{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/1525 <br>KARAR NO: 2025/1750<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/04/2025<br>ESAS NO: 2024/963 <br>KARAR NO: 2025/319<br>DAVANIN KONUSU: Alacak/zarar talebi <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 10/10/2025<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/04/2025 tarih ve 2024/963 E - 2025/319  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin elektrik dağıtım hizmetinin bir gereği olarak Kayseri ve civarını aydınlatmak amacıyla elektrik direkleri tesis ettiğini, direklerde aydınlatmaya yarar armatürler bulunduğunu, armatürlerin satın alınması amacıyla 2017 yılında çıkılan ihaleyi davalı firmanın kazandığını, ihale sözleşmesi kapsamında optik marka, polimer gövdeli 70W, 150W ve 250W gücünde sokak armatürleri satın alındığını, armatürlerin montajı tamamlandıktan bir süre sonra armatürlerde çatlama, kırılma, kopma ve düşme gibi bozulmalar meydana geldiğini, oysa bu armatürlerin ömrünün 25-30 yıl arası olması gerektiğini, davalı firmaya başvuru yapıldığını, bir kısmının değiştirildiğini ancak sorunların giderilmediğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/377 D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, müvekkilinin davalının kusurlu eylemleri yüzünden mal varlığında meydana gelecek çoğalmadan mahrum kaldığını, davalı firmanın sattığı ürünlerin gizli ayıplı olduğunu ve davalının ağır kusurlu olduğundan bahisle davanın kabulüne, satın alınmış olan toplam 16.011 adet ayıplı armatür bedelinin karşılığı olan bedelin şimdilik 500,00-TL'sinin, ihale edilen iş hakkında yeniden armatür temin ederek kendi personellerini çalıştırmak zorunda kalması nedeniyle iş gücü bedelinin bir kısmının karşılığı olarak şimdilik 500,00-TL, armatürlerin tamamının yenileriyle değiştirilmesi nedeniyle sözleşme tarihinden bu yana geçen süre içinde maliyetlerde meydana gelen artış nedeniyle müvekkiline yüklediği külfet nedeniyle şimdilik 500,00-TL olmak üzere toplam 1.500,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacının talebinin daha önce Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/60 esas sayılı dosyası ile kesin hükme bağlandığını ve ayrıca alacağının zaman aşımına uğradığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/377 D.iş sayılı dosyasında yaptırılan delil tespiti sonrasında alınan raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, ürünlerin tamamının garanti süresinin dolduğunu, müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, davacı tarafın açtığı davanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili tarafından davacı firmaya satılan ürünlerin testten geçerek teslim edildiğini, neticeten haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Somut olayda, davacı ile davalı arasında 2017 yılında optik marka polimer gövdeli 70w, 150w ve 250w gücünde sokak armatürü satım sözleşmesi akdedilmiştir. Eldeki dava açılmadan evvel Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/60 Esas sayılı dosyası ile ...AŞ tarafından ... aleyhine işbu satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle dava açılmış, ... tarafından da ...AŞ aleyhine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/214 Esas sayılı dosyası ile yine bu sözleşmeden kaynaklı olarak hasarlanan armatür bedeli, montaj bedeli ve yeni alınan armatür bedeline ilişkin 3 alacak kalemi yönünden dava ikame edildiği, bu davanın Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/60 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği ve bu dosya üzerinden karar verildiği, kararın istinaf denetiminden geçerek 29/02/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eldeki dosya davacısı ...'ın Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/214 Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesi incelendiğinde, 2. Sayfasının 2. Paragrafında davalı şirketten alınan optik marka armatürler üzerinde mevcut ayıplı durumun belirlenmesi için delil tespiti yaptırıldığını ifade ettiği, dilekçenin sonuç kısmında satış sözleşmesine konu ayıplı armatürlerin neden olduğu ve kendileri tarafından karşılanan hasarlar için cümlesini kullanarak satış sözleşmesine konu tüm armatürlere yönelik inceleme talebinde bulunduğu, yine dava dilekçesinin 4. Sayfasının son paragrafında tüm armatürlerin tespitinin yapılıp değişmesi gerektiğini iddia ettiği, talep sonucunda da hasarlanan armatür bedeli, montaj bedeli ve yeni alınan armatür bedeli talebinde bulunduğu, mahkemece tarafların delilleri toplanarak davanın esastan sonuçlandırıldığı, davacı eldeki davada aynı hukuki ilişkiden kaynaklı olarak kullanılmaya devam edilen diğer armatürler yönünden de aynı sorunun yaşandığından bahisle hasarlanan armatür bedeli, montaj bedeli ve yeni alınan armatür bedelini talep ettiği, ancak taraflar arasında görülüp sonuçlanan ilk davanın satım sözleşmesine konu tüm armatürler yönünden incelendiği, eksik inceleme olup olmadığı hususunun ayrı bir dava ile ileri sürülemeyeceği, açıklanan nedenlerle davacının açmış olduğu işbu davanın ek dava niteliğinde de olmadığı, uyuşmazlığın daha önce kesinleşmiş mahkeme kararı ile sonuçlandırıldığı anlaşılmakla davacının davasının kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. Davanın HMK 114/1-i ve 115/2 maddeleri uyarınca kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından dava dilekçesinde kullanılan armatür sayıları dikkate alınmadığını, müvekkil şirket gerçek zararının kesinleşen mahkeme kararıyla öğrendiğinden yeni bir dava açmak yoluna başvurduğunu, eksik inceleme olup olmadığı hususunun ayrı bir dava ile ileri sürülemeyeceği açık olup; iş bu dava dosyasında ilk davaya konu edilmeyen ilk dava tarihi itibariyle hasara yol açmamış sökülmemiş olan 16.011 armatür hakkında talepte bulunulduğunu, taraflar arasında aynı hukuki ilişkinin bulunmasının derdestlik ile ilgisi bulunmadığını, zira bir hukuki ilişkiden birden fazla hukuki uyuşmazlık doğabileceğini, derdestlikten söz edebilmek için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerektiğini, dava sebeplerinin aynı olmasından anlaşılması gereken davada dayanılan hukuki sebepler olmayıp davada dayanılan vakıalar olduğunu, HMK 114/1-ı madde hükmüne göre derdestlik için aynı davanın daha önceden açılmış olması yeterli olmayıp bunun yanında diğer davanın halen görülmekte olması gerektiğini, görülmekte olan önceki dava kesin hüküm oluşturmayacak biçimde sona ermiş ise halen görülmekte olma koşulu ortadan kalkmış olduğu için sonradan açılan davada derdestlik nedeniyle dava şartı eksikliği bulunduğundan söz edilemeyeceğini, ilk dava il ikinci davanın konusu zararlar aynı olmadığından 16.011 armatür hakkında kesinleşmiş hüküm bulunmadığını, dava dilekçesinde de bahsi geçtiği üzere delil tespiti sadece mevcut durumun tespiti için yapılmakta olup, ne bilirkişilerin ne de mahkemenin sahadaki tüm armatürleri incelemesi mümkün olmadığını, bu nedenle delil tespitinde de müvekkilin tüm zararı tespit edilemediğini, dolayısıyla delil tespiti sırasında satış sözleşmesine konu armatürlerin bir kısmı incelenerek gizli ayıbın varlığına dair bir tespit yapılmış olsa dahi kesinleşmiş bir yargı kararı olmadığından müvekkilin gerçek zararının karşılanması mümkün olmadığını, gerekçeli kararda dilekçelerdeki cümlelerin sadece bir kısmına işaret edilerek dilekçelerde verilmek istenen anlam çarpıtıldığını, zira kesinleşen mahkeme kararının harcı dahi kısmi dava usulüyle yatırılmış olup ihale bedelinin yani satın alınan tüm armatürlerin bedeli, montaj bedeli ve iş gücü kaybının tamamı yönünden dava değeri belirlenmediğini, iş bu dava 1.500,00-TL değerinde KISMİ alacak davası olup diğer dava ise 3.000,00-TL değerinde KISMİ alacak davası olarak açıldığını, daha sonrasında ise sadece tespiti yapılan zarar yönünden bedel artırımı yoluna gidilerek dava değeri 93.065,75-TL'ye yükseltildiğini, oysa iş bu davaya konu talebimiz ise satış sözleşmesine konu diğer armatürleri içerdiğinden hesaplanması ve artırılması gereken bedel de farklı olduğunu, iki davanın konusunun ve dava dilekçelerinin farklı olduğu dava değerinden dahi anlaşıldığını, açıklanan sebeplerle derdestlik itirazı nedeniyle davanın reddine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, öncelikle yerel mahkemenin iş bu hatalı ve hukuka aykırı kararının ortadan kaldırılmasını, ardından yeniden inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket birkaç küçük sorun dışında 8 yıldır sorunsuz olarak kullandığı armatürleri ayıp olmamasına rağmen değiştirerek kendince sorumlu olduğu hizmet alanında bedelsiz armatür değişimi çabasına girmiş göründüğünü, MK'nın 2.Madde kapsamında hukuk sistemimizin bu yaklaşıma uygunluk vermesi düşünülemeyeceğini, davacı taraf neredeyse ekonomik ömrü kadar kullandığı armatürleri hiç kullanmadığını, faydalanmamış gibi algı yaratmaya çalıştığını, davacının armatürlerin ekonomik ömrüne yönelik getirdiği abartılı yorumun (25-30 yıl) bilimsel bir karşılığı bulunmadığını, davacının amacının ne olduğu basit bir incelemeyle dahi ortaya çıkacağını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddine ...karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, ayıplı mal satımından kaynaklı zarar talebine ilişkindir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince davaya konu talep nedeniyle Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/60 E sayılı dosyası ile birleşen Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/214 E sayılı dosyasında aynı taraflar arasında aynı dava konusuna ilişkin yargılama yapılarak verilen hükmün kesinleşmesi nedeniyle kesin hüküm dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından taraflar arasındaki ihale kapsamında düzenlenen sözleşme gereğince belirtilen davaya ilişkin karardan sonra gerçekleşen ayıplara dair taleple birlikte önceki dava dosyasında alacağa konu edinmeyen satış sözleşmesine konu ürünlerin fiyat artışından kaynaklı zarar talebinde de bulunulduğu, işbu halde yargılaması yapılan mevcut dosya ile Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/60 E sayılı dosyası ile birleşen Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/214 E sayılı dosyasının netice talebinin farklı olduğu, kesin hüküm şartlarının mevcut olmadığı gözetilerek işbu eldeki davanın esasına girilip taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre  karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın kesin hüküm dava şartı yönünden usulden reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davacı istinafı yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/04/2025 tarih ve 2024/963 E - 2025/319 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davacı tarafından yatırılan İstinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Taraflarca yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,  <br>7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.   09/10/2025<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43afe8e7e6bf2b1d","SID":"d524501bd2ae0f60"}}