{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/288 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1327<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>\t\t\t\t\t <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/1014 E.  2022/757 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 03.10.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03.10.2025<br>\t<br>\tİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.11.2022 tarih 2021/1014 E. 2022/757 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, 26/08/2021 tarihinde  davalı sigorta şirketine sigortalı dava dışı .....'a ait ve onun sevk ve idaresindeki  ..... plakalı tırın, müvekkiline ait .... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde  maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre davalı şirkette sigortalı ......plakalı araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunu, aracın 07/04/2021-07/04/2022 tarihleri arasında geçerli ZMMS ve kasko poliçesinin bulunduğunu, bu kazadan dolayı ZMMS teminatlar dahilinde ve kalan kısım için kasko poliçesi kapsamından sorumlu olduğunu, belirterek 9.114,02Euro hasar belirlemiş ise de şimdilik 100.00- Euro'nun, yine kaza tarihi itibariyle davalı sigortanın teminat miktarının Euro kuru'na göre belirlenip, varsa ZMMS kapsamı dışındaki miktarın, temerrüt tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasasının 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki .....Bankası Euro  efektif satış kuru karşılığı TL olarak tahsiline ekspertiz rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasını istemiştir.<br>\tCEVAP: Davalı vekili, .... plakalı aracın müvekkil şirkete 07/04/2021 - 07/04/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS poliçesiyle sigortalandığını, bu poliçeden dolayı sorumluluğun araç başına azami 43.000,00.-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketinin sorumluluğu, delil tespit gideri, ekspertiz ücreti, ikame araç bedeli, vekalet ücreti, keşif harcı, tebligat gideri, bilirkişi ücreti vb. gibi masrafları sigorta teminatı dışında kaldığını belirterek müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dolayı davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,  26/08/2021 tarihli trafik kazasında .....plakalı araç sürücünün tam kusurlu olduğu, araç sürücüsünün kusurlu davranışı sonucu davacının maliki olduğu araçta 9.114,02-Euro hasarın oluştuğu ve zararın karşılanmadığı mahkememize sunulan bilirkişi raporu ile sabit olduğundan maddi tazminat davasının kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalıya yapılan başvuru tarihine 8 iş günü eklenerek faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>Davacı vekili yurt dışında yaptırdığı ekspertiz ücretinin, yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini de talep etmiş olup, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarih 2016/17807 E- 2017/10786 K, 05.03.2015 tarih 2014/2413 E- 2015/3870 K ve 22.12.2014 tarih 2014/21991 E- 2014/19194 K sayılı ilamlarında açıklandığı üzere, yurt dışında yapılan ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının yargılama giderine eklenerek davanın kabul-red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunda  26/08/2021 kaza tarihi üzerinden kur hesabı yapıldığını, tazminat hesabının fiili ödeme günündeki kura göre hesaplanması gerektiğini, kaza tarihindeki kur hesabına göre tazminat tespit edildiği takdirde işbu durumun sebepsiz zenginleşmeye mahal vereceğini, sorumluluk limiti olan 43.000-TL üzerinden açıkça kurulmayan hükmün sebepsiz zenginleşmeye mahal vereceğini, yeterli özen gösterilmeden eksik araştırma kurulan hükmün hakkaniyete aykırı olduğunu, kararda İMM sigortasının varlığı araştırılmaksızın araçta meydana gelen tüm hasar yönünden ZMMS poliçesi kapsamında müvekkili şirketin sorumlu tutulduğunu, belirtilen  tutarın teminat limitini aştığını, bakiye alacağın 4.357,65 € hesaplanmasına rağmen 9.114,02 € üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 9.114,02-Euronun müvekkili şirketin 43.000 TL teminat limitini açıkca aştığından, 43.000-TL teminat limiti üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediğinden faiz talebinin reddi gerektiğini belirtmiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, davacıya ait yabancı plakalı araçta oluştuğu iddia edilen hasar bedelinin ZMMS ve varsa İMMS poliçeleri kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.       <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.  )<br>\t Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.<br>\t Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu  trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. (Yargıtay 17.HD'sinin  2019/1797 E-2020/8207 K sayılı kararı)\t<br>\tDavacının yurt dışında ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir.  (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih  ve 2014/17-28 E - 2015/1745 K.) <br>\t6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un \"Yabancı para borcunda faiz\" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.<br>\tSigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu bulunup davacı sürücünün ise bir kusurunun bulunmadığı, bu kaza nedeni ile yurt dışında aldırılan ekspertiz raporuyla belirlenen hususların ve hasarın kazanın oluşu ile uyumlu olduğu, düzenlenen raporun dosya kapsamına ve kazanın oluşumuna uygun bulunduğu anlaşılmıştır.<br>\tEkspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve  2017/1822 E.-2019/9723 K) Buna göre yabancı para cinsinden talep edilmesi halinde ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki kura göre tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. (aynı yönde Dairemizin 10.02.2017 tarih ve 2017/72 E-2017/111 K sayılı kararı)<br>\tİstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11.HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K. )<br>\t Somut olayda, kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin araç başına 43.000,00 TL olduğu, bilirkişi raporuna göre aracın onarımının ekonomik olduğu, ekspertiz raporuyla belirlenen hususların ve hasarın kazanın oluşu ile uyumlu olduğu, mahkemece poliçe limitinin ihtilafa yol açmayacak şekilde açık ve net olarak hüküm fıkrasında belirtildiği, bu durumun infazda tereddüde yol açacak bir husus olmadığı, mahkemece kazaya neden olan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortasının bulunup bulunmadığı araştırılmamış ise de, davacı tarafın bu hususta herhangi bir istinafı bulunmadığı gibi, davalı ZMM sigortacısının da yalnızca kendi poliçe limitiyle hasardan sorumlu tutulduğu gözetildiğinde, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının neticesi itibarıyla sonuca etkisinin bulunmadığı, dolayısıyla yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 11.496,04-TL'den peşin alınan 3.053,91-TL'nin mahsubu ile bakiye 8.442,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 03.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2eaaeca9931ee7a9","SID":"4465fc3e45cd6cdd"}}