli ayıbın söz konusu olduğunu, davalı ... servisinde yapılan işlem sırasında, partikül filtreleri sökülüp takılırken yanlış kelepçe takıldığı, egzoz kelepçesinin yerinden çıkıp tesisatların yanmasına ve zarar görmesine sebebiyet verdiği, ayrıca aracın parkitül filtresinin arızalı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davalı ...'in yalnızca yetkili servis olduğu iddiasından bahisle sorumluluktan kurtulamayacağını, çünkü müvekkil tarafından arızalanmış şekilde davalının servisine getirilen aracın davalı tarafından uygulanan hatalı işlemler sonucu zarar gördüğünü, araçta meydana gelen arıza ve sorunların üretimden kaynaklı gizli ayıp nedeniyle meydana geldiğini, buna rağmen davalı servislerce baştan beri katalizör arızasının garanti kapsamında olmadığının ileri sürüldüğünü, bu açıdan aracın garanti kapsamında tamirinin reddedildiğini, oysa söz konusu arızaların aracın garanti süresi içerisinde meydana geldiğini, kaldı ki garanti süresi geçmiş olsa dahi üretim kaynaklı arızaların ücretsiz olarak giderilmesinin davalıların sorumluluğunda olduğunu, Davalı ... firmasının satıcı olarak, davalılar ... ve ... firmasının ise yetkili servis ve onarım (eser) sözleşmesi kapsamında yüklenici olarak aracın garanti kapsamında tamiri ve zamanında ve gereği gibi tamir hizmeti verilmemesi sonucu meydana gelen zararları karşılama konusunda müteselsilen sorumlu olduklarını, Mahkemece dosyanın ek rapor alınmak üzere tekrar bilirkişiye tevdi edildiğini, ancak bilirkişinin itirazlarını hiçbir şekilde dikkate almadığını ve ek raporu da inclemediğini, bilirkişi raporunun 3 kişilik alanında uzman bilirkişi heyetinden alınması gerektiğini, ancak ek rapora karşı itirazlarına rağmen dosyanın mahkemece heyet bilirkişisine tevdi edilmediğini, bu kadar kapsamlı bir dosyada, tek bilirkişi tarafından tanzim edilen hatalı ve eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ayıplı araç satışı nedeniyle yetkili servis tarafından ücretsiz olarak orjinal parçaları ile onarımının sağlanmasına, aracın onarımının sağlanarak ayıbın ortadan kaldırılamaması halinde davalı ... firması tarafından aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine, bu mümkün olmazsa aracın, davalı ... firmasından alım bedeli olan 390.000 TL.nın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... firmasından alınarak davacıya verilmesine, araç için yaptığı giderler ve aracın kullanılamaması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davacı tarafça dava konusu ... plaka numaralı 2017 ... LS ... marka çekicinin Beşiktaş 4. Noterliği'nin 24.01.2017 tarih, ... yevmiye numaralı satış sözleşmesinde açıkça yer aldığı üzere “halihazırdaki durumu görüp beğenerek”  2. el olarak 390.000,000.-TL. bedelle davalılardan ... Türk A.Ş.'den satın alındığı, aracın ilk kez 11.03.2020 tarihinde ''motor arıza ikazı yanıyor'' ve ''egzoz gazı sonradan işleme uyarısı veriyor'' şikayetleri  ile davalı ... servisine gelen aracın dizel partikül filtresinin (DPF) dolu olduğunun tespit edildiği, DPF değiştirilen araç bakımından incelemenin devam etmesi gerektiği ve aracın trafiğe çıkmaya uygun olmadığı bilgisi verilmesine ve davacı taraf uyarılmasına rağmen araç teslim alınmak istenmiş ve bu sebeple rejenarasyon yapılarak araç teslim edildiği, araç teslim edilir edilmez yeniden arıza yaptığı ve çok kısa süre içinde yeniden servise getirildiği, yapılan incelemede  egzozun (katalizör) tıkalı olduğunun netleştirildiği, bunun sebebinin ise uygunsuz adblue kullanımı olduğunun anlaşıldığı, sorunun kullanıcı kaynaklı olduğu ve ücretsiz tamirat, değişim işleminin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı davacıya iletildiği ve onarım ücreti kendilerine bildirildiği, davacı taraf durumu değerlendirmek adına aracı teslim almak istemiş, servis görevlilerince uyarılarak aracın trafiğe çıkmaya uygun olmadığını aksi halde meydana gelebilecek herhangi bir zarardan vb. sorumlu olmayacaklarını ilettikleri, davacı tarafça, aracın trafiğe çıkmaya uygun olduğu şeklinde bir beyanda bulunulduğu iddia edilmiş ise de, aksine, davacı nezdinde aracı almaya yetkili olan ... tarafından imzalanmış Kalite Raporunda da ilgili husus net bir biçimde izah edildiği, buna göre ''Aracın motor arıza ikazı ara ara yanmaktadır. Müşteri zamanı olmadığını belirtip aracını alıyor! Daha sonra getirecektir. Sorumluluk servisimize ait değildir'' ibaresinin yer aldığı, buna göre servisin üzerine düşen aydınlatma görevini yerine getirdiği, fakat davacı tarafın, tüm sorumluluğu alarak aracı teslim aldığı, servisten alınan araç bu kez yeniden arıza yapmış ve 23.03.2020 tarihinde tekrar servise getirildiği, ''Egzoz spirali kaçırıyor'' ve ''Motor arıza ikazı yanıyor'' şikayetleri ile gelen araç bakımından iş emri  düzenlenip aracın onarıma alındığı, yapılan detaylı kontrol sonrası arızanın devam ettiği ve egzoz spiralinin kaçırdığının tespit edildiği ve egzoz borusunun değiştirildiği, aracın gerekli onarımı yapılmadan yola çıkarılmasının uygun olmadığı kendilerine açıklandığı, fakat davacı şehir dışına çıkmaları gerektiğini iletmiş ve aracı teslim almak istediği, yine davacı taraf adına ... tarafından imzalı 23.03.2020 tarihli Kalite Raporu'nda bu kez  ''Aracın adblue kalitesi düşük olduğu bu sebeple egsozun tıkandığı, katalizatörün değişimi gerektiği bilgisi müşterimize iletilmiştir. Parça fiyatı pahalı olduğu için garanti kapsamında değerlendirilmediğinden müşteri herhangi bir işlem yaptırmadan aracını alıyor. Oluşabilecek arıza ve problemlerde sorumluluk servisimize ait değildir'' açıklamasının not düşülerek aracın davacı tarafça teslim alındığı,  ... Plakalı dava konusu araç, 21.05.2020 tarihinde, “Egsoz Borusu Yerinden Çıkıyor” ( spiral ) şikayeti ile davalı ...’in İzmir’deki servisine giriş yaptığı, yapılan kontrollerde, aracın partikül filtresinin yanlış montaj yapılması sonucu tesisat ve sensörlerin yanmış olduğunun belirlendiği, aynı zamanda partikül filtresinin de yandığının tespit edildiği, dava konusu aracın 23.03.2020 tarihinde İstanbul ... servisinde yapılan işlem sırasında, hatalı kelepçe takıldığı, egzoz kelepçesinin yerinden çıkıp, tesisatlara zarar verdiğinin  belirlendiği, konu ... Bayiye iletilmiş ve değişmesi gereken parçalar listesinin iletildiği, ... servisi tarafından  tüm işçilik ve parça bedeli karşılanarak tamir edildiği, aynı zamanda aracın, partikül filtresinin kullanıcı kaynaklı ( hatalı adblue kullanımı ) nedeniyle arızalı olduğu ve değişmesi gerektiği  ... servisi tarafından davacıya iletildiği, ... Servisince, aracın kontrolü sırasında belirlenmiş olduğu değişmesi gereken parça, sorun, davacı kullanıcı kaynaklı olduğundan, ücretsiz değiştirilmesinin mümkün olmadığının davacıya bildirildiği, davacı tarafça kendi imkanlarıyla aracın katalizörünü tamir ettirdiği, 15.06.2020 tarihinde İzmir'den Afyon'a giderken aracın egzosunun tekrar alev alarak yandığı, aracın bir kez daha ... servisine getirildiği, garanti kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle araçta gerekli parça değişiminin yapılmadığı, aracın tamirinin kasko sigortası kapsamında giderilmesi için davacı tarafça ... Sigorta A.Ş.'ye başvurulduğu, dava dilekçesine ekli ... Sigorta A.Ş.nin 30.06.2020 tarihli yazısıyla da  \"yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma veya bakımsızlık nedeniyle meydana gelen zararların teminat dışı olduğu gerekçesiyle bu talebi reddettiği, davaya konu araçta meydana gelen arıza ve sorunların, garanti süresi içerisinde üretimden kaynaklı ve/veya satım sırasında mevcut gizli ayıp nedeniyle meydana geldiği, aracın onarımının davalı firmalarca sağlanmasının gerektiği, baştan itibaren katalizör arızasının davalı servislerce tamir edilmemesi ve parça değişminin yapılmamasının hukuka aykırı olduğu ve ayıplı hizmet sunulduğu ve bu itibarla davalıların sorumlu olduğundan bahisle aracın, yetkili servis tarafından ücretsiz olarak orjinal parçaları ile onarımının sağlanmasına, aracın onarımının sağlanarak ayıbın ortadan kaldırılamaması halinde davalı ... firması tarafından aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine, bu mümkün olmazsa aracın, davalı ... firmasından alım bedeli olan 390.000 TL.nın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... firmasından alınarak davacıya verilmesine, araç için yaptığı giderler ve aracın kullanılamaması nedeniyle şimdilik 500 TL.maddi tazminat ile 537,50 TL.ihtarname masrafının ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, davaya konu araç üzerinde makina mühendisi bilirkişi marifetiyle keşfen inceleme yaptırılarak makina mühendisi bilirkişiden talimat mahkemesince rapor alınmış, bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine bilirkişiden ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 266. maddesi uyarınca, mahkemece çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerin mevcudiyeti nedeniyle bilirkişi raporu alınmasından sonra, raporun hüküm kurmaya elverişli olmaması veya yeterince açık olmaması sebebiyle denetlenememesi ya da tarafların rapora itiraz etmeleri halinde HMK'nın 281. maddesi uyarınca bilirkişiden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi aracılığıyla incelemenin tekrarlanması mümkün olup, somut dosyada mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan kök ve ek rapor denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu görülmekle, mahkemece, bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilerek karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. İlk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde davacı vekilinin, hükme elverişsiz bilirkişi raporuna göre karar verildiğine yönelik  istinaf nedeni yerinde değildir. İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek  rapor içeriğindeki tespitler ışığında; ... Servisinde dizel partikül filtresinin ve katalizörün tıkalı olduğu tespit edilen dava konusu aracın dizel partikül filtresi garanti kapsamında değiştirilmiş olup katalizör ise kullanıcı kaynaklı olmasından dolayı değiştirilmediği, sonrasında aynı servise egzoz spirali kaçırıyor şikayeti ile gelen aracın egzoz borusu garanti kapsamında değiştirildiği, bu işlem sırasında yanlış kelepçe kullanılması durumu diğer yetkili servis olan ... tarafından tespit edildiği, egzoz borusunun uygun olmayan kelepçe kullanılması sonucu yerinden çıkması, bu borunun salınım ve sıcaklık gibi nedenlerle bağlı bulunduğu bölgelere hasar vermesi mümkün olduğu ancak bu hasarın ... tarafından ...'e bildirimi üzerine ... tarafından karşılanmış olup yetkili servis olarak bu işlemi ... tarafından yapıldığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere katalizörün tıkalı olması ilk servis girişinde de tespit edilmiş olup ... servisinde de katalizörün tıkalı olduğunun vurgulandığı, uygun olmayan kelepçe takılmasının katalizörü teknik olarak tıkayamayacağı ve aralarında herhangi bir illiyet bağının olmadığı, düşük kaliteli adblue kullanımı ve rapor içerisinde ayrıntılı olarak belirtilen uzun süre yüksek devir, düşük kaliteli yakıt kullanımı aracın katalizör sistemini tıkayabildiği, yetkili servisler tarafından da bu duruma dikkat çekildiği, kullanıcı kaynaklı düşük kaliteli adblue kullanımı sebebiyle katalizör sisteminin tıkandığı ve yangının bu sebeple meydana geldiği, yetkili servis giriş-çıkış tutanaklarına bakıldığında ise azami servis sürelerine uyulduğu, sorunun davacıya açıklandığı fakat davacı tarafından işlemin garanti kapsamına girmemesi sebebiyle aracın yetkili servislerden alındığı, 15/06/2020 tarihli çıkan yangından kısa bir süre önce ... Servisi tarafından katalizör hariç tüm sistem gözden geçirilerek ve uygun parçalarla tamirinin yapıldığı servis fişlerinden görüldüğü, ... plakalı aracın egzoz sisteminde ortaya çıkan yangın ile alakalı, Davalı ... Türk Anonim Şirketi, Davalı ... A.Ş., Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’den kaynaklı herhangi bir kusurun bulunmadığı, Katalizör temizleme ve tamir işlemlerinin yetkili servislerce yapılmadığı, katalizör tıkanmasının davacının kusurundan kaynaklandığı, söz konusu aracın ayıplı veya gizli ayıplı olmadığı, buna göre mahkemece, davacının tüm terditli talepleri değerlendirilmek suretiyle tüm taleplerin reddine yönelik verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br> <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3d502659b6d4a26","SID":"ee7018fb8b2cc4e2"}}