{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....\t(...)<br>ÜYE\t\t: .....\t(...)<br>ÜYE\t\t: .....\t(...)<br>KATİP\t\t: .....\t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 10/04/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALI\t: 1- ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av......<br>DAVALI\t: 2- ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 09/10/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/10/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacıya  ait ........ plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ........ poliçe numarası ile sigortalanan ........'a ait ........ plakalı araç arasında 01.07.2024 tarihinde \"Konya İli Karatay İlçesi ... Mahallesi ........ Caddesi ........ Sokak\" üzerinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın kusurlu davranışı nedeniyle meydana gelen kaza neticesinde davacının aracında 132.240,94-TL tutarında hasar meydana geldiğini, davacıya ait aracın kaza neticesinde 93 gün serviste kaldığını, bu süre zarfında aracından mahrum kaldığını ve kullanamadığını, davacının aracında meydana gelen hasar onarım bedelinin ve değer kaybının tazmini için davalı sigorta şirketine KTK.m. 97 gereğince başvuruda bulunulduğunu ve başvuru dilekçesinin 21.10.2024 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalı sigorta şirketi tarafından başvuruya ilişkin herhangi bir dönüş yapılmadığı gibi nedenlerle davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL hasar bedelini, 100,00-TL değer kaybı tazminatını ve 100,00-TL araçtan yoksun kalma tazminatının  kaza tarihi olan 01.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.<br>Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından 13/12/2024 tarihinde 90.564,12TL hasar tazminatı, 13/12/2024 tarihinde davacı vekiline 50.000,00TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, tazminat hesabı yapılırken aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orijinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan kısımları ve aracın onarımında kullanılan parçaların niteliği gibi temel kıstaslar göz önünde bulundurularak 14.02.2023 tarihli 2021/82 E. ve 2022/167 K. sayılı AYM kararı doğrultusunda reel olarak ne kadar değer kaybettiği tespit edildiği  ve reel değer kaybı tutarının hesaplandığını, işbu ödeme akabinde davalı şirketin tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, araç mahrumiyet bedeline ilişkin bir tazminat ödemesinin poliçe kapsamına girmediğinden davalı sigorta şirketince  araç mahrumiyet bedeli tazminatı ödemesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı aracın ticari araç olmadığından avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğu gibi nedenlerle haksız olarak açılmış olan davanın davalı şirket yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini  talep ettiği görülmektedir.<br>Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; ........ Caddesi istikametinden ........ Sokağa doğru kontrolsüz hızla gelen kusurlu araç sürücüsü ........'in geliş istikametinde kontrolsüz kavşağa çıkmadan önce DUR levhasının olduğunu, araç sürücüsü ........'in çift şerit yoldan tek şerit yola hızla geçiş yaparken davalının aracını dahi fark etmediğini, kasis uyarılarını görmezden gelerek hızını yavaşlatmadan kavşağa girip sağ istikametinden gelen aracın şeridini ihlal ederek sol tarafına çarpının davalını aracının savrulmasına neden olduğunu, kusur oranına ilişkin itirazlarının bulunduğunu dosyanın ATK'Ya gönderilmesini talep ettiklerini, haksız olarak açılmış olan davanın ........ yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"Dava, trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan maddi zararın tazminine ilişkindir.<br>2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalı kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.<br>Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin  malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile  zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların  zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde  olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.<br>Somut olayda, öncelikle kazaya karışanların kusur durumlarının tespiti gerekir. Mahkememizce aldırılan raporda özetle; ........ plakalı otomobil sürücüsü ........'in bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK 'nun 84. Maddesinin asli kusurlardan kod No:8'e denk gelen madde 57/1-A (Kavşaklarda geçiş önceliği olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) ve madde 47/1-c(trafik levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleriyle belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar) kurallarını ihlalden dolayı Asli kusurlu olup %100 oranında kural ihlali olduğu, ........ otomobil sürücüsü ........'ın bu kazada herhangi bir kural ihlali yapmadığı değerlendirilmiştir.<br>Olay yerine ilişkin yapılan fotoğraflamalar ve tespitlerde görüldüğü üzere davalı aracın geldiği yönde kendisine herhangi bir uyarı ya da dur levhası bulunmadığı, davacı aracın geldiği yönde ise kavşağa bağlanmadan önce kendisine emredici mahiyette olan DUR LEVHASI olduğu, davacı aracının açık görüş açısına rağmen dur levhasını dikkate almayarak dikkatsiz ve tedbirsizce kavşağa katılarak kavşak içerisinde geçiş önceliği olan araca çarparak kazaya sebebiyet verdiği, tüm bu belirlemelerin sigorta tahkim dosyasında alınan rapor ile de aynı şekilde tespit edildiği, son olarak araçların çarpışma yeri ve noktaları da gözetildiğinde davacının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün olayda kusuru bulunmadığı değerlendirilmekle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davanın REDDİNE\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında kazanın oluş şekli araştırılmadan, özellikle sigorta şirketleri arasındaki mutabakat dikkate alınmadan salt eksik araştırma ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, kusurun tamamen davalı sürücüye ait olduğunu, dava konusu kaza müvekkilinin kavşağın içerisine çoktan girmişken ve hatta neredeyse kavşaktan çıkmak üzereyken gerçekleşmiş olup davalının açıkça dönel kavşaklardaki geçiş üstünlüğünün kavşak içerisindeki araçlara ait olduğuna ilişkin kuralı ihlal ettiğini, davalı sigorta şirketi dahi kendi sigortalısı davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu kabul ederek müvekkiline hasar bedeline ilişkin ödeme yapmış iken, adli trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporun tümüyle aksi yönde tespitler içermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dosyanın Adli Tıp Kurumu'na tevdii edilerek kusura ilişkin yeniden rapor düzenlenmesi talep edilmesine rağmen bu taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava, trafik kazası nedeniyle, araç hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkindir.<br>Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda kusurun %100 oranında davacıya ait ........ plakalı araç sürücünde olduğu kanaati nedeniyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, kusur yönünden davacı vekilince istinaf edilmiştir.<br>Mahkemece adli trafik bilirkişinden alına 03/03/2025 tarihli raporda, özetle;  maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, kroki, sürücü beyanları, olay yeri fotoğrafları, cd görüntüleri, eksper raporu, uyuşmazlık bilirkişi raporu ve diğer bilgi ve belgeler dikkate alındığında; Sürücü ........’ idaresindeki ........ plakalı Otomobil ile, ........ caddesini takiben seyredip, ........ caddesi kesişen Dönel kavşağına geldiğinde kendisine bulunan (Dur) levhasına rağmen durmayıp kavşağa kontrolsüz seyir hızı ile giriş yaparak dönel kavşak içinden karşıya ........ sokak istikametine geçiş yapacağı esnada aracının ön kısımları ile, yine sağından ........ caddesini takiben seyredip, dönel kavşak içinden karşı istikamet doğru geçiş yapan ........ plakalı otomobilin sol yan kısımlarına çarparak kazaya sebebiyet vermiştir. Bu kusurlu davranışı; 2918 sayılı K.T.K’ 57/1-a “Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.) ve Madde 47/1-c (Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleriyle belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar) Hükümlerini ihlal ettiği görülmektedir. Kazanın oluşumunda davacıya ait araç sürücününün %100 oranında kusurlu olduğu, davalı ait ........ plakalı araç sürücünün kusurunun bulunmadığı, görüş ve kanaati bildirilmiştir.<br>Dosya kapsamına bulunan kayıt, fotoğraf  ve sair belgelere göre, meydana gelen kaza sonucu davacı aracının ön kısmından (ağırlıklı olarak sağ ön taraf), davalıya ait aracın ise sol yan kısmından hasar aldığı görülmüştür. Bilirkişi raporunun, dosya içerisinde bulunan taraflarca hazırlanan kaza tespit tutanağı, eksper raporu, hakeme heyetine sunulan kusur raporu, fotoğraflar, servis kayıtları ile sair kayıtların incelenerek hazırlandığı, raporun,  hakem heyetine sunulan kusur bilirkişi raporuyla, araçların hasar bölgeleri de dikkate alındığında olayla uyumlu olarak açıklayıcı ve denetime elverişli şekilde hazırlandığı, mahkemece hükme esas alınmasına bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmış olmakla,  itirazın reddi gerekmiştir.<br>Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut  delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen  istinaf isteminin  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafça yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 09/10/2025<br><br><br>.....<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br><br>.....<br>Üye<br>...<br> e-imzalı <br><br>.....<br>Üye<br>...<br>  e-imzalı<br><br>.....<br>Katip<br>...<br>  e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f78cf71f88be7af","SID":"6a1098814877cdb8"}}